Reklam
Bugun...


Atalay’dan Kürtçe müzik yasağına tepki
AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, İzmir Belediyesinin kürtçe müzik yasağına tepki gösterdi. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Vekil Atalay, “ İzmir Belediyesi'nden Kürtçe müzik yasağı haberini duyunca seçim öncesi yaptığım Stokholm Sendromu uyarıda ne kadar haklı olduğumu da öğrenmiş oldum. CHP 1925 Şark Islahat Kanunu ile dilini yasakladığı Kürtlerden özür dilemedikçe farklı bir şey beklemek safdillik olur” dedi.

Atalay’dan Kürtçe müzik yasağına tepki

ATALAY UZUNGÖL OLAYINI DA KINAMIŞTI

 İzmir Belediyesinin Kürtçe müzik yasağına tepki gösteren AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay daha önce de Trabzon'un Çaykara ilçesinde ünlü turizm merkezi Uzungöl'de, üzerinde Kürdistan yazılı atkılarla fotoğraf çektirmek isteyen Irak uyruklu kişilere yönelik yapılan saldırılar ile ilgili açıklamada bulunmuştu.

Atalay konuyla ilgili attığı twitterde şunlara yer vermişti “ İçini ötekini cehennem gören vahşi kinle karartmış, gözünü her şeyi kırmızı gören marazla köreltmiş halleriyle derin kumlara gömülü başlar için bir duadan gayri nem kaldı? Ey karanlıkları delen şafağın Rabbi! Işığına hacetimiz var. Uzungöl'de olanları kınıyor ve ayıplıyorum”

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden sanatçılara 'Kürtçe şarkı söylemeyin' iddiası üzerine Belediye yetkilileri açıklama yaptı.

İlkses Gazetesi'nden Çağla Geniş'in haberine göre yarın Kadifekale'de kurulan Pagos Üretici Pazarı'nın açılışında konser verecen İzmir Müzisyenler Derneği'ne "sahnede Kürtçe söylemeyin" uyarısı yapıldı.

İzmir Müzisyenler Derneği Başkanı Oktay Çaparoğlu konuya ilişkin yaptığı açıklamada sansürü doğruladı. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Kadifekale Pagos Üretici Pazarı’nın 20 Temmuz Pazar günü yapılacak açılış töreninde sahneye çıkmaya hazırlanan İzmir Müzisyenler Derneği,  yasakla karşılaştı. İddiaya göre; konser için çok dilli bir repertuar hazırlayan müzisyenlere, belediye yönetimi tarafından ‘Kesinlikle Kürtçe şarkı çalmayacaksınız’ denildi. Olayı sosyal medya hesabı üzerinden takipçileriyle paylaşan İzmir Müzisyenler Derneği Başkanı Oktay Çaparoğlu, “Repertuarımıza müdahale edilerek bize dayatılan Kürtçe yasağı üzerine içimden gelenleri paylaşmak istiyorum. Konserde Kürtçe, Arapça, Gürcüce, Boşnakça, Rumca, Ermenice, Çerkezce, Lazca, Farsça, Azerice, Makedonca ve birçok dilde halk şarkıları seslendirecektik. Ancak ilginç bir gelişme yaşandı. Bize ‘Kesinlikle Kürtçe yapmayacaksınız’ denildi. Diğer dillere izin var fakat Kürtçe kesinlikle yasak. Anadil temel bir hak ve özgürlüktür. Yasak, baskı, inkar ve asimilasyon politikaları ile oluşan sorunlar zaten bu ülkeye gereğinden fazla zarar verdi enerjisini tüketti. Neden bu ısrar? Anlamak da kabullenmek de gerçekten mümkün değil” dedi.

Repertuvara Kürtçe Yasağı

Yaşanan olay karşısında üzüntüsünü dile getiren Çaparoğlu, “Repertuarımıza müdahale edilerek bize dayatılan Kürtçe yasağı üzerine içimden gelenleri paylaşmak istiyorum. Bu Cumartesi Kadifekale’de pazaryeri açılışı var. İzmir Müzisyenler Derneği olarak çok dilli bir repertuar ile sahnede olacak ve kentin tüm unsurlarını temsil eden bir repertuarla her yöreden, her kültürden, ozanlardan seçkiler, barış ve kardeşlik türküleri ile Kürtçe, Arapça, Gürcüce, Boşnakça, Rumca, Ermenice, Çerkezce, Lazca, Farsça, Azerice, Makedonca ve birçok dilde halk şarkıları seslendirecektik. Ancak ilginç bir gelişme yaşandı. Bize ‘Kesinlikle Kürtçe yapmayacaksınız’ denildi. Diğer dillere izin var fakat Kürtçe kesinlikle yasak. Anadil temel bir hak ve özgürlüktür. Yasak, baskı, inkar ve asimilasyon politikaları ile oluşan sorunlar zaten bu ülkeye gereğinden fazla zarar verdi enerjisini tüketti. Neden bu ısrar? Anlamak da kabullenmek de gerçekten mümkün değil. Kadifekale gibi Kürtlerin de yaşadığı bir yerde kapsayıcı ve kucaklayıcı olmak daha çok değer katmaz mı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne? Güzel İzmir’in aynı kenti paylaşan tüm unsurlarının aidiyet duygusunu güçlendirmek, kimlik, kültür, inanç ayrımı olmaksızın her bir İzmirlinin hak ettiği saygınlıkla temsil edilmesi daha çok değer katmaz mı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne?” diye sordu.

Evet mi diyeceğiz, tavır mı alacağız?

Çaparoğlu, “Kadifekale’de pazaryeri açılışında Kürtçe harici birçok dilde şarkılar söylendiğinde Kürtlerin gururu, onuru incinmeyecek mi? Dışlanmış, ezilmiş, yok sayılmış hissetmeyecekler mi? İzmir zaten bu konuda çok dışlayıcı ve yok sayan tutumlar nedeniyle olumsuz bir imaj taşıyor. Bu imajın kırılmasında İzmir Müzisyenler Derneği olarak yaptığımız etkinliklerde Kürtçe başta olmak üzere birçok dilden halk ezgilerine yer vermemizin de etkisi oldu. Kürt halkının karşı karşıya kaldığı her ayrımcılık, zulüm ve acıda dernek olarak reaksiyon gösterip eylem ve harekete geçmemizin insanlara Kürtçe başta olmak üzere farklı dillerde müzik yapmanın meşruluğu noktasında kendimizi anlatabilmemizin, kardeşlik ve barış köprüsü, oyuncak köprüsü gibi İzmir’den Kürt illerine kurduğumuz köprülerin, yarattığımız duyarlılık projelerinin de katkısı yadsınamaz. Şimdi yeniden eski kafa klasik ırkçı inkar ile bu ülkenin asli unsurlarını yok sayan bu tutuma ve dayatmaya evet mi diyeceğiz yoksa tavır mı alacağız? Aslolan bu noktada tutarlı ve doğru bir tutum ortaya koyabilmek” ifadelerini kullandı.

Belediyeden 'Yasak Yok' açıklaması

Konunun kamuoyuna taşınmasının ardından belediye yetkililerin kendisiyle iletişime geçtiklerini belirten Çaparoğlu, “İzmir Büyükşehir Belediyesi İletişim Koordinatörü derneğimizi aradı. Talep edilenin Başkan Tunç Soyer sahnedeyken Ege türküleri olmasını istediklerini yanlış anlamaların olduğunu, seçim kampanyasını ‘Çok ses, çok renk’ sloganı ile yürüten bir anlayışın tüm dillere, kültürlere, inançlara, yaşam tarzlarına saygılı olduğunu, Kürtçe ya da herhangi bir dile yönelik bir yasak uygulamasının olamayacağını ifade ettiler. Bizi sahnede görmek istediklerini ve Kürtçe bir eser de seslendirerek açılıştaki ruha müziğimizle katkı sunmamızı rica ettiler. Çok sevindik. Umuyoruz ki artık bu tartışmaları geride bırakabiliriz” şeklinde konuştu.

Başkasının gözüyle neyiz ? 
Her insanın kendi alanında verdiği hayat mücadelesinin içinde,  yaşamı boyunca  mücadelesini en iyi şekilde sonuçlandırmak çabası ve telaşında savrulup dururken çevresindekilerin  kendisini nasıl gördüğünü  düşün-e-mez bile.
Evet hayatımızda verdiğimiz mücadelenin karşıdan nasıl göründüğünü zaman zaman yapılan olumlu, olumsuz eleştirilerle farkedebiliyoruz. İşte ben de benim için kurulmuş samimi cümleler ile dolu , içten gelen, saf ve temiz bir yürekten geçen duyguları en iyi şekilde anlatan bir yazıya rastladım.
Tesadüfen rastladığım o yazıyı okurken hem kardeşliğin güzelliğini, hem de bir okurun, bir insanın karşıdan bana bakışının, hatta  şahsıma  verdiği karnemin hiç de  kötü olmadığını , dolan gözlerim, nefes almakta zorlanarak  görmenin güzelliği ve duygusu içinde hissettim.  Adeta morgtan geri döndüğüm o ağır trafik kazasının şokunu yaşadığımız o günlerde , Arı Spor'un başkanlığını da yapan kardeşim Dicle Yılmaz tarafından ele alınmış ve benim geç gördüğüm bu yazıya teşekkür ederek, izninizle sizlerle de paylaşacağım .
 
“ **Aile Onurumuzun Direnen Sembolüdür..
 
Onun muhalif gazeteciliği, cesaret ve atılganlığı, bin bir hesapla geçen hayatlara örnek olacak mahiyettedir. Hep savunmuş, haksızlığa karşı çıkmış, genellikle de sonuç almıştır. Ancak onun karşı çıkışları nedeniyle İlimizdeki mevcut düşünce kategorileri içinde onu bütünüyle savunacak bir kesim bulamazsınız. 
“Tezatların insanı” diyebileceğimiz bu sıra dışı insan, hayatı boyunca aktif siyasi faaliyetlerin içinde yer almış. Bir vekil veya bürokrat olarak değil, gazeteci, yazar ve günümüz tabiriyle “aktivist” olarak hızlı ve spontane yaşamış, düşündüklerini ve yaşadıklarını bir şekilde açıklamış ve yayınlamıştır. 
O, gazetecilik hayatında yoksulların, garip gurabanın, ezilmişlerin, haksızlığa uğrayan işçilerin, köylülerin, emekçilerin, esnafların, tacirlerin, memurların haklarını savunduğu için; Valiler, Kaymakamlar, Müdürler, Amirler onu hiç sevmezdi. Ama onlar da ilimizden ayrıldıktan ve görev sürelerini tamamladıktan sonra, '' Her şehre gerçekleri yazan bir Fakir Yılmaz gerekli ''dediklerine binlerce defa şahit olduk. 
Fakir Yılmaz, hayatı boyunca doğru bildiğini hep dillendirdi, hiç susmadı bazen liberal bir gazeteci, bazen pragmatik, gerektiğinde ise popülist olmayı başarabilen, gördüğü eksiklikleri, aksaklıkları, haksızlıkları dile getirmeyi ilke edindi. Bunun için de hemen her devirde muhalif gazeteci olarak damgalandı. 
Ancak geçirdiği tahlisiz kaza sonrası geçmiş olsun dileklerini ileten on binlerce insanın olması şunu gösterdi ki, gazetecilik, halka karşı haksızlıkların, adaletsizliklerin ve eşitsizliklerin olduğu bir dünya da halktan yana taraf olmaktır.
 Fakir Yılmaz'ın gazeteci kimliği bi tarafa, O, Aile onurumuzun direnen sembolüdür. Sağlığına kavuşman dileğiyle, uzun ömürler diliyorum. “ 



Kaynak: Ardaha Haberleri

Editör: Ardahan Haber

Bu haber 14318 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI