Reklam
Bugun...


HEMŞO BAŞKANLAR AĞLAMA DUVARINI GEÇTİLER!
Doymak için doğdukları topraklardan göç edip yerleştikleri batı kentlerinin varoşlarından yaşam mücadelesi verirken gelenek, göreneklerini en önemlisi dayanışmayı unutmamak için birbirlerini sarıldıkları derneklerin, sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu birliktelik sonucu yakalanan başarı makamlarda tıkandı.

HEMŞO BAŞKANLAR AĞLAMA DUVARINI GEÇTİLER!

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..

'Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası' Yaşam TV'de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00'da Yeniden Başlıyor..

İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6

Bunun nedeninin uzun yıllardır oluşturulan hemşeri bilinci ardından bugün 3'ü İstanbul'da, biri Kocaeli Dilovası'n da bir diğeri Çanakkale Geyikli'de olmak üzere 5 Ardahanlı Belediye Başkanının olduğu batı kentlerinde siyaset arenasının ön saflarında yer alan Ardahanlı başkanlar Yahudilerin günah çıkarmak için önünde diz çöküp, ağladıkları ağlama duvarını geçmiş durumdalar.
Hemşerilerinin 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' sloganı ile son yerel seçimlerde adeta etraflarında kilitlenip yerelde iktidara getirdikleri Ardahanlı başkan, meclis üyesi, milletvekili, muhtar hemşerimizin beceriksizliklerini ört bas etme telaşında oldukları görülürken kendilerini ziyaret edenlerin sorunlarını dinlemektense zar/zor yapılabilen ziyaretlerde kendilerinin yaşadıkları sıkıntıları abartarak uzun uzun anlatıp, kendilerinden çokta beklentisi olmayan ama ziyaret için makamlarına her gelen hemşeriyi aç, dışarıda kalmış, dilenci sanıp, beceriksizliklerinden ya da ne oldum delisi moduna girip, kendilerinden beklenen ama karşılayamadıkları beklentilerini unutturmak adına hep ağladıkları dikkatlerden kaçmıyor.


Ardahanlıların yıllardır yaşadıkları metropollerde siyaset arenasında da var olma mücadelesinin ürünleri olan bu kişi ve kişilerin bugünki başarıyı emanet ve miras yediler gibi erittiklerinden şikayetçi olan Ardahanlılar seçildiklerinden bugüne gitmedikleri memleketleri Ardahana hiç bir faydaları olmadığı gibi   kendilerinin bu makamlara gelmesinde büyük emeği olan hemşerilerine karşı saygısızlıkları, üstten bakmaları ve her geleni aç kalmış, yetim, elindekilerini alacakmışçasına bakıp, yorumlarına tepki koydukları görülen Ardahanlılar bugün seçilenlerin bu tür kendini beğenmişlik, üstten bakma, hatta ukalalıklarının yarınki büyük birlikteliklere zarar verdiğini ve hemşeri sermayesini olumsuz yönde etkilediğini belirttiler.
Ardahanlılar, bu olumsuz durumunun en son örneğinin bu son yerel seçimlerde olduğu gibi daha önceki yıllarda da oluşan ve bazı hemşerilerinin bugünküler gibi kendilerinin büyük emekler harcayıp oluşturdukları birliktelikle bir yerlere gelmiştiler. Bu durum neticesinde biz hemşerilerin bunlara verdiği destek unutulmamalı ve hemşoların beklenmedik yerler de başkan olduğu dönemleri hatırlatıp,  ''dün başkan olanlar bugün neredeler?'' diye sormadan edemedikleri de görülmekte...

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
FASULYE de KENDİNİ NİMETTEN SAYARMIŞ!

Elbette ki bu yazının muradı fasulyenin faydalarını sayıp dökmek değil. O eskidendi. Şimdi olsa olsa, bünyeye ve cebe zararları anlatılır kendini nimetten sayan fasulyenin…' diye yazısına başlayan Neşe Doster'in 2019 yılının 10 Mart'ında ele aldığı yorumunu okurken bende bu konuya yani kendini nimetten sayanları farklı bir yönden kendi iç dünyamla ilgili bir şeyler anlatmak istedim.

Çünkü basın ve medyanın havuzuna düşmeden önce fikir ve kalemleri ile mesleğimin önemli kalemi olan ama şu an iktidara yaranma kulaçları içinde yüzen havuzun dalgaları arasında kaybolup, gündemde olmayan birçok önemli kalemlerinden olan Doster'in kendisini, beni, seni, onu, onların yaşadıklarını farklı bir şekilde anlatıyordu.

Ve Doster'in 'fasulye de kendini nimetten sayarmış' başlıklı yazısının son yıllarda yaşadıklarımı bir kez daha anlatmaya çalışacak olan yaşadıklarımı bana yazdıran bugünkü yazıma ilham oluverdi.

Ve yine benim de arada bir ele aldığım ve çoğunlukla kendi özel hayatımı anlattığım cumartesi günleri yazılarım hariç 35 yıla yaklaşan ve "Her Gün Yazıyorsam Sebebi Var'' başlıklı köşemde ele aldığım yazılarıma zaman zaman konuk olan konuların başında yine bu kendilerini fasulye sananlar ve özel hayatım gelir.

Evet, bir gazeteci sayılırsam benim de aralarında olmasam da kenarında, kıyısında olan bir aydın, toplum önderi, lideri olanların özel hayatlarının yine o toplum, kamuoyu denilenlerce çok merak edildiği ama ben dahil o aydın, toplum önderi, lideri diye bilinenler de baskıcı toplumun etkisinden kendilerini kurtaramayıp, sakladıkları, öteledikleri ve bunu yaparken de daha da gizemli hale getirdikleri özel hayatları ile savaşır, dururlar.

Şimdi  siyaset ve ekonomi ilgili esaslı yazılar yazmaya çalışan biri olarak tanınan benim durup, durduk yerde buna neden ihtiyaç duyduğumı soranlar da olacak biliyorum.

 Ve “Bu nerden çıktı, ekonomi çok kırılgan durumda, ne ilgisi var özel yaşananları sık sık dile getirmenin?” diyebilirsiniz? Çok ilgisi var anlatayım! Ancak benimde  aralarında olduğum birçoklarının hataları, günahları sebebi  ile işlemek isteyişleri dolayısıyla fasulyeyi doların değerine kadar liraya çıkarıp onore edenleri kutlayarak başlayayım…

Ve tam da burada; Onca fabrika, iş yeri kapanıp, kiracı arandığı bir zamanda bir günde bir ilde 300 fabrika açma törenleri yapanların ülkeyi üçe katlayan, görmediğimiz bolluğu yaşatan, varlık kuyruklarıyla tanıştıran, çevreyi- yeşili- ağacı- ormanı koruyan, çiftçiyi abad eden, ülkemize topyekun çağ atlatan, bizi sarayla, köprüyle, alt geçitle, duble yolla, AVM’yle, gökdelenle tanıştıran yönetime değil de özel hayata dokunmak geldi içimde kaynayan ve her an patlayıp beni ve patlatanları da yakacak olan volkanı az da olsa soğutmak için..

Aslında benim yaşadıklarımı yaşayan ama ''sus ya, dur kız, etme oğul''baskılarının etkisiyle özelleriyle, iç dünyaları ile hep savaşanların sayısı da pek fazladır, benim gibi bu konuya da cesaret edip, dem vuranlardan..

Yani, ''Özel hayatın özgürlüğü var'' deyip, başka ülkelerin özgürlüklerine müdahale etmekle geçinen sözde medeni batı dünyasının gazına gelip, kardeşi, kardeşe kırdırmaktan çekinmeyen ülkelerin başında gelen Irak'tan, Suriye'den ve Ermenistan'dan daha şiddetli bir şekilde iç dünyalarında savaşanlar hakkında bazı bilgiler vermeye çalışalım!

Söz buraya gelmişken; İktidarın nimetleri ile televizyon ekranlarına sıkça çıkan, mitinglerde konuşan, bilboardlara yerleşen, reklam afişlerinden, otobüs duraklarından, bina cephelerinden, üst geçitlerden, köprülerden dev posterleriyle el sallayan, seçim kampanyasını tek adaymış gibi götüren, bağıra çağıra yaptığı tüm konuşmalarında; yüzüne gergin bir ifade, çatık kaşlar, sert ifadeler yerleştirenler gibi bende bizlere gerçekleri hatırlatmayı görev saydığımın da bilinmesini isterim.

Yeri gelmişken; “Ekonomik krizden güçlenerek çıktık!” diyen damat bakanın esip gürlemesini, Ortadoğu, Arap Baharı, Akdeniz ve Ege'den sonra Kafkaslara uzanıp, kapısını kapatarak, dünya ile ilişkisini kestiğimiz Ermenistan'ın bir kez daha saldırdığı "Azerbaycan kardaşımızın arkasında dağ gibiyiz” sözlerini bir kez daha düşünelim!

Çünkü bu şekilde gürlediğimizde olayın üzerinden kısa bir süre geçmeden bir anda sus-pus olan ardından en önce masaya oturan yine biz oluruz ama iktidarımızın da ömrü uzar her ne hikmetse..

Neyse gülmeyen, kahkaha atmayan, neşesiz insanlar artmışsa, insanımız hep tedirgin, hep sert, hep somurtkan hale gelmiş, ya da getirilmişse orda durup derin derin düşüneceğiz. Bunun nedeni nedir, ya da niye böyle oldu sorusuna özelimizde yaşananlara kafa yormalı, hatta cami imanına olmazsa da günah çıkarma kafesi olarak bildiğim Kilise'ye gidip papaza pardon medeni adıyla psikoloğa gidip içimizdeki yanan volkanın nedenini anlatmalıyız diye düşünürüm.

Tabi, dün tesadüfen rastladığım o psikoloğa yaşadıklarımı ayak üstü anlatmaya çalışıp, merhem isterken yaşadıklarımla, anlattıklarımla bir anda onunda benden beter kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla savaştığını ve anlattığım özellerimle onun yaşadıklarıyla kendisini baş başa bıraktığımı ve ''Sen sadece kendin mi sanır sın?'' dercesine ''topuğa kuvvet'' bir anda yanımdan kaybolup gideceğini de hesaba katarak...

Ha unutmadan kendi hata ve günahlarım yüzünden tanışıp, değer verdiğim ve birçokları gibi onunda kendisini dev aynasında görerek, akıllı, sadık diye kendisini yutturan ve beni, çevresini, sanalda bol bol paylaştıklarını sözde beğenip, gaz verenleri kandıran fasulyenin faydalarını, zararlarını ve nasıl olup bir anda kendisini nimet saymasını bir dahaki yazıma bıraktığımı da bilmenizi isterim.

Çünkü güneşe doğru uzanırken yanındakinin omuzuna bastığını fark edemeyen Ayçiçeği gibi kendisini nimetten sayan ama sadece ilkokul öğrencilerinin aldıkları ödevin ardından pansuman pamuğun içinde yetiştirdikleri bir Fasulye olan ve yaşamı boyunca görmediği, tatmadığı ve senin gibi birilerini benzettiği, yüzü parlak, sıcak ama içi karanlık ve kor dolu güneşe uzanmak için avını yemek, yutmak için ağaç dallarında gezen Yılan misali sana sevgiyle, saygıyla sarıldığını hisseder gibi yaparken, aslında seni boğduğunu bilen biri olarak...

HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!

 

Tedbir çobanlarla başladı!

PKK’nın Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok yerde büyük eylemler yapacağı yönünde istihbarat alan valilik köy muhtarlarını uyardı.

arşiv haber 14/03/2016 tarihli haberler

Yayla satışları yapılırken, çoban tutulurken gerekli önemlerin alınmasını isteyen Ardahan Valiliği özellikle dışarıdan gelen çobanlara dikkat etmesini isterken, yayla satışı yapılırken de gerekli hasasiyetin gösterilmesini istedi.

Vali Ahmet Deniz, Ardahan’ın merkeze bağlı köy ve mahalle muhtarları ile toplantı yaptı.
Toplantıya, Vali Yardımcıları Muharrem Coşgun, Abdurrezzak Canpolat, İl Jandarma Komutanı Osman Yeşilöz, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, kurum müdürleri, mahalle ve köy muhtarlar katıldı.
 
Vali Deniz, toplantıda muhtarların ilettiği sorun ve talepleri dinleyerek, ilgili birim müdürlerine notlar aldırdı ve taleplerin hızlı bir şekilde değerlendirilmesi için talimat verdi.
 Barış ve Kardeşlik Vurgusu...        

Toplantıda gündem maddelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Deniz, konuşmasına birlik ve beraberlik vurgusu yaparak başladı. Ardahan’ın huzurlu bir şehir olduğunu belirten Vali Deniz, “Huzurun olduğu yerde yatırım oluyor, gelişim, değişim oluyor. İlimizde güzel bir sevgi, barış ve kardeşlik ortamı var. Zaten bizim güzelliğimizde budur.  Huzurumuzu bozmaya çalışan, yanlış işlere bulaşmış kimselere hep birlikte fırsat vermeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyetinin biri ‘şefkat’, diğeri ‘kudret’ olmak üzere iki eli vardır. Şefkat elimizle hukuka saygı duyan bütün vatandaşlarımızı kucaklayacağız. Kudret elimizi de hainlik yapanlara, bu ülkeyi bölmeye, parçalamaya çalışanlara, içimize nifak tohumları atmak isteyenlere karşı kullanacağız. Terör örgütü, özellikle çocuklarımızı, gençlerimizi kullanmaya çalışıyor. O çocuklar bizim geleceğimizdir. Oyunu iyi görmemiz ve çocuklarımıza sahip çıkmamız lazım” dedi.
 
**Meraları Kiraya Verirken Düşünün..
Meraların korunması konusuna değinen Vali Deniz, “Meralarımızın kiralanması yasal mevzuatlar çerçevesinde yapılacak. Fakat meranın kapasitesi dışında hayvan getirildiği takdirde, meralarımızı korumak adına bu yetiştiricilere ceza uygulayacağız. Bu konuda kesinlikle tavizimiz olmayacak. Meraların korunmasının yanında ilimizin ve köylerimizin güvenliği konusunda da dikkatli olmalıyız. 
 
**Çoban Tutarken Jandarmaya Bilgi Verin...
İlimizde çoban bulunamaması halinde dışarıdan getirilen çobanların güvenli kişiler olması noktasında muhtarlarımız dikkatli olmalıdırlar. Muhtarlarımız, çoban tutacakları kişileri önceden Jandarmaya bildirsinler ve güven vermeyen, yanlışa bulaşmış kişileri kesinlikle çoban tutmasınlar” diye konuştu.




Kaynak: ardahan haber

Editör: ARDAHAN ardahan

Bu haber 6503 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER

ücretsiz iş ilanları

FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI