Reklam
Bugun...


GAZETECİLER SİZİ DE EKRANA KONUK EDİYOR..
BUGÜN SAAT 16.30'DA YILDIZ EN TV EKRANLARINA BEKLİYORUZ.. Gazeteci Fakir Yılmaz kendisi gibi gazeteci olan kızı Şeyma Özlem Yılmaz ile birlikte YILDIZ EN TV'de hazırlayıp, sunduğu 'Gazetecilerle Gündem' adlı programın bu haftaki konukları siyasetçi, iş adamı ve sanatçı olacak.

GAZETECİLER SİZİ DE EKRANA KONUK EDİYOR..

MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 

https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Her perşembe günleri saat 16.30'da YILDIZ EN TV'de yayınlanana baba/kız gazetecilerin bu hafta ki konukları İstanbul Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum Örgütü Başkanı Orhan Çerkez, İşadamı Caner Kaya ve Sanatçı Uğur Akçay olacaklar.

İzleyicilerini YILDIZ EN TV ekranlarına davet eden gazeteciler konuklarıyla gündemi tartışacaklar.
Anjiyo Ünitesi'nin olmadığı Ardahan'da 
Boyun Diseksiyonu Ameliyatı Gerçekleşti..
KBB Uzmanı Op.Dr. Betül BERKAY tarafından Ardahan Devlet Hastanesi’nde ilk kez Boyun Diseksiyonu Ameliyatı gerçekleştirildi.
Alınan bilgilere göre 4 saat süren operasyonun ardından hasta 3. gününde şifa ile taburcu edildi.
Anjio Ünitesinin olmadığı ve 'kuruldu, kurulacak' derken yıllardır birçok hastanın çevre illere sevkleri dolaysıyla müdaleden gecikilip, kayıp edildidiği operasyon öncesi başka bir hastalıkla (verem) mücadele eden hastanın akciğer tutulumunu değerlendiren Göğüs Hastalıkları Uzm.Dr.Zeynep ÖNDEŞ TANRIKULU’ya, kitlenin anatomik yerleşimini birlikte değerlendirilen Radyoloji Uzm.Dr Tolga ZEYDANLI, hastanın anestezisini sağlayan Anestezi Hekimi Op.Dr.Taner AKIN, anestezi teknisyenleri Nebahat AÇET ve Mehmet ARSLAN, ameliyat hemşireleri Oya ALTUN, Özge ERDOĞAN, Salih BUZKURT ve Ferdi C.TEZCAN’a, operasyon ardından hastamızın takibini yapan 2. Kat Cerrahi servisi hemşireleri, hastanın operasyon sonrası antibiyoterapi rejimini değerlendiren Enfeksiyon Uzmanı Uzm.Dr. Saliha KAZCI, hastanın böbrek – idrar yolunu tutulum riskini değerlendiren Ürolog Sayın Op.Dr.Kamil Saraç’a ve adil bir çalışma ortamı sunarak huzur içinde çalışmayı sağlayan Başhekim Uzm. Dr. Ömer KAZCI’nın ekip halinde birlikte gerçekleştirdikleri önemli operasyon bölgede bir ilk oldu.
Ayrıca, 62 yaşında kadın hasta 2011 yılında geçirilmiş total diz artroplasti operasyonundan sonra, son yıllarda opere dizinde ağrı ve aksama şikayetine binaen hasta hastanemize başvurduğu ve Op.Dr Ali BOZ tarafından Ardahan Devlet Hastanesinde ilk kez uygulanan total diz revizyon artroplasti operasyonu ile sağlığına kavuştuğuda alınan bilgiler arasında oldu.
Ameliyat sonrası bir açıklama yapan ve 'Ameliyata eşlik eden Op.Dr.Ahmet Fırat BERKAY ve tüm ekibe başhekim olarak teşekkürü bir borç bilir ilimizde başarılı ameliyatlarının devamını dilerim.' diyen Uzm.Dr Ömer KAZCI Ardahan Devlet Hastanesi Başhekimi bir ilki yaşatmanın, yaiamanın mutluluğu içinde olduklarını belirtti.
YILDIZ EN TV'NİN YÖN. KUR. BŞK.
ÜZEYİR ENGİN ANNESİNİ KAYIP ETTİ!
Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma'nın 'Gazetecilerle Gündem' adlı canlı yayın programı yaptıkları YILDIZ EN TV ve ENGİN GAYRİMENKUL 'un Yönetim Kurulu Başkanı, Ardahanlı İş insanı Üzeyir Engin Annesini kayıp etti.

Engin Grup Yönetim Kurulu Başkanı Üzeyir Engin’in muhterem anneleri Fatma Engin, yakalandığı çağımızın illet hastalığı olan Koronavirüs sebebi ile kaldırıldığı hastanede yaşamını kaybetti.

Merhume Fatma Engin’in  Esenyurt'ta bulunan evinin önünde düzenlenen Cenaze töreni ardından memleketi Ardahan İlçesi Hanak Yukarı Aydere (Surmal) köyüne defnedilmek üzere sevenlerinin duası ile son yolculuğuna uğurlandı. Engin Ailesini Cenaze töreninde Eş, Dost, Akraba, ve sevenleri yalnız bırakmadı.

GAZETECİLER HABER AJANSI..

Sarıyer Posta adlı yerel gazete ve internet haber sitesini incelerken dikkatimi çeken bir yazıda aralarında siyasi görüşümüz uyumlu olmasa da gazetesinde bir yıl boyunca baş yazarlık yaptığım Gebze Gazetesinin Sahibi abim İsmail Kahraman ile Doğu Anadolu Bölgesinde birlikte ulusal gazetelerde onca haberi manşet ve sürmanşete çektiğimiz Macit Gürbüz abimin de bulunduğu ve uzun zamandır güzel çalışmalara imza atan ve kısa adı TİMEF olan  Tüm İletişim ve Medya Federasyonunun sanalda düzenlediği çalıştayında bir araya gelen gazetecilere sunduğum önerimin haklılığını bir kez daha anladım

Çünkü, Sarıyer Posta'da yazan meslektaşım Levent Pehlivanoğlu'nun '
Yerel gazeteler ve sorunları' başlıklı yazısında yakındığı konu ve benim gibi gazetecilerinde sıkça yazılarına taşıdığı gazetecilerin ana sorununun okur diye hizmet ettiklerimizin biz gazetecilere, 'satılık basın' derken kendilerinin değil, günlük bir gazete satın almak, abone olup, bir reklam vermeyi akıllarına getirmediklerini en iyi bilen gazetecilerdenim.
Evet, meslektaşım Pehlivanoğlu'nun 'Gazeteci arkadaşlar genelde halkın sorunlarını, yazıp çizdikleri için kendi sorunlarına çok fazla eğilemezler. Halkımızda gazetecileri hiç sorunu olmayan, para içinde yüzen bir kesim olarak görür.' diye başlayan yazısında 'gazetecilerin sorunlarını kim yazacak?' anlamına gelen satırlarına bakınca buradaki eksikliğin gazetecilerin kendilerinde olduğunu anlamayan biz gazeteciler olduğunu da bir kez daha hatırlıyor ve kendimize yani gazetecilere üzülüyordum.
'Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Gazete bayisinde görüp de merak etmek için bile birçoğunuzun bakmadığı yerel gazeteler, bayiye gelinceye kadar bin türlü zorluk yaşar. Sahibinden muhabirine, köşe yazarından, dizgicisine kadar sizin sorunlarınızı, dertlerinizi anlatmak için uğraş verirler. Çoğu, para olmadığı için zamanında parasını alamaz. Çoğu matbaa parasını ödeyemez. Bazen öğlen yemekleri zeytin ekmekle geçer. Bütün bu sıkıntılara rağmen ellerinden geldiği kadar iyi bir gazete çıkartmaya çalışırlar.' diye devam eden meslektaşımın bu satırlarında dikkat çektiği ise yeri geldiğinde kamuoyu yani halk, diğer adıyla okuru için canını ortaya koyan gazeteciyi anlamayan, derdine ortak olmayanların halk olduğunu ima eder ve onlara sitem eder gibiydi, aşağıdaki satırları ile devam ettiği yazısında..
'Siz değerli halkımız ise kulaklarınızı ve gözlerinizi bu sıkıntılara kapatıp ağzınızı her açtığınızda gazetecileri eleştirirsiniz. Mahallenizde, sokağınızda, okulunuzda yaşadığınız her haberi yazıp çizmelerini istersiniz. Hem yerel gazetelerin güçlü olması için katkı koymazsınız hem de bazen satılık basın dersiniz.'
Evet, Sarıyer Posta başta olmak üzere tüm yerel gazetelerin nasıl hazırlanıp, çıktığını anlamayan büyük halkımızın sadece yerele değil, ulusal basın ve dizilerini izlerken araya giren reklamlara kızdığı medyayı da sahiplenmediğini anlatmaya çalışan meslektaşımın 'Satılık basın yok mudur? Elbette kalemini para ve çıkar için satanlar vardır. Ama bu mesleği aşkla, şevkle yapan birçok arkadaşımız vardır.' satırlarının da bir o kadar anlamlı ve anlaşılması gereken sitemler olduğunu bana değil, sevgili şu an bu yazıyı okuma zahmetinde bulunan sana yani okura, halka, büyük milletimize hatırlatır gibiydi..
'Ulusal basın okuma alışkınlığımız bir türlü yerelleşememiş. İşte sorun budur. Oysa mahallendeki, sokağındaki sorunları her zaman haberleştiren, bu konuda daha duyarlı olan yerel basındır.' diyen sevgili meslektaşımın burada bir soru daha sorması gerekirdi.
Oda halktan, siyasilerden önce biz ulusal ya da yerel diye ayırmaması gereken bu meslektaşın ana dinamoları olan gazetecilerin birbirlerinin yazılarını ne kadar okuduğu ve birbirlerine ne kadar destek olduğunu sorup, gazetecinin gazeteciye attığı köstekleri de sıralamalıydı diye düşünenlerdenim.
'Kentlerde yerel basını genellikle siyasiler takip ediyor. Belediyeler toplu alım yaparak bayramlarda reklam vererek destek olmaya çalışıyorlar. Bütün bu çabalar yerel basını güçlü kılamaz. Taşıma su ile değirmen döndürmeye benziyor bu durum. Aynı zamanda yerel basının özgürlüğüne, muhalefet yapmasına da engeldir bu uygulama. Bunun örnekleri çoktur, bilenler bilir.' diye yazısına devam eden meslektaşımın bu satırlarına bakınca da o siyasilerin, belediyelerin destek değil, aslında gazetecileri, gazeteleri esir almak için bu taktikle post içinde ki dostlar olduğunu da bildiğini düşünüyorum.
Çünkü gazetecilikte asıl diğer bir sorunun 50 kuruşluk katkının aslında tembelliğe, al/yapıştırla haberciliğe alıştırdığı da diğer önemli bir konu..
Ve; 'Yerel gazetelerin güçlenmesi için yerel yönetimlere daha başka görevler düşmektedir. Belediyelere ruhsat için başvuran her işletmeye bir veya iki yerel gazeteye abone olma şartı getirilebilir. Çay bahçeleri, kahvehaneler, lokantalar hepsi bir veya iki yerel gazeteye abone olabilir. Ekonomik olarak güçlenen yerel basın yaşamak için birilerine yaslanmak zorunda kalmayacak ve özgürleşecektir. Özgürleşen basında daha güzel gazete çıkartmaya başlayacaktır. Birbiriyle kalite için rekabet edecektir.

Birbirimizi anlamaya çalışarak bu konuda fikir üretmeye ne dersiniz? Gelin her şeyi bir kenara bırakıp Sarıyer yerelinde bu konuyu tartışalım çok orijinal fikirler ortaya çıkacaktır. Gazeteler artık arkasındaki güçlerin varlığıyla değil, kalitesiyle ve birbiriyle yarışmalıdır.' diyen meslektaşımın bu önerisini desteklerken benim de ona ve diğer tüm yerel bir teklifim, bir teklifim, önerim olacak..

Gelin daha özgür bir basın için kendi ajansımızı kurup, BİP'in daha çok biplemesi için önce Corona, sonra Covit-19 ardından pandemi ama aslında sadece bir gripal olay olan saçmalık gibi merkezden bir emir ile bir anda öcü ilan edilen whatsap ve diğer sanal ortamlarda bir birimizin haberlerini, yorumlarını, yazılarını bir birimizin gazetelerinde de yayınlayalım.
Yani Sarıyer'in haberini Ardahan, Tekirdağ'ın haberini, yorumunu Antalya, Diyarbakır, Kayseri, Hatay, , Konya, Sinop, Çanakkale, İzmir, Rize'deki siyasi de, belediye de, okur da görsün, okusun ve Ankara üzerinde gerçek anlamda bir baskı ve o çok dillendirilen ama hayata geçirilemeyen 4. Kuvvet olsun, basını oluşturan biz gazetecilerin kendilerine ait Gazeteciler Haber Ajansı..

 

https://www.parcabox.com

ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 

Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 

İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 

Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.

Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 

ÜZEYİR ENGİNDEN DEV YATIRIM

arşiv haber 08/05/2016 tarihli haber

1.957.000 m² yaşam alanı...

Biga, Çanakkale ilinin kendi adıyla anılan yarımadada kurulmuş, merkeze 90 km uzaklıkta, toplam nüfus açısından Çanakkale'nin en büyük ilçesidir. Doğuda Gönen, batıda Lapseki, güneyde Çan, kuzeyde ise Marmara Denizi ile çevrilidir. 

Engin gayrimenkul aracılığıyla; 1 Temmuz 2014 tarihinde 2000 parselle değerli müşterilerimize 300 m²'den 600 m²'ye imarlı-ifrazlı arsa projesi olarak sunulmuştur. Firmamızın gelişim sürecinde "Bir gün herkes arsa sahibi olacak" düşüncesinin müşteri odaklı yaklaşımı, kolay ödeme koşullarıyla bölge siyasilerinin ilgisini çekmiştir. Sağlık, eğitim gibi değerli unsurların yanı sıra doğanın korunması ve birlik beraberliğin süre geleceği bu barış temsili topraklara Engin Kent Biga Cami, Cem evi, Okul, Sağlık Ocağı, Doğal Gölet, Spor Kompleksi, Yürüme parkuru, Park ve plajıyla daha birçok alanda hayatınızı kolaylaştıracak alan projelendirilmiştir. 

Doğa dostu alt yapı çalışmalarıyla bölgede örnek teşkil edecek bir kent planlanmıştır. Yurt içi ve yurt dışından gelen birçok taleple kültürlerin buluşmasına coşkuyla tanıklık etmektedir. Yoğun talebe istinaden 2015 yılı yarı dönemine kadar imarlı ifrazlı 1000 parsel daha eklenmiş ve 3000 parsel müşterilerimize sunulmuştur. 

Ve bu heyecan verici gelişim müşterilerimizin firmaya olan güveniyle "Engin Kentte Yaşam" düşüncelerini pekiştirmiştir. Biga'da 4'ü tek blok, 4'ü çift bloktan ve 2'si prefabrikten oluşan örnek konutlarımız inşa edilmiştir. Bölgenin coğrafi ve tarihi değeri çok yüksek olmakla beraber tatillerinizin yanı sıra hayat standartınızı iyileştirmede en avantajlı ve doğru yatırımın başlangıcı olmuştur. Projemiz; planlanan diğer projelerimize ilham kaynağı olmuştur.

.

  • HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!

     




Kaynak: ardahan haber

Editör: ardahan haberleri

Bu haber 3875 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI