Reklam
Bugun...


Hastaneye 100 çekimlik Beyin Tomografisi Getirildi!
Ardahan Devlet Hastanesinin günlük 100 çekimlik Beyin Tomografisi kuruldu. Kurulan Beyin Tomografisi 3 saniye bir adet, tüm çekimi 30 saniyede tamamlıyor. Bilgisayarlı Tomografi cihazı ve Optik Koherans Göz Tomografisi cihazının gelmesiyle başka illere hasta sevklerinin yapılmayacak. Ardahan Milletvekili, Ardahan Valisinin katılımı ile hizmete giren yeni Beyin Tomografisi Ardahan'ın yanı sıra çevre ileren gelen hastalara da hizmet verecek.

Hastaneye 100 çekimlik Beyin Tomografisi Getirildi!

**Vali Masatlı 64 Köyü Gezdi..
Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, merkeze bağlı 7 köyü daha ziyaret ederek, göreve atandığından bu yana merkeze bağlı 62 köyde ziyaretlerini tamamladı.
Vali Mustafa Masatlı, köy ziyaretleri kapsamında il merkezine bağlı Bağdeşen, Yalnızçam Hasköy, Yalnızçam, Uzunova, Çetinsu, Kazlıköy ve Açıkyazı köylerini ziyaret etti.
İl merkezine bağlı 62 köyü tek tek gezerek, ziyaretlerini tamamlayana Vali, ziyaret ettiği köylerde vatandaşlarımızla buluştu, köylerin sorunlarını dinledi, notlar aldı ve ilgili kurum müdürlerine talimatlar verdi.
Köylerin tamamını kısa sürede ziyaret edip, vatandaşlarla buluşmaktan mutluluk duyduğunu aktaran Vali Masatlı, köylerin ve vatandaşların sorunlarını ve isteklerini yerinde dinlemek amacıyla, göreve geldiği günden itibaren ziyaretlerde bulunduğunu, bu ziyaretlerin ve halkla buluşmaların, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde ki yeni yönetim anlayışının bir gereği olduğunu söyledi.
24 Haziran’da halkın yeni yönetim anlayışına onay verdiğini ve Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ki yeni yönetim anlayışıyla ülkemizin 2023 hedeflerine kararlı adımlarla yürüdüğüne işaret eden Vali, gittiği köylerde vatandaşlarımıza yönelik şu sözleri dile getirdi: “Değerli vatandaşlarım, öncelikle belirteyim, sizlere, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını getirdim. Tabi, sizlerin de bildiği gibi ülkemizde, 24 Haziran’da bir yönetim değişikliği oldu. Bizim geleneklerimize, yönetim anlayışımıza uygun bir sistem anlayışı yerleşti. Ana temasında insan olan bu sistemin başında da Cumhurbaşkanımız var” dedi.
Türkiye’nin her alanda büyüyün bir ülke olduğunu dile getiren Vali, “Bu ülkede 82 milyon insan tek yürektir. Birimize bir şey olursa bu 82 milyon insan üzülür. Hepimiz bir arada olursak, bir anlam ifade ederiz. Bu bölgenin insanı saf insandır, kahraman insandır. Bu doğallığımızı bozmak isteyen her türlü fitnenin karşısında dimdik ayakta duracağız. Bizler bin yıldır bu coğrafyada beraber yaşıyoruz. Kimimiz Kafkasya’dan, kimimiz Orta Doğu’dan, kimimiz Orta Asya’dan geldi. En az bin yıldır, etle tırnak gibi insanlarımız bir arada yaşamış, sevinçleri de, üzüntüleri de bir arada paylaşmış. Zaman içerisinde bizim ecdadımız, hem bu coğrafyada büyümüş, hem de bütün insanlara umut olmuştur. Önceki gün, 104’ncü yılını kutladığımız ve Şehitlerimizi andığımız Çanakkale Zaferi, bu ülkede bir ibret tablosudur. Bir Türkiye tablosudur. O Çanakkale’de bir millet küllerinden doğdu. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Tatar’ı, Ahıska Türkü, Terekemesi, hatta Müslüman olmadığı halde çarpışan Rum var Ermeni vatandaşlarımız var. İşte o insanlar bu ülkeyi birlikte kurdular” diye konuştu.
Türkiye’nin güçlenmesini hazmedemeyen dış güçlerin, ülkemiz üzerinde sürekli olarak oyunlar oynadığını, milletimizi bölmek için siyasi ve ekonomik darbeler yapmaya kalkıştığını anlatan Vali, “Türkiye ne zaman güçleniyorsa başına bir takım sıkıntılar geliyor. Bir takım sıkıntılar çıkarıyorlar. Cumhuriyetten sonra Demokrat partiyle birlikte, ilk defa halkımız bu kadar refaha kavuştu. İnsanlar artık özgür olarak yaşamaya başladılar. Sonra birilerinin direktifiyle bu ülkede darbe oldu. Yönetimi alaşağı ettiler. Sevilmiş Başbakan ve Bakanlarını haksız yere astılar. Bu sürecin ardından Türkiye toparlandı. 1968 yıllarında Türkiye yeniden kalkınma sürecine girdi. İnsanlar daha iyi yaşamaya başladı. Bu büyümenin ardından da Rumlar Kıbrıs’ta soydaşlarımızı katletmeye başladı. Yine bir savaşa girdik. O dönem müttefiklerimiz, Kıbrıs harekâtı sırasında bize uçak lastikleri bile satmadı. Sonrasında kardeş kavgaları başladı.
Sağ-sol kavgaları bu ülkeyi çok geri götürdü. Beraberinde Alevi-Sünni kavgaları çıkardılar, insanlarımızı ayrıştırmaya çalıştılar. Bunlar hep bizim büyümemizin önüne konulan engellerdi, tekrarları da oldu. 1984 yılına gelindiğinde ise Türkiye’de bir PKK terör örgütü ortaya çıktı. Binlerce insanımızı katlettiler. Şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Özellikle bu coğrafya hedef seçilmişti. Çünkü bu coğrafya insanı saftır, cesurdur, merttir doğaldır. Sizler yurdumun güzel insanlarısınız. Bin yıldır burada bu sınır boylarında işgalcilere direnmiş, mücadele etmişsiniz, bir karış toprağınızı vermemişsiniz. Bu coğrafyanın iyi niyetini, düşüncesini sömürmek istediler. Doymadılar, daha sonra FETÖ terör örgütünü başımıza bela ettiler. Şimdi onu kullanıyorlar. Yine, 28 Şubat’ı yaptırdılar, bu dindar insanların çocuklarına eziyet ettiler, sürekli olarak Türkiye’yi sıkıştırmaya çalıştırdılar. Sonra Gezi olayları, 17-25 Aralık olayları ve ardından 15 Temmuz oldu. Bu memleketin güzel insanlarının Peygamber ocağı dediği yerden haninler çıkıp, milletimize bomba yağdırdılar. Şuanda dünyada PKK, DEAŞ, FETÖ ve küresel güçler işbirliği içerisinde. Bunları himaye eden de bazı ülkeler var. Bakın bugün sınırımızda her türlü pisliğin yer alacağı bir terör devleti kurmaya çalışıyorlardı Suriye tarafında. Çok şükür Devletimiz bu yapıyı yerle bir etti ve mücadelesini de kararlı bir şekilde sürdürüyor.
Değerli vatandaşlarımız, bugün ne yazık ki bu güzel insanlarımızın iyi niyeti, kötü düşünceleri insanlar tarafından suiistimal ediliyor. Başta terör örgütü olmak üzere onların siyasi uzantıları ve onlarla ortaklık yapan siyasi gruplar, bu insanımızın iyi niyetini kullanmaya çalışıyor. Buna dikkat edelim. Bununla ilgili bizim hiçbir toleransımız olamaz. Devlete başkaldıran, Devlete isyan eden ve bunlarla ortaklık yapanlar, bu milletin içinde barınamaz. Bizler bu topraklarda ebedi yaşayacağız. Bizim vatandaşlarımız, Devletimizin bu zenginliğine, büyüklüğüne, güçlülüğüne zarar verecek, buna isyan edecek, bunu baltalayacak hiçbir akımın, görüşün, düşüncenin yanında yer almayacak.
Türkiye, ekonomisiyle, sanayisiyle, tarımıyla, altyapısıyla, savunma sanayisiyle, hastaneleriyle, eğitimiyle çok gelişti. Türkiye’nin artık hedefleri var. 2023 hedefleri doğrultusunda kararlı bir ilerleyişi var. Milli gelirimiz üç kat arttı. Dünyanın 17’ncü büyük ekonomisi haline geldik. Türkiye’de artık yardım almayan, devletimizin ulaşamadığı hiçbir insan kalmadı. Yardıma ihtiyacı olan her vatandaşımız için devletimiz imkânlarını seferber ediyor. Çünkü bizim insanımız her şeyin en iyisini hak ediyor. Eskiden 22 bin insana bir doktor düşüyordu. Bugün Ardahan’da bin kişiye bir uzman, bir pratisyen doktor düşüyor. Hastanelerimiz artık donanımlı, her türlü sağlık ihtiyacımız karşılanıyor. Yollarımızın standardı yükseldi. 24 saat süren yolculuklar artık hava yolu ile 2 saatte gidiliyor. Eğitim alanında keza öyle. Artık ülkemizde eğitim almayan kalmıyor. Sınıflarımız bugün Ardahan’da 13-14 kişilik ve öğretmen açığımız dahi yok. Pansiyonlarımız, çok amaçlı tesislerimiz, spor alanlarımız, kütüphanelerimiz bu milletin hizmetine sunulmuş durumda. Yine tarımda da görülmemiş teşvik ve destekler söz konusudur. Önceki hafta Tarım Bakanımız, dün de Çevre ve Şehircilik Bakanımız ilimizdeydi. İlimizin geleceğini etkileyecek, tarımda, hayvancılıkta, şehirleşmede ve sosyal alanlar anlamında çok anlamlı projelerin müjdesini verdiler. Hep birlikte inşallah ilimizde huzur ve güven ortamında, daha güzel şartlarda yaşamak için çalışacağız” diye konuştu.
Köylerin sorunlarına ilişkin de konuşan Vali Mustafa Masatlı, “Sıkıntılarımız, eksiklerimiz, sorunlarımız olabilir. Ama bunların hiç birisi çözülemeyecek sorunlar değil. Devlet olarak köylerimizin öncelikli sorunlarını çözüp, daha yaşanabilir bir hale getirmeye gayret ediyoruz. Bugün talepleri dinledik. İlgili müdürlerimiz notlarını aldı, yapılması elzem olan konularda hızlı hareket edeceğiz” dedi.
**HDP'lerlerin Oyları İl Başkanının Elinde mi ki?
Bugün kü yazımın konusu İstanbul'un batı yakasının gündemini başarıyla tutan Damga Gazetesi ile ülkemin Kuzey Doğu'sunun gündemini tutan bizlerin başında olduğu yerel gazeteler 23 Şubat, Doğu Anadolu ve Ardahan Haber gazetelerinin başarılı gazeteciliği olacaktı.
Çünkü bu gazetelerin yaptığı haberle, attığı manşetler ve ele aldığı yorumlar başta yaklaşan yerel seçimler olmak üzere gündemi en iyi şekilde tutan ve manşet, haber ve yorumları ile gündeme taşıdıkları konularda yanılma payı yok denecek az ve gerçek..
İstanbul'un batı yakasının gündemini tutan ve günlük yazılarımın da yayınlandığı Damga Gazetesinin başarılı gazetecilik örneği ile o bölgenin gündemi tutmaya çalışırken benim de kadrosu içinde olduğu ülkemin kuzey sınırında ki gazetelerin yaptığı haber, ele aldığı yorumlara baktığımızda gazeteciliğin nasıl yapıldığını da görmek mümkün.
Ali Tarakçı ile Mehmet Mert'in başında olduğu Damga Gazetesi ekibi ve yazarların yanında benim ve Özkan Karakaya'nın başında olduğu gazetelerimizin gazetecilik yaparak ülkenin olduğu gibi yerelin gündemini başarı ile ortaya koyup, arşivlediği şu günlerde seçime giden partilerde yaşananları da gözler önüne serilmekte.
Evet, bugünkü yazımızın değişmesine neden olan asıl konuya gelelim ve iktidar ve yandaş havuz medyası tarafından her ne kadar yok sayılırsa da bu ülke de 3. parti konumunda bulunan HDP'ye yani bugünkü başlığımıza konusuna gelelim..
Geri aynı iktidar ve yandaşlarının bugünkü MHP gibi ülkeyi sosyal ve ekonomik olarak bir hayli rahatlatan ve HDP'nin baş rol oynadığı Barış Sürecinde baş taşı ettiklerini de unutmadığımız da belirtmeden geçmeyelim.
Neyse dedik ya konumuza, bugünkü köşe yazımıza gelelim...
İstanbul başta olmak üzere bir çok yerde aday göstermeyeceğini ilan eden HDP'nin Ardahan İl Başkanlığını dün ziyaret ettiğimiz de ve çaylarımız içerken yaptığımız sohbette bu ülke de birilerinin seçmenin oylarını kendi ellerinden olduğunu sandığın gördüm.
Çünkü CHP İl Örgütü ile HDP İl Örgütünün haberinin olmadığını anladığım bir görüşmede HDP'lilerin oylarının CHP adayına pazarlandığı ve bu yönde anlaşma yapıldığını his ettim.
Çünkü HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç'un anasının köylüsü olduğunu söylediği ve dediği CHP Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir ile gizlice görüşüp, partisinden bi haber, kendi başına  HDP olarak Ardahan'da aday çıkarmama kararı aldığını öğreniyorduk.
Ve bu kararı kendi başına alan HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç'un CP Adayı Faruk Demir ile yaptığı sözleşmenin olaydan habersiz olan CHP Ardahan İl Örgütünce  kabul görmeyince bozulma noktasına geldiğini de anlıyorduk.
Çünkü HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç'un sızlamalarına baktığımız da CHP Ardahan Beleidye Başkan Adayının verdiği sözlerin CHP tarafından tutulmadığı ve bu nedenle Koç'un 'Günah bende gitti'diyerek, dayım diye kamuoyuna pompaladığı CHP Adayı ile yaptığı sözleşmeyi Göle üzerinden bozmaya çalıştığını da anlamıyor değildik..
Yani, HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç'un kendisinin HDP'den İl Genel Meclis Üyesi hesapları yaparken, HDP tabanı ve seçmenin tanımadığı 3 kişiyi CHP'den Belediye Meclis Üyesi yapılmasını istediğinin belirttiği CHP'li Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir'den birde CHP'nin Göle'de aday göstermemesini istediği ama bunlar olmayınca biz gazeteciler aracılığı ile 'CHP Göle'de ki adayını çekmez ise biz de Ardahan'da en güçlü adayı göstereceğiz' diyerek CHP Belediye Başkanı ile yaptığı anlaşmanın yerine gelmediğini ima ederek, CHP'ye mesaj göndermeye çalıştığını görüyor, anlıyor öğreniyorduk..
Yani, HDP'li seçmenin namus denen oylarının gizli pazarlıklarla satışa geldiğini de anladığımız bu görüşme ve her iki partinin haberi olmadan ve her iki partinin seçmeninin olayı sağından, solundan, ucundan duymaya başladığı bu gizli pazarlığın tutmadığını da anlamak mümkündü HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç'un biz gazetecilerle yaptığı görüşmede anladığımız..
Sohbetin haber olacağını anlayıp, 'Ya arkadaşlar biz sadece sohbet ediyoruz, sakın haber yapma yasanız' diyerek açıklamalarının gizli bir pazarlık olduğunu da teyit eden HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç'un biz gazetecilere yaptığı açıklamalarda HDP'li seçmenin oylarının elinde olduğunu sandığını da görürken bunun hiçte öyle olmadığını 31 Mart'ta yapılacak olan yerel seçimlerde hep birlikte göreceğiz.
Çünkü HDP'nin olduğu gibi tüm partilerin seçmenin kimin ne olduğunu, hangi gizli pazarlıklar içinde olduğunu çok iyi bildiğini ve en önemlisi oylarının birilerinin elinde olmadığını bir kez daha göstereceği seçimlere doğru giderken bunları çokta takmadığını da biliyoruz.



Kaynak: Ardahan Haberleri

Editör: Ardahan'da Seçim

Bu haber 1523 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI