Reklam
Bugun...


ERMENİSTAN'A ARDAHAN'DAN KAPI AÇILSIN!
Amerika'nın önerisi ile yıllardır ilişki kurulmayan ve dünyaya açılan tek gümrük kapısı olan Doğu Gümrük kapısı kapalı tutulan Ermenistan ile yeniden temasa geçildiği şu günlerde bu ülkeye açılacak en uygun sınırın yanı başında KTB Demir yolunun da geçtiği Ardahan-Ermenistan sınırı olduğu belirtildi.

ERMENİSTAN'A ARDAHAN'DAN KAPI AÇILSIN!

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz'ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00'da TEMPO TV'de Sundukları Canlı Yayın Programı

Her Pazar günü saat:14.00'da 

Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 

https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Konu hakkında bir açıklama yapan ve 'Kılçık yol' denen hat ile Ardahan'a gelmesi beklenen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun sıfır noktasından geçtiği Ardahan-Ermenistan sınırının Ardahan sınırlarında kalan Çıldır Başköy mevkiinde Ermenistan'a açılacak yeni bir gümrük kapısının hem Türkgözü (Badele) Çıldır Aktaş Gümrük kapıları ile gümrük kapılarının lojistik merkezi konumunda olan bölgeye hem de Ermenistan'a en uygun kapı olduğuna işaret etti. 
Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, 'Ardahan-Ermenistan sınırı 113 kilometre, 1 saat 24 dakika olduğunu ve bu güzergahın kullanılması halinde hem ırkçılıktan, faşist milliyetçilikten uzak Ardahan halkının bir zamanlar birlikte yaşadığı komşularıyla hem de Ardahan üzerinden hemen Karadeniz'e ve dünyaya açılacak Ermeniler için en uygun sınır, gümrük kapısı bölgesi Ardahan'dır' dedi.

62 YAŞINDAKİ OKUL MÜDÜRÜ ZİHİNSEL
KIZA TECAVÜZ İDDİASIYLA TUTUKLANDI!..
Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde bulunan merkez okullarından birinde geçtiğimiz aylarda bir öğretmene çalıştığı okul da ki bir diğer öğretmen tarafından 'kısa etek ve çok seksi giyiyorsun' diyerek uyaran ve savcılık olan okul idarecisinden sonra şimdi de bir okul müdürünün zihinsel engelli olduğu söylenilen 13 yaşındaki kıza tecavüz ettiği iddiası ile tutuklandı.

Alınan bilgilere göre Ardahan Hanak ilcesine bağlı Koyunpınar (Saskara) köy okulunun müdürü öğrenciye tecavüz ettiği iddİası ile tutukladı.

Alınan bilgilere göre aynı köylü olan ve 30 yıla yakındır aynı okulda öğretmenlik yapan ve son 4 yıldır okul müdürlüğünü üstlenen hiç evlenmemiş olduğu öğrenilen Karslı T.A. isimli öğretmenin özürlü olduğu öğrenilen 13 yaşındaki öğrencisine tecavüz ettiği iddasıyla çıkardığı savcılıkça tutuklandığı bilgisi alındı.
Yaşanan olayı doğrulayan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut yaptığı açıklamada 
kendilerine 'istismar' diye yansıyan olay ardından müdürü görevden alıp, soruşturma başlattıklarını belirtti.

Bilindiği gibi daha önce de fransızca öğretmeni olduğu bilinen bir öğretmene görev yaptığı okulda kendisi gibi öğretmen olan meslektaşı tarafından 'mini etek ve çok seksi giyiyorsunuz' diye uyarılması üzerine öğretmen ve beden eğitim öğretemeni olduğu öğreilen savcılık olmuştular.

Otomobil ile minibüs çarpıştı!

Ardahan yakınlarında otomobil ile minibüsün çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı.

Ardahan-Kars kara yolunda Yunus Emre Orakçı'ın kullandığı 06 CLH 510 plakalı otomobil ile İsmail Altuntaş idaresindeki 75 M 0090 plakalı minibüs çarpıştı. Kazada, otomobilde bulunan Levent Özdemir ile minibüste bulunan Şengül Yıge yaralandı.

Yaralılar, ambulanslarla Ardahan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Erdoğan'ın Partileri...
'Ben olmazsam ülke olmaz' dercesine siyaset yapan Erdoğan'ın yaklaşan seçimler öncesi bir hayli sıkıntıda olduğunu, 'Başkan farkında' başlıklı daha önceki yazımda gündeme getirmiştim.
Ve bugün aynı durumun gün geçtikçe daha da netleştiğini anlıyoruz. 


Çünkü Erdoğan'ın eskiden olduğu gibi artık meydanlarda değil, ya partisinin düzenlediği salon toplantılarında ya da sanalda katıldığı her toplantıda  veya müteahhitlerince oluşturulan havuza medya aracılığı ile taraftarlarına yönelik dikkat çektiği 'Oylara sahip çıkın' uyarıları ile daha iyi anlaşılıyor.
Aynı Erdoğan'ın diğer asıl bir hedefinin HDP'nin oyları olduğunu ve kendisini yılardır iktidarda tutan bu oyları yeniden almak için gerek havuz haberleri ile yıpratılmaya çalışılan hatta 'kapatılıp, kapatılmasına' karar verilmek üzere olan HDP'nin yanı sıra CHP'den, MHP'den ya da diğer adı/sanı bilinmeyen partilerden oluşturacağı koalisyon hesaplarını da yaptığı bilinmelidir.
Çünkü CHP'nin başını çektiği ve HDP ile fotoğraf çekmeye korkan millet koalisyonuna karşı, 'Ben sadece MHP, BBP, Vatan'la değil, 103 partinin 81'yle cumhur ittifakı yaptım' demek için ANAP başta olmak üzere birçok irili, ufaklı partiyle gizli temas içinde olduğu da unutulmamalıdır.
Çünkü CHP'den ayrılan ve 'Saray'ın desteklediği' iddia edilen İnce, Sarıgül ve diğer onca partinin yarın 'Haydi, seçim var' denildiğinde tüm olumsuzluklara rağmen AK Partili %39 hazır kıta gibi onlarında Erdoğan ile hareket etmeyeceklerinin garantisini kim verebilir?

arşiv haber 07/08/2017 tarihli haber/yorum/reklamlar

Ulgar Dağının Kapısı Kuruldu!..
30 Yıla aşkındır ısrarla gündemde tuttuğumuz Posof Ilgar Tüneli nihayet yapılmaya başlandı.
1992 Yılında yeniden vilayet olan Ardahan'ın sınırları içinde bulunan ve dün Cumhurbaşkanının ziyare edip, yeni binalarını incelediği Sarp Gümrük Kapısının ardından Türkiye'nin Kafkaslara açılan 2. Gümrük Kapısı olan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısına giden yolu kısaltacak ve daha ulaşır hale sokacak olan Ulgar Dağı Tüneline ilk kepçe vuruldu.
08.07.1995 tarihli 22337 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelikte fiilen 25.11.1995 yılında faaliyete geçen Posof Türkgözü Gümrük Kapısının önünde ki en büyük engel olan 2 bin 918 rakımlı dağı aşmak için yapımına karar verile Ulgar Tüneli'ne giriş için hazırlıklar aralıksız devam ediyor.
Ardahan'ın Gürcistan'a komşu olan Posof ilçesinin yanı sıra 24.000m² alan üzerinde kurulu bulunan ve yolcu ve yük taşıtlarının giriş-çıkışlarına açık olan Türkgözü Gümrük Kapısına giden yolu kısaltacak ve ağır kış şartlarına rağmen ulaşıma yol verecek olan Ulgar Tüneli'i için delinmeye başlanan Ulgar Dağı bölge ekonomisinin önünde ki en büyük engel bir dağ.
Tünel bittiğinde Gürcistan, Azerbaycan, Rusya, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan Ülkelerinden gelmekte veya bu ülkelere gitmekte olanlar daha rahat bir yol güzergahına kavuşacaklar.
İhale bedeli yaklaşık 428 Milyon TL olan bu yolun içinde yer alacak olan Tünel’in giriş ve çıkışı, sol tüp uzunluğu 4957 m ve sağ tüp uzunluğu 4812 m olan iki tüpten oluşan tünelle ulaşımın daha hızlı ve güvenli sağlanması amaçlanıyor. İhale edilen yolun bünyesinde 28,70 m uzunluğunda Bağırsak Deresi Köprüsü, 277 m uzunluğunda Kura Nehri Viyadüğü ve 87.30 m uzunluğunda Çayağzı Köprüsü bulunmakta.
**Posof Ulgar Tünelinin  Temeli Atıldı..
*Fotolar: Şanlıbey Alabey/Ardahan

*11/03/2017 Tarihli Haber

Havaalanı bekleyen Ardahanlılar Çıldır'da yapımları devam eden iki tünelin ardından 3. tünelin temelinin atılmasıyla güzel bir hafta sonu yaşadı.

Başta yerel gazetelerimiz olmak üzere Posofluların yıllardır gündemden düşürmedikleri Posof Ulgar Tüneli için Ardahan'a gelen iki bakan bölge için büyük önem taşıyan 4. tünel olacak olan Sahara Tünelinin projesinin bitme aşamasında olduğunu da müjdelediler. 

2016/2017 Eğitim/öğretim Sezonunu İl Milli Eğitim Müdürü olmaksızın geçiren Ardahan'a gelen Milli Eğitim Bakanın da Çıldır ilçesindeki Çıldır Anadolu İmam Hatip Lisesinin Öğrenci yurdunun açılışını gerçekleştirdi.
ULAŞTIRMA Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ardahan'ın Çıldır ilçesinde Hanak-Damal-Posof Yolu Ilgar Dağı tünelinin temelini attı, okul açılış yaptı.
Ardahan'da Havaalanı olmadığı için Kars'dan Ardahan'a kara yolu ile gelen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ı Ardahan Valisi İbrahim Özefe,Ardahan AK Parti Milletvekili Orhan Atalay, AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Kaymakamlar, İlçe Belediye Başkanları, çevre illerin Milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş tarafından coşkuyla karşılandı.
ATALAY. ''ULGAR BİZİM SEVDAMIZ..!''
İlk konuşmayı yapmak üzere kürsüye gelen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay yaptığı tarihi ve coşkulu konuşması Ardahan insanın içindekileri Ulgar dağı gibi doruğa taşıdı. Atalay; Ardahan, Posof hasretini bitiren vuslatı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Başbakan Binalı Yıldırım'a, beraber olmaktan ve aynı saflarda birlikte olmaktan gurur duyduğum soy ismi le musama olan Aslan yürekli Bakan Ahmet Arslan'a, bizlerle birlikte bu tarihi anı paylaşan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz' Ardahan adına teşekkür ettiği konuşmasında tarihsel bir değerlendirme yaparak Ardahan halkına '' bu gününüz kutlu olsun, bu coğrafyanın olumsuz talihini değiştiren tarih olsun. Dünyaya söz geçiren Türkiye'nin önüne engel koyuyorlar ama yeter ki biz aşk ile sevda ile yaşamaya, yeter ki bir ayrılığa izin vermeden kardeşçe yaşayarak ayrılığa prim vermeyelim. Türki, Kürdü, Lazı, Çerkezi ile kardeş kavgasının yaşanmadığı ender şehiriz.
Dışarıda yaşayan Posoflularada seslenen Atalay, ''Olanaksızlar ile terk edip gittiğiniz bu Posof artık o Posof değil, gelin her köşesi bir cennet olan Posaf'ta babadan kalan evlerinizi yeniden inşa edin.
ÖĞRETMENLERE BÜYÜK İMKAN TANIDIK
Yaklaşık 250 araçla kentin girişinde karşılanan bakanların ilk durağı Hanak İmam Hatip Ortaokulu oldu. Burada konuşan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, AK Partihükümeti olarak bütçeden en büyük payı eğitime ayırdıklarını söyledi. Bakan Yılmaz, "Savunmada, Sağlıkta diğer konularda hepsi eğitimden sonra gelir. 2002 yılında eğitime ayırdığımız pay bütçenin yüzde 10'nuydu. 11 milyar ayırmıştık. Şimdi ise 122 milyar ayırdık. Bu da bütçenin yüzde 20'sine tekabül ediyor.
Öte yandan Suriye'den bize gelmiş misafirlerimizi kendi evlatlarımız gibi, öğrencilerimize hangi eğitimi veriyorsak, kendi okullarımıza kendi sınıflarımıza ders verme ilkesini benimsedik ve 200 bine yakın Suriyeli öğrenci okullarımızda okuyor, 300 bine yakın öğrenci ise geçici eğitim merkezlerinde okuyor. Eğitimin kilidi öğretmenlerdir. Bu bakımdan öğretmenlerimize büyük imkanlar tanıdık. Öğretmen sayısını artırdık. Mali durumlarını da geçmişe kıyasla çok artırdık. 2002 yılında bir öğretmene ayda ek dersleri ile birlikte 400 dolar ödeniyordu. Şimdi ise 940 dolar ödeniyor" diye konuştu.
**ILGAR DAĞI TÜNELİNİN TEMELİ ATILDI..
Buradaki törenin ardından Ardahan Çıldır Ayrımı Hanak-Damal-Posof Yolu Ilgar Dağı tünelinin temel atma töreni yapıldı. Damal İlçesi Seyitveren köyü çıkışında düzenlenen temel atma töreninde konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan şunları söyledi.
"Bu proje asılında hayal ötesi bir proje. Posof, Hanak Damal, Ardahan elbetteki Ilgar tüneli ile ve bununla birlikte yapacağımız 41 kilometrelik bölünmüş yolla ulaşımı kolaylaşacak. Ama şüpheniz olmasın ki Posof sonrası Posof-Türkgözü arası 21 kilometrelik projede bitti. İhalesini yapıyoruz. Orada da Gümüşkavak tüneli var. 4900 metrelik Ilgar Dağı tünelinin dışında Gümüşkavak tünelini de yapacağız. İkisi birlikte 62 kilometre bölünmüş yol, yaklaşık 8.5 kilometre bir gidiş bir geliş çift tünel ve inşallah bu bölgenin hayatını kolaylaştıracağız. Bu bölgenin ticaretini, ekonomisini güçlendireceğiz.
Serhat şehirleri olarak Türkiye'nin Orta Asya'ya açılan kapısı olarak, bu konumuzdan yararlanacağız. Bu bölgeler canlanacak. Bu bölge göç veren değil, tam tersine göç alan bir bölge olacak. Ardahan tüneller şehri olarak anılacak. Sebebi Ardahan-Şavşat arasında Sahara tüneli var. O tünelinde projesi bitiyor. Böylece bölgemizi Karadeniz'e kısa mesafede, kısa sürede erişir hale getireceğiz. Sahara tünelinin uzunluğu 13 kilometre. Ülkemizin en uzun üçüncü tüneli olacak."
16 Nisanda yapılacak Referanduma değinen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, "Eğer iki başlılık olmazsa, eğer tek merkezden bu ülke yönetilirse, eğer vesayet odakları olmazsa, bürokratik oligarşi olmazsa, biz çok daha hızlı gelecek hedeflere yürürüz. Biz bu ülkeyi çok daha hızlı muasır medeniyetler seviyesine götürürüz. Biz ülke olarak bulunduğumuz coğrafyada daha fazla mağdurun mazlumun hamisi oluruz. Dünyanın ne istediği umrumuz da olmaz. Bu sıkıntıları yaşamamak için, Terör örgütlerinin bu kadar hortlayarak başımıza bela olmaması için, köklerinin kazınması için bizim bu değişikliğin arkasında durmamız ve daha güçlü olmalıyız" dedi.
Konuşmalar ardından Ilgar tünelinin açılışına yapan bakanlar daha sonra Çıldır İlçesindeki Çıldır Anadolu İmam Hatip Lisesi ve 200 kişilik pansiyonun açılışını yaparak ilden ayrıldılar.
**AK Partiler Dışında Kimse Yoktu!..
Ilgar Dağı'nda yapılacak olan Ilgar Tüneli temel atma törenine, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Aslan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, AK Parti Ardahan Milletvekili Prof: Dr. Orhan Atalay, Karayolları Genel Müdürü İsmail Kartal, Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ak Parti İl Başkanı Yunus Baydar, AK Partili olan Göle, Posof , Çıldır Belediye Başkanı , Göle Ak Parti İlçe Başkanı İlhan Gültekin, Damal Ak Parti İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok, Ak Parti Kadın Kolları Başkanı Leyla Kargı, AK Parti Gençlik Kolları, Ticaret ve Sanayi Oda Başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çoğu AK Partili olmak üzere bazı vatandaşlar katıldılar.
Mücadele bizim, şov onların ..
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com

Başta Çıldırlılar olmak üzere Ardahan kamuoyunun unuttuğu bir sırada gidip Çıldır'a Çıldır'ın ilk gazetesini kuran ve Gürcistan ile Ermenistan'a komşu Çıldırlıyı yerel gazete ile tanıştıran, bununla yetinmeyip, Çıldır için olduğu gibi bölge ve ülke için çok ama çok önemli olan Çıldır Aktaş Kapısı Artık Açılsın' sloganını Çıldır Gazetesi'nin logosuna koyan ve 3 yıl bıkmadan, usanmadan Aktaş diyen bir ekibin başında ki isim olarak bugün temeli atılacak olan Posof Ulgar Dağı Tünelinin de Posoflulara hayırlı olsun derim..
Evet bundan önce çoğu Ardahanlının adını bile bilmediği Mozoret tepesin de açılmaya başlanan tünelden önce Demir İpekyolu olarak bilinen Bakü-Tiflis-Kars Demir yolunun üzerinde ki Çıldır-Gürcistan tüneli de bitmek üzere..
Türkgözü Gümrük Kapısı açılsın diye feryat ettiğimiz sırada Posofluların 'Baba ne yazıp duruyorsunuz, kapı açulursa tırlar mısır tarlalarımız yok eder' dediği günleri de bilen bir gazeteci olarak bölgede atılan temellere, yapılan yatırımlara en çok sevinen Ardahanlıların başında gelen bir insanım diyebilirim..
Çünkü Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hattının temeli atıldığı sırada Ardahan'a da doğalgaz isteriz dediğimizde de birileri başımıza gülüyordu..
Çünkü Ardahan'a da üniversite açılsın derken birileri haydi orada diyordu..
Gerçi aynı kişiler ve de anlayış Ardahan Vilayet Olsun dediğimizde de aynı diyordu..
Ama gelin görün ki; başta Vilayet kaymağını olmak üzere Ardahan'a yapılan her yatırım için mücadele edenler değil, 'Ardahan'a Havaalanı' gibi istem ve bu yatırımlarım olacağına inanmayanların işin kaymağını yeyip, şov yaptılar hep bugün Posof Ulgar Dağı Tüneli'nin temelinde şov yapacaklar gibi..

**Sıra size de gelecek...

Tuttuğunu içeri atan bir anlayışın hüküm sürdüğü ülkede devam eden operasyonların başını fetoculara yönelik operasyonlar devam ederken önemli bir ayrıntı hep dikkatimi çekiyor..
O da Güneydoğu'yu boşaltmış olan ve Suriye'ye geçmiş YPG'ye destek veren PKK'lıları boş arazilerde arayan hükumet ve sarayın 17/25 Aralık Yolsuzluk Operasyonlarından bu yana ayrıldığı, 15 Temmuz'da düşman ilan ettiği Fetocuların onca baskı ve tutuklmalarına karşın hala dimdik ayakta duruşu ve dışarıda olanların kendilerine düşmanlık edenlere parmak sallayıp, 'Sıra size de gelecek' demeye devam ettiğidir..
Evet, yeniliyorum..
Fetocular hala parmak sallamaya devam ettiği bir sürecin referanduma doğru yol aldığı ülkede çokta değişen bir şey yok gibi..
Çünkü PKK'nın Barış sürecinde yapmadığını yani ülke sınırları içinde çekilmeyip, HDP'nin zayıflamasına neden olduğu ama 1 Kasım seçimleri ardından ve Suriye'de ki gelişmeler sonrası sınır ötesine çekildiğini de görmeyen hükumet ve saray bitti, bitirdik dediği fetocular tarafından hala tehdit edildiği bir gerçektir..
'Yok canım' demeyin çünkü sizde gittiğiniz, ziyaret ettiğiniz ve fetocu diye bildikleriniz yaptıkları sohbette bana dedikleri gibi sizde demiyorlar mı, 'Durun hele daha süreç tamamlanmadı, sıra sizde gelecek' demiyorlar mı?

 
 

**TÜNELİN UCU GÖRÜNDÜ!..

Ardahan'dan en son haberleri okumak için sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkürler..

**VALİ ÖZEFE, ÇILDIR İLÇESİNDE

MUHTARLARLA TOPLANTI YAPTI, YATIRIMLARI DENETLEDİ.. 

*16/02/2016 Tarihli Haber
Vali İbrahim Özefe, Çıldır ilçesinde muhtarlarla toplantı yaptı, Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demir İpekyolu ile Mozeret Tüneli inşaatlarını denetledi.
 
Beraberinde ki kurum müdürleriyle birlikte Çıldır’a giden Vali Özefe, İmam Hatip Lisesi Konferans Salonunda köy ve mahalle muhtarları ile toplantıda bir araya geldi. Muhtarların sorun ve taleplerini yerinde dinlemek için toplantılar yaptığını söyleyen Vali Özefe, söz alarak konuşan muhtarların kendisine ilettiği sorun ve talepleri dinleyerek notlar aldı. Sorun ve taleplerin çözümü noktasında kurum müdürlerine talimatlar veren Vali Özefe, bu sorun ve taleplerin hızlı bir şekilde değerlendirilmesini istedi.
 
Toplantının ardından, Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demir İpekyolu’nun geçtiği güzergaha giden Vali Özefe, müteahhit firma yetkilisinden demir yolunda ki çalışmaların durumu ve gidişatı hakkında bilgi aldı.
 
Vali Özefe daha sonra Aktaş Sınır Kapısı’na ulaşımı sağlayacak olan Mozeret Tüneli inşaatını denetledi. Kazı çalışmaları devam eden tünelde incelemelerde bulunan Vali Özefe, müteahhit firma yetkilisinden çalışmaların durumu hakkında bilgi aldı.
Vali İbrahim Özefe,
Özel Harekat polisleriyle akşam yemeğinde bir araya geldi.

Polis Özel Harekat’ın, kurulduğu günden bu yana  devletin bekası için, terörle mücadele başta olmak üzere vatanın içeride ve dışarıda savunulmasında kutsal bir görev üstlendiğini ifade eden Vali Özefe, birlikte yemek yediği Özel Harekat polislerine görevlerinde başarılar diledi.

**Kars Valisi Ardahan Sınırları İçinde

Ata Binip, Balık Tuttu

*16/01/2017 Tarihli Haber

Kars Valisi Rahmi Doğan eşi ile birlikte Çıldır Gölü'nde Eskimo usulü balık tutanları izledi, eşi ile birlikte atlı kızakla buz tutan göl üzerinde kaydı.

Kars ve Ardahan il sınırları içerisinde kalan ve 123 kilometre alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük tatlı su ve en büyük ikinci gölü olma özelliğine sahip Çıldır Gölü yaz ve kış aylarında ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatıyor.

Tamamen donan Çıldır Gölü'nde bir taraftan balıkçılar Eskimo usulü balık tutarken, bir taraftan da yerli ve yabancı turistlere köylüler tarafından göl üzerinde atlı kızaklarla turlar düzenleniyor.

Eşi Gülden Gülizar Doğan ile birlikte hafta sonunu Çıldır Gölü'nde atlı kızağa binerek geçiren Vali Rahmi Doğan, atlı kızakla Çıldır Gölü'nde kaymanın keyfini çıkardı.

Atlı Kızakla gezerken, yaklaşık bir metre kalınlığında buzun kırılarak aynalı sazanların yakalanışlarına da şahit olan Vali Doğan, "Doğa harikası Çıldır Gölü. Bu doğa harikasını tam ziyaret etmeniz gereken zaman. Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki en büyük 2. göl. Kalın bir buz tabakası, üzerinde atlı kızaklar, Eskimo usulü ile balık tutmak çok güzel" dedi.                            www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Rektörden Çıldır Kitabı..

16/08/2016 Tarihli Haber

**Rektör’den yeni kitap..

Çıldırlı olan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ‘Çıldır Folklor ve Etnografyası’ adlı yeni bir kitap yayınladı.
Kitabı hakkında bir sunu ele alan Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz kitabıyla ilgili şunları söyledi.

SUNU

Otuz yılın hesabını nasıl vereceğim bilemiyorum... Elinizdeki eser, yayınlanmak üzere tam otuz yıl bekledi. Bu süre içinde adeta dünya yeniden kuruldu. İlk metni, 1984 yılında, Erika marka küçük bir masa daktilosu ile pelür kağıtlara yazmıştım. Şimdi süper hızlı bilgisayarlar, yazıcılar, çok kaliteli kağıtlar var... O zaman derleme yaparken köylere yol/araba olmadığı için at sırtında giderdim; şimdi bütün köylerin yolları, servisleri, arabaları var... Köylerde elektrik olmadığı için (1981-84) ses kaydetmek için teyp ve ona pil almam gerekti; Tanrım, o piller ne çabuk biterdi ve ne kadar pahalı idi... Öğrenci bütçesi ile en çok da pil ve kaset için zorlanırdım...
Bazen, derleme yaptığım evde kaset biterdi; gece sabaha kadar onu metne geçirip üzerine yeni kayıt alırdım... Ah şimdiki kayıt cihazları, telefonlardan biri o zaman olsaydı...

Fakat sevgili dostlar, o zaman başka büyülü bir dünya vardı; insanlar türkü söylemesini, masal anlatmasını, oyun oynamasını biliyorlardı. Derlediğim tek bir masal bazen iki gün sürerdi... Şimdi o masalları iki paragrafta derlenmiş buluyorum; özünden, ruhundan, ana düşüncesinden uzak iki paragraf...

Möbet Nene, Hamza Dayı, Şevket Dede, Hede, Sona Aba, Gülbeyaz Bibi, Kodamıhlı Famil Amca, Alesker Dayı, Hacı Osman Dede, Godaslı Piri Emmi, Aşık Şeref Taşlıova, Sobacı Aslan Usta, Koravelli Husrev Amca, Aşık İrfani’nin torunu Marangoz Zabit Kuzey ve Babam; Hepsi dünyamızdan uçup gittiler...
Söyleyeceklerini söyleyip, uçup gittiler sevgili dostlar... Keşke onların söylediklerini daha çok derleyebilseydim ve keşke bu kitabı onlar sağ iken yayınlayabilseydim... Binlerce yıllık kültürümüzün hazinelerini bize açan bu ve isimlerini sayamadığım onlarca güzel insanı saygıyla, rahmetle anıyorum.

Ama ne iyi ki, derleme yaptığım yıllarda çok yararlandığım Sedayi Baba’nin torunu Terzi Ziya, Sebahat Halam, Şamama Ablam, Aşık Dursun Durdağı, Aşık Mehmet Oktay, Aşık Şenliğin Torunu Aşık Yılmaz ve masal ve mani derlemelerinde ilk asistanım/danışmanım olan sevgili Yenigül Ablam hala hayattalar. Onlara sağlık ve esenlik diliyorum...

O zamandan bugüne çok şeyler değişti değerli dostlar, çok şeyler değişti; şimdi her şey var; araba, kaset, pil, kayıt cihazı, derleme yapacak elemanlar... Ama bir şey eksik; geçmişin büyülü sözcüleri...

Binlerce yıllık kültürün taşıyıcısı bu büyülü sözcüler, bildiklerinin yüzde birini ancak verebildiler. Kenarbelli Hamza Dayı, okur yazar olmayan,bugünkü süper hızlı bilgisayarlardan daha derin ve canlı bir hafızaya sahipti. Alyonculuk yapardı. Çıldır’ın köylerini bahar ve güz olmak üzere iki kere gezerdi. Birincide; köyde en çok ihtiyaç duyulan maşraba, ayna, tarak, pilaç, lastik ayakkabı, sakız, basma, masat, şeker, çocuklar için fışırık, mızıka, balon gibi -o zaman çocukluk hafızamın büyülü nesneleri- ürünleri şehirden at arabasıyla getirir veresiye satar, güzün de gelir toplardı. Hamza dayı, para almazdı, zaten o zaman köylüde para da olmazdı; elindeki ürünleri bir bakıma köylünün elindeki yağ, peynir, tahıl, yumurta, deri gibi ürünlerle takas ederdi. Lakin Hamza Dayı’nın bir defteri, herhangi bir kayıdı yoktu; kime ne vermiş ve ne alacaksa güzün gelir; alyoncu sergisini açtığı aşağı çeşmenin harmanından bir bir kim ne almışsa adını, aile adını ünler ve ne getirmesi gerektiğini söylerdi; “Mıstogillerden Celo’nun hanımı Anahanım, iki kelef çeçil, üç kilo tereyağı getireceksin; Dedogilden Esme Hanım, iki kilo yün, iki kod arpa getireceksin...”, “Müşür’ün Hanımı Dudu Gelin.....” Böyle devam eder giderdi. Herkes ona itimat eder, kimse söylediğine itiraz etmezdi; çünkü onun hafızası yanılmazdı... Hamza Dayı belki de yaşayan son Meddahtı. Çocukları olmamıştı; hanımı Gülbeyaz’ı da birkaç yıl önce kaybettiğinden son yıllarda hayata küsmüş gibiydi; kimseyle konuşmuyor, alyonculuk yapmıyor ve borçlarını toplamıyordu... Onu son gördüğümde; evinde hasta yatıyordu; başında hoca Kur’an okuyor, köylümüz Şahan Amca onu takip ediyordu. Kur’anı Kerim’i ağlayarak dinliyordu. Kur’an okuması bitince bir süre sessizlik oldu... Göz yaşlarını sildi; “Yedi yaşımdan berin bir vakit namazımı kaçırmadım. Şimdi 83 yaşındayım, namaz kılamıyorum. Allahım affetsin.” dedi ve yine ağlamaya başladı. Hüzün yağmur gibi üzerime yağdı.

Güz gelmek üzereydi ve üniversite son sınıfı okumak üzere gidecektim. Rahmetli babamın tarlalarını biçmiş, yığmış ve şimdi onları taşıyıp köye yığmak işiyle meşguldüm. Ona; “Hamza Dayı, üç dört gün sabret, işleri bitirmeme az kaldı, seni Erzurum’a hastaneye götüreyim?” dedim. Başını hafifçe kaldırıp gülümsedi ve “Ben o kadar yaşayamam!” dedi. O haliyle bana bir şeyler ikram etmek için gayret ediyordu. Vedalaştık...

İki gün sonra; gün doğmadan kapımız çalındı. Kenarbel’den amcasıoğlu Ertuğrul’u görünce hemen anladım; “Başımız sağolsun dedi.” Son meddah, kimsesizliğiyle göçüp gitmişti. Keşke o gün bir devlet binası yapılmasaydı da onun parası ile Hamza Dayı tedavi edilip derlenseydi... Şimdi bütün Çıldır’daki anlatıcıları toplasanız Hamza Dayı’nın hafızasındakilere ulaşamayız. Türkçenin serveti, kültür dünyamızın gizli kodları bu tür anlatıcıların hafızasında idi ve onlar derlenmeden toprağa yani karanlığa gidiyordu. Keşke 30 yıl önce doğsaydım...

İşte elinizdeki eser, böylesine imkansızlıklar içinde, geçmiş zaman bahçelerinden derlenmiş küçücük bir bukettir. Otuz yıl önce derlendi ama sonsuza kadar yaşamasını arzu ettiğim bir buket... Bu arada o kadar çok insan dünyasını değiştirdi ki, şimdi karıştırıyorum; gidenlerle kalanların dünyasını karıştırıyorum. Seslensem duyacaklar gibi...

Çıldır Folklor ve Etnoğrafyası’na otuz yıl sonra yeni bir sunu yazarken; halk kültürüne ait değerlerin yüzlerce yıl yazıdan nasıl dışlandığını ve derlemelerde çok geç kalındığını da gördüm. Çoğu zaman eleştirdiğimiz Rusya, Sibirya’daki en ücra köylerin bile derlemesini yüz yıl önce başlatmış ve sistematik bir biçimde derleme ve tarama çalışmaları yapmıştı. Demek ki, bu işe gönül vermek öncelikle yüksek bir farkındalık düzeyi gereksiyordu. Türk aydınının ve üniversitelerinin bu farkındalığa hala ulaşamadığını üzülerek müşahade etmekteyim.

Şimdi Ardahan Üniversitesi’nin Kurucu Rektörlüğünü yapmaktayım. Yaptığım ilk işlerden biri de Halk Kültürü Değerlerini Derleme Projesi’ni hayata geçirmek oldu. Viraneden kalıntıları toplamaya çalışıyoruz. Eski metinlerin onda birini derlediğimizde seviniyoruz. Halk kültürü değerleri bakımından böylesine yoksullaştık...

Üzerinde yaşadığımız topraklara borcumuz var; her zaman... Bu borcu, bir nebze olsun ödeyebilmek en büyük bahtiyarlığım olacak.

Metinlerin ikinci defa yazıya geçmesinde ve kontrolünün yapılmasında değerli katkıları için Fatih ŞAYHAN, Gürhan ÇOPUR ve Ferhat UZUNKAYA’ya; kapak resmini çizme nezaketinde bulunan -gençlik dönemlerinde çizgilerini hayranlıkla takip ettiğim- Doç. Dr. Ahmet Ali Aslan (Garip Kafkasyalı)'a teşekkür ediyorum.                   

 Ramazan KORKMAZ

**Özgürce yazmak..

Ulusal gazetelerin ve televizyonların bile özgürce yazmak ve yayınlamak istediği ancak gerek hükumet, gerekse mahalle baskısı sonucu onca haberi yazamadığı bir ülke de yazılması gerekeni bedelini ödeyerek, çekinmeden yazan, yazdığının altına cesurca imzasını koyan ve yazdıktan sonra ‘ele oldu, bele oldu’ demeden, haberi yada yorumu kaldırmadan, silmeden haberlerinin arkasında duran bir ekibin başında olan bir gazeteci olarak bu gazetemizde, bu köşemizde yazmaya devam edeceğim..
Günlük bir gazete almadan gazete ve gazetecileri ‘Satılık Basın’ suçlamasıyla suçlayan bir topluma rağmen 30 yıla aşkındır kesintisiz gazete çıkaran, yazan bir gazeteci olarak yazmaya, yazdıklarımız yayınlamaya devam edeceğimiz bir süreçte birleşime, bir olmaya ve birlikte diri olmaya da istenen katkıyı sunmaya devam edeceğim..
Benim olsun, tek olsun, bir gözüm olsun onun olmasın diyenlere inan hepimizin olsun, birlikte olsun anlayışıyla bugüne kadar bir çok insanı gazeteci yapan, gazete çıkarmasına destek olan biri olarak bugün yaşanan birlikteliğe de evet diyerek destek olmanın hazzıyla ‘Haydi Hayırlısı’ deyip, yazmaya, gazete çıkarmaya devam ederken, bugüne kadar, bundan sonra da daha özgürce yazacağımız dan kimsenin şüphesi ve korkusu olmasın sakın..

arşiv haber 07/08/2017 tarihli haber/yorum/reklamlar

www.sonvilayet.net
adlı sitemizde günün en son haberlerini okudunuz mu?!..
www.sonvilayet.net

 

 
Aktör mü, Figüran mı?..

 

MİT'in kuruluş yıl dönümü ardından alevlenen yeni tartışmanın ardından düşen uçağın kara kutusuna el koyduğu öne sürülen Amerika'nın Ortadoğu'da gerçekleştirmek istediği Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adım adım uygulanıyor olması başta Türkiye'de olmak üzere bölge ülkelerde paniğe neden olmaya başladı.

 

Gerçi, biz solcuların yıllar önce anlatmaya çalıştığı bu durum dolaysıyla komünist ilan edilip, cezaevlerine, işkence hanelerde süründüğünü de biliyoruz ya neyse burayı bugün sıkışanlar anlasın diyerek geçelim diyorum.

 

Amerika'nın bölgede bulunan ülkelerin başına çektiği çuvallarla göz dağı verdiği bir süreci yaşayan Türkiye'nin MİT aracılığıyla vermek istediği mesajın altında yatan diğer bir gerçek ise yine gelip, Kürt meselesine, akabinde PKK’ye takıldığını yakından izliyoruz.

 

Türkiye'nin her kızdığında sınır operas
yonu konusunu gündeme getirip, PKK'yi vurma adı altında Kerkük'e sıçrama hesapları, dün yine Bush'un açıklamasıyla engellendi gibi.

 

Ancak, o yaka da gelişenler karşısında bir hayli tedirginleşen ve de bir o kadar da paniklenen Türkiye'nin atacağı adımları ön plana çıkmaktadır. 
Çünkü, atılacak adımla birlikte uzun süredir huzurlu olan iç politikayı da yeniden alevlendireceği gibi, yeni çatışmaları da kendisiyle beraber getireceği unutulmamalıdır. Bu nedenle Amerika'nın bölgede oynadığı oyunlara gelinmeden ve en önemlisi kardeşi kardeşe kırdırmanın hesabını bozacak politikalar ortaya konulmalıdır.

 

Aksine, Amerika'nın oynamak istediği oyuna ancak ve ancak birer figüran olur kalırız.
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

 

İki Çılgın Çıldırlı sınırdan AB'ye girdiler ..

 

 

Ardahan'ın Gürcistan ve Ermenistan'a komşu olan ve Aktaş sınır kapısının bulunduğu bölgeye komşu olan Çıldır'ın Aşık Şenlik  beldeli iki kafadar, Türkiye'nin yıllardır beklediği AB'ye kendi hazırladıkları iki projeyle girmeyi başardılar.
Ardahan’ın sınır ilçesi olan Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesinde yıllar önce iş kurmak amacıyla batıya göç eden Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, bu gün beldelerine iki önemli proje geliştirerek Avrupa Birliğine girdiler.Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay adlı iki Çıldırlı hemşerilerimiz, hayallerini geçekleştirmek için yıllar önce Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesi’nden  İstanbul’a göç ettiler. İş yapma umuduyla gittikleri metropolde umduklarını bulamayan iki kafadar, doğdukları yere geri döndüler. Necdet Kanbir, baba mesleği olan Un ve Yem fabrikasının başına geçerken, Ufuk Karaçay ise Askeroğlu Süt Sanayi fabrikasını kurdu.İki kafadar kurmuş oldukları iş alanlarını daha iyi geliştirip istihdamı artırmak ve yöremizin geleneksel olarak üretilen ürünlerin endüstriyel boyuta taşımak için Avrupa Birliği hibe fonlarından yararlanmak için proje hazırladılar.İki Çılgın Çıldırlının hazırlamış olduğu projeler Avrupa Birliği Hibe Fonlarından kabul görünce iki Çıldırlı çılgınlar gibi sevindi. Projelerin kabul edilmesiyle Ardahan adına mutlu olduklarını dile getiren Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, konu hakkında yapmış olduğu açıklamada şöyle konuştular. Un ve Yem fabrikası sahibi Necdet Kanbir, “Ben Gazi Üniversitesi İşletmecilik bölümünü bitirdim. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak, Kafkaslara ve Avrupa ülkelerine daha kaliteli un ve yem satmak amacıyla  Avrupa Birliği Hibe Fonuna, Un ve Yem Fabrikası Modernizasyon ve Kapasite Geliştirme Projemiz 173 Avro tuttu.Bu projenin yarısını biz karşılarken diğer yarısını da Avrupa Birliği hibe fonlarından karşılanacaktır” dedi. 
Askeroğlu Süt Sanayi fabrikası sahibi Ufuk Karaçay ise yapmış olduğu açıklamada, “Aşıkşenlik Beldemizde 360 metrekare alan üzerinde kapalı, 124 Bin Avro’nun %50’sini ve alt yapısını biz karşılayacağız. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak ve geliştirmek için, Askeroğlu Süt Kapasitesini Geliştirme ve İyileştirme projemiz Avrupa Birliği tarafından kabul edildi. Bizim buradaki amacımız Aşıkşenlik Beldesinde 20/30 aileye iş imkanı sağlamaktır” dedi.   
Haber ekelme saati: 14.59 - 12/01/2007
Haber/Foto: Özkan Karakaya/Ardahan
 
Jandarma karışınca eylem komediye döndü!..

 

Ardahan'da yaşanan ilginç bir olay gazeteciler ile jandarmanın arasında yarışa dönüştü.
Alınan bilgilere göre dün gazetecileri arayarak, üretimini yaptıkları sütün ucuza alınmasını ve stopaj paralarının verilmediğini öne sürüp süt dökme eylemi yapacaklarını belirten bir grup Bayramoğlu (Kora) köylünün eylemi jandarma tarafından duyulunca köy resmi ve sivil jandarma ekiplerince ablukaya alındı.
 
***Eylem yapılmadan sonuç verdi!
 
Eylemin yapılacağı ve gazetecilerin köye geleceğini duyan jandarmanın köy merkezine giderek kamp kurması ve yapılacak eylemin yasal olmayacağını köylülere bildirmesi üzerine eylemden vazgeçen köylüler yeniden gazetecilere arayarak, 'Köy'de jandarma var gelmeyin, eylemden vazgeçtik' demeleri üzerine gazeteciler de, eylem haberini engellenmesine içerlenip, jandarmaya inat olarak köylülere, 'Biz yola çıktık geliyoruz, jandarma olsun daha iyi haber olur' diyerek köylülerin gelmeyin çağrısına geliyoruz deyip, ısrar edince köylüler bir birine girdi.
Eylemin yapılmadan il genelinde günün konusu olması ve köylülerin köy kahvesinde bulunan jandarmanın yanında bir birleriyle , 'Eylem fikri seninde, Gazetecileri sen çağırdın, o  çağırdı' tartışmasına girip tartışan köylüleri, eylemi duyup, köye giden jandarmalar tarafından kavgaya dönüşmeden sona erdirildi.
Haber ekleme saati: 14.15 - 15/01/2007
Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan
 
TURBOLU HİZMET ULUSALDA!
Bir çok köyünün yol ve suyu olmayan ve bir o kadar da sorunu olan Ardahan’da kaymakamların 4x4 Turbolu lüks, milyarlık araç sevdaları ulusal gazete sayfalarında geniş yer buldu.
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı ve gazetelerimiz ile sitelerimizde de yayınlanan haberi geniş şekilde veren ulusal gazete BİRGÜN bugünkü sayısında haberi, ‘Ardahan’ın köylerine 4x4’le turbo hizmet!’ başlığıyla ülke gündemine taşıdı.
Gazetenin altıncı sayfasına manşet olan haberimiz diğer ulusal basının dikkatinde de kaçmazken, Ardahan valisinin Köylere Hizmet Götürme Birliklerine gelir olsun diye makamının emrine olan iki aracı satışa çıkarması, ardından Gümüşpala Kortağ’ın yaptığı haber ardından bu kentte de gündemin birinci sırasına yerleşen, yöneticilerin 4x4 sevdası tartışılmaya devam ediyor.
Kars İl Genel Meclisi’nin Kars valisinin kendisine almak istediği araca karşı çıkması ve de Kars Eğitim Türk-Eğitim Sen’in Kars Milli Eğitim Müdürünün öğretmenlerin parasıyla aldığı aracı davalık edip, kazanmasıyla yeniden gündeme gelen devletin imkanlarını kendi babalarının imkanı gibi kullanan yöneticilerin yüzünü kızartır mı bilinmez ama kamuoyunda tepkinin ölçüsü ölçülemeyecek derecede yüksek olduğu kesin. 

 

***TASARUF EDİYORUZ diyen hükümet temsilcileri su-pus!

 

Yaşanan her türlü gelişme karşısında sus-pus olan iktidar temsilcilerinin bu gelişme karşısında da suskunluklarına devam ettiği gözlenirken, hükümetin tasarruf genelgelerinin de devletin yetkilerince hiçe sayıldığı görülmektedir.

 

***VALİYE RED!..

 

Kars İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in araç istemini kabul etmedi.
İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, Özel İdare’nin bankadaki parasına karşılık promosyon olarak alacağı iki binek otomobilin kendi korumalarına tahsis edilmesini görüşmek üzere toplandı.
Muzaffer Yağcı Başkanlığı’nda yapılan toplantıda, Vali mehmet Ufuk Erden’in, araçların korumalarına tahsisi konusundaki yazılı talebi okundu. Talep yazısı üzerine söz alan İl Genel Meclisi Üyeleri, araçlara kendilerinin daha fazla gereksinmesi olduğunu belirterek, Vali’nin talebinin reddedilmesini istedi.
Daha sonra yapılan oylamada, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, bankadan promosyon karşılığı olarak Özel İdare bünyesine alınacak olan iki binek otomobilin korumalarına tahsisi talebi oybirliğiyle reddedildi.

 

Toplantıda, araçların İl Genel Meclisi Üyeleri’ne tahsis edilmesi ve bunun hizmet amaçlı kullanılması kararlaştırıldı. Böylece, Kars tarihinde ilk kez bir Vali’nin talebi reddedilmiş oldu.

 

***4X4 TEHLİKEDE

 

Türk Eğitim-Sen’in açtığı, personelin maaşı karşılığında bankalardan alınan veya alınacak olan promosyon paralarının en az yüzde 70’inin personele dağıtılması yönündeki dava sonuçlandı. Mahkemenin, sendikanın talebini haklı bulması üzerine, Kars’ta günlerden beridir tartışılan Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 4x4 makam aracının satılması gündeme geldi. Bu arada, Kars’ta önceki yıldan devirle birlikte bulunan 380 milyar liralık promosyon parasının 210 milyarının harcandığı öğrenildi.
Türk Eğitim-Sen’in açtığı, promosyon paralarının en az yüzde 70’inin çalışanlara dağıtılması, yüzde 30’unun da eğitim gereksinmesi için harcanması yönündeki davanın, sendika lehine sonuçlanması üzerine, Türk Eğitim-Sen Kars Şube Yönetimi, başta 4x4 makam aracı olmak üzere alınan iki aracın durumunu ve kalan paranın ne kadar olduğunu öğrenmek üzere İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’la görüştü. Toplam 380 milyar olan promosyon parasının 210 milyarının harcandığını öğrenen sendika yönetimi şok oldu. 210 milyarın nereye ve hangi amaçla harcandığının listesini isteyen sendika yönetimi, başta 4x4 olmak üzere alınan iki aracın durumunun ne olacağını sordu. Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın ise, söz konusu araçların mahkeme kararından önce alındığını belirterek, bunların satılıp veya satılmaması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazacaklarını, buradan gelecek yanıta göre hareket edeceklerini bildirdi. 
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, “satılması” konusunda yanıt gelirse, araçlar satılacak ve bekleyen para üzerine eklenerek, yüzde 70’i öğretmenlere ve diğer personele dağıtılacak. 
Bakanlıktan “satılmasın” yanıtı gelmesi durumunda ise şu anda bankada bekleyen 170 milyarın yüzde 70’ine tekabül eden 117 milyarı öğretmenler ve personele dağıtılacak. Kalanı ise okulların ve milli eğitimin zorunlu harcamaları için kullanılacak.Haber: Gümüşpala Kortağ/Fakir Yilmaz
 
**Seçimler öncesi Dernek ve Vakıflarda büyük değişik yaşanıyor ..
 
**DERNEK VE VAKIFLAR YİNE SATIŞTA!
 
Genel seçimler öncesi bir hayli hareketlenen Ardahan-Kars ve Iğdır dernek ve vakınfların son günlerde hızla yönetim değişikliği yaşaması dikkatlerden kaçmıyor.
Her seçim bitiminde, başta İstanbul ve Ankara’da olmak üzere bir çok metropolde bulunan dernekleri ve de vakıfları terk eden siyasilerin yeniden dernek ve vakıflara ilgi gösterdiği gözlenirken, bir çok dernek ve vakfın başına aynı isimlerin getirilmesi ise akıllara,  ‘siyaset kurnazları yine devrede, kendilerine başkan dedirtip, aday olma yolunu açma heseplarını getiriyorlar’ fikrini getiriyor.
 
**SEÇİMDEN SEÇİME HEMŞEHRİ SEVDALISI OLUYORLAR!
 
Seçimden seçime hemşeri sevdalısı kesilip, seçimlerin ardından dernek ve vakıfların kapılarını açmayanların bu tavrı tabandan büyük tepki gelirken, seçimlerin yaklaştığı her süreçte yerlerini bu siyaset kurnazlarına bırakanların, dernek ve vakıfları menfaat karşılığında sattıkları önü sürülmektedir.
Haber: Fakir Yılmaz/Gazeteci
 
ARSİAD BAŞKANI GÖKMEN ÇAPAN:
‘Bölge özel teşviklerle desteklenmelidir’
Gazeteciler günü dolaysıyla matbaamızı ziyaret eden Ardahanlı İş Adamları ve Sanayiciler Derneği Başkanı Gökmen Çapan'dan ilginç açıklamalar geldi. Gazetecilerin zor bir görev üstlendiklerine dikkat çeken ARSİAD Başkan Çapan, bu zorluğun Ardahan gibi yerlerde daha da zor olduğunu iyi bildiklerini, bu nedenle büyük özverilerle gazetecilik yapan tüm basın mensuplarının Gazeteciler Gününü kutladığını söyledi.
Çapan, bölgede yaşamın gün geçtikçe zorlandığını, bu nedenle bölgenin kalkınmasında büyük rol oynayan basının hükümetler ve kamuoyu üzerinde baskı kurup, bölgeye özel teşvikler sağlanmasını istemelidirler dedi.
Ardahan'ın her geçen gün hızla boşaldığına dikkat çeken ARSİAD Başkan Gökmen Çapan kendilerinin her plâtformumda buna dikkat çektiklerini belirtirken, hükümetlerin bölgeye özel teşvikler sağlayıp, yaşanan hızlı göçü durdurmamaları halinde nüfusu her geçen gün azalan Ardahan'ın boşaldığını ve göç edenlerin başında bölgede irili ufaklı yatırımları olan işadamlarının olduğunu söyledi. Açılacağı söylenen fakültenin bir an önce açılması gerektiğine de dikkat çeken Çapan, bölgede uygulanacak olan teşviklerle kış ve yayla turizmine destek verilmesi gerektiğine belirtirken, sınır ticareti, doğal gaz, köylerin yol ve su sorunun çözümü gibi bir çok önemli soruna bir an önce el atılması gerektiğini söyledi.
Yaklaşık bir yıldır başında bulunduğu ARSİAD'ın bunların gerçekleşmesi için sürekli olarak kamuoyu oluşturmaya ve hükümetler üzerinde baskı kurmaya çalıştığına da dikkat çeken Gökmen Çapan, bu yönde hazırladıkları projeleri bağlı bulundukları diğer işadamı dernekleriyle birlikte siyasilere ve de kamuoyuna sunduklarını ve gerçekleşmesine uğraş verdiklerini sözlerine ekledi.
Haber ekleme saati: 11.54 - 12/01/2007-Haber: www.sonvilayet.net

 

ARDAHAN GÖÇE TEŞVİK EDİLİYOR!

 

 

Ardahan piyasalarında yaşanan ekonomik durgunluk Kurban Bayramı sonrası da devam etti.
Aylardır piyasalarda yaşanan durgunluk kurban bayramı sonrası atlatılır hesapları yapılırken beklenen olmadı. 
Ardahan esnafı çoğu gün siftah yapamadan kepenk kapatırken işyeri masraflarının zor çıkardığını belertiyorlar. 
 
***Durgunluğun sebebi esnafın küçük olması
 
Ardahan'da her dönem yaşanan durgunluğun başında esnafın ve iş adamların küçük sermayelerle iş yapmasından kaynaklanıyor.
Ardahan'da en büyük yatırımlar kamu tarafından yapılırken bu işleri genelde il dışından gelen müteahhit firmalar alıyor.  Yabancı firmalar yaptıkları çalışmalarda kullandıkları malzemelerin büyük bölümünü de il dışından temin edince  Ardahan piyasalarına yansıması gereken para şehirden çıkıyor. 
Yakın zamanda yapılan KÖY-DES ihaleleri ise bu durumu daha açık bir şekilde gösteriliyor. 19 Trilyonun üzerinde ki ihalenin yapıldığı Ardahan'da, işleri alan firmalar akaryakıtlarını bile il dışından getirdiler. Ardahan'da bıraktıkları tek para ise bakkallardan yaptıkları alışveriş oldu. Onun da bir çoğunu ödemediklerini duyuyoruz..
 
***Ardahan Memur maaşı ile geçiniyor. 
 
Türkiye'nin en küçük ili olan Ardahan'da ekonomik sorunlar hat safhaya ulaşırken  esnaf ise memur maaşlarıyla ayakta duruyor.
 Ardahan'da faaliyet gösteren esnafların geneli işlerinin sadece maaş günlerinde iyi oldukları belirtiyorlar. Ocak-Şubat ayları işlerin en durgun olduğu zaman olduğunu belirten esnaflar bu aylarda havanın soğuk olmasının insanları evlerine kapattığını bu yüzden de kimsenin harcama yapmadığını belirttiler.
 
***Sorunu hükümet çözer..
 
Ardahanlının sürekli sıkıntı yaşaması insanları zoraki bir göçe zorluyor. Ekonomik durumu iyi olanlar daha fazla büyümek, iyi olmayanlar ise iş bulmak umudu ile  başka şehirlere göç ediyorlar. 50 yılı aşkın bir zamandır devam eden bu göç Ardahan'da telafisi mümkün olmayan zararlar verdi.
Ardahan'ın  gelişmesi ve kendi iş gücüyle ayakta durması için hükümet bazında bölgesel bir ekonomi programı uygulanması uzun yıllardan beri dile getirilerken bu yönde bir çalışma yapılamaması Ardahan'ı her gün sefalete sürüklüyor.
 Ak Parti Hükümeti tarafından çıkarılan ve 11 ili kapsayan teşvik yasası ilk başta sorunları çözer gibi görünse de daha sonra bu illerin sayısı 35 in üzerine çıkması yatırımcıları daha avantajlı illere çekti. 11 geri kalmış ilin karşısında Düzce, Aydın, Afyan, Adıyaman, Burdur gibi büyük şehirlere yakın illerin teşvik kapsamına girmesi bir anda yatırımcıları bu bölgelere çekerek bu şehirleri sanayi bölgesi haline getirdi. Ardahan gibi -30 derece soğuk altında yaşayan iller ise bu teşviklerden yararlanamadı.
Ardahan ve Ardahan gibi illerin  gelişmesi için hükümet bazında ciddi bir çalışma yapılması gerektiğini belirten ekonomistler  Ardahan ile Düzce'ye aynı ekonomik programı uygulamanın Ardahan'daki insanları o bölgelere göç etmeye zorlamak olduğu dile getiriyorlar.
Haber/Yorum: Bülent Kılıç

 

Kurtkale bölgesi muhtarlarından cevap geldi..

 

Bize kimse onu söyleyemez, söylememiştir de ..
 

 

 

Geçtiğimiz günler içinde Ardahan'a gelerek Çıldır'ın Kurtkale bölgesi köylerini gezen CHP Ardahan Milletvekili ile köy muhtarlarının Kurtkale'de seçim pazarlığı yaptıkları haberine bölge muhtarlarından açıklama geldi.
Toplantının olduğunu, tartışmanın yaşandığını belirten bölge köyleri muhtarları, yaşanan tartışma da gazete haberinde geçtiği gibi bir söz söylenmediğini, söylenemeyeceğini belirtirlerken,kendilerinin bu yönde ki haklı talebinin CHP'lilere olduğu gibi her partiye olduğuna da dikkat çektiler.
Biz onlar gibi siyasetçi olsaydık bugün Ensar'ın, yarında başkalarının arabasına biner, her seçim döneminde başka partili olurduk diyen Kurtkale bölgesi köylerinin muhtarları, bizler bölgenin sorunlarını dile getirecek, sorunlarını merkeze taşıyacak bir adayın da bölge köylerinde olmasını istedik. İstiyoruz da. Bu bizim en doğal hakkımız. Çünkü bölge yıllardır göz ardı edildiği gibi bu gibi kişilerin bölgeyi ve bölge insanlarını aşağılamış ve hakaret etmiştir. Biz onlar gibi dönek olsaydık bugün sınırını beklediğimiz ülkenin en popüler siyasetçisi olurduk. Ki buna benzer bir çok isim bugün meclislerdedir. Ama biz dik durup, onurlu bir şekilde sınırımızı koruduğumuz gibi fikrimizi, görüşümüzü, seçim dönemlerinde  öyle bir arabadan inip, diğerine binmeden bugüne kadar taşıdık dediler.
Konu hakkında bir açıklama yapan Sabaholdu (Gotas) köyü Muhtarı Binali Kaya, gazetede haber konusun olan olay günü kendisi ve muhtar arkadaşları bu konuyu açıklarını ve halkında bu yönde ki talebimize büyük destek verdiğini, ancak öyle gazete bahs edildiği gibi kimsenin bir şey söylemediği gibi, söyleyemeyeceğini belirtti.
Biz gazeteye gelip, bu açıklamayı yapanın kim olduğunu ortaya çıkıp kendisini açıklasın. Kaldı ki böyle bir söz ve kelime kullanılmadı. Kullanılamazda.
 Bunu söyleyenleri kınıyor, yapılacak ilk seçimde buna gereken cevabın oylarımızla verileceğinin bilinmesini, çünkü biz bu haklı talebimizi yaparken onurumuz ve şerefimizle temiz siyaset yapması gerekenlerin aday olmasını istedik. Bu talep sadece CHP'ye değil tüm partilere yapılmakta. Bunu yapanların da sadece biz muhtarlar değil, bölge halkı olduğunu sözlerine ekledi.
Öte yandan gazetemizi telefonla arayan Kurtkale köyü muhtarı Yaşar Bingöl,'o toplantıda ağızlarını açıp, fikir söyleyemeyenlerin gazetelere gidip, hava atmalarına şaşırdım. Halbuki orada böyle bir söz söylenmemiş, aksine bölgenin talebi karşısında başta vekil olmak üzere tüm CHP'liler susup, yutkunmuşturlar. Çünkü, bölgeye her seçim döneminde gelerek, bugüne kadar talepsiz oy alıp gidiyordular, buna alışmıştılar. Bundan sonra yok öyle gel oyu al git ve bölgeyi unut. Bizim talebimiz bölgeyi temsil edecek bir isimin bölgeden seçilmesidir.' dedi.
Sabaholdu ve Kurtkale köylerinin muhtarları gibi Baltalı (Tatlet) köy muhtarı Başar Vural'da iki muhtarın açıklamalarına katıldığını, CHP'lilerin böyle bir açıklama yapmasını kınadıklarını ve üzüldüklerini dile getirirken, bunun kendilerinin değil CHP'nin kaybı olduğunu sözlerine ekledi.
Haber ekleme saati: 10.01-12/01/2007
Haber: www.sonvilayet.net Foto: www.kurtkale.com
 
Bir iğne sonucu Hayatı kararan Filiz yeniden yeşermek isityor!

 

 

Ardahan'ın Göle ilçesinde bebekken yanlış iğne yapılan Filiz Gültekin (21) zor şartlar altında hayatını sürdürmeye çalışıyor.
Göle'nin Salimbey mahallesinde yıkık bir evde hayatını sürdüren Filiz Gültekin, bebekken aşırı şekilde ağlaması üzerine annesi tarafından doktora götürülmesiyle birlikte zor bir yaşama adım atmış oldu. Yanlış iğne vurulması sonucu belinden aşağı felç olan Filiz'in beyin fonksiyonları da zayıflamış.
Doktorların fizik tedavi ile tekrar yürütülebileceğini söyledikleri Filiz Gültekin maddi imkansızlıklar dolaysıyla 21 yaşına gelmesine rağmen tedavi edilememenin sıkıntısını yaşıyor.
Çocukluğundan beri elleri üzerinde yürümeye çalışan Gültekin ailesinin sekiz kardeşinden biri olan Filiz kendisine uzatılacak ve hayata yeniden bağlayacak bir yardım elini bekliyor.
Şu anda babası ve abisi ile birlikte kalan Filiz babasının emekli maaşiyle geçinmeye çalışan aileye kaymakamlık ve komşuları yardımcı oluyor.
Annasi ölünde Filiz’e bakması için iki kez evlenen baba Cemil Gültekin eşlerinin ailesini terk edip gitmesi üzerine ailenin bakımını kendisinin yaptığını söylerken, 21 yaşında ki Filiz kızının yeniden filizlenmesi için yardım severlerden destek beklediğini söyledi.
Haber ekleme saati: 09.28 - 12/01/2007
Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle
EVLER KAR ALTINDA KALDI!..

 

 

Ardahan’a komşu olan Artvin iline bağlı Şavşat ilçesinin Sahara dağında bulunan yayla evleri kar altında kaldı.
Ağır kış şartlarının yaşandığı bölgede yağan kar ardından gelen tipinin yayla evlerini adeta teslim aldığı gözlenirken, aynı bölgede bulunan ve Ardahan’ı Karadeniz’e bağlayan Sahara karayolunda Karayolları ekiplerinin karla büyük mücadelesi dikkat çekiyor.
 
***KAR SAVAŞÇILARI GÖREV BAŞINDA!
 
Kış aylarında karayollarında yaşanan sorunlardan sürücüler büyük ölçüde etkilenirken yolları açık tutmak için karayolları ekipleri gece gündüz demeden çalışıyorlar.
Yazın yol yapım ve bakım  işlerinde kışın ise karla mücadele de karayolları ekipleri   gece gündüz demeden  24 saat bakım evlerinde yolda kalan vatandaşların yardımına koşuyorlar. 
Ardahan merkezde bulunan Karayolları 126. Şube Şefliği ekipleri kışın gelmesi ile birlikte, zorlu bir çalışma maratonunun startını günler öncesinde verdiler. 
Karayolları 126. Şube Şefliği kendi sınırlarındaki yollarda karla mücadelesini, 50 kişilik çalışma ekibi, 10 kamyon, 5 greyder, 3 rotatif ve 2 yükleyici araçla gece gündüz demeden etkili kar yağışları, fırtına ve tipiye karşı veriyor. 
126. Şube Şefliği sınırlarında en yüksek rakıma sahip Ardahan-Şavşat Karayolu'nun Sahara Mevkii bu yıl 6 kez ulaşıma kapandı. Karayollarının en yüksek kesimini oluşturan Ardahan-Şavşat Karayolu'nun Sahara Bakım Evi sorumlusu Katip Ayık, Ardahan-Şavşat Karayolunun Karadeniz'den gelen fırtınalardan etkilendiğini belirterek, her fırtına sonrası yol birkaç saat içerisinde ulaşıma kapanıyor. Görüş açısı olduğu zaman yol açma çalışması hemen başlar ve yol ulaşıma açık tutulmak için sürekli çalışılır. 
 
***En büyük sorun dikkatsiz sürücüler ..
 
Uyarılara uymayan sürücülerin çok sorun yarattığını belirten Ayık; Kış aylarında yola çıkanlar bu yolun sürekli riskli olduğunu biliyorlar, ama çoğu zaman fırtınaya aldırış etmeden yola çıkan vatandaşlar Sahara Mevkiinde yolda kalıyorlar, buda bizim işimizi zorlaştırıyor. Görüş açısı hiç olmadığı günlerde yolda kalan vatandaşları kurtarmak için çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalar bizim açımızdan da çok zor oluyor her an yoldan düşme tehlikemiz var. Bunun için havanın kötü olduğu günlerde sürücülerin yol durumunu öğrenmeden yola çıkmamasını tavsiye ediyoruz. Kötü havlarda yola çıkanlar hem kendilerini hem de kurtarma ekiplerinin hayatlarını riske atıyorlar. dedi.
Haber ekleme saati: 09.09-12/01/2007
Haber: Fakr Yilmaz Foto: GünayNuh
Taktıkları milyarlık kameralarda işe yaramadı!

 

KİMİ İZLİYORSUNUZ?
 

 

 

 

Hırsızlıkları önleyeceğiz deyilerek Ardahan'ın Göle ilçesinin caddelerine takılan milyarlık kameralara rağmen ilçede hırsızlıklar devam ediyor.

 

Bir çok tartışmaya nedens olan kameraları aşan hırsızlar son günlerde yine kolları sıvarlarken, vatandaşlar, ilçe merkezine takılan milyarlık kameralarla kimin izlediğini soruyor.

 

Hırsızlıkların önüne geçeceğiz denilerek alınan kameraların bile işe yaramadığı Göle'de son olarak iki hırsızlık olayı daha yaşandı.

 

Göle Salimbey mahallesinde bulunan Hasan Eryıldırım'ın evine giren hırsızlar evin uydu cihazını çalarlarken,. Geçen günde yine aynı mahallede bulunan Selim Karakula(ın odunluğuna giren hırsız yada hırsızlar 13 torba kömü çaldıkarı öğrenildi.
Göle'de kalaycılık yapan Hasan Eryılıdırım "önceki günlerde komşumun odunluğuna giren hırsızlar, bugün de benim evime girdiler.

 

Bu nasıl iş, Halbu ki kaymakam beg hırsızlıkları önleyeceğiz diyerek ilçenin her tarafına kamera taktırmıştı. Peki bu memlekette polis ne iş yapar?' diye sormadan edemedi.Haber ekleme saati: 11.37 -11/01/2007

 

Haber: www.sonvilayet.net

 

Haber/Foto: www.sonvilayet.net

 

Öğüt'den Vekillere makam aracı talebi

 

 

 

CHP Milletvekili Öğüt hem seçmenle konuşup hem araç kullanan vekillerin risk altında olduğunu belirterek özelleştirmeyle açığa çıkan araç ve şoförlerin vekillere tahsisini istedi.

 

CHP'li Nezir Büyükcengiz'in ölümü milletvekillerine makam aracı ve şoför tahsisini yeniden gündeme taşıdı. Bir süre önce kaza geçirerek aylarca omuzluk askısıyla dolaşan CHP Ardahan Milletvekili Esnar Öğüt, Büyükcengiz'in ölümünün ardından şoför ve araba isteğini tekrarladı. Öğüt vekillerin hem cep telefonuyla seçmenle görüşüp iş takibi yaptığı, hem de araba kullanmak zorunda kaldığı için büyük risk altına girdiğini söyledi.

 

Milletvekillerine özelleştirmeden açığa çıkan şoför ve makam arabalarının tahsis edilmesi önerisini getiren Öğüt 'Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç bu durumu göz önünde bulundurarak milletvekillerine araba ve şoför tahsisi yapmalı' dedi.

 

Ardahan'da geçirdiği kazada aracıyla dört takla atan ve bir kaç kırıkla ucuz kurtulan Ensar Öğüt milletvekillerinin can güvenliği için bunun gerekli olduğunu vurguladı.

 

Öğüt, şöyle konuştu: 'Özelleştirmeden açığa çıkan birçok şoför var. Bunlar maaş alıp oturuyorlar. Yine özelleştirmeden dolayı açığa çıkan ve çürümeye terk edilmiş yüzlerce araba var. Bunlar milletvekillerine tahsis edilebilir. Hem de hiçbir bir para gerekmeden. Ayrıca tasarruf da sağlanmış olur. Çoğu kez arabayı kendimiz kullanıyoruz, bir yandan da seçmenin istekleriyle uğraşıyoruz. Bir hastane işi için 4-5 yeri aramak gerekiyor. Meclis Başkanı'yla görüşerek bunu gündeme getireceğim. Bütçeden ekstra paraya da gerek yok. Tadilat ve tamiratlara o kadar para veriliyor. Milletvekillerinin can güvenliği konusunu da önemsemek gerekli.'Haber ekleme saati: 11.29-11/01/2007

 

Haber/Foto: www.sonvilayet.net

 

KARSTAN HABERLER..

 

***AKP BORAZANCISI BÜROKRAT

 

Milli Eğitim Bakanlığı'nın ARGE çalışmaları kapsamında okul idarecilerine yönelik bilgilendirme ve değerlendirme Toplantısı için Kars'a gelen Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğrenim Burs ve Yurtlar Dairesi Başkanı Halis Koyuncuoğlu, AKP  borazancılığı yapıyor. 
Dün Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu'nda düzenlenen ve okul idarecilerinin katıldığı toplantıda konuşan Koyuncuoğlu'nun AKP mitingindeymiş gibi konuşması dikkat çekti.
Konuşmasında AKP'nin iktidar olduğu zamana kadar Milli Eğitim'de bir şey yapılmadığını ve her şeyin 4 yıllık bu iktidar döneminde yapıldığını söylemesi, toplantıya katılanlar arasında şaşkınlık yarattı.
Koyuncuoğlu'nun konuşmasıyla kendilerini adeta AKP mitingindeymiş gibi hissettiklerini ifade eden eğitimciler, "Son dört yılda bu iktidarın yaptıklarının, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmadığını söylemek, bir bürokrata düşmez. Eğer bu bürokrat AKP'den milletvekili adayı olmayı düşünüyorsa, o zaman görevinden istifa edip, siyasete girsin." dediler.
Eğitimciler, "Bizler, Milli Eğitimle ilgili bir toplantı için çağrılmıştık. Ama, kendimizi bir anda AKP'nin toplantısında bulduk. Toplantıya Ankara'dan gelip katılan Daire Başkanı Koyuncuoğlu, toplantının amacıyla ilgili bilgi vereceğine AKP iktidarının icraatlarını anlattı. Adeta AKP'nin reklamını yaptı." diye konuştular.
Daire Başkanı Koyuncuoğlu'nun konuşması karşısında şaşırdıklarını ifade eden çok sayıda eğitimci, önce toplantıyı terk etmeyi düşündüklerini belirterek, "Ancak, hakkımızda işlem yapılacağı endişesiyle mecburen sonuna kadar dinlemek zorunda kaldık. Çünkü biliyoruz ki, bu iktidar döneminde iktidarın propagandasını yapmak serbest, ama propagandayı dinlememek suçtur." dediler.

 

***KAŞININ ÜZERİNDE KARA VAR' CEZASI

 

Kars'ta trafiğin plakaya ceza kesmesi sürücüleri çileden çıkardı. Sürücüler, plakaya ceza kesme uygulamasından vazgeçilmesini istediler.
Kars'ta tarihin en yoğun trafik cezasının kesildiği bildirildi. Sürücüler, hemen her gün trafik cezası kesilen araç olduğunu kaydederek, "Kavşağa 5 metre kala park edildiği için bile ceza kesiliyor. Kars'ın cadde genişliği ve uzunluğu kapasitesi belli değil mi?" diye sordular.
Daha çok plakaya ceza kesilmesi uygulamasından yakınan sürücüler, "Önceki yıllarda trafik polisi, sürücünün yüzüne karşı ceza keserdi. Şimdi artık o uygulama kalkmış. Bir bakıyoruz ki, aracımıza ceza kesilmiş. Nerde ne yapmışız, hangi hatayı işlemişiz bilmiyoruz." dediler.
Yeni bütçede trafik cezalarına ağırlıklı yer ayrıldığını, bunun için yoğun bir cezai işleme gidildiğini ileri süren sürücüler, "Belli ki talimatla ceza kesiliyor. Eğer böyle olmazsa plakaya ceza kesilir mi? Artık öyle bir durumdayız ki, neredeyse 'kaşının üzerinde kara var' denilip ceza kesilecek. Bu resmen soygun." diye konuştular.
İllerdeki araba sayısına göre, en fazla trafik cezasının Kars'ta uygulandığını da idda eden sürücüler, "Yetkililerden biraz daha esnek davranmalarını ve plakaya ceza kesme uygulamasının kaldırılmasını istiyoruz. Bu isterken de Kars'ın ekonomik yapısının gözönünde bulundurulmasını bekliyoruz. Çünkü, geri kalmış Kars'ta yaşam şartları oldukça ağırdır. Buna bir de trafik cezaları işlendiğinde altından kalkılmaz bir yük altına girmiş oluyoruz." dediler.

 

***BORÇLUYA SON UYARI

 

AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, Tarım Kredi Kooperatif borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik çıkartılan aftan en az Kars'ın yararlandığını bildirdi. Kars'ta 3 bin 500 çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifleri'ne borcu bulunduğunu ifade eden Beyribey, bunlardan ancak 500'ünün borçlarının yeniden yapılandırılması için başvuruda bulunduğunu belirtti. 
Yeniden yapılandırma için verilen sürenin 31 Aralık 2006 günü dolduğunu, ancak yapılan girişimler sonucu bu sürenin bu hafta sonuna kadar uzatıldığını vurgulayan Beyribey, "Yeniden yapılandırma, ödeme güçlüğü içinde bulunan özellikle Kars için önemli bir fırsattı. Çünkü, yeniden yapılandırma için başvuruda bulunanların borçlarından yüzde 45 indirim uygulanacağı gibi, kalanı da taksitlendiriliyor." dedi.
Yeniden yapılandırmadan yararlanmayanların Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerden yararlanamayacağını ve borçlarının katlanarak artacağını dile getiren Beyribey, "Hemşehrilerimiz eğer bu hafta sonuna kadar yeniden yapılandırma için Tarım Kredi Kooperatifleri'ne başvurmazsa, borçları katlanarak artacağı gibi, hem icralık olacaklar, hem de hiç bir teşvikten yararlanamayacaklar. Bunun için bu haftayı iyi değerlendirmeleri gerekmektedir." diye konuştu.
Hemen hemen bütün illerde borçlu olan çiftçinin ağırlıklı olarak Tarım Kredi Kooperatifleri'ne başvuruda bulunarak yeniden yapılandırmadan yararlandıklarını altını çizen AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, şunları söyledi:
"En çok borçlu Kars'tan olduğu halde, en az başvuru da Kars'tan olmuş. Bu üzücü bir olaydır. Hemşehrilerimiz bu fırsatı neden değerlendirmiyorlar? Halbuki borçlarını, yeniden yapılandırmadan yararlanarak, Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerle rahat ödeyebilecekler.  Eğer yeniden yapılandırmadan yararlanmazlarsa sıkıntı çekerler. Bunun için borçlu hemşehrilerimiz ellerini çabuk tutup, bu hafta sonuna kadar bu haktan yararlansınlar. Yeniden yapılandırmadan yararlananların borçları yüzde 45 indirileceği gibi, kalan kısmı da taksitlendirilecek."

 

***Eğitim-iş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey ;
ŞİDDETE DUR DENİLMELİ VE AYDINLIK YARINLARA SAHİP ÇIKILMALIDIR

 

Son dönemlerde artan şiddet olaylarına tepkiler büyürken bir tepkide Eğitim-İş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey'den geldi.Özbey, okullarımızda ve sokaklarda şiddetin hızla arttığı, çocuklarımızın ve insanlarımızın sokağa çıkma korkusu yaşadığı, can güvenliğimizin kalmadığı, töre cinayetlerinin olağan hale geldiğini vurğulayan Özbey, Emeği ile geçinmeye çalışan memur, işçi, köylü, esnaf ve emekli gibi toplumun geniş kesimlerinin aleyhine her gün yeni yasal düzenlemelerin yapıldığını söyledi.Özbey açıklamasında ayrıca, Yoksulluğun, yolsuzluğun ve gelir dağılımı adaletsizliğinin en üst düzeye çıktığı, ülkemiz yer altı ve yer üstü kaynaklarının bir avuç mutlu azınlığa peşkeş çekildiği; içinde bulunduğu sıkıntılardan dolayı demokratik tepkisini dile getiren insanlarımıza hakaret edildiği, azarlandığını, Ülkemizi yöneten AKP iktidarının kendi siyasal yandaşlarını yasa ve kural dışı yöntemlerle bütün kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirdiği, bu kadrolaşmaları yaparken İmam Hatip Lisesi, İlahiyat Fakültesi mezunları ve din kültürü öğretmenlerinin tercih edildiği, tarikat ve cemaat liderlerinin referans alındığı ve belirleyici olduğu; sadece son bir yılda 650 Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin kurum değişikliği ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın önemli kademelerine getirildiğini belirterek,Kendi varlıklarının temeli olan hukuk sistemini bin yıllar öncesine döndürmeye çalışan zihniyetin temsilcilerinin, yargıyı siyasallaştırmaya çalıştığı,Cumhuriyetimizle özdeşleşmiş kurumlarımızın ve sanayi kuruluşlarımızın özelleştirme adı altında yabancı ve onların yerli iş birlikçilerine pazarlandığı ve yağmalandığı;Ulusal sınırlarımızın, bağımsızlığımızın ve cumhuriyetimizin tapusu olan Lozan Antlaşmasının tartışılır hale geldiği, değişik platformlarda ülkemiz ile ilgili yeni haritaların gösterildiğini söyleyen Özbey açıklamasına şöyle devam ett. Kuruluşuna, onurlu ve şerefli bir duruşu dayanak etmiş olan Türkiye Cumhuriyetini bugün yönetmekte olan siyasal iktidarın, ekonomik anlamda Dünya Bankası ve IMF'nin, siyasal anlamda AB ve ABD’nin tüm dayatmalarına sessiz kaldığı bir süreçten geçmekteyiz. Ulusumuzun, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için kaygıları, umutları, hedefleri, coşkuları ve sevinçleri aynı veya yakın olan; bu tehdit ve tehlikelere karşı bir arada, omuz omuza, daha güçlü durabilme ve kararlılığımızı ortaya koyabilme bilincinde davranan ve "TEHLİKENİN FARKINDA OLANLARI", emeğimize, demokrasimize, cumhuriyetimize, ulusal bağımsızlığımıza ve ulusal bütünlüğümüze sahip çıkmak için birlikte davranmaya ve güçlerimizi birleştirmeye çağırıyoruz dedi.
HABER / SERHAT ERYOLCU / KARS

 

Ardahan'lı Saddam 
ulusal gezetelerde..

 

 

 

Bir süre önce idam edilen ve idamı tartışmalara neden olan eski Irak lideri Saddam Hüseyin’in isim adaşı Ardahan’lı Saddam bugün kü ulusal gazetelerde geniş yer buldu.

 

Gazetemiz Muhabiri Barış Yıldırım’ın kendisiyle yaptığı röportajdan sonra bir kez daha gündeme gelen Ardahan’lı Saddam’la görüşen Anadolu Ajansı  Ardahan Muhaberi Günay Nuh’un haberi bugünkü bir çok ulusal gazetede yer aldı.

 

“Bu da Ardahan'lı Saddam” başlığıyla bir çok ulusal gazetede yer alan Ardahanlı Saddam Doğu Yılmaz ile çıkan haber şöyle; ‘Ardahan'da Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in ismini taşıyan lise öğrencisi Saddam Doğu Yılmaz, isminden memnun olduğunu söyledi.

 

Ardahan Lisesi 11. sınıfta öğrenim gören 16 yaşındaki Saddam Doğu Yılmaz'ın ismi, birinci Körfez Savaşı sırasında dedesi tarafından konulmuş. Arkadaşlarının, ismini değiştirmesi için mahkemeye başvurması yönünde telkinleri olduğunu ifade eden Saddam Doğu Yılmaz, "İsmim eskiden de ilgi çekiyordu ama Saddam Hüseyin'in asılmasından sonra daha fazla ilgi çekmeye başladı. 2004 yılında da yurtdışına çıkışımda ismim hava limanındaki güvenlik elemanlarının dikkatini çekmişti. Ama tüm telkinlere rağmen ben ismimden memnunum ve değiştirmeyi düşünmüyorum" dedi.
Haber ekleme saati: 10.30 - 11/01/2007

     Haber: www.sonvilayet.net-Foto: Günay Nuh

 

Göleli Sadrettin Özen 
İstanbul’da vefat etti
 

 

 

 

Ardahan’ın Göle ilçeli genç hemşerimiz Sadrettin Özen (40) geçtiğimiz günlerde İstanbul'da geçirdiği tarfik kazası sonucu ağır yaralanıp, koma halinde kaldırıldığı hastenede vefat etti.
Alınan bilgilere göre, İstanbul’da çalıştığı işyerinde geri geri gelen yük kamyonun duvara sıkıştırdığı Sadrettin Özen ağır yaralı olarak yattığı hastanede 22 gündür koma halinde yaşatılmaya çalışılıyordu.

 

Tüm çabalara karşın komadan çıkarılıp, kurtarılamayan  Özen geçtiğimiz gün vefat etti.
Dün, İstanbul/Esenyurt Beldesi Sonevler camisinde kılınan ikindi namazından sonra toprağa verilen Özen’in cenasesine bir çok yakını ve Göleli hemşerisikatıldılar.

 

***Gölspor’lu Gökan’da Gölespor gibi yardım bekliyor!

 

Bir süre önce bitin Ardahan 1. Amatör Lig Şampiyonu Göle Belediyespor futbol takımı Ardaühan’ı temsil edeceği 3. Lig Amatör Maçları öncesi maddi ve manevi sıkıntı yaşadığı bir saüreçte, geçtiğimiz yılın sonlarında geçirmiş olduğu trafikkazası sonucu felç olan ve tedavi için Ankara’ya giden Gölesporlu Gökan Daş maddi imkansızlık dolaysıyla tedavi olmaktan bir hayli zorluk yaşadığı öğrenildi.

 

Genç yaşında geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu hayatı kararan ve tedavi olmak için Ankara’da kendisine uzanacak yardım elibekleyen Gökan Daş’ın yoksul ailesi bir hayliyüksek olan tedavi ücretlerini karşılamaktan bir hayli zorda olduğu öğrenilirken, kendilerine el atacak yardım severlerin yanı sıra Ardahan valiliği, Göle kaymakamlığı ve belediyeden destek bekliyorlar.

 

***Köprülülü Polat vefat etti

 

Ardahan’ın Göle ilçesi sakinlerinden Kazım POLAT tedavi için geldiği İstanbul'da vefat etti...
Teoavi gördüğü İstanbul/Bakırköy Devlet Hastanesinden vefat eden POLAT'ın cenazesi Köprülü'ye getirilerek geçtiğimiz gün defin edildi.
Haberleri ekleme saati: 10.30 - 11/01/2007

 

Haberler: www.sonvilayet.net

 

İKİ SINIR KAPISI OLAN ARDAHAN 1 MİLYON DOLARLIK İHRACAAT BİLEYAPAMADI!

 

 

 

Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verilerine göre, Karadeniz’deki her bir firma yaklaşık 2 milyon 23 bin dolar ihracat gerçekleştirirken , Marmara Bölgesi’ndeki firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 903 bin dolar oldu.

 

Türkiye’de bu yıl ekim sonu itibarıyle 40 bin 936 ihracatçı firma, 49 bin 903 ithalatçı firma bulunuyor. Firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 656,7 bin dolar olurken, ortalama ithalatları 2 milyon 250,8 bin dolar. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ocakekim verilerinden yapılan hesaplamalara göre, İstanbul Türkiye ihracatının yüzde 54,7’sini, ithalatının da yüzde 57,8’ini gerçekleştiriyor. Türkiye’nin 7 ilinin ihracatı 1 milyon doların altında kalırken, Tunceli’den hiç ihracat yapılmıyor. Türkiye’deki illerin ihracatı incelendiğinde, İstanbul’un liderliğini koruduğu görülüyor. İstanbul’da 22 bin 291 ihracatçı firma, 37 milyar 82 milyon 48 bin dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. İstanbul’u 5 milyar 784 milyon 59 bin dolarlık ihracatla Bursa izlerken, bu ilde 2 bin 403 firma bulunuyor.

 

***Ardahan sondan birinci!..

 

İhracatı 1 milyon doların altındaki iller arasında Ardahan, Bayburt, Bingöl, Erzincan, Gümüşhane, Osmaniye ve Siirt bulunuyor. İthalat rakamları incelendiğinde de 29 bin 780 ithalatçı firmanın bulunduğu İstanbul’un 64 milyar 882 milyon 71 bin dolarlık ithalat gerçekleştirdiği görülüyor.

 

***DOĞU ANADOLU SONUNCU

 

Bölgeler itibariyle ihracat rakamlarına bakıldığında, Marmara Bölgesi’ndeki 26 bin 271 firma 50 milyar 11 milyon 698 bin dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Ege’deki 5 bin 212 firma 6 milyar 850 milyon 734 bin dolar, İç Anadolu’daki 4 bin 256 firma 4 milyar 319 milyon 117 bin dolar, Akdeniz’deki 2 bin 714 firma 2 milyar 818 milyon 484 bin dolar, Güneydoğu Anadolu’daki bin 112 firma 1 milyar 760 milyon 903 bin dolar, Karadeniz’deki 782 firma 1 milyar 582 milyon 736 bin dolar, Doğu Anadolu’daki 589 firma da 475 milyon 367 bin dolarlık ihracat yaptı. Firma başına yapılan ihracatta ise Karadenizli firmalar ilk sırada yer alırken, Karadenizli her bir firma ortalama 2 milyon 23,9 bin dolarlık ihracat yaptı. Marmaralı firmalar 1 milyon 903,7 bin dolarlık, Güneydoğulu firmalar 1 milyon 583,5 bin dolarlık, Egeli firmalar 1 milyon 314,4 bin dolarlık, Akdenizli firmalar 1 milyon 38,5 bin dolarlık, Doğu Anadolulu firmalar ise 807,1 bin dolarlık ihracat yaptı.Haber ekleme saati:09.54 - 11/01/2007
DİĞER HABERLERİMİZ www.sonvilayet.net adlı sitemizde okunabilir ..



Kaynak: ardahan haber

Editör: ardahan haberleri

Bu haber 10929 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI