Reklam
Bugun...


GAZETECİ GRİP DEDİ, BAŞKAN YAYILMAMASI İÇİN DEZENFEKTE YAPTI!
Tüm dünyayı saran ve paniklendiren Koronavirüsünün ülkemizde de yaşandığı haberlerinin hemen ardından televizyona röportaj veren Gazeteci Fakir Yılmaz paniğe gerek olmadığı, yaşananın sadece grip benzeri bir hastalık olduğunu belirtirken Ardahan Belediyesi de kentte dezenfekte yaptı. Virüsün ülkede olduğu haberinin sabahında başında bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonun bulunduğu Şişli'de Cumhuriyet TV'ye röportaj veren Gazeteci daha önce de virüsün sınıra dayandığını haberini ilk vermişti.

GAZETECİ GRİP DEDİ, BAŞKAN YAYILMAMASI İÇİN DEZENFEKTE YAPTI!

Başkan Deniz Gözlükleri İle Dezenfekte yapınca 

Cumhurbaşkanı Danışmanı Eleştirdi!

Gazetecinin röportajını bu linkten izleyebilirsiniz..
https://youtu.be/O1evv516-5c

Ardahan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamında, Ardahan Belediyesince kentin bazı noktalarında dezenfekte çalışması yapıldı.

Ardahan Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir'in de bizzat katıldığı çalışmada, halkın yoğun kullandığı şehirler arası otobüs terminali başta olmak üzere, Kars Garajı bölgesi ve taksi duraklarının yolcu bekleme alanları dezenfekte edildi.

Açıklamada görüşmelerine yer verilen Demir, çalışmalarının aralıklarla süreceğini belirterek, "Bugün itibarıyla dezenfekte işlemlerini başlattık. Çalışmamız haftalar boyunca sürecek." ifadelerini kullandı.

Öte yandan Ardahanlı olan Cumhurbaşkanının Ekonomiden Sorumlu Danışmanlarından Korkmaz Karaca 'Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir Corono Viris ile mücadele için Ardahan sokaklarında. Başkanım kıyafet müthiş. Hele ki o deniz gözlükleri ;)) Siz Bizi güldürdünüz. Allah’da sizi güldürsün. Sanatçılık başka şey..' şeklinde attığı twit ile başkanın şow yaptığını ima etti.

Cennetliklerin Korkusu!..

 
 
 
 
 
 
 
Korkma sönmez bu şafaklar' mısraları ile başlayan milli marşlı bir milletin para almadan bu şiiri yazan şair, veteriner, hekim, öğretmen, vaiz, hafız, Kur'an mütercimi ve siyasetçi Mehmet Akif Ersoy'un cenazesinde kendisinin naaşı dahil ancak 12 kişinin olduğunu ve paltosunun bile olmadığını bilmeden kutlamaya hazırlanılan 12 Mart İstiklal Marşının kabulünün 99. yıl dönümünde ülkeye gecikmeli gelen Çin virüsü paniği ile yaşanan ölüm korkusuna baktığımızda hem pısırık ve bir hayli korkak bir millet olduğumuzu görüyordum..
Ve bu marşın 10 kıtasını okuyup, ezberlemeden ilk satırlarıyla gaza gelip, 'Vatan, Millet, Sakarya' edebiyatı ile yaşadığımızı bir kez daha anlıyordum..
Çünkü iddia ediyorum ve altına bir kez daha imza attığım 'Koronavirüsü sınırlarımıza dayandı' başlıklı twitim ardından başta Kafkaslara açılan gümrük kapılarımız Türkgözü (Badele) ve Aktaş Gümrük kapılarında alınan onca önleme rağmen içeri sızmayı başaran ve şu an bulunduğum İstanbul'a kadar gelen Çin virüsü ardından korkak olmadığını iddia edip, ama aslında çok korkak bir olduğumuzu görüyordum..
Gerçi bir gazeteci olarak işim olan duyduğumu, öğrendiğimi teyit edip, gazetecilik kuralları içinde kamuoyuna sunduğum bu twitim ardından önlem alan, hatta vali beye bile maske taktıran Ardahan Valiliğinin şaçma şikayeti üzerine savcılık olup, ifade versem de ben valilik, gümrük, sağlık yani tüm yetkililerden önce gazetecilik görevimi zamanında yerine getirmiştim..
Ve yine iddia ediyorum İstanbul Kapalıçarşı'da 10 günden fazladır kapalı olan bir kuyumcudan içeri sızdığı ileri süsürlen Koronavirüsüne yakalanan hastanın Çapa'da olduğu ve sadece bir hasta değil, bir çok yerde bu yöndeki şüphelerle yani bu hastalık şüphesiyle 14 günlük karantinada olduğu açıkça denmese de ima edilen ülkemde dikkat çeken bir diğer konu da  başta Mekke'de olmak üzere bir çok yerde bir anda boşalan camilere giden Allah'ın dediğine ve onun emrine boyun eğdiğini iddia eden ve 'Allah'ın dediği olur, onun emri varsa hiç bir şekilde durdurulamaz' inancını taşıyan cemaatin ölüm korkusu olmakta.
Ve aynı cemaatin başta maske, kolonya olmak üzere tegahlara saldırıp, kıyamette kendilerini kurtaracakmışcasına rafları kısa sürede boşaltması gerçekten şaşırtıcı ve düşündürücü bir konu olduğu kadar bizlerin dini inancımıza karşı ne kadar samimi olduğumuzu da ortaya koymaktaydı..
Mutlu yaşamın ana damarlarından olan Demokrasi adına mücadele eden ama yazdıkları yorum, yaptıkları haberler dolayısıyla iktidarı kızdıran onca tutuklu gazetecinin olduğu ülkede yeni gazetecilerin içeri alındığını görmezden gelip, ölüm korkusu ile Çin'den gelen virüs nedeniyle kendilerini evlere hapsedenlerin yaşadığı panikle bir anda boşalan Allah'ın evi Mekke'ye, raflara, caddelere, sokaklara baktığımız da insan oğlunun sınav denen bu dünyayı bırakıp, geriye dönmemek üzere gidenleri düşünmeden ne kadar sarıldığını ve bu yalan dünyayı cennet olarak gördüğünü anlamak da mümkün.

Ve her gün onca insana çeşitli nedenlerle cehennem edilen bu dünyaya sarılırken aslında o dünyayı kendilerinin cehennem yaptığını ve savaşlardan, çevreyi katletmekten, ekmeği çöpe atmakla, yaşanan onca haksızlığa karşı üç maymunu oynayarak, kısacası ölmeden asıl cehennemin içinde olduklarını da hiç düşünmez kendilerinin cennetlik olduğunu sanıp, birer melek ve bulunmaz kumaş olduğunu sananlar..VE CORONAVİRÜSÜ TÜRKİYE'DE AMA NEREDE?!.

VE CORONAVİRÜSÜ TÜRKİYE'DE
AMA NEREDE?!.
arşiv haber 11/032020 tarihli haber/yorum
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gece 00.30'da bir basın açıklaması yaptı. Koca, Türkiye'de ilk koronavirüs vakasının görüldüğünü açıkladı. Virüslü kişi ve nerede olduğu ise..

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklamasında şunları söyledi:

Çin'in Wuhan kentinde bulunan tam 90 gün önce ortaya çıkan yeni koronavirüs başka bir çok ülkeye buluşmasına, küresel yayılım göstermesine rağmen Türkiye olarak süreçte büyük bir başarı gösterdik. Komşu ülkeler bizim aldığımız sıkı tedbirleri almadılar. Bizim strateji ve disiplinli eylem planında direncimiz hiçbir şekilde azalmadı. İnsanların ülkeden ülkeye hareket olduğu dünyada direnç hangi düzeyde olursa olsun bazı sonuçları önlemek maalesef mümkün değil.

"KORONAVİRÜS ŞÜPHESİ OLAN VATANDAŞIMIZIN TEST SONUCU POZİTİF ÇIKTI"

Bu an burada olmamın nedeni bu saate dek gösterdiğimiz şeffaflık ve bunun devam edeceğinin teminatıdır. Size üzücü ama korkutucu olmayan haberi bildirmek istiyorum. Bugün akşam saatlerinde koronavirüs şüphesi olan bir vatandaşımızın test sonucu pozitif çıktı. Yüksek ateş ve öksürük şikayetinin araştırılması sonucu tanı konmuştur. Hastanın virüsü Avrupa'dan aldığı tespit edilmiştir. Hasta bir erkektir ve genel durumu iyidir.

Aile bireylerin hepsi gözetim altındadır ve her biri şüpheli kabul edilmiştir. Hasta mahremiyeti korunması açısından detaylı bilgilerin paylaşılması uygun bulunmamıştır. Tanı erken konulmuştur virüs bulaşmışsa bu çok sınırlıdır. Ülkemiz yayılmayı önleyici tedbirler alınmıştır. Bu hastalığın ülkenin her bir yerinde görülme ihtimale karşı sağlık personeli hazırlığını bitirmişti.

"ZORUNLU OLMADIKÇA YURT DIŞINA ÇIKMAYALIM"

Yurt dışına lütfen zorunlu olmadıkça çıkmayalım. Bakanlığımızca bildirilen koronavirüsten korunma programına lütfen uyalım. Yurt dışından dönenler için 14 kuralı, dönüşlerinde 14 gün kendilerini özellikle izole etmelerini istiyoruz. Büyük çoğunluğumuz için anahtar kelimemiz yine 14'tür. Elleri tam hijyen sağlayacak şekilde yıkamaktan hangi durumda hangi sağlık kuruluşuna başvurulacağı bellidir. Biz dünyayı uyarırken aynı zamanda hazırlandık.

Bakanlığımız ve tüm birimleriyle devletimiz koronavirüse karşı hazırlıklarını tamamladı. Bir veya birkaç vaka salgın olarak görülmemelidir. Bu durum sadece virüsün ülkemiz sınırlarına girdiği anlamına gelir. Bu yüksek bir ihtimaldi ve gerçekleşti. İzole edilmiş vakanın şu an tek anlamı budur. Şimdi yapmamız gereken hayatımızı tedbirler doğrultusunda düzene sokmuştur. Ulusal bir mücadele edeceğiz, risk somut tedbirler ise basittir.

"KARANTİNAYA ALINMIŞ HASTA TOPLUMU TEHDİT ETMEZ"

Koranavirüs alacağımız tedbirlerden daha güçlü değildir. Topyekün risk değildir. Karantinaya alınmış bir hasta bir toplumu tehdit edemez, hepinize teşekkür ediyorum.

Ben şeffaf bir şekilde bugüne kadar bu süreci götürmeye çalıştım. Yarın sabah da açıklayabilirdim akşam da açıklayabilirim. Gecenin bu saatinde açıklamanın bir sebebi şeffaf davrandım. Bunu açıklama gereğini hissettik. Hasta mahremiyetini söyledim. Bir şehri, bir hastaneyi ifade etmedim.

"HEDEF GÖSTERMEK İSTEMİYORUM"

Bakan Koca, açıklamaların ardından basından gelen bazı sorulara yanıt verdi. Koca, ilk vakanın nerede görüldüğü sorusuna, "Şeffaflık anlayışıyla hareket ediyoruz, o yüzden bu saatte buradayım. Ancak vakanın bulunduğu yerle ilgili bir ilimizi ve bir hastanemizi hedef göstermek doğru değil" ifadelerini kullandı.

İZİNLER İPTAL EDİLDİ

Sağlık Bakanlığı hudut ve sahil çalışanlarının izinlerinin iptal edildiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü merkez ve taşrada çalışan tüm personelin yıllık izinleri koronavirüs nedeniyle iptal edildi" ifadeleri kullanıldı.

KÜLTÜR EVİNİN KÜLTÜRLÜLERİ..

Yapılan hacizler nedeniyle altındaki arabası alınan ve makamında olduğu belediyenin sıkıntıları ile boğuşan hemşehrim Kemal Deniz Bozkurt'un başında olduğu İstanbul'un en büyük nüfuslu, en çok bütçeli Esenyurt ilçesinde daha önceki yerel yönetimlerce yapılan ve adına, 'Kültür Evi' denen yapılar arasında bulunan ve yönetimini hemşehrimin oluşturduğu Ardahan Kültür Evi'nin bu hafta seçimi var.
Benim de delege olduğum Kültür Evi'nin mevcut yönetiminin yeniden aday olduğu ve aynı yönetimde bulunan bir Mali Müşavirin de karşı aday olduğunu duyduğumuz Ardahan Kültür Evi'nin ve bölgede bulunan Kültür Evi altındaki oluşumların başta kap kaç, trafik, gelişi güzel yapılaşma ve ortalama her gün bir cinayet, hırsızlık haberleri gibi olumsuzluklarla gündeme gelmesi ile kötü bir imajı bulunan yaşadıkları Esenyurt'un yaşanılır bir kent olduğu ve en önemlisi 7 bölgeden devam eden göç ile ülkenin mozaiği olduğunu kamuoyuna anlatamadıkları gibi belediye yani yerel yönetimin kendilerine sağladığı o binalarda kültür adına ne yaptıkları da ve 'Kültür Kokan Esenyurt' diyemediğimiz bir kent görünümündeki paylarını da masaya yatırmak gerekir.
Bu hafta sonu yapılacak olan ve benim de delegesi olduğum en önemlisi Aday olmayı da düşündüğüm ve Ardahanlılardan çok en fazla Göleli delegelerin olduğu ve bu nedenle asıl adının 'Göle Kültür Merkezi' olması gereken şimdiki Ardahan Kültür Evi'nin 817 delegesinin vereceği karar çok ama çok önemlidir.
Çünkü buranın artık bir değişime ihtiyaç duyduğu ve mevcut yönetimin yaptıkları ile teşekkür edilip, kenara çekilmesi gerektiğini belirtip, sonrasında da 'Evet, ama , işte, ya' demekle yani aynı kişilere oy vermekle meşhur delegesinin alacağı karar ile adı kültür olan ama Kültürün K'sinin olmadığı bu alana mevcut delegenin kendisi sahip çıkmalı diye düşünüyorum..
Şu anki Belediye Başkanının da delegelikten silindiği ve bir çoklarının mevcut yönetimin yazdığı akraba, dost oldukları ileri sürülenlerin 'Hayır biz kendi öz irademizle kimi seçeceğimize karar vermeliyiz' demesi gerekir diye düşündüğüm bu süreçte benim veya başkasının bu Kültürlülere müdahalem ne kadar etkili olur bilmem ama başta delege olmak üzere mevcut yönetimden şikayetçi olup, sonrasında 'Ama, of, puf' edip onlara oy verenler gerçek anlamda dürüst davrandıkları takdirde en azından orayı sallayacakları, titretecekleri de asıl gerçektir.
Evet, bir çok hemşehrimin yaşadığı, bir hemşehrimin de belediye başkanı olduğu İstanbul'un Esenyurt ilçesindeki Kültür Evi'nin seçimi var ve bu seçimde Kültürlülerin mi yoksa Kültürsüzlerin mi seçilip, seçilmeyeceğine karar verecek olanlardır, Kültür Evi'nin gerçek anlamda kültürlüler in kültür evi olduğunu ortaya koyması için.
Onun için 'Of-puf, kendi adamlarını yazmışlar, alamayız, alamasın' demeden ve asıl suçluların bunu deyip, mevcutta hizmet edenler olduğunu bilmek, anlamak, algılamak yeter, artar bile..
Ha unutmadan bu arada çok kültürlüler in olduğu ve batıdaki kentlerinde adını 'Kültür Evi, Büyük Buluşma, Serhat' diye sözde adını taşıdıkları Ardahan üniversitesi başarı sıralamasında 81 vilayet içinde sonuncu oluğunu da belirtmeden edemeyeceğim.
Çünkü kültür kokan bir kentin Kültür Evi'nin seçimi var bu hafta sonu..

HASTANEDE BOMBA PANİĞİ HASTANEDE BOMBA PANİĞİ
arşiv haber 08/08/2015 tarhli haber
Ardahan'dan Haberlerine Hoş Geldiniz..

**HASTANEDE BOMBA PANİĞİ!.

Yeniden yaşanan iç çatışmalar ile iyiden iyiye gerilen ve olağanüstü önlemler alan güvenlik güçleri gelen her ihbara şüpheli ve kontrollü bakıyor.
Son olarak Ardahan Devlet Hastanesinin önün de görülen sahipsiz çantanın bomba olacağını düşünen güvenlik güçleri çantanın etrafında hemen önlem alarak, olay yerine bomba uzmanlarını çağırdılar.
Yapılan araştırma e alınan önlemler ardından fünye ile patlatılan çantada yaşlı bir kadına ait olduğu öğrenilen elbiseler çıktı.

**Tüp patladı, Bir Asker yaralandı!..

Ardahan merkeze bağil Hoçvan Hacıali köyünde meydana gelen patlamada bir ev çökerek kullanılmaz hale geldi.

Alınan bilgilere göre dün akşam Zeki Gökdemir'e ait evde bulunan LPG tüpünün gaz kaçırması ardından patladı. Tüpün patlaması ile yerle bir hale gelen evin kullanılmaz hale geldiği ama şans eseri kimsenin ölmediği, yaralanmadığı öğrenilirken, çıkan yangının köylülerce söndürüldüğü öğrenildi.
İtfaiye ve Jandarmaya haber verilmesine rağmen kimsenin köye gelmediğinden yakınan Hacıali köylüleri ilgililerin ilgisizliğinden şikayetçi oldular.

**Asker yaralandı..

Öte yandan Ardahan merkezde vatani görevlerini yapan iki askerin şaklaması sonucu bir askerin yaralandığı öğrenildi. 
Alınan bilgilere göre 25 nci Mekanizme Tugay Komutanlığında görevli olan askerlerin aralarında şakalaştıkları sırada ellerinde ki silahın açılması ardından yaralandığı ve Erzurum'a sevk edildiği bilgisi alındı.

**Edî bes e!

İki yıl boyunca yaşanan huzur ortamının bozulmasına tepki koyan Kürt aileler göz göre göre çocuklarını ölüme gönderenlere tepki göstermekteler.
Son olarak İstanbul Sultanbeyli gerçekleştirlen eylemler sonucu öldürülen 3 Kürt gencin bile bile ölüme gönderildiğini belirten Kürt ail leri, ‘Çocuklarımızı bile bile ölüme gönderenler bu hakkı kendilerinden nasıl buluyorlar?’ diyerek çcuklarının öldüğü bu anlamsız çatışmaların artık son bulmasını istiyorlar.
Kardeşin kardeşe öldürültüğünü, devletinde tutum ve davranışları ile buna çanak tuttuğunu belirten Kürt aileler dağda, ovada, askerde, karakolda ölenler bizim çocuklarımız. Onların siyasi amaçlarına kurban edilen bizim çocuklarımız.. Artık yeter, edî bes e’ diyerek çatışmaların son bulmasını, barış masasına yeniden dönülmesini istemekteler.

**HATALARINI ANLAYINCA ‘DURDURUN’ DEDİLER!

Kürt e Türk ailelerin tepkilerne neden olan çatışmaların en sonuncularından olan İstanbu Sultanbeyli’de ki eylem de ölen 3 PKK’lının fotoğrafları ve kimliklerinin tespiti ardından tepkilerin arttığını gören PKK’da hatasını anlayıp u tür eylemlerein bir daha yapılmamasını istedi.
İşte o açıklama;

AĞIR FEDAİ EYLEMLERİ DURDURUN'

HPG BİM, Merkez Karargah Komutanlığı'nın Şehit Zîlan Ölümsüzler Taburu'nun tüm birimlerine "Ağır fedai eylemleri durdurun" talimatını verdiğini söyledi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: Sürdürülen saldırılara karşı düzenlenen ve tamamıyla intiharı amaçlayan ağır fedai eylemlerin yapılmamasıgerekmektedir."              

**2 Yıllığına AK Parti-CHP İktidarı!..

7 Haziran Genel Seçimleri ardından ortaya çıkan tablonun koalisyonu olduğu gibi partileride zora soktuğunu belirten AK Parti ve CHP Üst düzey kurmaylarının bir araya geldiği dün 2 yılık bir koalisyon kurma kararı aldıkları ileri sürüldü.
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu le Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun uzun süredir yapılan görüşmeler ardından dün bir araya gelerek, AK Partili ve CHP’li Koalisyon Komisyonunun hazırladığı AKP/CHP Koalisyon Hükumetinin iki yıllık bir hükümet olacağı, bu hükumetinde yeni bir seçime hazırlık hükumeti olacağı ileri sürüldü.
Gazetemizin Ankara kulislerinde elde ettiği bilgilere göre Cuma günü yeniden bir araya gelecek olan Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu’nun kuracakları 2 yıllık koalisyon hükumetinin bakanlarını ve yapacaklarını da kamuoyuna açıklayacakları da öğrenildi.

**4 Saat 2 yıl..

AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu arasında gerçekleşen görüşmenin iki yıllık bir AKP/CHP Koalisyon Hükümeti kararı ile sonuçlandığı ileri sürüldü.

Hükümet kurma süreci kapsamında, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında gerçekleşen görüşme sona erdi. Başbakanlık Resmi Konutu'ndaki görüşme, yaklaşık 4 saat 20 dakika sürdü.

 ** CUMA GÜNÜ YENİDEN BİR ARAYA GELECEKLER..

Hükümet kurma süreci kapsamında, AKP ve CHP genel başkanları Perşembe veya cuma günü yeniden bir araya gelecekler.               

**ÖZEL SAVAŞ İSTEDİ..

Bir dönem başında bulunduğu Büyük Birlik Partisini AKP’nin emrine verdiği ve bu nedenle BBP’lilerce genel başkanlıktan edilip, partiden atılan Ardahanlı Yalçın Topçu özel savaş hali istedi.
Yaşanan çatışmaların barışla sonuçlanması için yapılan tüm girişimleri yok sayıp, ‘Özel Savaş’ haline geçilmesini isteyen Yalçın Topçu’nun tepkiye neden olan açıklaması şöyle; 

Eski Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Yerli Düşünce Derneği Onursal Başkanı Yalçın Topçu, “Bölücü Terörle Mücadelede ‘Özel Savaş’ Durumuna Geçilmelidir.”
Yalçın Topçu, son günlerde artan terör olayları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Topçu, açıklamasında bölgede son günlerdeki hareketliliğin siyasete de yansıdığını ve sert polemiklerle sürdürülen söylemlerin bölgedeki bin yıllık kardeşliğe zarar vermemesi gerektiğini dile getirdi.
PKK terör örgütüyle halkın birbirinden kesinlikle ayrılması gerektiğini kaydeden Yalçın Topçu; “Mütedeyyin Kürt kardeşlerimizi terör örgütünün safına itecek söylem ve eylemlerden millet olarak uzak durmalıyız. Bilinmelidir ki dış güçler millet olarak bizi birbirimize düşürmek istiyor. Aktif siyaset sahnesindekiler oy devşirme hesabını bir kenara bırakıp kardeşliği arttırıcı söylemlerde bulunması gerekmektedir.” ifadesini kullandı.
Topçu, Bölücü Terörle Mücadelede Özel Savaş Durumuna Geçilmesi gerektiğini savunarak, “Mevcut durum gereği ya koalisyon kurulmalı ya da zaman kaybı olmadan AK Parti seçim hükümeti kurulmalı. Devletin son günlerdeki terör ve teröristle mücadelesinde, milletimizin kahir ekseriyetinin desteği vardır. Devlet kararlılıkla vatandaşa şefkat elini uzatıp yunus, bölücü eşkıyaya karşı da yavuz olmalı. Bölücü terörle mücadelede “Özel Savaş” durumuna geçip meskûn ve gayri meskûn yerlerde nokta operasyonlarla elinde silah bulunan ve Türk’e, Kürt’e, devlete silah doğrultan unsurlar enterne edilmeli. Devletin şefkat eli güvenlik, özgürlük, refah konseptinde vatandaşın üzerinde olmalı. Operasyonlar doğu ve güneydoğu özellikle Kürt kardeşlerimize cesaret vermiştir; Marksist, bölücü, ırkçı terör ve terörist karşısında sahipsiz olmadığını anlamışlardır. Devlet kesintiye uğratamadan bu kararlılığını sürdürmelidir.”
“Bizi Parçalamak Mümkün Değil”
Bölücü terör örgütünün hem Kürt’ün, hem de Türk’ün düşmanı olduğunu söyleyen Yalçın Topçu şöyle devam etti; “Bölücü terör örgütü; Kürt’ün, Türk’ün düşmanıdır. Kürt şehitlerimiz; Malazgirt Kudüs, Çanakkale, Sakarya, Dumlupınar, Kıbrıs’ta olduğu gibi kıyamete kadar sürecek birliğimizin teminatına bin yıldır asil kanlarıyla imza atmışlar, atıyorlar. Irkçı, bölücü, Marksist terör örgütü, küresel gücün taşeronluğunu 40 yıldır yapmaktadır. Hamdolsun birliğimize zarar veremedi. Beş milyona yakın Türk-Kürt hanesi birbirine kız alıp vermiş vermeye devam ediyor. Bin yıldır; nene, amca, dede, dayı, yenge, damat olunmuş, olunuyor. Biz, ne Irak ne de Suriye’yiz. Ama bizi bu taşeron bölücü örgütle oralara benzetmeye çalışıyorlar. Bizim sosyal hakikatimiz gereği bizi parçalamak mümkün değil. Ama enerjimizi tüketiyorlar. Lider ülke olmamızı engelliyorlar. Türk-Kürt kardeşliği nasıl ki daha evvel bu bölücü teröristlerin arkasındaki güçleri; Alparslan’la, Selahaddin’le, Fatih Sultan Mehmet’le, Mustafa Kemal Atatürk ile toprağa gömdüyse bugün de bu insanların torunları bu bölücü terör yandaşları ve arkasındaki güçleri Anadolutopraklarına gömecektir.”
“Biz, Kıblede Bir Milletiz”
Türk-Kürt kardeşliği hem kan hem de yüce bir medeniyet kardeşliğidir diyen Topçu, ’’Teminatımız cephelerde din, bayrak, vatan savunmasında binlerce yıldır şahadete kavuşan dedelerimiz bu gün de kardeşlerimizdir. Kürt’ün, Türk’ün, Türkiye’nin düşmanı, Siyonizm’in, yedi düvelin ve yerli işbirlikçilerinin olduğu bölücü terör örgütüdür. Dünyaya, yedi düvele ve şer güçlere haykırıyoruz. Biz, ‘Tarih Yapmaya’ seçilmiş yumurta ikizi kardeşleriz. ‘Edirne ne kadar Türk ise, Hakkâri o kadar Türk; Hakkâri ne kadar Kürt ise Edirne o kadar Kürt’ diyen bir milletiz. Milyonlarca gelin ve damadı olan bin yıldır Anadolu kazanında ‘Allah Allah nidasıyla’ birlikte pişmişiz. Anadolu kiliminin olmazsa olmaz desenleriyiz. Biz, kıblede bir milletiz. Biz, 79 milyon ‘İnnemal müminine ihvetun’ emrine uyan iman eden Kürt, Türkmen, Çerkez, Laz, Alevi, Sünni vs. hep birlikte Ay yıldızlı Al Bayrak altında başı dik, karnı tok, tam bağımsız güçlü bir Türkiye’de bir ve beraber yaşama kararında olan asil milletiz. Heveslerinizi yüz yıl evvel Çanakkale’ye gömdüğümüz gibi bugün de Anadolu’ya gömeceğiz. Terör örgütünün son günlerde gerçekleştirdiği saldırılar neticesinde şehit olan güvenlik görevlilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Devlet; düşman ‘alkışlasın’ diye güvenlikten vazgeçmez. Birileri ‘kınayacak’ diye de bireysel hak ve özgürlüklerden vazgeçemez. Faiz lobisinin ‘pastasından’ eksiliyor diye de vatandaşın refahını artırmaktan vaz geçmez. Kazanan, Türkiye ve Kürt-Türkmen kardeşliği olacak. Kaybeden, Irkçı, bölücü terör örgütü ve arkasındaki yedi düvel olacaktır inşallah.”




Kaynak: ardahan haber

Editör: Ardahan Haberler

Bu haber 5049 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER

ücretsiz iş ilanları

FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI