Reklam
Bugun...


BABACAN ARDAHAN'A GELİYOR..
KURA KARARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ.. Kısa bir süre önce kurulmasına karşın ciddi bir muhalefet sergileyen tutumu ile siyaset alanında aranan parti konumuna gelen Demokrasi Atılım Partisi DEVA Genel Başkanı Ali Babacan Ardahan'a geliyor.

BABACAN ARDAHAN'A GELİYOR..

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..

'Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası' Yaşam TV'de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00'da Yeniden Başlıyor..

İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6

Candar Yılmaz'ın birçok yüksek okul mezunu Ardahanlı ile birlikte kurduğu ve Ardahan İl Başkanlığını yaptığı DEVA Partisini ziyaret eden Gazeteci Fakir Yılmaz birçoğu üniversite mezunu ve genç insanlardan oluşan DEVA Partisi Ardahan Merkez İlçe Yönetiminin bir hayli iddialı olduğu görüldü.

Genel Başkanları Ali Babacan'ın önümüzdeki ay yani 2 Aralık'ta Ardahan'a gelerek esnafları ziyaret edeceğini belirten DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz genel başkanlarıyla birlikte ziyaret edecekleri Ardahan esnaflarının sorunlarını dinleyip, ulusala taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz, 2 Aralık 2020 Çarşamba günü Genel Başkan Ali Babacan’ın Ardahan’a geleceğini söyledi.

Aralık ayının ilk haftasında Demokrasi ve Atılım Partisi Kars 1. Olağan Kongresinin yapılacağını duyuran Başkan Yılmaz: “Türkiye’de ilk kongreyi Ardahan yaptı. Genel Başkanımız Kovid-19 nedeniyle karantinada olduğu için Ardahan İl Kongremize katılamamıştı. Ancak Genel Başkanımız Ali Babacan, Türkiye’de 81 ile gitmek için programına aksatmadan devam ediyor. Genel Başkanımız Sayın Babacan, Kars İl Kongresine katıldıktan sonra Ardahan’a gelerek esnafı ziyaret edecek ve ilin kanaat önderleri ve STK temsilcileriyle ilimizin sorunlarını istişare edecek. Genel Başkanımızı karşılamak için hazırlıklarımız başladı ve heyecanlıyız” dedi.

KURA KARARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ..

Demokrasi ve Atılım Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz, Kura Nehri’nin yönünü tünellerle Karadeniz’e aktarmak için yapılacak Beşikkaya Barajı’nın Ardahan için büyük bir ihanet olacağını ileri sürdü.

Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz, Küresel Gazeteciler Konseyi Ardahan İl Temsilcisi Özkan Karakaya, Gazeteci Selmi Yılmaz ve Çevre Mühendisi iş insanı Alper Öztürk, Demokrasi ve Atılım Partisi’ni ziyaret ederek Deva İl başkanı Candar Yılmaz ve Merkez İlçe Başkanı Aşkın Yıldız’a hayırlı olsun temennisinde bulundular. Ziyarette genel gündem Kura Nehri oldu.

Ardahan üzerinden Gürcistan ve Hazar Denizi’ne dökülen Kura Nehri’nin suyu ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Yılmaz, Kura konusunda Ardahanlıların kenetlenmesi gerektiğini belirtti. Yılmaz: “Bu sorun hepimizin ortak sorunudur. Kura giderse Ardahan biter. Uyanmalıyız, doğa katliamıyla birlikte yapılan baraj ve HES’ler Ardahan’a ciddi zarar veriyor. Bir de Ardahan ovasından geçen Kura Nehri’nin yönünü değiştirmek kesinlikle çok yanlış bir projedir” dedi.  

BU KARAR, ARDAHAN’IN TARIM POLİTİKASININ OLMAYACAĞI ANLAMINA GELİYOR

Kura Nehri ile ilgili alınan kararın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Yılmaz, “bu işin sorumluları her kimse mutlaka haklı bir sebep açıklamalı, ya da engel olmalıdır. Kura Nehri’nin başka taraflara yönlendirilmesi gelecekteki tarım politikalarının ilimizde olmayacağı ve bununla ilgili bir planlamanın olmadığının işaretidir. Dünyadaki ülkeler, kendi derelerinin ve nehirlerinin yapısını bozmadan daha çok güneş ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarını tartışırken, Doğu’dan Karadeniz’e nehir akıtmak akıl işi değildir. Bu karar, su kaynaklarının düzenini bozacaktır. Biz bu karara karşıyız. Kura Nehri, bölgemizin tarımı için önemli olduğu kadar, balıkçılık sektörüne de zarar verebilir. Bir ilin doğal hakkını diğer bir ile yönlendirmek ülkenin menfaatine olabilir ama o ilinde rızasını almak lazım” ifadesini kullandı.

Arınç Davutoğlu, Babacan'a Gitmeli..

Kürt sorunu yoktur varsa oda benimdir' diyen Başkan Erdoğan'ın Kürtlerin neredeyse Başkan yapacağı ama sen misin 'Seni başkan yaptırmayacağız' dediği için bedelini hapse atılma ile ödeyen Selahattin Demirtaş'ın Devran'ı okuyan Bülent Arınç'a  Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden 'istifan yetmez indiğin trenden yani partiden uzaklaş' dediği son konuşmasından daha iyi anlıyoruz.

Başkan Erdoğan gibi Arınç'ın oğlunun da babasını çürüten bir çıkış ile "Bu denizde tek bir gemi, tek bir rota ve tek bir reis var" deyip, babasının partide kalmasının çok da etik olmayacağını ima etmesi ile Arınç'ın bundan sonraki atacağı adımını bekleyeceğiz.
Çünkü bugün Arınç'a karşı konulan tepkinin daha önce alenen olmazsa da kapalı kapılar ardından eski başbakan, Arınç gibi eski bakanlar olan Davutoğlu'na, Babacan'a ve cenaze törenine giden ve hakkında soruşturma başlatılan eski Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu'na olduğu gibi daha nice AK Partili kuruculara karşı ortaya konulmuş ve bir çoklarının AK Parti'den ayrılıp, DEVA, Gelecek Partisi adlı iki partinin kurulmasına kadar gitmişti.


Şimdi sıra Arınç'ta ve onun durumunda olanlarda diyerek Arınç'ın kendisinin de anlamadığı ve neye yaradığı çok da anlaşılmayan kurul üyeliğinden isitfa ile yetinmeyip, kurucusu olduğu AK Parti'den ayrılıp, Davutoğlu'na ya da Babacan'a veya onların ikisininde bir araya geldiği, MHP'den ayrılarak, İYİ Partiyi kurup, CHP ve diğer partilerle kurduğu diyalogla kısa sürede %13'lere çıkan Akşener'e gitmeli derim.
Gitmeli ki, gidip, gitmeme arasında kalanları yüreklendirip, varsa gücü kendisi gibi AK Parti'den gitmek isteyen, gönderilmek istenenleri arkasından alıp götürmeli, götürdüğünü de ortaya koymalı.. Bunların arasına "Bu denizde tek bir gemi, tek bir rota ve tek bir reis var" diyen oğlunu da katabilecek mi bilmem ama ya da kenara çekilip, torunlarına bakmalı derim.
Nasılsa reis yani başkan siz olmazsanız da ben tek başıma kalsam da Kürt sorunu denen sorununda içinde olduğu ülkedeki, Avrupa'daki, Amerika'daki gelecek sorunlarında içinde olduğu tüm sorunlarını çözecek zaman için 18 yıl yetmezse de 2023'e kadar bana Bahçeli yeter diyor..

Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php

DEVA ARDAHAN'A DEVA OLMAYA ADAY!
arşiv haber 19/09/2020 tarihli haber/yorum
Eski Bakanlardan Ali Bababca'ın Genel Başkanlığını, Candar Yılmaz'ın İl Başkanlığını, Gazeteci meslektaşımız Özkan Karakaya'nın Başkan Yardımcılığını üstlendiği DEVAPartisi İlk Kongresini Ardahan'da yaptı. Ali Babacan liderliğinde kurulan ve Türkiye’de 72 ilde teşkilatlanan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) ilk Olağan İl Kongresini Ardahan’da gerçekleştirdi. Tek listeyle kongreye giden Candar Yılmaz, delegenin tüm oylarını alarak Demokrasi ve Atılım Partisi Ardahan İl Başkanı seçildi.

DEVA KONGRESİNE YOĞUN İLGİ

Kuzey Yıldızı Oteli Toplantı salonunda yapılan Ardahan 1. Olağan kongresine Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz, İş adamı Müsiad Kurucu Başkanı Orhan Orhan Gökdemir, Deva Erzurum başkan Vekili Emre Okumuş, Deva Iğdır Kurucu İl Başkanı Yusuf Aslan, Kars kurucu il Başkanı Av. Güven Özen, Artvin Kurucu il Başkanı Hilmi Yazıcı, CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, CHP Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Yılmaz Kaya, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Asim Özer, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Vekili Deniz Özer, İleri Demokrasi ve Ufku Açıkların Sesi Lideri Cihan Çoban, Yeniden Refah Partisi Ardahan İl Başkanı Caner Çoban ve Teşkilat Başkanı Volkan Bozkurt, Deva Göle İlçe Başkanı Süleyman Demir ve Yönetim Kurulu üyeleri ile partililer ve vatandaşlar kongreye katılarak yoğun ilgi gösterdiler.



Kongre öncesi Deva Partisi Ardahan İl ve Merkez İlçe teşkilatı yöneticileriyle esnafı ziyaret eden Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz, esnafa hayırlı işler diledi ve sorunları dinledi. Vatandaşlar ve esnaflar, Deva Partisi’ne yoğun ilgi göstermesi dikkatlerden kaçmadı. Ardahanlı ünlü ozan, Osman Uygur ise, Deva Lideri Ali Babacan için şiir okudu.

Aşkın Yıldız’ın Divan Başkanı olduğu Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) 1. Olağan Kongresinde Divan Katip Üyeliklerine ise Kadir Uygur, Şermin Yılmaz ve Ebru Tekin oy birliğiyle seçildi.  Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ardından Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ın mesajını parti sekreteri Gamze Avşar tarafından okundu.

GENEL BAŞKAN BABACAN’IN MESAJI YOĞUN ALKIŞ ALDI

Yaşanan pandemi nedeniyle Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) 1. Olağan Kongresine katılamayan Babacan, mesajında şu ifadeleri kullandı:

Değerli yol arkadaşlarım, sevgili kardeşlerim. Sizleri muhabbetle selamlıyorum. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan 1. Olağan Kongremiz hayırlara vesile olmasını diliyorum. Aylarca süren hazırlık döneminden sonra partimizi kurduk. Türkiye’nin geniş kesimlerini temsil eden Kurucular Kurulumuzu, evrensel ve ahlaki normlara sahip, işini iyi yapan, ehil insanlardan oluşturduk. Ülkemizin çok farklı kesimlerinden gelen, çok sesli, geniş temsiliyeti olan ve ortak akılda buluşan bir ekip olduk. Türkiye’nin tüm sorunlarına ve yönetim alanlarına değinen parti programımız geniş bir ekibin katılımı ile hazırlandı. Parti tüzüğümüz ise siyasi partiler kanunun izin verdiği en geniş ölçüde parti içi demokrasi ve katılımcılığı esas alarak kaleme alındı. Zor bir dönemde, bizleri yeni bir siyasi hareket başlatmaya yönelten temel sebepler; ülkenin kötü yönetilmesi ve kötüye gidiş karşısında toplumun her kesiminden gelen talepler ve Aziz milletimizin açık ve ısrarlı daveti oldu.  Hepiniz çok iyi bilirsiniz ki, bir ülkede sorunlar ve kaygılar karşısında bir şey yapılmaz, susulur, sadece izlenilirse olacaklardan herkes sorumlu olur vebal altında kalır. Biz de, kötü gidişata karşı susmadık, susamadık. Karar verdik, arkadaşlarımızla Deva Partimizi kurduk. Kadrolarımız sizin gibi arkadaşlarımızın katılımı ile her gün büyüyor.  Bir ülke düşünün ki, her geçen gün sorunlar artıyor, yönetime karşı güven sarsılıyor, ehliyet ve liyakata değer verilmiyor; temel hak ve hürriyetleri yok sayılarak demokrasi ve özgürlük alanları sık boğaz edilmiş, Yargı; halka değil talimatlara hizmet eder olmuş, denge ve denetim yok olmuş ve güçler ayrılığından söz edilemiyor; tutarsız, şeffaflıktan uzak, güven vermeyen ve istikrarı sağlayamayan bir ekonomi yönetimi var, eğitim sistemi yazboz tahtasına dönüştürülmüş, bu ülke içine kapatılmış, yakın coğrafyada sözü tükenmiş, dünyada itibarsız ve yalnız bir ülkeye dönmüş, ülke güvenliği sadece katı güvenlikçi politikalarla sağlanmaya çalışılıyor.

Böyle bir ülkenin iyi idare edildiğinden söz edilebilir mi? Bütün olumsuzluklara rağmen, Ülkemizde çözümü olmayan sorun yoktur. Sorun varsa çözüm de mutlaka vardır. Siyasi hareketimizin temel özelliklerinden biri, sadece değişik toplum kesimlerinden yükselen itirazları seslendirmek değil, beklentilere karşılık verecek, ikna edici çözümleri de ortaya koymaktır.  Türkiye toplumunun, farklılıklarını ve doğal taleplerini gözardı etmeyen; çatışmacı, ayrıştırıcı,  ötekileştirici öfke dilinden uzak duran; Kuşatıcı, uzlaştırıcı, çoğulcu, katılımcı, rasyonelliği vicdan akıl ve bilimle harmanlayan, sahici bir söylemle politika yapacağız.  Partimizin her kesim ve herkes için söyleyeceği sözü vardır, ancak en çok da kadınlarımız, gençlerimiz ve çocuklarımız için çaba göstereceğiz. Kadının siyasi ve ekonomik hayata hak ettiği seviyelerde katılımı öncelikli hedeflerimizdendir. Gençlerimize hak ettikleri şekilde özgür, müreffeh bir hayatı, adil bir gelir paylaşımını sağlayacağız.  Barış ve kardeşlik ortamını güven ve huzur ikliminde geliştireceğiz.  Ümit siyaseti yapacağız. Korku siyasetine tamah etmeyeceğiz. Kimlik ve bölge siyaseti yapmayacağız. Kutsallarımızı siyasete alet etmeyeceğiz. Sorunlarımızı daha fazla demokrasiyle çözeceğiz. Fedakarca çalışmalarınız sayesinde koronavirüs salgınına rağmen ülkemizin tamamında örgütlenmemizi tamamlamak üzereyiz. Genel seçimlere katılım şartını karşılamak üzere de kongrelerimizi yapıyoruz.  Her türlü engele rağmen, inanç, azim ve kararlılıkla yürüttüğünüz çalışmalardan dolayı hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Pandemi döneminde, kısıtlı imkanlarla, zamanla yarışarak yürüttüğümüz bu kongre sürecinden sonra inşallah alanlara ineceğiz.Yapacağımız toplantılarla halkımızın yanında olacağız. Gönül sofralarına oturup dertleriyle dertleneceğiz. Halkımızın her bir ferdine Deva Partimizi ve Türkiye hayalimizi anlatacağız.  Kongremizin tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçen bütün arkadaşlarımı candan tebrik ediyorum. Görev alacak arkadaşlarımı şimdiden kutluyor, başarılar diliyorum. Kongremize katılan tüm arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.”

BAŞKAN YILMAZ, SORUNLARI DİLE GETİRDİ

Daha sonra kürsüye gelen Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan İl başkanı Candar Yılmaz ise, Ardahan’ın temel sorunları ve pandemi süreci ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Başkan Yılmaz: “Konuşmama başlamadan önce şu anda dünyanın başına bela olan virüsten dolayı şu anda hepimizden çok çalışan sağlık çalışanlarına da buradan teşekkür etmek istiyorum.  İktidardan bizim yaşamamız için ölen sağlık çalışanlarının şehit kabul edilmesini istiyoruz. Lütfen Sağlığımız için pandemi kurallarına uyalım. İlimizde Merkez İlçe ve Göle İlçemizin Kongrelerini yaparak İl kongresi yeterliliğini sağlayarak, Genel Merkezimizin bir an önce büyük kongreye gitmesini sağlamak için İl Kongresini yapıyoruz. Yaklaşık iki ay önde bize görev verilmesi ile beraber kurucu heyetteki arkadaşlarımızla yoğun bir çalışma temposu sürdürerek kongre aşamasına geldik. Bugün gelinen noktada İdeolojilerin yıkıma uğradığı söylenebilir. Geçim ve yaşam kaygısının hat safhada olduğu bir dönemde siyaset dilinin sert ve ötekileştirişi olması gelecek kaygılarını daha da arttırmaktadır. Demokrasi ve Atılım partisi tamda bu umutların tükendiği bir dönemde ortaya çıkarak Ülkemize DEVA olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Siyasette geçmişe takılıp kalmaktan sa ileride neler yapabileceğimizin çabasını sarf etmemiz düşüncesi içerisinde olanlardanım. Devamlı sorunları ve yanlışları konuşmayı değil çözüm odaklı çalışarak ileri gitmeliyiz. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın da dediği gibi,  ‘Biz siyaseti ideallerimiz için yapan insanlarız. Özgürlükler, demokrasi, insan hakları için hayat idealleri, konjonktürel tercihlerimizdir. Bugün ulusalcılık, yaratılan sert söylemler prim yapıyor diye biz bunu yapamayız.’ Ardahan özeline gelirsek mevcut iktidarın hep övündüğü sağlık sisteminin bir parçası olan devlet hastanemizde bir anjiyo bölümü bulunmamakta, giden hastalar Kars veya Erzurum’a sevk edilmektedir. Hastalarımız yolda ölmektedirler. Buna acil bir çözüm üretilmesi gerekmektedir. Genel Başkan yardımcımızın doktor olması münasebeti ile  Deva iktidarında İnşallah sağlık bakanı olarak görmek istiyoruz. Ardahan’ımıza bir anjiyo bölümü istiyoruz. Ardahan kamuoyunun yıllardır bir istemi olan hava alanı bölgede Erzurum’un ve Artvin illerinin bir kısmına ve komşumuz Gürcistan’a da hizmet verebilecek bir konumdadır. Sadece Ardahan’ın nüfusuna bakılarak yapılamaması haksızlıktır. Sadece Rize hava alanında yapılan dolgunun bir kısmı ile burada hava alanı yapılabilir. Bu kışı burada yaşayarak çeken insanlara bunu çok görmemeliyiz. İlimiz son 10 yılda göç takvimine bakıldığında göç veren iller arasında üst sıralardadır. Okumuş kesimin iş bulamaması ve Devletin bu konuda ciddi önlem alamaması göçü hızlandırmaktadır. İlimizde olan Ardahan Üniversitesinin Bölgenin geçim kaynağı olan hayvancılık olduğundan veterinerlik ve ziraat fakültelerini açarak öğrenci sayısını da arttırmalıdır. İlimiz genelinde tarımcılık hala deden atadan kalan yöntemlerde yapılmaktadır. Tarım makineleri gelişmiş son sistem köylü borçlandırılmış ama meralarında % 50 su olan bir bölgede sulama ve gübreleme yöntemleri devlet tarafından çiftçiye öğretilmemektedir. Tarım Bakanlığı bu konudaki çalışmalarını gözden geçirmeli ve üretime dayalı bir model desteklenmelidir. Ülkemizde kış aylarında tek donan göl olan Çıldır gölümüz yeterince turist ağırlayamamaktadır. Doğu ekspres treninin en azından göl etrafında dolaşacak şekilde uzatılması ciddi katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Ardahan 1 Ülkeye açılan iki sınır kapısına sahip olan bir olmakla beraber bundan yeterince yararlanmayan da tek ildir. Gürcistan ile Ülkemiz arasında buradaki yerel esnafında yararlanacağı bir serbest bölge yapılması gerekmektedir. Bundan burada yaşayan Esnaf ve sanatkârlarımız yararlanmalıdır. İl Nüfusuna göre marketler, fırınlar, pastaneler, lokantalar ve diğer işletmeler açılmalı, kota sınırlaması getirilerek Esnaf ve Sanatkar korunmalıdır. Kredi Kefalet borçları, banka borçları ve çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatiflerinden aldığı borçlar ertelenmelidir” dedi.

DR. MEDENİ YILMAZ, ÜLKE BASKI VE KORKUYLA YÖNETİLMEZ

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz’da ülkenin sorunlarına değinerek yaşatılan baskı ve korkunun kimseye fayda vermeyeceğini belirtti.

Deva Partisi’nin ilk kongresinin Ardahan’da yapıldığını açıklayan Yılmaz, “Deva için İlk başlangıç ve ilk kongremizi yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Ardahan İl Teşkilatımızı tebrik ediyorum. Buraya gelmeden önce Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan ile görüştüm hepinize selam, saygı ve sevgilerini gönderdi” dedi.

Ülke olarak zor bir dönemden geçtiklerini açıklayan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Savaşla ilgili bir hikaye vardır, bir topçu bataryası muharebenin en kritik noktasında ateş etmeleri gerektiği halde ateş etmiyor ve muharebe kaybediliyor. O bataryanın askerleri yargılanıyorlar ve cezaları onları kurşuna dizmek fakat infaz etmeden önce mahkeme heyeti mürettebatın başındaki askere soruyor niye ateş etmediniz? Siz ateş etmediğiniz için muharebe kaybedildi. Asker diyor ki; efendim ateş etmememiz için kırk tane sebebimiz vardı. Mahkeme heyeti, neymiş kırk tane sebebiniz. Asker, barut yoktu’ diyince mahkeme heyeti dur diyor ve 39 tanesini saymana gerek kalmadı diyor. Barut yoksa elbette ateş edemezsiniz. Şimdi bizde diyoruz ki bizim ülkemizde adalet yok. Adaletin olmadığı yerde hiçbirimiz kendimizi güvende hissedemeyiz, adalet bu işin barutudur. Anayasa Başkanının verdiği bir kararı, ülkenin iç güvenliğinden sorumlu bir kişi çıkıp tanımıyor. Böyle bir düzen olmaz. Biz bu güzel ülkede kardeşçe hep beraber bir arada yaşamak istiyoruz. Özgürlük ve adalet olmazsa olmazımızdır. Bunalardan hiçbirimiz vazgeçemeyiz. Cezaevlerinde dünya kadar gazeteci var, düşünceleri ne olursa olsun hepimizin düşüncesi farklıdır ama mahkeme olmadan yargılanmadan yıllarca kalıyorlar. Bu olmaz bu sürdürülebilir değil, bu topluma nefes aldırmamız lazım. Bu sıkıntılar bizi nereye götürüyor, ekonomik sıkıntılar arkasından geliyor bunları yapamazsanız ekonominizde olmaz. Şuanda ekonomide çok kötü durumdayız, döviz kurunu her gün takip ediyoruz, bu dövizin yükselmesi değil paramızın değer kaybetmesidir. Döviz değer kazanmıyor bizim paramız değer kaybediyor niye değer kaybediyor bunu iyi düşünmek lazım. Yani her gün fakirleşiyoruz. Biz kötü yönetildiğimiz için fakirleşiyoruz.”

ARDAHAN DEMOKRASİ VE ATILIM PARTİSİ BÜYÜK KONGRE DELEGELERİ
Candar Yılmaz, Aşkın Yıldız, Özkan Karakaya ve Süleyman Demir

ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!. 

Evet,  Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan'ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan'ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan'ın, Ardahanlının, Ardahan'ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan'ın bir caddesine verilen Ardahan'ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi.. 
Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa'nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..

Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle  Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?

Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların 'Güçlü Bir Lobi' kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ''Ah hemşo, ah Ardahan'' dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.
Örnek mi İstanbul'da 3, Kocaeli ve Çanakkale'de 1'er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda  12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?
Bilmem ama Ardahan'ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa'nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan'ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..
Evet o işte yazı..

DELİ HALİT PAŞA
ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN...

Meclisten cenazesi çıkan kahraman...
Rusların elinden Kars'ı alan adamdı...
Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden "Karsıalan" ismini aldı...
Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,
Nenehatun, Erzincan, Ardahan'ı da almıştı...
Savaş meydanlarının kahramanıydı...
Cepheden cepheye koştu...
Trablusgarp savaşı,
Balkan savaşı,
Kafkasya cephesi,
Kurtuluş savaşı...
İki tabancası vardı...
Birine "Namuslu" adını vermişti...
Onunla düşmana ateş ederdi...
Diğerine "Namussuz" der onunla savaştan kaçana ateş ederdi...
Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı "Deli Halid Paşa" derlerdi ona...
1923'te Ardahan mebusu seçildi...
Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu...
Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu...
M.Kemal'in çevresindekiler ondan rahatsızdı...
Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere...
Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,
"Bütçede para yok" itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :
"Ben Kars'ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara'ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?"
Halid Paşa'nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa...
Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü...
Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa'nın...
Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı...
Doktor raporu yayınlanmadı...
Meclise gelen ama Halid Paşa'yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu...
Olay böylece kapandı gitti...
9 Şubat 1925'te TBMM'de vurulup, 14 Şubat'ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal'in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu...
Mekânı cennet olsun...

Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli'nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli'nin Ardahan'ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk'ün yeni görevi etkili oldu.

 

Amatör ligde heyecan devam ediyor.. Serhat kayıp

arşiv haber 20/11/2015 tarihli haberler

Ardahan 1.Amatör futbol ligi kaldığı yerden devam ediyor. 4.haftası oynanacak olan lig, geçen hafta kar engeliyle karşılaşmıştı. Kritik maçların oynanacağı dördüncü haftada şampiyonluk mücadelesi veren takımlar kritik rakiplerle mücadele edecek. Üst sıraların güçlü takımları, orta sıraların güçlü takımlarına karşı mücadele verecek. 3 ayrı stadyumda 6 maçın oynanacağı 4.hafta da en flaş maç, Bağdeşenspor ile Arıspor maçı olarak görülüyor. Diğer karşılaşmaların programları ise şöyle, 


Cumartesi 10:30 Halil Efendi Sentetik - Hakem : Sercan Şahan
23 Şubatspor - Senemoğluspor

Cumartesi 12:00 80.Yıl Stadyumu - Hakem : Doğu Yılmaz
Ağzıpekspor – Posof Gençlikspor

Cumartesi 12:30 Halil Efendi Sentetik - Hakem : Hasan Ural
Kalespor – Tepelerspor

Pazar 10:30 Halil Efendi Sentetik - Hakem : Doğu Yılmaz
Bağdaşenspor – Ardahan Arıspor

Pazar 12:30 Halil Efendi Sentetik Saha - Hakem : Doğu Yılmaz
Sulakyurtspor – Ardahanspor

Pazar 12:00 Göle Sentetik Saha - Hakem : Mevlüt Hayta
Göle Belediye – Damalspor

.

HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!

 




Editör: spor servisi

Bu haber 7911 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI