Bugun...


Atalay'dan 2. Önemli Çıkış! Atalay Bu twitle Erdoğan'ı mı Eleştirdi?
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen günlerde İstanbul Müftülüğü 'nün İstanbul'un fethinin 566. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği Enderun Teravihi namazına katılması ardından devam eden tartışmay, "Nasıl ki devlet içinde KCK bir paralel yapılanmadır. Dershaneler de öyle oldu. Bir tür paralel yapılanma hâline geldi" diye twit attıktan sonra Gülen'in bitmesine yol açan AK Partili Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay'da attığı bir twitle katıldı.

Atalay'dan 2. Önemli Çıkış! Atalay Bu twitle Erdoğan'ı mı Eleştirdi?

'Ezan Türkçe Okunmalı' dedikten sonra CHP'den ihraç edilen Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz'dan sonra AK Parti Ardahan Milletvekili olan Orhan Atalay'dan da Namaz ile ilgili önemli bir çıkış geldi.

CHP'den 2013 yılında, "Nasıl ki devlet içinde KCK bir paralel yapılanmadır. Dershaneler de öyle oldu. Bir tür paralel yapılanma hâline geldi" şeklinde bir twit atttıktan sonra 15 Temmuz Darbe Girişiminin 1. suçlusu ilan edilen Fettuhlah Gülen'in ve cemaatinin yüzünü ortaya döken AK Parti Ardahan Miletvekili bu kez önemli bir çıkış daha yaptı.

İstanbul Müftülüğü 'nün İstanbul'un fethinin 566. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği Enderun Teravihi namazı tartışılmaya devam ediyor.

Çünkü Enderûn Usûlü Teravih adıyla bilinen teravih namazı, Osmanlı iç teşkilatında sarayda, saray cami ve mescitlerinde, Hırka-i Saadet'te, selatin camiler başta olmak üzere büyük camii ve dergâhlarda uygulanan bir ibadet geleneği olarak biliniyor.

Bu duruma dikkat çeken ilahiyatçı AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepki gösterdi.

Atalay, Hz. Muhammed’in “ümmeti saray tarzından uzak tuttuğunu” vurgulayarak “’Beni nasıl namaz kılıyor görüyorsanız siz de namazı öylece kılın’  buyuran Peygamber ümmetini 'saray tarzlarından' uzak tutmuştur. Enderun Teravihi çöküş çağında mana yerine lafzı önceleyen, Kur'an'ı musikiye konu kılan bir bid'at olarak icat edildi” ifadelerini kullandı.

Telefonla ulaşmak istediğimiz ama görüşemediğimzi ve siyaset kulislerinde dolaşan iddialara göre Prof. Atalay'ın son dönemde yeni parti kuracağı iddia edilen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yanına geçeceği de ileri sürülüyor.

İşte o paylaşım:

**Büyük yankı yaptı..

Ataklay'ın Başkan Erdoğan'a karşı attığı ve eleştrdiği ileri sürülen twitti başta sanal ortam da olmak üzere bir çok kişi tarafından karşılık buldu.

Gazeteci UğurDündar, Şaban Seninç gibi gazetecilerin yanı sıra bir çok yayın orhanı AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay'ın atıığı son teitinin AK Parti'nin bitişi olarak ilan etmeleri dikkat çekti.

İşte Atalay'ın tartışma yaratan tw.t. ardından gelen karşı twit ve haberler..

**Arahan'ın Diğer Miletvekili de

Ezan'la İlgili Çıkış Yapmış, İhraç Edilmişti..

İki dönem CHP'den Milletvekili seçilen Öztürk Yılmaz'da bu konuya benzer olayla ilgili çıkış yaptıktan sonara partisinden ihraç edilmişti.

İşte Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz'ın, 'Ezan Türkçe Okunsun' dedikten ve CHP'den ihracına neden olan gelişme ile ilgili ilk haber..

CHP'li Öztürk Yılmaz'dan 'ezan' çıkışı!

CHP milletvekili Öztürk Yılmaz, katıldığı televizyon programında ezanın Arapça okunmasından rahatsız olduğunu itiraf etti.

CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Habertürk ekranlarında 'Andımız' tartışılırken olaya bir boyut kazandırıp ezanın Arapça okutulmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. "Ezan Türkçe okunmalı" diyen Yılmaz'a Doç. Dr. Selman Öğüt, "sen kendi camini aç Türkçe okut o zaman" diyerek tepki gösterdi. 

'Akıllı ol Soylu!..'   
 
Bayram tatili, Hakem oğlum Doğu'nun askerliğe hazırlığı, kızım Yaprağın düğün hazırlıkları tembelliği ve telaşı içinde bir taraftan da gündemi takip etmeyi de aksatmamaya çalışmaktayım. 
Ve bir gözümüz kendi özel hayatımız da, diğeri başta İstanbul seçimleri olmak üzere ülke ve dünyada ki gündemde.. 
Bu kadar sıkıntı içinde olan bir ülke de 9 gün gibi uzun bir tatilin getirdiği tembelliği aşıp, gündeme baktığımızda Soylu gibi Trabzonlu olan İmamoğlu ile Ardahan yolu üzerinde bulunan Erzincanlı Yıldırım'ın yarıştığı seçimde, kimin kazanacağı tartışmaları arasında başta devletin tüm imkanları olmak üzere iktidarın gücüyle kapı kapı dolaşıp, oy isteyenlerin de benim kadar gergin olduğunu görmekteyim..
Son olarak hemşehrisi İmamoğlu'nun 'Senin İstanbul'da ne işin var?' demesine içerlenip, hep Kato dağında yattığını ve tamda ülkenin sosyal, siyasal vede ekonomik sıkıntı içinde olduğu bir zaman da adına 'pençe operasyonu' denen ve başta ABD'nin eğitim ambargosu getirdiği F-35 uçaklarıyla Kandile gideceğini belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun memleketi Trabzon'a giderken havalanın da karşılaştığı manzaraya şahit olduk. 
Aslında bana göre rahmetli Ecevit'in önüne atlan kasa olayından daha beter bir durum olan bu olay, Soylu üzerinden hükumete verilen 'son mesaj' olarakta algılanabilir. 
Öyledir de.. Çünkü devleti ve de onu oluşturan insanlarının huzur içinde olmasını, bilgi ve belgelerinin özel hayatları ile birlikte koruması gereken emniyet güçlerini elinde bulundurmasına rağmen, Soylu'ya 'Akıllı ol Soylu' demek her insanın harcı değil. 
Yani 'Güç bende, devlet bende 'diyen iktidarın 4., 5. yada bilemediniz 10. adamına bunu söylemek her baba yiğidin işi olmazsa da, milletin, 'Güç bende, ben hükümetim' diyenlere karşı yaşadığı sıkıntıların gerçek bir yansımasıdır, 'Akıllı ol Soylu' deme cesaretinde bulunan o insan..
Ve bu yaşananlarda sonra bir bakıyoruz ki başta Soylu olmak üzere birileri yani devleti elinde tutanlar, İBB seçimlerinde olduğu gibi 'Akıllı ol Soylu' diye toplumun yansımasını, Soylu üzerinden hükumete yansıtmaya çalışan kişi hakkında, devleti elinde bulundurma avantajı ile birileri, yine çok büyük bir araştırmaya, incelemeye girmişler!.. 
Yani 31 Mart seçimleri ardından yapılan itirazlara kaynak (!) bulmak için kişinin özel bilgilerinin çalındığı iddiası devam ederken yeni bir araştırma başlatılmış gibi!..
Nedir o gizli kalması gereken ama bir zarfta bulunan 4 oyun 3 nü kabul edip, biri çalındı diye ret ederek, seçimleri iptal etmek için kaynak arayanların çaldığı iddia edilen veriler, bilgiler? 
Bir bakalım mı?
Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. (3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. (4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır. 
Yani Avukat olan Milletvekili Mehmet Tiryakioğlu'nun bu kanun maddesine rağmen 20 Bin zihinsel engellinin listesinin birilerince çalınıp, birilerine verildi iddiası vardı.. 
Peki bununla yetinildi mi? 
Hayır, yasak olmasına rağmen 5 bin 515 kişinin TC. noları Adalet bakanlığınca birilerine verildi.. 
Sandık kurulu başkanlarının 7 sülalelerinin listesini siyasi partilere veren kim? SGK ve Bağ-Kur'dan alınan bilgiler, özel hayatları birilerine aktarıldı.. 
Şimdi de 'Akıllı ol Soylu' diyen adamın 7 sülalesi araştırılmaya başlanmış ve bizzat 'Akıllı ol' denen Soylu'nun ağzından bir kaç gün içinde bu adamın nasıl bir terörist (!), fetocu (!), hatta vatan haini (!) olduğu ve belki de lisede ki aşkları dahi tüm özel hayatı ile kamıuoyuna ilan edilecekmiş! 
İnanmıyorsanız olayla ve konuyla ilgili habere bir bakalım..
'İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kendisine havalimanında 'Akıllı ol' diyen kişi hakkında"Adamla ilgili araştırma yaptık. Adamın da kim olduğu ortaya çıktı. Nasıl kirli işlerin sahibi olduğunu, onu oraya onların nasıl gönderdiğini, nasıl orada bir tezgah içerisinde olduklarını Türkiye bir iki gün içerisinde anlar' dedi.
Vay be gayet normal bir tepki, bir o kadar da insan hakkı olan bu davranış içine giren bir insanı rencide etmeyle mi oy alınacak, İstanbul kazanılacak ve ülke yönetilecek?!
Bilmem ama bana soracak olursanız bende buradan, başta başkan Erdoğan'a olmak üzere tüm idareci ve 'Nasılsa devlet elimde' diyenlere derim ki; Gelin akıl ve yasa dışı bir şey yapmayıp, bu ülkenin güzel geleceği için aklı kayıp etmeden akıllı olalım..



Kaynak: Ardaha Haberleri

Editör: Ardahan Haber

Bu haber 2425 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI