Reklam
Bugun...


BOZKIR OTOMER'İN SORUNUNU ÇÖZMEKDE İDDİALI!..
Aynı zamanda Ardahanlı Belediye Başkan yardımcısı Ahmet Yılmaz'ın yönetiminde bulunan İstanbul'un en önemli semtlerinden olan Sancaktepe ilçesi sınırları içinde bulunan ve yıllardır imar gibi önemli sorunlar nedeniyle adeta kapısına kilit vurulmak istenen İstanbul'un önemli sanayi ve iş merkezlerinden oluşan 626 iş yerine sahip OTOMER Sancaktepe oto galericiler sitesinin yönetim kurulu Başkanlığını yapıyor.

BOZKIR OTOMER'İN  SORUNUNU ÇÖZMEKDE İDDİALI!..

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..

'Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası' Yaşam TV'de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00'da Yeniden Başlıyor..

İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6

Ardahan'lı Kurtuluş Bozkır OTOMER'in olduğu gibi bu sektörde mücadele verenlerin sorunlarını da çözmekde iddialı.

Ardahan'lı Bozkır ailesinin bir ferdi olan ve Ardahan'da bulunan ve bir çok insanın oluyup, meslek ve ekmek sahibi olduğu Sağlık Meslek Lisesinin açılmasında büyük emeği olan Kurtuluş Bozkır iki yıldır Başkanlığını sürdürdüğü OTOMER Sancaktepe Oto Galericiler Sitesi Başkanlığının yanı sıra MHP İstanbul İl Yönetimi ve Üst Kurul Üyeliğinde yer almaktadır.

Sağlık camiasından ayrılıp iş dünyası ve siyasette başarılı bir yol çizerek kendisi gibi Ardahan'lı olan MHP İstanbul eski İl Başkanı, şu anki İstanbul Milletvekili Mehmet Karataş'ın yol arkadaşı Bozkır, başında bulunduğu ve yıllardır çözüm bekleyen birçok sorunla başbaşa olan OTOMER'in bu sorunlarını en aza indirgemek için çalıştıklarını belirttiği açıklamasında bu siteyi İstanbul'un Anadolu yakasındaki oto galerilerinin ana merkezi haline getirmek  olduğunu da belirtti.

Genç yaşına rağmen bir dönem MHP Ardahan Milletvekili adayı da olan OTOMER Başkanı Kurtuluş Bozkır son yapılan MHP İstanbul İl Kongresinde hem yönetime hem de üst kurul üyeliğine seçilme başarısını bir kez daha göstermekle gündeme gelmiştir. İş dünyasında olduğu gibi siyaset arenasında kendisinden çok hemşerilerine yardım ve katkılarıyla da tanınan güler yüzlü bir hemşehrimiz olmakla da biliniyor.

FASULYE de KENDİNİ NİMETTEN SAYARMIŞ!

Elbette ki bu yazının muradı fasulyenin faydalarını sayıp dökmek değil. O eskidendi. Şimdi olsa olsa, bünyeye ve cebe zararları anlatılır kendini nimetten sayan fasulyenin…' diye yazısına başlayan Neşe Doster'in 2019 yılının 10 Mart'ında ele aldığı yorumunu okurken bende bu konuya yani kendini nimetten sayanları farklı bir yönden kendi iç dünyamla ilgili bir şeyler anlatmak istedim.

Çünkü basın ve medyanın havuzuna düşmeden önce fikir ve kalemleri ile mesleğimin önemli kalemi olan ama şu an iktidara yaranma kulaçları içinde yüzen havuzun dalgaları arasında kaybolup, gündemde olmayan birçok önemli kalemlerinden olan Doster'in kendisini, beni, seni, onu, onların yaşadıklarını farklı bir şekilde anlatıyordu.

Ve Doster'in 'fasulye de kendini nimetten sayarmış' başlıklı yazısının son yıllarda yaşadıklarımı bir kez daha anlatmaya çalışacak olan yaşadıklarımı bana yazdıran bugünkü yazıma ilham oluverdi.

Ve yine benim de arada bir ele aldığım ve çoğunlukla kendi özel hayatımı anlattığım cumartesi günleri yazılarım hariç 35 yıla yaklaşan ve "Her Gün Yazıyorsam Sebebi Var'' başlıklı köşemde ele aldığım yazılarıma zaman zaman konuk olan konuların başında yine bu kendilerini fasulye sananlar ve özel hayatım gelir.

Evet, bir gazeteci sayılırsam benim de aralarında olmasam da kenarında, kıyısında olan bir aydın, toplum önderi, lideri olanların özel hayatlarının yine o toplum, kamuoyu denilenlerce çok merak edildiği ama ben dahil o aydın, toplum önderi, lideri diye bilinenler de baskıcı toplumun etkisinden kendilerini kurtaramayıp, sakladıkları, öteledikleri ve bunu yaparken de daha da gizemli hale getirdikleri özel hayatları ile savaşır, dururlar.

Şimdi  siyaset ve ekonomi ilgili esaslı yazılar yazmaya çalışan biri olarak tanınan benim durup, durduk yerde buna neden ihtiyaç duyduğumı soranlar da olacak biliyorum.

 Ve “Bu nerden çıktı, ekonomi çok kırılgan durumda, ne ilgisi var özel yaşananları sık sık dile getirmenin?” diyebilirsiniz? Çok ilgisi var anlatayım! Ancak benimde  aralarında olduğum birçoklarının hataları, günahları sebebi  ile işlemek isteyişleri dolayısıyla fasulyeyi doların değerine kadar liraya çıkarıp onore edenleri kutlayarak başlayayım…

Ve tam da burada; Onca fabrika, iş yeri kapanıp, kiracı arandığı bir zamanda bir günde bir ilde 300 fabrika açma törenleri yapanların ülkeyi üçe katlayan, görmediğimiz bolluğu yaşatan, varlık kuyruklarıyla tanıştıran, çevreyi- yeşili- ağacı- ormanı koruyan, çiftçiyi abad eden, ülkemize topyekun çağ atlatan, bizi sarayla, köprüyle, alt geçitle, duble yolla, AVM’yle, gökdelenle tanıştıran yönetime değil de özel hayata dokunmak geldi içimde kaynayan ve her an patlayıp beni ve patlatanları da yakacak olan volkanı az da olsa soğutmak için..

Aslında benim yaşadıklarımı yaşayan ama ''sus ya, dur kız, etme oğul''baskılarının etkisiyle özelleriyle, iç dünyaları ile hep savaşanların sayısı da pek fazladır, benim gibi bu konuya da cesaret edip, dem vuranlardan..

Yani, ''Özel hayatın özgürlüğü var'' deyip, başka ülkelerin özgürlüklerine müdahale etmekle geçinen sözde medeni batı dünyasının gazına gelip, kardeşi, kardeşe kırdırmaktan çekinmeyen ülkelerin başında gelen Irak'tan, Suriye'den ve Ermenistan'dan daha şiddetli bir şekilde iç dünyalarında savaşanlar hakkında bazı bilgiler vermeye çalışalım!

Söz buraya gelmişken; İktidarın nimetleri ile televizyon ekranlarına sıkça çıkan, mitinglerde konuşan, bilboardlara yerleşen, reklam afişlerinden, otobüs duraklarından, bina cephelerinden, üst geçitlerden, köprülerden dev posterleriyle el sallayan, seçim kampanyasını tek adaymış gibi götüren, bağıra çağıra yaptığı tüm konuşmalarında; yüzüne gergin bir ifade, çatık kaşlar, sert ifadeler yerleştirenler gibi bende bizlere gerçekleri hatırlatmayı görev saydığımın da bilinmesini isterim.

Yeri gelmişken; “Ekonomik krizden güçlenerek çıktık!” diyen damat bakanın esip gürlemesini, Ortadoğu, Arap Baharı, Akdeniz ve Ege'den sonra Kafkaslara uzanıp, kapısını kapatarak, dünya ile ilişkisini kestiğimiz Ermenistan'ın bir kez daha saldırdığı "Azerbaycan kardaşımızın arkasında dağ gibiyiz” sözlerini bir kez daha düşünelim!

Çünkü bu şekilde gürlediğimizde olayın üzerinden kısa bir süre geçmeden bir anda sus-pus olan ardından en önce masaya oturan yine biz oluruz ama iktidarımızın da ömrü uzar her ne hikmetse..

Neyse gülmeyen, kahkaha atmayan, neşesiz insanlar artmışsa, insanımız hep tedirgin, hep sert, hep somurtkan hale gelmiş, ya da getirilmişse orda durup derin derin düşüneceğiz. Bunun nedeni nedir, ya da niye böyle oldu sorusuna özelimizde yaşananlara kafa yormalı, hatta cami imanına olmazsa da günah çıkarma kafesi olarak bildiğim Kilise'ye gidip papaza pardon medeni adıyla psikoloğa gidip içimizdeki yanan volkanın nedenini anlatmalıyız diye düşünürüm.

Tabi, dün tesadüfen rastladığım o psikoloğa yaşadıklarımı ayak üstü anlatmaya çalışıp, merhem isterken yaşadıklarımla, anlattıklarımla bir anda onunda benden beter kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla savaştığını ve anlattığım özellerimle onun yaşadıklarıyla kendisini baş başa bıraktığımı ve ''Sen sadece kendin mi sanır sın?'' dercesine ''topuğa kuvvet'' bir anda yanımdan kaybolup gideceğini de hesaba katarak...

Ha unutmadan kendi hata ve günahlarım yüzünden tanışıp, değer verdiğim ve birçokları gibi onunda kendisini dev aynasında görerek, akıllı, sadık diye kendisini yutturan ve beni, çevresini, sanalda bol bol paylaştıklarını sözde beğenip, gaz verenleri kandıran fasulyenin faydalarını, zararlarını ve nasıl olup bir anda kendisini nimet saymasını bir dahaki yazıma bıraktığımı da bilmenizi isterim.

Çünkü güneşe doğru uzanırken yanındakinin omuzuna bastığını fark edemeyen Ayçiçeği gibi kendisini nimetten sayan ama sadece ilkokul öğrencilerinin aldıkları ödevin ardından pansuman pamuğun içinde yetiştirdikleri bir Fasulye olan ve yaşamı boyunca görmediği, tatmadığı ve senin gibi birilerini benzettiği, yüzü parlak, sıcak ama içi karanlık ve kor dolu güneşe uzanmak için avını yemek, yutmak için ağaç dallarında gezen Yılan misali sana sevgiyle, saygıyla sarıldığını hisseder gibi yaparken, aslında seni boğduğunu bilen biri olarak...

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
MHP İSTANBUL'DA İKİ ARDAHANLI VAR!
Ardahan'dan sonra MHP İstanbul'da kongreye gitti. İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen kongre de yarışan listede iki Ardahanlı yer aldı. Alınan bilgilere göre MHP İstanbul İl Başkanı Birol Gür’ün tek aday olduğu kongrede Ardahanlı Kurtuluş Bozkır MHP İstanbul İl Yönetiminin ana kademesinde yer alırken yine Ardahanlı olan Kazım Yusufalp Yılmaz'da MHP'nin İstanbul Teşkilatının Üst Kurul Delegesi oldu.

İktidar partisi AK Parti'nin ittifak ortağı olan MHP'nin İstanbul İl Kongresine MHP Genel Başkan Yardımcıları Edip Semih Yalçın, İzzet Ulvi Yöner, İsmail Faruk Aksu ile Merkez Disiplin Kurulu’ndan Niyazi Paksoy katıldılar. İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başlayan kongrede, Bahçeli’nin mesajını İzzet Ulvi Yöner okudu.

Yapılan kongre ardından MHP İstanbul il Yönetiminde yer alan iki hemşerimiz Kurtuluş Bozkır ile Kazım Yusufalp Yılmaz'ın yanı sıra MHP'nin İstanbul Milletvekillerinden olan eski il başkanı Mehmet Karataş'da bir Ardahanlı olarak MHP'nin İstanbul Milletvekilidir.

BİR ARDAHANLIDA AK PARTİ İSTANBUL YÖNETİMİNDE!

Öte yandan Ardahanlı Aksoy ailesinin bir ferdi olduğu öğrenilen Ardahanlı Derviş Gökbörü Aksoy'unda Ak Parti İstanbul İl Yönetiminde yer aldığı öğrenildi.

ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!. 

Evet,  Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan'ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan'ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan'ın, Ardahanlının, Ardahan'ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan'ın bir caddesine verilen Ardahan'ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi.. 
Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa'nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..

Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle  Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?

Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların 'Güçlü Bir Lobi' kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ''Ah hemşo, ah Ardahan'' dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.
Örnek mi İstanbul'da 3, Kocaeli ve Çanakkale'de 1'er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda  12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?
Bilmem ama Ardahan'ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa'nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan'ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..
Evet o işte yazı..

DELİ HALİT PAŞA
ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN...

Meclisten cenazesi çıkan kahraman...
Rusların elinden Kars'ı alan adamdı...
Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden "Karsıalan" ismini aldı...
Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,
Nenehatun, Erzincan, Ardahan'ı da almıştı...
Savaş meydanlarının kahramanıydı...
Cepheden cepheye koştu...
Trablusgarp savaşı,
Balkan savaşı,
Kafkasya cephesi,
Kurtuluş savaşı...
İki tabancası vardı...
Birine "Namuslu" adını vermişti...
Onunla düşmana ateş ederdi...
Diğerine "Namussuz" der onunla savaştan kaçana ateş ederdi...
Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı "Deli Halid Paşa" derlerdi ona...
1923'te Ardahan mebusu seçildi...
Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu...
Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu...
M.Kemal'in çevresindekiler ondan rahatsızdı...
Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere...
Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,
"Bütçede para yok" itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :
"Ben Kars'ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara'ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?"
Halid Paşa'nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa...
Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü...
Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa'nın...
Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı...
Doktor raporu yayınlanmadı...
Meclise gelen ama Halid Paşa'yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu...
Olay böylece kapandı gitti...
9 Şubat 1925'te TBMM'de vurulup, 14 Şubat'ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal'in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu...
Mekânı cennet olsun...

Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli'nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli'nin Ardahan'ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk'ün yeni görevi etkili oldu..

HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!

Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpMHP’nin Adayı Hümmet Tatar mı?
arşiv haber 28/05/2015 tarihli haber
1 Kasım’da yeniden yapılacak olan genel seçimler öncesi çalışmalara yeniden başlayan partiler arasında bulunan Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat Ankara’da sonra İstanbul’a geçti.

Partisinin 1 Kasım’da yapılacak olan seçim için startı verdiğini açıkladı.
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın telefonla ulaştığı ve adaylarının kimler olduğunu sorduğu Taşkın Aktaş AKP’nin 1 Kasım’da geçici iktidarı da bırakmak zorunda kalacağını belirttiği açıklamada Ardahan MHP’den aday olmak için bir çok siyasetçinin nabız yokladığını söyledi.
MHP Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat, Ardahan’ın iki milletvekillinden birini alacaklarına olan inancıyla sık eleyip, ince dokuduklarını ve bu yönde çalışmalarını yürüttüklerini belirtti.

**MHP Üzerinde Kimseye Şov Yaptırmayacağız..

Seçimlerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte yaşanan hareketliliğin ilk göstergesinin patisine yönelik olağanüstü ilgi olduğunu belirten Polat geçen seçimler gibi bu seçimde de MHP üzerinde kimseye şov yaptırmayacaklarını söyledi.
MHP İl Teşkilatı ve İlçe Teşkilatları olarak Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde başarıyla çıkmak için çalışacaklarını belirten MHP Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat yaptığı açıklama da, ‘birilerinin yine ortaya çıkıp, tlorları aracılığıyla MHP’de aday olmam için baskı var’ şeklinde yaygaralar yaydığını gördüklerini ama kendilerinin buna izin vermeyeceklerini söyledi.

**Tatar İle Yemekte Buluştu..

Ankara’dan sonra İstanbul’a geçen ve burada geçtiğimiz dönem MHP İstanbul’da Milletvekili Aday Adayı olan Ardahanlı İşadamı Hümmet Tatar ile yemekte buluşan MHP Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat’a köylüsü İşadamı Gürsoy Karataş, Serhat Ardahan Spor’un destekçisi e yen yöneticisi İmdat Tatar ve Taşkın Karakoç’ta eşlik ettiler.
Polat’ın genç siyasetçi Hümmet Tatatr ile bir araya gelmesi ‘MHP’nin adayı Tatar mı?’ sorusunu gündeme getiriken, Tatar ile Poalt’ın yemekten sonra bir süre baş başa görüştükleride alınan diper bilgiler arasında oldu.
MHP Ardahan İl Başkanın Taşkın Polat Ankara’dan sora geldiği İstanbul’da Ardahanlı olan MHP İstanbul İl Başkanın Mehmet Bülent Karataş ile MHP İstanbul Başkan Yardımcısı Kurtuluş Bozkır’ı da ziyaret ettiği de alınan bilgiler arasında oldu.

**Orhan Gökdemir: Aday Adayı Olmayacağım..

MHP’nin seçim stratını verdiği şu günlerde gözlerin çevrildiği diğer bir parti de geçtiğimiz seçimlerde Ardahan’da zar zor bir milletvekili çıkarabilen AK Parti’ye çevrilmiş durumda.
İki dönemdir Milletvekili olan ve kurulacak olan geçici hükümette yer alıp almayacağı büyük bir merak ile beklenen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bu hükümmette bakan olmaması halinde 1 Kasım seçimlerinde yeniden aday olmayacağı ileri sürülürken, mevcut İl başkanı ile eski İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın pazartesiden sonra aday adaylıklarını açıklayacakları öne sürülüyor.
İki kes aday adayı olan Ardahan Hoçvanlı İşadamı Orhan Gökdemir’in aday aday olmayacağını açıkladığı AK Parti Ardahan’da en şanslı aday geçtiğimiz seçimlerde liste 2’de yer alan Baydar’ın olduğu da belirtilmektedir.

**CHP'nin bölgeden sorumlu milletvekilleri Ardahan’daydılar..

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) bölgeden sorumlu İstanbul, Amasya ve Çanakkale milletvekilleri, birtakım ziyaretlerde bulunmak üzere Ardahan’a geldiler.
CHP Genel Merkezince bölgeye gönderilen milletvekillerinin nabız yokladığı bilgisi alınırken, CHP tabanın Ardahan’a gelen milletvekillerinden ön seçim istedikleri öğrenildi.
CHP’lilelrin ön seçim yapılmazsa da milletvekilli adaylarının mutlaka yenilenmesi gerektiğine de dikkat çektikleri alınan diğer haberler arasında oldu.
Eczacı Yunus Dündar, Mutlu Kerimoğlu gibi isimlerin ön plana çıktığı CHP’de 3 dönem milletvekilliği yağpan ve 7 Haziran Genel Seçimlerin de seçimi kayıp eden Enar Öğüt’ün aday olmayacağı kimlerin aday gösterileceği önümüzde ki hafta netleşmesi bekleniyor.
Haber/Analiz: www.kuzeyanadolugazetesi.com

 

HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!

 




Kaynak: ardahan haber

Editör: ARDAHAN ardahan

Bu haber 8159 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER

ücretsiz iş ilanları

FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI