Reklam
Bugun...


Maaşlarını İstediler, Hakarete Uğrayıp, Kapı Dışı Edildiler!..
*Fakir Yılmaz'ın Özel Haberi Hayvancılık bölgesinde yabancı yatırımcılara yönelen siyasi ve yerel idarecilerin 'yatırım yaptırdık, fabrika kurduk' diyerek şamata kopardıkları tekstil atölyeleri kısa sürede kayış attı..

Maaşlarını İstediler, Hakarete Uğrayıp, Kapı Dışı Edildiler!..

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz'ın Birlikte Hazırlayıp Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla Sunduğu 'Gazetecilerle Gündem' TEMPO TV'de 

Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  

https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Başta bir iş insanının yaptırdığı siyasilerin adından bahsetmeden sanki kendileri, kendi ceplerinden yapmışcasına üzerinde kendi reklamlarını yaptıkları derme, çatma tekstil atölyeleri çalıştırdıkları işçilerin maaşlarını ödemedikleri gibi haklarını isteyenlere hakaret ederek, kapı dışı ettikleri ileri sürüldü.
Alınan bilgilere göre başta Ardahan'ın Gürcistan'a sınır Posof'taki tekstil atölyesinde olmak üzere son iki yıl içinde ard arda açılan Ardahan'da ki tekstil atölyelerinde çalışanların maaşlarının ödenmediği ortaya çıktı.
Dün bir araya gelen ve maaşlarının ödenmediğini öne sürüp, topluca Ardahan Valiliğine gelen bir grup kadın işçi Ardahan Valiliğinin yanı sıra Karakola, Cumhuriyet Savcılığına ve İş Kura topluca giderek tekstil atolyesini işletenler hakkında şikayetçi olup, basın açıklaması yaptılar.


Valilik ve savcılığa şikayet dilekçelerini topluca verdikten sonra Ardahan Valiliğinin önünde topluca yapılan basın açıklamasında şöyle denildi.
'Biz 1 Eylül 2021 tarihinde işe başladık. Bizlere, 1 Eylül de girişler yapılacak, sigorta başlayacak.' dediler. Ama 27 Eylül de İş-Kur  girişimiz yapılmış. Bu yetmezmiş gibi bize sadece 4 günlük ücret verdiler. İş-Kur'dan  bunu patrona sorduğumuz zaman ödemelerimizi yapacağını söyledi. Ama bize yatırması gereken para asgarî ücret ancak hesaba yatan 490 lira. Buna itirazda bulunduğumuz için başkasının memleketine yatırım adı altında ölmüşleri hayrına yaptırdığı atölyeyi bedavadan işleten şahıs bizlere hakaret etti ve 'işinize gelirse çalışırsınız, gelmiyorsa işte kapı..' orda diyerek bizleri aşağılayan cümlelerle kovdu. Normalde Cumartesi mesai sayılırken, mesai saymadı. Bizlerde İş-Kur'a gittik. valiliğe, karakola şikayette bulunduk. Gerekenler yapılsın dedik. Bizleri mağdur etmeyin, hakkımızı versinler.' dedik. Bunun yani sıra mağdur olan bütün arkadaşlar CİMER'e de şikayetlere bulundular.' ama ne hikmetse kimse bize sahip çıkmadı, çıkmıyor. Ama biz hakkımızı aramaya devam edip, insanları sömürenler, çalışanlara hakaret edenlerin hak ettiğini bulması için mücadeleye devam edeceğiz.' dediler.
Bilindiği gibi daha öncede aynı firma yine bir çok kadın işçiyi mağdur ettiği iddiasıyla   gündeme gelmiş bu firma gibi diğer firmalarında aynı tutum ve davranışlarla vatandaşı mağdur ettikleri ileri sürülmüştü.

HAYVANCILIK OLMADI, TEKSTİL İŞÇİLİĞİ İSTER MİSİNİZ?
arşiv haber 05/10/2020 tarihli haber/yorum/reklamlar
Hazır giyim ve tekstil sektörü denilince İstanbul, İzmir, Ankara, Tekirdağ , Kırklareli, Çorlu ve Çerkezköy gibi il ve ilçelerin öne çıktığı Türkiye'nin kırmızı et deposu illeri arasında bulunan Ardahan atadan/dededen kalma gont ve sal altında yapılan hayvancılıktan ümidi kesince tekstil sektörüne döndürülmeye çalışılması dikkat çekiyor.

Ya Büyükbaş, Küçükbaş Hayvan, Arıcılık, Kazcılık?..
Gürcistan ve Ermenistan'a sınır olan, biri istasyonu olmayan
demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olmasına rağmen yok denecek ithalat, ihracaat dolaysıyla beklenen yatırımların olmaması, sağlık, eğitimde beklenenin sağlanamaması, 6. Bölge dahil birçok teşvike rağmen bir fabrikanın yapılmadığı, yolu, ışıklandırılması, alt yapısı olmayan Organize Sanayisinin yatırımcı alamadığı şehrin asıl geçim kaynağı olan büyükbaş, küçükbaş hayvan, arıcılık, kazcılık kültüründen her gün biraz daha uzaklaşmakta.
Başta Et Entegre Tesisleri, Süt ve Süt Ürünleri işleyen iş alanlarının yok denecek derece olmasından kaynaklı devam eden göç nedeniyle başta Posof'ta olmak üzere kent geneli yaşlılara kaldığı için zor bir meslek olan hayvancılıktan gün geçtikçe uzaklaşılırken bölge insanı yerel yöneticilerin de teşviki ile asıl gelir kaynaklarından, hayvan yetiştiriciliğinden uzaklaşıp, hiç bilmedikleri bir alana, tekstile yönlendirilmeye çalışılmakta.
Bağ, bahçeler diyarı, petrol ve doğalgaz boru hatlarının geçtiği, ülkeye getirilen Ahıskalıların asıl vatanları olan topraklara gelmemesi ve göçün hala devam ettiği Posof'tan sonra Ardahan merkezde açılan tekstil atölyesinin bir yenisi de sarıçam ormanları kesilen Göle'ye yapılacak.
AK Partili Posof Belediye Başkanı ile CHP'li Ardahan Belediye Başkanında sonra Hanak ve Çıldır ilçelerinin de tekstil atölyesi için girişimde bulunduğu Ardahan'da AK Partili Göle Belediye Başkanı da 'müjde' diye duyurduğu ve yaklaşık 500 kişiye iş imkânı sağlayacağı belirtilen yeni 'Tekstil Kent Projesi' nin hayata geçirileceğini açıklarken Posof ve Ardahan'dan sonra Göle Tekstil atölyesinin boşaltılan ve bir süre önce bir çok binası yıkılıp, kaldırılan Göle Askeri Garnizonun içinde bulunan kullanılabilir binalarında yapılacağını duyurdu.
PEKİ İNEKLERİ KİM SAĞACAK?
Başta kadınlar olmak üzere insanların tekstil işçiliğine yönlendirilmeye çalışıldığı havaalanı olmayan Ardahan il genelinde büyükbaş hayvan sayısının geçen yıla kıyasla yaklaşık 100 bin baş arttığı, bu artışın tüm dünyayı olumsuz etkileyen 2 yıla varan Corona dolayısıyla hayvan satışlarının olmamasına bağlanırken, hayvan üreticisinin hayvanlarını alacak tüccarın kente gelmediğinden hayvanlarının ellerinde kaldığını belirtirlerken bu kadar hayvana bakacak çoban olmayışı gibi kurak geçen bir yıl yüzünden ot ve saman sıkıntısı da yaşadıklarını belirtmekteler.
İl genelinde 21 fenni ahırın olduğu, alıcı bulunmadığından artan hayvan sayısı yüzünden yetiştiricilerin birçoğunun devlet ve özel banklara olan borçları nedeniyle tarla ve çayırlarına kadar icralık olduğu öğrenilirken, hayvan yetiştiricileri bu ve buna benzer sorunların çözümünü bulmaktansa bölge insanının yabancı olduğu, pazarına uzak olan bir kentte tekstil işçiliğine yönlendirilmesini anlamadıklarını belirtmekteler.
Türkiye’nin Hazır Giyim ve Tekstil Şehirleri...
Ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan hazır giyim ve tekstil sektörü; üretim, ihracat ve istihdamda da önemli bir rol oynamaktadır. Bu sektörde 1 milyona yakın istihdam olduğu tahmin edilmekte ve 2017 Şubat verilerine göre pek çoğu KOBİ niteliğinde olmak üzere 31.755 firmanın yer aldığı bilinmektedir. Hazır giyim sektöründe dünyanın en önemli üreticileri arasında yer alan Türkiye, ihracatta sektörel olarak %10’luk bir pay ile önemli bir yüzdeyi oluşturmaktadır. İşletme sayısı ve üretim bakımından sektör belli şehirlerde yoğunluk göstermektedir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Girişimci Bilgi Sistemi verilerinden yola çıkarak o şehirleri bir araya getirdik.
 
İstanbul
Pek çok sektörde olduğu gibi hazır giyim ve tekstil sektöründe İstanbul, ilk sırada yer almakta. Sektörü oluşturan firmalar, %61,2’lik yüzde ile İstanbul ekonomisinin ortalama %20’sini oluşturmaktadır. Türkiye’de modanın merkezi olması ve pek çok açıdan adeta ülkenin kalbini oluşturması nedeniyle İstanbul, hazır giyim ve tekstil sektörünün de kalbini oluşturmaktadır. İstanbul’da tekstil ve hazır giyim sektörünün kalbi ise Osmanbey’de atmakta. Merter, Bayrampaşa, Güngören ve Zeytinburnu ise önemli üretim merkezleri arasında gelmektedir. Tekstil toptancıları bakımından zengin olan bu semtler giyim konusunda özellikle uygun fiyatları ile dikkat çekmektedir.
 
İzmir
%7,8 ile İstanbul’dan sonra İzmir, sektörün ikinci önemli şehri olarak karşımıza çıkmaktadır. Şehrin ticaret yolları üzerinde olması ve verimli tarım alanları ile sektörün önemli bir parçası haline gelmiştir. Tekstil ürünü olarak tiftik ve İran’dan ithal edilen ipek İzmir’de hazır giyim üretiminde önemli bir rol oynamaktadır. Bunun yanında İzmir, organik pamuk üretiminde ilk sırada yer almaktadır. Özellikle Turgutlu dünyanın en iyi pamuğunun yetiştirildiği üçüncü bölge olarak gösterilmektedir.
 
Tekirdağ-Kırklareli
İstanbul’a olan yakınlığı ile hazır giyim ve tekstil sektöründe ön plana çıkan Tekirdağ sektörde %4’lük, Kırklareli ise %3’lük bir paya sahiptir. Çorlu ve Çerkezköy semtleri Tekirdağ’ın yoğun tekstil faaliyetlerinin olduğu bölgeler arasında gelmektedir. Tekirdağ’da özellikle tekstil, örme, hazır giyim ve deri sanayinde işletmelerin yer aldığı görülmektedir. Kırklareli’nde ise Lüleburgaz ve Kırklareli Merkez ön plana çıkmaktadır. Özellikle Büyükkarıştıran bölgesi sanayi alanları ile dikkat çekmektedir.
 
Bursa
Türkiye’nin en önemli tekstil şehirleri arasında yer alan ve özellikle havlu denilince akla gelen Bursa, sektörün %2,5’ini bünyesinde barındırmaktadır. 1500 yıllık geçmişi ile Türkiye’de tekstilin tarihini oluşturmaktadır. İpek üretimi ile ön plana çıkan Bursa, dünyanın en önemli tekstil ve ticaret merkezleri arasında yer almaktadır.
POLATLAR TEKSTİL ARDAHAN'A İŞ KAPISI OLDU!
ARŞİV HABER 08/06/2021 TARİHLİ HABER/YORUM/REKLAMLAR
Göçü tetikleyen işsizliğin diz boyu olduğu Ardahan'a açtıkları atölyeyi kısa sürede bir dev üretim merkezine çeviren ve 'Kalite Her şeydir' diyen POLATLAR TEKSTİL 25 kişi ile başladığı tesiste bugün 105 kişiye ekmek sağlıyor.

İki yıl önce kurulan ve başta kadınlar olmak üzere birçok kişiye iş imkânı sağlayan POLTLAR TEKSTİL Kurucuları, Ahmet Polat, Erhan Polat ve Muharrem Aktaş merkezi İstanbul'da bulunan iş yerlerinin bir kısmını taşıdıkları memleketleri Ardahan'da hem bir fabrika hem de birçok insana iş imkânı sağlamanın mutluluğunu taşımaktalar.


Bir çok iş insanınu ve işçiyi mağdur eden Pandemi süreceinde hiçbir işçi çıkarmadan istihdam sağlamaya devam eden POLATLAR TEKSTİL'in yeni hedefi kendisine ait dev bir tekstil fabrikası merkezi kurmak.
Bu yöne çalışmalarını sürdüren POLATLAR TEKSTİL her türlü zorluğu göğüsleyerek belirlediği hedefe adım adım ilerlemeye devam etmektedir.

TUĞLAYI ÇEKMEK…

MHP'lilerin her geçen gün istifa edip çekildiği, İYİ Parti ve CHP'ye yöneldiği bir gerginlik içinde olduğunu düşündüğüm ve Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesine bağlı Güney beldesinde BBP'nin bile kendisinden daha çok oy aldığı yapılacak ilk seçimde baraj altında kalacağını düşündüğüm Devlet Bahçeli'nin kapatılmasını istediği Halkların Demokratik Partisi (HDP), Parti Meclisinin organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in açıklamalarına isim vermeden “Çürümüş, bir depremde sarsıldığında dökülecek duvarın çökmesi adına, tuğlayı çekmek için HDP'ye destek verilmeli” diyordu.
HDP'nin üstü kapalı bu göndermesine ve TİP Milletvekili Ahmet Şık'ın "Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor, evet Türkiye Cumhuriyeti devleti bir katil devlettir" dediği için yine aynı Bahçeli tarafından dokunulmazlığının kaldırılması ve tutuklanması gerektiğini söylediğine baktığımız bir sırada "Yıllar önce devleti yönetenlerin kirli elleri, hukuk dışı gayri meşru işlerini ve cinayetlerini arkasına saklamak için ördükleri kanlı duvardan bir tuğla çekilirse, bu duvarın çökeceğini ve altında kalacaklarını söylemişlerdi. Tuğlayı halkların ortak iradesi ve mücadelesi, en geniş demokrasi ittifakında bir araya gelen ezilenler, emekçiler, kadınlar, gençler çekebilir. O nedenle çağrımız vicdan sahibi herkesedir: Gelin güçlerimizi birleştirelim ve hep birlikte o tuğlayı çekelim ve bu karanlık düzeni değiştirelim,” diyen HDP'nin kendisiyle kapı arkalarında görüşüp, açık alanda yan yana görünmekten kaçan, korkan muhalefete yönelik satırlarını da görüyordum.
Evet, HDP'nin, MHP Liderinin, Afyon'da ki seçim sonuçlarını değerlendirmesini yaptığım zamanda dikkatimi çeken şey bu ülkede yapılacak olan bir seçimde yenilip, iktidarın değişeceği söylendiği bir sırada
Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesine bağlı Güney beldesinde 7 yıl aradan sonra yapılan belediye başkanlığını MHP destekli AK Parti'nin adayının kazandığını görüyordum.
HDP hariç, CHP, İYİ Parti ve diğerlerinin tüm ekipleri ile orada olduğu seçimini resmi olmayan kesin seçim sonuçlarına AK Parti’nin adayı Erol Karabacak kazanırken, Resmi olmayan seçim sonuçlarına göre AK Parti 63,9 ile birinci parti çıkarken CHP adayı Furkan Özkan yüzde 1,81'de kaldı. Sandıktan çıkan ikinci parti ise Büyük Birlik Partisi 31,53 ile çıkmış.
Yani AK Parti’nin adayı Erol Karabacak'ın 504 oy (yüzde 31,53) alırken, AK Parti, MHP hükümetini kapalı kapılar ardından değil alenen, açıkça destekleyen BBP’nin adayı Süleyman Çağlar ise seçimi ikinci sırada tamamlamış


Cumhuriyet Halk Partisi adayı Furkan Özkan ise 29 (yüzde 1,81) oy ile üçüncü sırada yer aldı. İYİ Parti 23 (1,43), Saadet Partisi 5 (0,31), Gelecek Partisinin ise 16 oy (Yüzde 1) alabildiğini gördüğüm bu küçük ama bir kez daha yenilen muhalefet tarafından belki de önemsiz denecek seçim sonuçlarına baktığımızda bahsedilen tuğlanın tüm muhalefetçe çekilmemesi halinde Erdoğan’lı AK Parti'nin yanına alacağı yeni parti ve stk'larla bir 5 yıl daha iktidar olacağını görmemek için ya kör, ya sağır ya da ulusalcı CHP’nin başını çektiği CHP olunmalı…
Çünkü “Tuğlayı halkların ortak iradesi ve mücadelesi; en geniş demokrasi ittifakında bir araya gelen ezilenler, emekçiler, kadınlar, gençler çekebilir. O nedenle çağrımız vicdan sahibi herkesedir: Gelin güçlerimizi birleştirelim ve hep birlikte o tuğlayı çekelim ve bu karanlık düzeni değiştirelim. Tuğlayı çekelim, hakikati ortaya çıkaralım; barış ve demokrasi yolunu açalım; iş, aş, ekmek ve özgürlük yolunu genişletelim; doğa talanına, kadın kıyımına son verelim.” diyen ve kapatılması için yeniden dava açılan HDP'yi haklı bulup, sözde açıklamalar, tweetlerle yanında olduğunu gösterir gibi yapmak ama onunla alenen, açıkça değil, kapalı kapılar arkasında dans etmekle Afyon'daki seçimin tüm ülkeye örnek olarak görmek yeter, artar bile…
Bunu görmek için de HDP'nin ve HDP'lilerin desteği ile yerelde iktidar olan belediye başkanlarının “HDP'li onca belediye başkanı gibi yerimize kayyum atanır… Ranttan oluruz” korkusuyla belediyelerdeki rantlar karşısında sus-pus olmalarıdır...

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 

Arşiv Haber: 02/07/2020 tarihli haberler/yorumlar

ARDAHAN'DA KAPLUMBAĞA
YAKALALANDI.. 3 TUTUKLANMA!..

BAHTİYAR ARDAHAN’I GERDİ..

O FOTOĞRAF KÖTÜ DE, BU FOTOĞRAF İYİ Mİ?

arşiv haber 03/04/2015 tarihki haber

Giresunlu arkadaşı ile birlikte İstanbul Çağlayan Adliyesini basan DHKP-C'li Bahtiyar Doğruyol’un Ardahanlı olduğu öğrenildikten sonra başta sanal ortamda olmak üzere tüm ülke de büyük 
bir tartışma başladı.

Ardahanlı Bahtiyar Doğruyol ile Giresunlu arkadaşının gerçekleştiği eylem sırasında sanal ortamda çekilip internette ve ulusal ve de yerel gazetelerde yayınlanması bir yerlerin tepkisini çekip, savcının alnına dayanmış fotoğrafı yayınlayanları nazikçe ama üstü kapalı uyarıp, bazılarına da dava açarlarken bu olayın hemen ardından yaşanan ve bir kişinin daha cadde ortasında öldürüldüğünü ortaya koyan ‘Polis Haber’ logosuyla fotoğrafa ne diyecekleri bilinmiyor.

ki...

Arşiv Haber 09/10/11/01/2007 tarihli haberler/yorumlar

İKİ SINIR KAPISI OLAN ARDAHAN 1 MİLYON DOLARLIK İHRACAAT BİLEYAPAMADI!
Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verilerine göre, Karadeniz’deki her bir firma yaklaşık 2 milyon 23 bin dolar ihracat gerçekleştirirken , Marmara Bölgesi’ndeki firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 903 bin dolar oldu.
Türkiye’de bu yıl ekim sonu itibarıyle 40 bin 936 ihracatçı firma, 49 bin 903 ithalatçı firma bulunuyor. Firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 656,7 bin dolar olurken, ortalama ithalatları 2 milyon 250,8 bin dolar. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ocakekim verilerinden yapılan hesaplamalara göre, İstanbul Türkiye ihracatının yüzde 54,7’sini, ithalatının da yüzde 57,8’ini gerçekleştiriyor. Türkiye’nin 7 ilinin ihracatı 1 milyon doların altında kalırken, Tunceli’den hiç ihracat yapılmıyor. Türkiye’deki illerin ihracatı incelendiğinde, İstanbul’un liderliğini koruduğu görülüyor. İstanbul’da 22 bin 291 ihracatçı firma, 37 milyar 82 milyon 48 bin dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. İstanbul’u 5 milyar 784 milyon 59 bin dolarlık ihracatla Bursa izlerken, bu ilde 2 bin 403 firma bulunuyor.
 
***Ardahan sondan birinci!..
İhracatı 1 milyon doların altındaki iller arasında Ardahan, Bayburt, Bingöl, Erzincan, Gümüşhane, Osmaniye ve Siirt bulunuyor. İthalat rakamları incelendiğinde de 29 bin 780 ithalatçı firmanın bulunduğu İstanbul’un 64 milyar 882 milyon 71 bin dolarlık ithalat gerçekleştirdiği görülüyor.

***DOĞU ANADOLU SONUNCU

Bölgeler itibariyle ihracat rakamlarına bakıldığında, Marmara Bölgesi’ndeki 26 bin 271 firma 50 milyar 11 milyon 698 bin dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Ege’deki 5 bin 212 firma 6 milyar 850 milyon 734 bin dolar, İç Anadolu’daki 4 bin 256 firma 4 milyar 319 milyon 117 bin dolar, Akdeniz’deki 2 bin 714 firma 2 milyar 818 milyon 484 bin dolar, Güneydoğu Anadolu’daki bin 112 firma 1 milyar 760 milyon 903 bin dolar, Karadeniz’deki 782 firma 1 milyar 582 milyon 736 bin dolar, Doğu Anadolu’daki 589 firma da 475 milyon 367 bin dolarlık ihracat yaptı. Firma başına yapılan ihracatta ise Karadenizli firmalar ilk sırada yer alırken, Karadenizli her bir firma ortalama 2 milyon 23,9 bin dolarlık ihracat yaptı. Marmaralı firmalar 1 milyon 903,7 bin dolarlık, Güneydoğulu firmalar 1 milyon 583,5 bin dolarlık, Egeli firmalar 1 milyon 314,4 bin dolarlık, Akdenizli firmalar 1 milyon 38,5 bin dolarlık, Doğu Anadolulu firmalar ise 807,1 bin dolarlık ihracat yaptı.Haber ekleme saati:09.54 - 11/01/2007 www.sonvilayet.net

4 yıl önce Göle’de şehit olan oğluna ağlıyor

Vatani görevini yaparken şehit olanların aileleri bayramları evlat hasretiyle buruk geçiriyor. Adana'da tek oğlunu 4 yıl önce bayram günü şehit veren Kunt ailesi, oğul özlemini son giydiği kıyafetler, taşıdığı telefon, cebinden çıkan son parayla gidermeye çalışıyor. 

Ardahan Göle’de 21 yaşında şehit olan Adnan Kunt'un annesi Emine Kunt (52), evinde oğlu için hazırladığı özel köşede, gözyaşları içinde duygularını anlattı: "Şehit olmadan önce son kez tıraş olduğu sabunu bile üzerindeki sakalıyla birlikte saklıyorum. Onun çok sevdiği kasetçalar ve kasetlerini de atmaya kıyamadım. Hepsi benim için büyük anlamlar taşıyor. Şehit olduğunda cebinden çıkan son para bile oğlum için hazırladığım özel köşede yerini alıyor. 4 yıldır bayram sevinci yaşamıyoruz. Onun öldüğüne inanmıyorum. Her bayram onu yüreğimde hissediyorum. Bazen bir kuş olup pencereme konuyor, bazen rüyama giriyor. Şehit anası olmaktan gurur duyuyorum." 

Haber ekleme saati: 09.49 - 141/01/2007

Haber/Foto: www.sonvilayet.net
GÜNÜN YORUMU
10 Ocak Gazeteciler Günün kutlu olsun Metin..
Sevgili Metin On bir yıl önce bugün seni öldürdükleri haberini almıştık.
On bir sene önce aramızdan ayrılırken: Tören daha başlamamıştı, kadın erkek her yaştan bin beş yüz kişi Eyüp kapalı Spor Salonu'nda gözaltına alınmıştı. Sende gözaltına alınalar arsındaydın. Sarı basın kartın yoktu, üstelik Evrensel Gazetesi’nin muhabiriydin.
Bu yüzden sen gazeteci sayılmazdın yani sen gazeteci olmadığın için öldürülmen normaldi!..
Ama, “Gazeteci olsaydın sarı basın kartın olsaydı belki öldürülmezdin!” Bunu ben söylemiyorum. Seni katledenlerin başındakiler söylüyordu.
Ben bunu söylerken o dönemim emniyet yetkililerinin bunu söylediğine kendimce yorum yapıyorum. Çünkü,basın öyle yazıyordu..
Uzun süre inkâr ettiler, “biz öldürmedik” dediler. Ama baskılara ancak üç yıl dayanabildiler.
Hatırlarsan o dönemler Türkiye’de faili meçhul sayısı hayli fazlaydı. Onlar senide faili meçhul yapmak istiyordu. Fakat seninde görmeni istediğim o kararlı mücadele sonunda Mart 1999'da Afyon'da karar çıktığında, artık herkes polislerin seni döve döve, gözaltında öldürdüğünü biliyordu.
Biz gazeteciler, sen gözaltına alındığında önemsemedik. Gazeteci dediğin gözaltına alınır, bırakılırdı; bunun haber değeri yoktu. Bizler o sıra, gazetecilerin Olağanüstü Hal Bölgesi'nde sokakta genellikle tek kurşunla öldürülmelerini yaşamış, öldürülen yirmi gazeteci içinde doğrusu pek bir şey yapamamıştık.
Metin, seni çok yakınımızda öldürdüler, OHAL kadar uzak değildi, Eyüp Spor Salonu: Bu cinayeti gördük. Cinayeti herkese, devletin en tepesine, tüm uluslar arası kamuoyuna gösterdik. 
Ne var ki, seni döverek öldürmekten sanık polis memurlarının yakalanması, yargılanması o kadar kolay olmadı. Zaten kolay olmasını da beklemiyorduk.
Seni katledenlerin yargılandığı dava İstanbul’da açıldı. "Can güvenliği" dediler, yargılamayı, Aydın'a taşıdılar, oradan da Afyon'a. Yoldaşların yılmadı, otobüsler tuttu, kış soğuğu yaz sıcağı demeden duruşmalarda hazır bulundu. Acaba konu kimin "can güvenliği"ydi?Sanıklar o zamana kadar "adreslerinde bulunamadılar" ama; sonradan öğrendik ki, geçici atamalar gibi formüllerle maaşlarını almaya devam etmişler.
Zaten, sanıkları yargı önünde görmek, ancak gazetecilerin topladıkları imzaların bir heyet kanalıyla Ankara'da dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'a verilmesiyle mümkün oldu.
Yılmaz, "teslim olmalarını sağlayacağım" derken, dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, artık düşünce özgürlüğü üzerine görüştüğü her heyete cinayetle ilgili "devletin bu ayıptan kurtulması gerektiği" üzerine konuşmaktan geri kalmıyordu. 
Bu da bir "gelişme"ydi.
Çünkü senin öldürülmen üzerine yapılan ilk açıklamalarda, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, "kalp krizi geçirince sandalyeden düştü ve öldü," yolunda konuşmuştu. 
Bu "sandalye", yerini zaman zaman "duvar"a bıraktı.
Annen Fadime Göktepe, herkesin annesi oldu; sadece ayda bir kere asılan tabelayla Metin Göktepe Alanı olan Afyon Adliyesi'nin yanı başındaki arazide toplanan binler de ona "hepimiz birer Metiniz" diyerek karşılık verdi. Annen Afyon’da, her duruşmada dimdik en önde yaşamı, seni, gazetecileri, düşünce özgürlüğünü savundu. 
Sevgili Metin, annen Fadime Göktepe başta olmak üzere senin yoluna baş koyanlar, komiser Seydi Battal Köse'nin de sürekli tekrarladığı üzere: Senin katlinde esas sorumlular oldukralı öne sürülen dönemin mülki amirleri, İstanbul valisi Rıdvan Yenişen, Emniyet müdürü Orhan Taşanlar ve yardımcısı Kemal Bayrak ve Çevik Kuvvet amiri Mehmet Ali Aydın Akdemir'in yargı önüne çıkarılması için çok uğraştı. Ama başaramadı. O kadarına gücü yetmedi.
Ama biz gazeteciler, bir olayın peşini bırakmamanın, örgütlü davranmanın, tek tek tepkilerin bir araya gelmesinin önemini gördük. 
11 yıl önce aramızdan ayrılırken bize böylesine bir sorumluluk yükledin.
Bu senin dirinin değil ölünün ne kadar işe yaradığının örneğidir.
Sevgili Metin, senden sonra aynı tarzda, aynı yöntemle gazeteci öldüremediler. 
Sen, Türkiye’de devletin, yada kendini devlet sananların işkence yaparak öldürdüğü son gazetecisin.
Ne var ki, gazetecileri gözaltına almaya, hırpalanmaya, yargılanmaya, hapse atılmmaya devam ediyorlar. Gazeteciler, "Metin Göktepe Cinayeti" için bir araya gelmeyi bir ölçüde başardılar ama hala sendikalaşamadılar. Cezaevi operasyonlarını "polis bülteni" gibi vermeye devam ediyoruz.
Hala dürüst gazeteciliği öğrenemedik. Hala genç muhabirlerin çoğu sarı basın kartsız, sigortasız, hatta para bile almadan çalışmaya devam ediyor. "Sendika" diyeceksin ama nedense çoğumuz sendikanın lafından bile korkuyoruz, başka alanlarda sendikalaşanların haberlerini yaparken heyecanlansak bile… 
10 Ocak Gazeteciler Günün kutlu olsun Metin.. 
Gazeteci diye geçinen, ancak, gazeteciler gününü bile bilmeyenlerin, hatırlayamayanların olduğu bir Ardahan'da ve de şeyini şey ettiğimiz bir dünyada...
Öztürk Polat/ozturkpolat75@msn.com
GÜNÜN EN SON HABERLERİ...
Kaymakamlar 4x4 alırlarken, vali makam araçlarını satıyor!
Son olarak Posof kaymakamlığının 48 bin 400 Ytl. vererek yeni 4x4 Ford marka bir adet yeni makam aracı aldığı Ardahan’da, Ardahan Valisi merkeze bağlı Köylere Hizmet Götürme Birliğine bağışlanmak üzere kendisinin kullandığı araçları satışa çıkardı.
Alanına bilgilere göre bir süre önce Avrupa Birliğine teklif edilen Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyünün kanalizasyon projesine %10’u için gereken masrafı karşılanması ve parasının sağlanması için emrinde ki kendisinin kullandığı araçların birisinin satılması ve Bagdeşen köyünün projesine gereken paranın sağlanması için Ardahan Merkez İlçe Köylere Hizmet Birliğine bağışlarken, diğer bir aracının da satılıp, gelirinin maliyeye bırakılması için emri veren Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın bu davranışı, başta Bağdeşen köylülerince olmak üzere Köylere Hizmet Götürme Birlik Encümenlerince takdirle karşılandı.
***Vali Otel-Motel yapmayın, yurt yapın dediği bir süreçte.. VİLAYETLER HİZMET BİRLİĞİNİN YAPMAK İSTEDİĞİ YURDA HALA YER VERİLMEDİ!
Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın son günlerde yaptığı açıklamalarla, Ardahan’da otel ve motellerin çok olduğuna dikkat çekerken, özel teşebüsün aslında eğitime yatırım yaparak başta yurtlar olmak üzere okul ve bu okullara ite öğrenci yurtları açması gerektiğini ima ettiği bir süreçte, Ardahan İl Özel İdaresinin de üyesi olduğu Türkiye’de ki özel idarelerin bir çatı altında birleştiği VİLAYETLER HİZMET BİRLİĞİ’NİN Ardahan’da yapmak istediği 200 öğrencilik yurdu için özel idareden istediği arsanın bugüne kadar tahsis edilmediği öğrenildi.
 
Tahsis edilseydi geçen yıl bitmişti!
Alınanı son bilgilere göre geçtiğimiz yılın başında istenilen arsanın hala bugüne kadar tahsis edilmediği öğrenilirken, Vilayetler Birliğinin bu yönde ki ısrarının da halen devam ettiği ve Ardahan İl Özel İdaresi’nde bu yönde ki talebinin bir an önce cevaplanmasının beklediği alınan diğer bilgiler arasında oldu.
 
***Genel sekreteri eski Göle kaymakamı, bu şansı değerlendirin!..
 
Ardahan’da yapmak istediği 200 kişilik öğrenci yurdu için acilen arsa tahsis edilmesini bekleyen Vilayetler Birliği’nin Genel Sekreterinin Göle eski Kaymakamlarından olan ve Göle’de görev yaptığı sırada çalışmalarıyla takdir edilen İsmail Çetinkaya’nın olduğu öğrenildi.
 
***AB Köylerin kanalizasyonunu, ev çatılarını, kooperatiflerine destek verecek ..
Bu yıl gerek özel teşebbüsün gerekse devletin makamlarınca sunulan bir çok projeyi kabul eden Avrupa Birliği, Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyünün kanalizasyonunu, Göle ilçesinin Kalecik köyünün Kooperatifinin Mandırasının geliştirilmesi ve yine Göle ilçesine bağlı Yeniköy’de 56 evin çatılanması için destek vereceği öğrenildi.
Alınan bilgilere göre, geçtiğimiz yıl hazırlanan ve AB’ye sunulan 6 projeden üçünun projenin kabul edildiği ve bu projeler kapsamında üç köyün kanalizasyonu, mandırası ve evlerinin çatılanmasına destek verileceği bilgisi alındı.
Haber ekleme saati: 19.48 - 10/01/2007
Haber/Foto: Fakir Yilmaz-ÖZEL HABER

**Göleli silahlı saldırı sonucu öldürüldü!..

Köprülü Beldesi sakinlerinden Alican ÖZUĞURLU (26) İstanbul'da yapılan silahlı saldırıda öldürüldü.  Alınan bilgilere göre dün gece geç saatlerde işinden evine gelirken önünü kesen kişilerle kavga etmesinden dolayı silahla vurularak öldürüldüğü öğrenilen ÖZUĞURLU'nun Yenibosna Adli Tıp'a götürüldüğü ve cenazesi işlemler bittikten sonra Köprülüye getilip defin edileceği öğrenildi.

Özuğurlu'yu vuranlar kim ve kimler olduğu öğrenilmezken, olayla ilgili tahkikatın devam ettiği bilgisi alındı.Haber ekleme saati:

13.14 - 10/01/2007 Haber/Kaynak: www.kopruluden.com

BUGÜN GAZETECİLER GÜNÜ

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. 

Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet. 

Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." 
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, 
üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla, 
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, 
Amerikan amirali 
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. 
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet 
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." 
 
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, 
ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. 
Vatan çiftliklerinizse, 
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, 
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, 
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, 
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, 
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, 
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, 
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, 
vatan, Amerikan üsleri, 
Amerikan bombası, 
Amerikan donanması topuysa, 
vatan, 
kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, 
ben vatan hainiyim. 
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla : 
Nâzım Hikmet 
vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
NAZIM HİKMET RAN
ÖYLE İSE BİZDE VATAN HAİNİYİZ!..
Evet;
Nazım bunları diyordu yıllar önce...
 
Vatan hainliğini vatanı sattıklarını gizlemek için, 
insanları suçlayanlara..
 
Beceriksizliklerini gizlemek için ..
 
Hırsızlıklarını, düzenbazlarını,
 
Ve de; Halkın, milletin olanlarının üzerinde günlerini gün etmek, sülalerine yer ayırmak için ..
 
Yazanları, söyleyenleri, konuşanları vatan haini ilan ettiler ..
 
Etmeyede devam ediyorlar ..
 
Ama şu var ki;
Haklı çıkanlar hep Nazım Hikmetler oldu,
Onları izleyen, onlarla bereber olanlar oldular..
Vatan haniliği, gerçekleri yazmaksa, söylemekse, anlatmaksa ve yaşananları topluma aktarmaksa;
Bizde vatan hainiyiz.. İlan Ediyoruz..
Fakir Yilmaz ve Ardakadaşları
VALİ GAZETECİLERİ, GÜNÜNDE KUTLADI
Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar arasındaki münasebetlerin düzenlenmesi hakkındaki 212 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan, 10 Ocak 1961 tarihinden beri, "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" olarak kutlanıyor.Haber ekleme saati: 12.05 - 10/01/2007Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars
Gürbüz Çapan’ın yeni yıl hediyesini ‘MİT’ diye topladılar!..
Kars’tan bağımsız milletvekili olacağı söylenen Esenyurt eski Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın, yeni yıl olarak hediyesi olarak muhtarlara dağıttığı el çantası birilerini rahatsız etti. 
Çapan’ın, içinde bloknot, Esenyurt’taki çalışmalarını içeren kitapçık ve muhtarların yeniyıl ve bayramını kutlayan mesajı bulunan ve üzerinde “Dr. Gürbüz Çapan” yazılı çanta, Kars’taki bürosunda muhtarlara dağıtıldı. Çantanın dağıtımının ardından özellikle Arpaçay ve Akyaka’daki köy muhtarlarını arayan ve kendisini “MİT” diye tanıtan bir kişi, çantaların iade edilmesini istedi. Kendisini “MİT” diye tanıtan kişinin, ev telefonlarıyla aradığı muhtarlara, “Ben Ankara’dan Başbakanlık İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan arıyorum. Gürbüz Çapan tarafından dağıtılan çantaları 10 gün içerisinde iade etmezseniz, hakkınızda işlem yapılacaktır. Aldığınız çanta rüşvete girmektedir.” dediği bildirildi. Muhtarların, “siz kimsizin?” sorusuna sinirlenen kişinin, “Anlamadın mı, ben MİT’im” yanıtı verdiği ileri sürüldü.
*** MİT HABERSİZ!..

Konu ile ilgili görüştüğümüz bir yetkili ise MİT’in bu konuyla ilgisi olmadığını belirterek, “Belli ki MİT’in adı kullanılıyor.” dedi.

Yetkili, konu ile ilgili araştırma yapıldığını ve MİT’in adını kullanan kişi veya kişilerin en azından nereden telefon ettiklerinin belirleneceğini ve gerekli yasal işlemin yapılacağını ifade etti. 

***ÇAPAN: KOMPLO

Bu arada, konu kendisine iletilen Dr. Gürbüz Çapan da hemen harekete geçti. İlgili yerlerle görüşen Çapan, bunun siyasi komplo olduğunu belirterek, “Bu olay, Gürbüz Çapan’ı sindiremeyenlerin ve hemşehrilerimden gelen adaylık tekliflerinden rahatsız olanların komplosudur.” değerlendirmesinde bulundu.

Belediye Başkanı olduğunda da, bu tür hediyeler aldığını ifade eden Dr. Çapan, “Hemşehrilerimden gelen milletvekilliği teklifleri, milletvekili olmak isteyen birilerini rahatsız ettiği kesin. Ama, işi bu kadar ahlaksızlığa vardıracaklarını düşünemiyordum. Sonuçta, dağıttığımız çanta, muhtarlarımıza yeniyıl hediyesi. İçerisinde not alacakları bloknot, mühürlerini koyacakları bölmeler var. Yani, MİT’i ilgilendiren bir konu değilki, MİT aramış olsun. Yaptığım görüşmelerde, MİT’in bu işle en küçük bir ilişkisinin olmadığını gördüm. Belli ki adaylık tekliflerini içine sindiremeyenlerin siyasi komplosu” diye konuştu.

Dr. Gürbüz Çapan, ilgili yerlerle de görüştüğünü belirterek, “Yakında, muhtarlarımızın nereden ve hangi numaradan arandığı ortaya çıkacaktır. Hangi numaradan arandığı ortaya çıktığında, arayan kişi de belirlenmiş olacaktır. Haber ekleme saati: 12.00- 10/01/2007

Haber: Gümüşpala Krotağ/Kars

Gazeteciler gününde bir gazete daha ..

Ardahan'da yayınlanan yerel gazetelere bir tane daha eklendi.

5'i günlük olmak üzere 8 yerel gazetenin yayınlandığı Ardahan'ın Göle ilçesinde yayın hayatına adım atan, 'Gözlem' isimli yeni gazeteye ile Ardahan ve ilçelerinde yayınlanan gazete sayısı 9'a çıkmış oldu.

Yılların gazetecisi Ali Kılıç'ın yeniden gazeteciliğe başlayarak, hatfada iki gün çıkarmaya başladığı GÖZLEM isimli gazete Göle'de yayınlanacak.

Haftanın Salı ve Cuma günleri yayınlanacak olan yeni gazetenin Yazı İşleri Müdürlüğünü Hüseyin Öztürk, Muhabirliklerini ise Seçil Kılıç ve Savaş Kılıç yapacaklar.

Ardahan/Göle ilçesi  Oltu caddesi 6. Sokakta yayın hayatına başlayan yeni kardeş gazetemize ve çalışanlarına aramıza hoş geldiniz diyoruz.  Haber ekeleme saati: 11.19 - 10/01/2007
Haber: www.sonvilayet.net
Seçim yaklaştıkça, Anketler hız kazanmaya başladı ..
2007’de yapılacak olan seçimler için geri sayım yapılırken, anket çalışmaları da hız kazandı. Bir internet sitesinin yaptığı ankete göre “ 2007’de Ardahan’ı en iyi kim temsil eder” sorusu yöneltildi. Toplam 1691 kişinin katıldığı ankette 1165 kişi Ensar Öğüt dedi, Öğüt’ü 127 oy ile Mikail Kayatürk ve Valilik Genel Sekreteri Hasan Dal 127, takip ederken sırasıyla Kenan Altun 118, Fevzi Karakoç 114, Aydın Güçlü ise 40 oy alarak son sırada yer aldı.
İkinci ankette ise “ Ardahan Belediye Başkanlarından hangisini başarılı buluyorsunuz” anketine Mikail Kayatürk katılmazken, 200 kişinin katıldığı ankette en başarılı Belediye Başkanı Hanak Belediye Başkanı Harun Tankoç 95 oy alarak birinci sırada yer aldı. İkinci sırayı 29 oy ile Nizamettin coşkun( Çıldır), 15 oy ile Sabri Muratoğlu(Göle), 13 oy ile Şükrü Bozyiğit(Göle), Adnan Gündoğdu(Aşıkşenlik), Gülcemal Fidan(Damal), Kemal Muhittinoğlu (Köprülü), Necati Tuna (Ortakent) 12 oy alarak son sıralarda yer aldılar.
Ayrıca dershanelerde unutulmadı, “ Ardahan’da faaliyet gösteren dershanelerden hangisini başarılı buluyorsunuz” sorusuna 110 kişi oy kullandı, birinci sırayı 68 oy ile Yakutiye Dershanesi alırken, Ardahan Çözüm Dershanesi 42 oy ile ikinci sırada yer aldı.Haber ekleme saati: 08.53 - 10/01/2007 Haber: Nihat (Deniz) Yilmaz-İstanbul
Cumhuriyet’in temeli Ardahan’da atılmıştır
Osmanlı Devletinin 1. Cihan Harbinden sonra parçalanmasından sonra Doğu illerinde kendi topraklarını korumak için  mücadele veren milis kuvvetlerini toplamak için hareket geçen  ve MİLLİ ŞURA HÜKÜMET'ni kurup, birlik beraberliği sağlayan MİLLİ ŞURA HÜKÜMETLERİ VE ARDAHAN KONGRELERİ'nin 88. Yıl dönümü verilen bir konferansla anıldı.
Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen, Tarih Öğretmeni Yusuf Demirci'nin konuşmacı olarak katıldığı konferansta kurtuluş savaşı öncesi başlatılan ve Ardahan, Kars ve Batum'u kapsayan Milli Kurtuluş Hareketleri kongrelerinde Anadolu topraklarında ilk kez Cumhuriyet rejiminin isminin kullanıldığına dikkat çekildi.
Ulusal Bağımsızlığa ve Ulusal Egemenliğe dayanan, modern Türkiye'nin doğuşuna giden yolda ilk örgütlenme faaliyeti olan "MİLLİ ŞURA HÜKÜMETLERİ VE ARDAHAN KONGRELERİ" nin 88. yıldönümü nedeniyle düzenlenen konferansın açılış konuşmasını yapan Ardahan Valisi Murat Yıldırım tarihimizde önemli günlerden biri olan Ardahan Kongrelerinin geleceğe taşınması ve yeni nesillere, bu toprakların nasıl kazanıldığını anlatılması  gereğine dikkat çekti.
Ardahan Halk Eğitim Toplantı Salonu'nda yapılan ve Ardahan Valisi, Belediye Başkanı ile bir çok dinleyicinin katıldığı konferansta, Tarih Öğretmeni Yusuf Demirci, Ardahan, Kars ve Batum'da kurtuluş savaşının ilk meşalesinin bu bölgelerde yapılan kongrelerde yakıldığını, bununda bölgede kurulan Milli Şura Hükümeti tarafından ateşlendiğini ve dağınık olarak düşmana karşı mücadele eden milis kuvvetlerin bir araya toplanması sağlanarak, güçlü bir savunma ordusunun oluşturulduğu ve işgalcileri başta Doğu Anadolu Bölgesi topraklarında olmak üzere Anadolu topraklarında dışarı attığını söyledi.
Haber ekleme saati. 08.50 - 10/01/2007
Haber: Barış Bilgin Foto: Özkan Karakaya
SON DAKİKA-SON DAKİKA-SON DAKİKA
Ardahan Bayındırlık İl Müdürü açığa alındı!..
Uzun süredir hakkında çeşitli iddialar ortaya atılan ve bu iddiaların gerek bizim tarafımızda gerekse kamuoyunun vicdanında defalarca gündeme getirilmesine karşın görevde tutulan Ardahan İl Bayındırlık Müdürü Hüsamettin Boy ile bir bayındırlık çalışanı açığa alındılar.
Alınan bilgilere göre Kars İl Bayındırlık Müdürü görevinde görünüp, Ardahan İl Bayındırlık Müdürlüğünü vekaleten yürüten ve bu nedenle maaşi ve yol ödeneği adı altında devletten iki şekilde para alan Hüsamettin Boy ve Bayındırlık çalışanı İlhan Dursun geçtiğimiz gün Bayındırlığa yapılan operasyon ardından Ardahan Valisi tarafından açığa alındıkları öğrenilirken, haklarında bir çok iddialar olan müdür ve çalışanının yürütülen soruşturmanın selameti için açığa alındıkları bilgisi alındı.
***Yine biz yazmıştık, onlar sahip çıkmıştılar!
Haklarındada ki iddilar dolaysıyla gazetelerimiz ve sitelerimiz tarafından ısrarla yazılan ve dile getirilen bir çok konu gibi Ardahan İl Bayındırlık Müdürlüğünde yaşananları yine biz günler, aylar ve yıllar önce yazmış, dile getirmiştik. 
Ancak, bugün olduğu gibi dünde bugün açığa alınanlara birileri sahip çıkmış, yalakalık adına, bize inat sahiplenme uğruna ve de birilerinin sözüm ona gazetecilik yaparak bizi çürütmeye çalışmıştılar.
 
***Şimdi soruyoruz, utanacak yüzünüz kaldı mı?!.
En son yazdığımız için yılların devlet hastanesinde ki yoğun bakımı sadece ve sadece bizi yalanlamak için ortada kayıp edenler gibi dün bayındırlık başta olmak üzere, Köy/Des gibi gerçekleri yazdığımız için bizi çürütmeye çalışanlar acaba bugün utanacaklar mı, yoksa utunacak yüzleri varmı.
Başta dağ köylerinde ki çocukların ve de kadınların aşılanması için Ardahan'ın da içinde bulunduğu 12 vilayete Dünya Bankası parasıyla alınan Aşı Arabasını kendilerine makam aracı edenler, yolu suyu olmayan köyler dururken, başında bulundukları Köylere Hizmet Götürme Birliklerinin paralarını kendi babalarının paralarıymış gibi milyarlık araçlara ödeyenler acaba Bayındırlık olayında ders çıkaracaklar mı?
Bilmeyiz ama biz yazmaya devam edeceğiz, yazdıkça da deşmeye, kamuoyunun gözü önüne dökmeye devam edeceğiz, yılmadan, usanmadan vede bıkmadan ..
Her ne kadar birileri birilerini savunmak uğruna bizi vatan hani ilan edip, 'devletin altını oyuyorlar' deseler de, hırsızların, düzenbazların, gericilerin, iş yapamaz beceriksizlerin ve olduğunu ve onların bilip, bilmeden savunmaya geçtiğini, birilerin ise yalakalık yarışı içinde bizi çürütmeye çalıştıklarını halkın gözü önüne döküp, yazdıklarımızı da, onları da halkın vicdanında yargılatmaya devam edeceğiz.
Haber ekleme saati: 21.14 - 09/01/2007
Haber/Foto: Fakir Yılmaz-ÖZEL HABER
KAYMAKAMLIK MAHKEMELİK!..
Yaptığımı haberlerin er yada geç haklı bulunduğu bir Ardahan'da ilginç, ilginç olduğu kadar da gülünç durumlar yaşanıyor ...
Yılların hastanesinin yoğun bakım servisinin haberimiz ardından yok edildiği gibi dün yeni bir haber alıyorum..
Bizim tamamen müteahhit firmaya tanınan özel jestlerin üzerinden bakıp, haber yaptığımız Göle Köy/Des projesinin mahkemelik olduğunu duyuyoruz.
Takdiri ilah-i mı diye sorduğumuz bu gelişme öncesi, bizim gibi haberi yayınlayanlara değil, sadece biz olduğumuz için bize tekzip gönderen, dava açanların bugün kendilerinin davalık olduğunu duyuyoruz.
Hem de 525 milyarı işe başlamadan ödedikleri müteahhit tarafından ..
İki trilyonun üzerinde sıcak parayla ihale edilen ve ihalesinin bile uzun süre tartışıldığı Göle Köy/Des işinin önce bizimle, ardından bizim kaymakamla, sonrada kaymakamla İl Genel Meclis Üyeleri ile, sonra ilçenin muhtarlarıyla davalık olduktan sonra şimdi de, yolu yaptığını iddia eden, ancak yapmadığı belgelerle tespit edilen ve bu nedenle 800 bin Ytl'si ile teminatı içeride tutulan müteahhitle davalık..
Evet sevgili okurlar, sadece biz yazdığımız ve biz duyurduğumuz için rahatsız olanların bile sonradan, adeta, 'ya adamlar yazıyor, biz kızıyoruz, ama gelin görün ki haklılar, bu kadar da rezalet olmaz' dedikleri bir süreçte Ardahan'da yaşananların son bir örneği de bu dava olacak gibi..
Gerçi, muhtarların şikayeti üzerine gelen müfettişlerin raporunun içeriği ne oldu diye merak edilen bir süreçte bize düşen, bize inanmayıp, yalanlamaya çalışanlara ancak gülmektir. 
Gülüyoruz da... Neyimizle güldüğümüzde siz tahmin edin ..
Ha bu arada, Saddamın asılmasını TV’lerde ve gazetelerde boy boy göseten, çete yakaladık diye insanları karakollardan savcılıklara, adliyelere, hastanelere taşırken yargılamadan suçlu gösteren medya ve gazetelere güçleri yetmeyenlerin, bize, yazdığımız alakasız bir haberler yüzünden, cezalar kesmeleri de bizi yıldırmayacaktır.
 
Çünkü, tarih kimin haklı kimin haksız olduğunu zamanla gösterdiği gibi gerçek adaletin halkın vicdanı olduğunu da ortaya koyacaktır, koymuştur da..fakiryilmaz323@hotmail.com
Fakir Yılmaz'ın ve diğer yazarlarımızın daha önceki yazılarını okumak için sitemizin solunda bulunan, 'KÖŞE YAZARLARI' linkini tıklayın...
KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİKLERİNİN ADI 4X4 LÜKS ARAÇLAR!
Bir çok köyünün yolu ve suyunun olmadığı Ardahan'da idarecilerin büyük bölümünün lüks araçlar aldırıp, kullanmaları dikkat çekiyor.
Yıllardır yapılmayan bozuk köy yollarını yaptırmaktansa ve bu konularda çözümler üretilmesi gereken 5 ilçesi 3 beldesi, 227 köyü bulunan Ardahan'da her gelen kaymakamın döneminde yeni bir aracın alınması dikkat çekerken, bu araçların son model olmalarının yanı sıra 4x4 Turbolu ve son model olması gözlerden kaçmıyor.
Kaymakamların başında bulunduğu ve köylere hizmet götürmesi için milyonluk bütçelerin ayrıldığı Köylere Hizmet Götürme Birliklerinin hesaplarından harcanan paralarla alınan lüks ve son model 4x4 araç modasına en son Posof İlçe Kaymakamlığı da uydu.
 
***Küçük işler bunlar, büyütmeyin!
İl ve ilçe  merkezine bağlı köy yollarının bir çoğunun yıllardır tamir yüzü görmemesi ve %80'ninden fazlasının stabilize yol olduğu bir süreçte Kaymakamların keyiflerine düşkün olup, yine başında bulundukları Köylere Hizmet Götürme Birliği hesaplarından son model ve milyonluk araçlar almaları tepkilere neden olurken, 49 köyünün yol ve su işlerine çözmesi için 1997 model, 1 dozeri, 1 greyderi ve bir kamyonu bulunan Posof ilçesi Köy Hizmetleri birimi yok imkanlarla mücadele ederken, ilçenin kaymakamına 48 bin 400 Ytl'ye alınan Ford Marka, Turbo özelikli 4x4 yeni makam aracına binen yeni Posof Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar bu durumu kendisine soran gazetecilere yönelik olarak verdiği cevapta, 'Küçük işlerle uğraşmayın, olacak bu kadar' demesi dikkat çekerken, aracın kendisi döneminde değil, iki ay önce Afyon Vali yardımcılığına atanan eski kaymakam Yıldıray Malgaç tarafından alındığını söylemesi dikkatlerden kaçmadı.
 
***Eski Vali el koymuştu, yeni vali mercedes almaktan vazgeçmişti!
48 bin 400 Ytl. bedelle alınan yeni 4x4 Ford Marka aracı kullanan Posof Kaymakamlığının daha önce aldığı başka marka 4x4 araca dönemin valisi Hasan Özdemir kızmış, el koyarak Köy hizmetleri Birliğinin Hizmetine verilmişti.
Eski valinin kızarak el koyup, Ardahan Köy Hizmetler müdürlüğünde kullanması için aldığı aracın yanı sıra yeni vali Murat Yıldırım'da kendisine yeni araç alınması için alınan kararak uymayıp, mercedes marka aracın alınmaması için emir vermişti.
Köy Hizmetleri ise tamirhanelik araçlarla dolu!
İlçe kaymakamlarının ve bir çok idarecisinin 4x4 araçlar aldırıp, makam aracı olarak kullandığı Ardahan'da ki Köylere Hizmet Götürme Birliğinin bahçesi ise hurda araçlarla dolup, taşmış konumda.
Ellerinde olmayan imkanlar dolaysıyla yeni araç alamadıklarını belirten Ardahan Valiliği Genel sekreteri Hasan Dal ise, yaşanan bu sıkıntıyı araçları onararak gidermeye çalıştıklarını belirtti.
5 kamyonu yeni onardıklarını, 2 kar temizleme dozerlerinin şimdi bozuk olduğunu ve tamir parası için beklediğini belirten Dal, Köy hizmetleri biriminin 3 yıldır atıl durumda olan Sıvı Yakıtlı Kalorifer kazanını ancak bu yıl değiştirebildiklerini ve Posof kaymakamlığının aldığı yeni aracın parası kadar bir masrafla devasa birimin kalorifer tesisatını kurtarıp, yeniden hizmete verdikleri gibi yıllık 150 ila 200 bin Ytl.'lik tasarruf sağladıklarını belirtti.
Valimizin direktifleri ile az para ile, az işçi ile ve az araçla en ok hizmeti vermeye çalıştıklarını belirten Ardahan Valiliği İl Genel Sekreteri Hasan Dal Ardahan'da ki köy yolarının bir çoğunun stabilize olduğunu, bunların onarımı ve asfaltlanması için Köy/Des projelerini faaliyete geçirdiklerini sözlerine ekledi.
Bu da vatandaşın 4x4'ü!
Kaymakamların ve bir çok idarecinin yolu ve suyu bulunmayan Köylere Hizmet Götürme Birliklerinin hesaplarında altlarına aldıkları 4x4 lük araçların yanında Ardahanlı köylüler ise AB'nin kapısını zorlayan bir dönemde 1960'lar da kalan atlı kızaklarla köylerine gider, evlerine su taşırlar.
Haber ekleme saati: 17.25 - 09/01/2007
Haber: Fakir Yılmaz Fotolar: Barış Bilgin/Tuğba Yılmaz
 
Karslı Askerin intihar girişimi ..
Beyoğlu'nda bir asker, eşi ve çocuğuna para gönderemediği gerekçesiyle bir binanın çatı katına çıkarak intihar etmek istedi.
İstanbul'da vatani görevini yapmakta olan Cevat Güllüoğlu ailesine para gönderemediği ve kira borçları olduğu gerekçesiyle intihar etmek için Beyoğlu Şişhane'deki Çiçek Apartmanı'nın çatı katına çıktı. Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü ekipleri ihbar üzerine olay yerine geldi. İtfaiye ekiplerinin de hazır bulunduğu bölgede polis, Güllüoğlu'nun yanına giderek genci intihardan vazgeçirmek için uzun süre dil döktü. Kars'ta bulunan eşi ve çocuğuna para gönderememesi ve kiralarını ödeyememesi sebebiyle intihar etmek istediği öğrenilen asker Cevat Güllüoğlu, polis ekiplerinin "Para vereceğiz, borcunu ödeyeceğiz" demesi üzerine intihardan vazgeçti. Polis tarafından çatıdan indirilen Güllüoğlu, polis aracına bindirilerek Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Öte yandan bazı vatandaşların Güllüoğlu'nun intihar girişimini cep telefonlarıyla kaydetmesi dikkat çekti.
Haber ekleme saati: 17.20 - 09/01/2007
Haber: Nihat (Deniz) Yılmaz/İstanbul
 
Cinayet işlediler suç aletini üzerinde unuttular ..
Özelikle kış aylarında köylerde getirilip, şehir merkezlerine bırakılan ve bu nedenle çoğaldıkları öne sürülen başı boş köpekler belediye yetkililerince zehirli iğnelerle yok edilmekteler.
Sayıları bir hayli çoğalan ancak öldürülmeleri yasalarla engellenen başı boş hayvanların çoğalmasının önüne geçmek için gizlice köpek katliamı yapan belediye temizlik işleri müdürlüğünün yaptığı bir operasyonla zehirli iğne olduğu öne sürülen iğnelerle öldürülen köpekler cadde ve sokaklarda suç aleti zehirli iğnelerle bırakıldığı gözlendi.
 
***Temizlik İşleri Müdürü Metin Marancı:
“Zehir değil, bayıltıyoruz, inanmıyorsanız su dökün kalkarlar!”
Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ardahan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Metin Marancı, itlaf olmadığını, köpekleri sadece bayıltıp çöp merkezine götürüp attıkları belirtirken, geçen yıl 4 bine yakın köpeğin kent merkezinde dışa çıkarıldığını belirtirken, Marancı’nın su dökün kalkar’ demesi üzerine yeniden olay mahallîne gidip, üzerinde zehirli iğne ile cadde ortasında öldürülen köpeğin üzerine su döktük ama yinede kaldıramadık. Belki de bayıltıcının dozunu biraz kaçırmıştırlar... Haber ekleme saati: 17.33 - 09/01/2007
Haber/Fotolar Barış Bilgin/Ardahan
Ardahan -26'yı buldu!..
Doğu Anadolu Bölgesi'nde, gecenin en düşük hava sıcaklığı, eksi 26 derece olarak Ardahan'da ölçüldü.
Meteoroloji Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, soğuk havanın etkili olduğu Doğu Anadolu Bölgesi'nde, gecenin en düşük hava sıcaklıkları, sıfırın altında olmak üzere Ardahan'da 26, Erzurum'da 24, Kars'ta 22, Iğdır'da 16 ve Erzincan'da 6 derece oldu.
Günün en yüksek hava sıcaklıklarının ise Erzurum'da eksi 8, Erzincan'da 2, Kars ve Iğdır'da eksi 7, Ardahan'da eksi 9 olması tahmin ediliyor.
Yetkililer, önümüzdeki bir hafta içerisinde bölgede yağış beklenmediğini, sıcaklıkların aynı seviyede kalmasının tahmin edildiğini bildirdi.
Bu arada, Bingöl'de 43, Muş'ta 29, Ardahan'da 4, Erzurum'da 29 ve Erzincan'da 15 olmak üzere, bölgede 120 köy yolu ulaşıma kapandı.
Yollarının ulaşıma açılması çalışmalarının aralıksız sürdüğü bildirildi. 
Haber/Foto: www.sonvilayet.net
 
Kurban kesmedik mi, toplayamadık mı?!.
Bu yıl yılbaşı ile birlikte kutlanan kurban bayramında kesilen kurban sayısının il nüfusuna göre bir hayli az olduğu ortaya çıktı.
Her kurban bayramlarında tartışma konusu olan kurban derilerinin başta cemaatlerce olmak üzere gelişi güzel toplanılmasının bu yıl ki kurban derisi sayısında düşüşe neden olabileceği de belirttirilirken, asıl sorunun yaşanan hızlı göçten dolayı meydana geldiği bildirildi.
Kurban bayrmının birinci günü kesilen kurbanların derilerin toplamak için hemen harekete geçen ve kaçak deri toplanılmasının önüne geçmek isteyen Türk Hava Kurumu Şubeleri, Ardahan ve ilçelerinde, 3067 büyük baş, 699 küçük baş deri olmak üzere toplam 41 ton 720 kilo deri topladılar.
***2  köyde izinsiz toplanılan deri yakalandı ..
Ardahan ile Çıldır, Hanak, Damal ve Posof THK'nin ortaklaşa topladıkları derileri toplamak için büyük gayret sarf eden cemaatlerin ne kadar deri topladığı bilinmezken, Ardahan merkeze bağlı iki köyde izinsiz toplanılan deriler yakalandığı öğrenildi.
Alınan bilgilere göre, Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) ve Yanlızçam Hasköy'de 60 kurban derisinin yakalandığı ve şahısların savcılığa çıkarılıp, cezalandırıldıkları bilgisi alınırken, en çok derinin, Çıldır'la birlikte  derileri toplayan Ardahan THK Şubesinin topladığı öğrenildi.
Ardahan ve Çıldır'da 18 ton 920 kilo deri toplayan THK, Göle'de 11 ton, Posof'ta 6 ton 300 kilo Hanak ve Damal'da ise 5 ton 500 kilo deri topladığı öğrenilirken, il genelinde toplanılan 41 bin ton 720 ton derinin önümüzdeki günler içinde ihale edilen firmaya teslim edileceği bilgisi alındı.
 
***En çok büyükbaş Ardahan'da en az küçükbaş Damal'da kesildi!
Kurban Bayramında en çok kurbanı Ardahan kent merkezinin kestiği belirlenirken, Damal'ın hiç küçükbaş hayvan kesmediği ortaya çıktı.
Bin 225 büyük baş, 350 küçükbaş hayvanı kurban olarak kesen Ardahan'ın yanı sıra, Göle'nin 750 büyükbaş, 350 küçükbaş, Hanak'ın 462 büyükbaş, 17 küçük baş, Çıldır'ın 127 büyükbaş, 50 küçükbaş hayvanı kurban niyetine kestiği, Damal'ın ise sadece 120 büyükbaş hayvanı kurban olarak kestiği alınan diğer bilgiler arasında oldu.
Haber ekleme saati: 10.01 - 09/01/2007
Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Ardahan
 
Ekmeğimizden 50 gram çaldılar haberiniz var mı?..
Ardahan'da satılan ekmeklerin gramajı gizlice düşürüldü.
350 gram ekmeğin 50 kuruşa satıldığı Ardahan'da, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile Fırıncılar tarafından alınan gizli bir karar ile 50 gram düşürülerek, 50 kuruşa satılmaya başlandığı ortaya çıktı.
Kamuoyunda gizli olarak alınan kararın iki gündür uygulandığı ortaya çıkarken, konu hakkında görüşlerine başvurup, 'Bu kararı siz mi aldınız?' sorusunu sorduğumuz Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanı Bahattin Özdemir'in cevabı aynen şöyle oldu.
'Tabi taübi biz aldık, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'de onayladı, kararı belediyeye ulaştırdık. Zam isteyen fırıncılara zam vermedik. Böyle bir yol ile zamı engelledik' dedi.
09/10/11/01/2007 Gününün Haberleri



Kaynak: ardahan haber

Editör: ardahan haberleri

Bu haber 4610 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI