Reklam
Bugun...


Gazeteci Su Kaynağı, Ardahan'ın En Yüksek Dağında, Hoçvan'daydı!
BU HABERİ youTube ARDAHANTV DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Geçtiğimiz hafta Beşikkaya HES Barajı ile önü kesilip, suyunun büyük bölümünün Karadeniz/Çoruh'a akıtılması hedeflenen Kura Nehri'ni gündeme taşıyan Gazeteci Fakir Yılmaz bu hafta da üzerinde 2. HES Barajının yapılacağı öne sürülen Çıldır Gölünün ve Çıldır İlçesinin su kaynağı olan ama hala tozlu raflarda bekletilen 'Sütlüceler Su Projesi' ile Hoçvan'ın Kısır Dağıdaydı.

Gazeteci Su Kaynağı, Ardahan'ın En Yüksek Dağında, Hoçvan'daydı!

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz'ın Hazırlayıp Sunduğu 'Fakir Yılmaz İle İş Dünyası' adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..

https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

'Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası' Yaşam TV'de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00'da Yaşam TV'de

İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Geçtiğimiz hafta Beşikkaya HES Barajı ile önü kesilip, suyunun büyük bölümünün Karadeniz/Çoruh'a akıtılması hedeflenen Kura Nehri'ni gündeme taşıyan Gazeteci Fakir Yılmaz bu hafta da üzerinde 2. HES Barajının yapılacağı öne sürülen Çıldır Gölünün ve Çıldır İlçesinin su kaynağı olan ama hala tozlu raflarda bekletilen 'Sütlüceler Su Projesi' ile Hoçvan'ın 21 pare köyünün ve Ardahan Merkeze bağlı 4 köyün hatta Ardahan Merkezin su ihtiyacını karışılayacak olan projenin gerçekleşmediği Kısır Dağı'nın tepesindeydi. Kanalımıza Abone olun, İzleyin, İzletin..

**Ardahan'ın iki yüzüne bakan en büyük "KISIR DAĞI!..

" Göleli'sinin Posof'lusunun, Çıldır'lısının Damal ve Hanak'lısının Köprülü'yü bilmediği Ardahan' ın 3197 rakımlı en yüksek dağının da Kısır dağı olduğu pek bilinmez.

Hazar'a kadar uzanan Kura nehrinin doğduğu Allahuekber dağı gibi altı su kaynayan, ve Çıldır gölünü oluşturduğu gibi Hoçvan'ın 21 köyüne hayat veren dağdır, bir yanı Terekeme'lere can veren diğer yanı Kürtlere gülen dağdır KISIR DAĞI. Kışları ulu başına düşen ilk karlarla aklanan, yazları hayat verdiği ova, çayır ve tarlalarındaki binbir çiçekle taçlanan, Kafkas arısını besleyip ballanan dağdır KISIR DAĞI. Hoçvan ve Çıldır gölünü oluşturan suyunun bu yakasına yani Hoçvan'a verilmemesiyle tanınır.

Yıllardır siyasetin tozlu raflarında bekletilen ve nedense bir türlü hayata geçirilemeyip Küçüksütlüce su projesini bekler bir ananın süt dolmuş memesini emmeyi bekleyen çocuk gibi sabırla bekler KISIR DAĞI. Zorbey'in oğlu Kısır bey gibi nice beylerin gelip geçtiği, aşkların dillere destan olduğu Dengbej'lerin ağıtlarıyla eteğindeki köylerin boşaldığı, Ardahan'ın en büyük Dağıdır, KISIR DAĞI..

*DENGBEJ; Kürt sözlü edebiyatında kılom ve stran söyleyen sanatçıların adıdır. Bu kelime, sözün ahenkle icra edilmesini sağlayan kişi anlamında kullanılmıştır.

O GÜNLERİ NE YAPTINIZ?

Ülkenin sınır kentinden kalkıp, en büyük metropolüne bir kez daha gittiğimde bu kez hala başında olduğum bir sivil toplum örgütü başkanı olarak mücadele ettim oradaki diaspora ile. Ve hala da öyle..

Evet, daha önce Beyoğlu'lu, İstiklal Caddeli Taksim'in Tarbaşı'nda, şimdi kavga içinde olduğum, kendimi anlatamadıklarımla yan yana, omuzlar değerek, çıktığım Cağaloğlu yokuşunda şimdi ise Şişli'de mücadele ettiğim diasporanın fertlerinin beni engelleme çabalarını hatırlarken beni kesmeye çalışanların bir çoğunun aslında kendilerini kesip, şimdi ortada olmadıklarını hatırlıyorum yine de onlara acıyarak..
Çünkü benim dünya kenti olarak bilinen Orhan Velilerin, Nazımların şiirlerinde yer alan İstanbul'da verdiğim mücadeleyi anlamayıp, 'Güçlü Lobi' dememi Lobiye diye algılayıp, beni, babalarının, analarının çeper diplerinde kendilerine yedirdiği lobiye diye yemeye çalışırlarken aslında kendilerini yiyip, bitirdikleri ve gündemden düşüp, gittiklerini görüyordum, beni  çok da yorsalar..


Ve ben hala dimdik ayakta buradayken  onlar o güzel günler gibi geride kalırlarken anılarda bile kalmadıklarıdır..
Halbuki ben hep onlar için mücadele edip, kendimden, evimden, geri kalıp yorulduğumu anlamayanların bugün nerede olduklarını merak edip, hala düşünmem bile onlardan daha insan, daha duygusal ve üzülen olmam bile yazık değil mi?!.
Onların orda, İstanbul başta olmak üzere batıda anlayamadıkları, fark edemedikleri öz güvenlerini kendilerine hatırlatma çabam, mücadelemi anlamayanların bugün ortada yok olmaları benim değil kendi suçlarının olduğunu anlamalarını da hala beklerken asıl acıdığım o güzel günlere yazık ettiniz demeden geçemeyeceğim..
Ve onlar için, benim için bir mahkeme, idam sehpasının kurulup, 'O güzel günleri ne yaptınız? sorusunun sorulup, cevap verilmesi için beklenmesini cevaplayamayanların hemen oracıkta asılıp, ortadan kaldırılmasına razıyım diyeceğim ki; Ben, benim yapmak istediklerimi ve onların bana ve tüm topluma yaptıklarını anlayan toplumun, kamuoyunun, insanların hatta siyasetin, sosyal hayatın onları çoktan asıp, sahadan silerek, toz edip, ortadan kaldırdığını da anlıyordum..
Çünkü ben onlar için mücadele edip, yok imkanlar ile omuzlamaya çalıştıklarımın çoğunun bana ve kendi toplumlarına yaptıkları hatalar yüzünden yerlerine başkalarının geldiğini de hatırlıyor, onlar anlamazlarsa da ben bir kez daha anlayıp, onlara, onar içinde üzülüyordum, 'O güzel günleri ne yaptınız?' diyerek..

HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!

 

Serhat mı, Hoçvan mı?
arşiv haber 01/07/2017 tarihli haber/foto
Ardahan'ı Bölgesel Amatör Liginde temsil edecek olan futbol takımı yarın yapılacak olan şampiyonlar maçı ile belirlenecek.

İki sezondur Ardahan'ı BAL liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor ile Ardahan 1. Amatör Futbol Liginin 2016/2017 Şampiyonu Hoçvan Spor'un karşı karşıya geleceği önemli karşılaşma Ardahan Halil Efendi Mahallesin de bulunan stadyumda gerçekleşecek.

Serhat Ardahan Spor'un BAL ligi tecrübesini, Hoçvan Spor'un ise yenilgisiz bitirdiği Amatör liginde ki ruhunu yansıtması beklenen karşılaşma saat: 14.00'da başlayacak.

**Hoçvan Yayla Festivalinin Devamı Zaruridir

Bu yıl Hoç-Fed tarafından geleneksel hale getirilen Hoçvan Yayla Festivali için bölgede muhtarlar başta olmak üzere bir dizi görüşmeler gerçekleştirildi. 

Akabinde İstanbul’da gerçekleştirilen iftar yemeğinde, 8­-9-­10 Temmuz tarihlerinde yayla festivali için Festivale izin çıkmadığı bildirildi.

Konu ile alakalı bir açıklamada bulunan Hoç-Fed yetkilileri, ‘’Hoçvan halkı ve muhtarlarla yapılan görüşmeler sonucu, ‘Federasyona ve bağlı dernekler haricinde adı sanı olmayan hangi oluşum olursa olsun bu festivali onaylamayacakları’ şeklinde görüş birliğine varıldığı, çıkan bu sonuca karşılık, Hoç-Fed bu yıl ‘Siyaset –Devlet El ele..’ isimli festivali yapma taraftarı olduğu ancak devletin buna. ‘Terör ve Güvenlik’ nedeniyle izin vermediği, konuyla ilgili yönetime resmi bir bildirinin yapıldığı bilgisine ulaştık.

Barış görüşmelerinin neden bitirildiğine ilişkin görüş bildirmek, bu anlamda konuyu deşme taraftarı değilim.

Genel kanı, (konunun özeti net olmasına karşılık) siyasal iktidarın sürdürdüğü barış görüşmelerine rağmen 2015 genel seçim sonuçlarını beğenmemesi sonucu oyunbozanlık olarak zihinlere kazınmıştır.

Hoç-Fed ve çeşitli çevrelerin bu süreçteki her bir dayatması mevcut iktidar için bir bahane olacağı ve bölge halkının bundan dolayı zarar göreceği kesinlikle akıllardan çıkarılmaması gerekir!..

Bölgede festivalin/Festivallerin yapılamaması bir takım çevrelerce ilgili kurumlar dâhil olmak üzere kesinlikle Hoç-Fed’in oyunbozanlığı olarak algılanmamalı.

Buna karşılık Ardahan dernekler federasyonu genel başkanı Fakir Yılmaz tarafından yapılan açıklamaya göre, Hoç-Fed’ in gerçekleştirmeyeceği Festivali üstlendiklerini bilgisi edindik.

Bu durum, gerek Hoç-Fed ve gerekse Muhtarların öncülüğündeki Hoçvan kamuoyu tarafından nasıl karşılanır bilemeyiz ancak, bildiğimiz bir doğru var ki, her ne kadar Hoç-Fed ve muhtarların öncülüğünde ki Hoçvan kamuoyu bu festivale temkinli yaklaşsa da devletin dayattığı ‘terör ve güvenlik’ le ilgili yaklaşımını kabul etmemiz gerekiyor(!)

Devlet, bölgede terör ve güvenlik gerekçesi ile yasakladığı Hoçvan festivalinin perde gerisinde yatan gerçek bellidir. Bu çabaya karşılık, bölge halkının mağdur olmasını istemiyorsak bu duruma temkinli yaklaşmakta sakınca yoktur.

‘’Hoçvan yayla Şenliğini ARDA/FED olarak kendilerinin üstlenebileceğini’’ açıklayan Ardahan Dernekler Federasyonu başkanı Fakir Yılmaz, ‘’Ardahan’ın tanıtımına büyük katkı sunan bu tür etkinliklerin mutlaka yapılmasından yana olduklarını’’ belirtiyor. Bence haklı bir çıkış. Konunun özü açık ve nettir. Ardahan Federasyonu Din, Dil, Irk, Renk, Etnik yapı gözetilmeksizin tüm Ardahanlıları tek çatı altında toplama ve bu anlamda güçlü bir LOBİ oluşturmaya yönelik bir çatı olarak kabul ediliyorsa şayet bu festivalin ara verilmeden devamından yana olmalıyız.

Geçmişte ARDA/FED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ında değindiği üzere zamanın belediye başkanı Mikail Kayatürk’ün yapmadığı 9. Ardahan Bal Festivalini derneklerle birlikte gerçekleştirilmesinde herhangi bir sakınca görülmemiştir. Festivalin başka bir kanaldan gerçekleştirilme çabası Hoç-Fed nazarında geçici bir süreç olarak algılanmalıdır, gerisi teferruattır.

İlyas Yıldız

Çok bilmiş sözde ve sonradan tarihçiler..
  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
Belediyesinin önce gelişi güzel ruhsat verip, başta tarihi binaları olmak üzere bir çok tarihi yok ettirdiği ardından da aklı başına gelince balkonları ve katları engellemek için verdiği ruhsatları ‘Sehven yanlışlık oldu’ diyerek yasal olmayan şekilde iptal ettiği Ardahan’ın altında da tarih fışkırmaya devam ediyor.
Her kazma ile başta insan kemikleri olmak üzere bir çok tarihi kalıntının yer yüzüne çıktığı Ardahan’da son günlerde çok bilmiş sözde ve sonradan tarihçi olanlarda türemeye başladı..
En son Rus bir askere ait olduğu ileri sürülen cesedin üzerinde şov yapmaya başlayan bu sözde ve sonradan tarihçilerin bilmediği bir şey var ki oda toprak altında çıkan her kemiğe hemen teşhis koyulamayacağıdır..
Çünkü tıbbın geliştiği bilimin başını alıp gittiği şu dünyada toprak altında çıkan her kemiğe ‘Vaayyy Ermeni katliamın da öldürülen dedelerimiz’ diyen sözde ve sonrada tarihçi olanlar şu günlerde gündemde düşmeyen tabuta da yaman sarılmışlar..
Rus general, Ortodoks asker diyerek bir günde teşhis koyanlar yarın rezil olursa şaşmam..
 
 



Kaynak: İlyas Yıldız

Editör: Ardahan Haberleri

Bu haber 6328 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI