http://www.google.com/analytics
Reklam
Bugun...


Ardahanlı Genel Müdür E Devleti Anlattı..
Ardahanlı üst düzey bürokratlarımızın başında gelen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç düzenlediği tanıtım videosuyla -Devleti anlattı.

Ardahanlı Genel Müdür E Devleti Anlattı..

E-Devlet ile alakalı görüş, öneri ve şikayetler nereden bildirilebilir?

E-Devlet ile alakalı görüş, öneri ve şikayetler nereden bildirilebilir? E-Devlet ile alakalı görüş, öneri ve şikayetler nereden bildirilebilir? Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç, cevapla.tv'nin sorularını sizler için yanıtladı.
Ardahan Göleli Kılıç, Görüş, öneri ve şikâyetler 160 telefon numaralı e-Devlet kapısı çağrı merkezine, bilgi@turkiye.gov.tr adresine mail yoluyla, www.turkiye.gov.tr e-Devlet kapısı üzerindeki iletişim formu doldurularak iletilebilir. Bunlara ek olarak sosyal medya üzerinden Facebook için facebook.com/edevletkapi profiline, Twitter için @ekapi profiline bildirilebilir. Ayrıca #edevlet etiketi ile Twitter üzerinden alınan görüş, öneri ve şikâyetlere en kısa süre içerisinde cevap verilmektedir.'dedi.

**Ardahan'ın Halk Fırkasından Haberiniz Var mıydı?

*18/08/2017 Tarihli Haber

Kent merkezinde bulunan bir caddeye adı verilen Ardahan'ın iki milletvekili Deli Halit ile ilgili detayları Tarihi Kayıp kaç Ardahanlı biliyor..
Ya bu fotoğrafları?..

Ermeni soykırımı suçlularından Deli Halit Paşa, çıkan bir tartışma nedeniyle Afyon milletvekili, İstiklal Mahkemeleri başkanı Kel Ali (Çetinkaya) ile boğuşurken nereden geldiği belli olmayan bir kurşun tarafından vuruldu. Deli Halit Paşa 5 gün sonra 13 Ocak'ta öldü. Cinayet hakkında hiçbir işlem yapılmadı, çünkü maktul Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası yandaşı bir muhalifti.

Mustafa Kemal'in siyasi rakiplerinin çeşitli yöntemlerle ortadan kaldırılmış olması, günümüze kadar herkesin bildiği bir sır olarak gelmiştir. Bu yöntemlerin arasında cinayet de bulunuyordu. Bu cinayetlerin en çok bilinenlerinden biri, Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey'in öldürülmesiydi. Mecliste "İkinci Grup" olarak bilinen muhalefet hareketinin sözcülerinden Ali Şükrü Bey, Mustafa Kemal'in muhafız kıtası komutanı Topal Osman tarafından öldürülmüştü. Ali Şükrü Bey Meclis'in yetkilerinin Mustafa Kemal'e devredilmesinin diktatörlükle sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyordu. Pontus soykırımı suçlularından Topal Osman, Ali Şükrü Bey'i davet ettiği bağ evinde öldürmüş, ardından da konuşmasını engellemek için o da hükümet güçlerince kuşatılarak öldürülmüştü.

Mustafa Kemal'in tek parti ve tek adam diktatörlüğüne gittiğini gören yol arkadaşlarının bir kısmı, 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adı altında örgütlendiler. Fırkanın önde gelen destekçilerinden biri Deli Halit Paşa'ydı. Deli Halit Paşa önde gelen bir İttihatçı ve Teşkilat-ı Mahsusa'cıydı. 1915 yılında Dersim ve yöresinde çeşitli görevlerde bulundu, Kafkas Tümeni komutanlığı yaptı, Ermeni soykırımının bizzat örgütleyicisi ve uygulayıcısı oldu. Ekim Devrimi'yle birlikte Rusya'nın savaştan çekilmesi üzerine birlikleriyle Kars ve Ardahan'a girdi ve Mustafa Kemal'in emrinde çalışmaya başladı.

Son derece sert, asabi ve gözü pek bir yapıya sahip olduğu için "Deli" lakabıyla anılıyordu. Çatışma esnasında kaçmaya yeltenen askerlerin derhal öldürülmesi emrini verir, cephenin biraz gerisinde bekleyerek kaçmaya çalışanlar üzerinde emrini bizzat uygulardı. Kuvva-yı Milliyeciler tarafından halkın zorla askere alınması, her gün yüzlerce kişinin askerden kaçmasına neden olmuş, ilk İstiklal Mahkemesi de asker kaçaklarını yargılamak üzere kurulmuştu. Bu nedenle Deli Halit Paşa'nın işlediği bu cinayetler kimse tarafından sorgulanmıyordu. Kuvva-yı Milliyecilerin öldürdüğü asker kaçaklarının sayısı binlerle ifade edilmektedir.

Deli Halit Paşa cumhuriyetin ilanından sonra Ardahan milletvekili olarak meclise girdi, ancak Mustafa Kemal'in diktatoryal eğilimleri nedeniyle muhalefetten yana tavır almayı yeğledi. Mecliste Halk Fırkası ile Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası mebusları arasında her an gerginlikler yaşanıyordu. Deli Halit Paşa, 9 Ocak'ta kendisi gibi İttihatçı ve Teşkilat-Mahsusa üyesi bir Ermeni soykırımı suçlusu olan Kel Ali (Çetinkaya) ile bir önerge meselesi yüzünden tartışmaya başladı. Araları zaten daha önce yaşanmış olan Paşalar Hükümeti meselesi yüzünden açıktı. Kel Ali, önde gelen üyelerinin neredeyse tümünün paşa olmasından yola çıkarak Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı bir "Paşalar Hükümeti" kurmakla suçlamış, Deli Halit Paşa da bu yüzden onunla tartışmıştı.

Bu defa sudan bir önerge bahanesiyle tartışma yeniden alevlendi. Deli Halit Paşa iki tabancasını çekerek Kel Ali'ye ateş etti, ancak vuramadığı için rakibini altına almışken nereden geldiği belli olmayan bir kurşun tarafından sırtından vuruldu.

Beş gün boyunca can çekişen Deli Halit Paşa, kendisini vuranın Kel Ali değil, Rize mebusu Fuat olduğunu söylüyordu. Ancak bu mesele hiçbir zaman açıklığa kavuşturulamadı, çünkü Halit Paşa'nın ölümünden sadece birkaç hafta sonra Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatıldı, Fethi Bey hükümeti düştü, İsmet Paşa başbakan oldu ve Takrir-i Sükûn Kanunu kabul edildi. Böyle bir ortamda Cumhuriyet Halk Fırkası'na muhalefet eden bir kişinin öldürülmesini, hem de bu fırkaya üye bir mebus tarafından öldürülmesini sorgulamak kimsenin harcı değildi. Nitekim mesele kapatılıp gitti.

Böylece Mustafa Kemal'in rakiplerinden biri daha son derece kuşkulu bir şekilde ortadan kaldırıldı. Hatırlatalım: Mustafa Kemal de bir İttihatçı ve Teşkilat-ı Mahsusa üyesiydi...

(Fotograf: Mustafa Kemal, Deli Halit Paşa'nın birliklerini denetliyor.)

Bayburt Ardahan Dayanışması

*23/03/2017 tarihli Haber

Türkiye Futbol Hakemliğinde çok iyi yerlere gelen ve son yıllarda çıkarmış olduğu hakemlerle adından söz ettiren Ardahan il hakem kurulu’nun bu hafta misafirleri vardı.

Türkiye Futbol Hakemliğinde çok iyi yerlere gelen ve son yıllarda çıkarmış olduğu hakemlerle adından söz ettiren Ardahan il hakem kurulu’nun bu hafta misafirleri vardı.

Bölgede en başarılı iller arasında gelen Bayburt il hakem kurulu başkanı Adnan Hatipoğlu ve hakemlerini ağırlayan Ardahan il hakem kurulu başkanı İbrahim Gök, ziyaretin kendilerini çok mutlu ettiğini ve şereflendirdiğini belirtti.

Bayburt İl hakem kurulu başkanı Adnan Hatipoğlu, Ulusal Hakem Murat Türkoğlu ve Ulusal yardımcı hakem Yavuz Bahadır Ordu’yu Başkan Gök, Ulusal hakem Doğu Yılmaz, Ulusal Yardımcı hakem Yasin Kılıç ve kurul üyeleri ile diğer hakemler karşıladı.

Birlikte akşam yemeği yiyen hakem camiası, ertesi gün kahvaltı yaptıktan sonra Serhat Ardahanspor-Bayburtspor müsabakasını izlediler. 

Bölge hakemliği hakkında fikir alışverişi yapan Kurul üyeleri bu istişareden memnun kaldıklarını, iadeyi ziyaret-i en kısa zamanda gerçekleştireceklerini belirttiler.

16. Değil, 17. Festivaldir Sayın Köksoy..
  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
16. Değil, 17. Festivaldir Sayın Köksoy..
  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 

 

Yazıma başlamadan önce herkesin bilmesini istediğim bir konuyu baştan belirtmeliyim.
Çünkü 8 yıldır bu konuyu ısrarla belirtmeme karşın bu konuyu sayın Ardahan Beleidye Başkanına anlatamadım.. Yada anlamak istemdi..
Sayın Ardahanlı, Sayın okur, ey sayın Köksoy bu yıl düzenlenecek olan Bal Festivali 16. olmayacak, 17. festivaldir.
Çünkü bu festival 16 yıl değil, 17 Yıldır yapılmakta..
Sen bir yılı neden çalıp, kabul etmiyorsun Sayın Köksoy..
17 Yıldır yapılan Bal Festivaline neden 16 Yıldır diyorsun ey Ardahan Belediyesi..
Evet tekrarlıyorum Ardahan Bal Festivali 16 değil 17 Yıldır yapılmakta.
Çünkü bir festivali de Ardahan Dernekler Federasyonu yapmıştır, bunu tüm dünya alemin bilmesini ve 8 yıldır ısrarla söylememize karşın aynı şekilde Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından inkar edilmekte ve ARDAFED'in başarıyla, hemde devletin, milletin parası, bütçesiyle değil, derneklerin iş birliği ile, ilçe belediyesinin desteğiyle yaptığı festival görmezden gelinmektedir.
Halbuki aynı festival Faruk Köksoy'un da önünün açılmasına katkı sunmuş, başkan olmasına az da olsa bal gibi katkı sunmuştur..
Çünkü Mikail Kayatürk'ün yapmak istemediği, ama şahsen benim çağrım, O dönem ki ARDAFED yönetimi ve Başkanı Güven Doğruyol'un harekete geçmesi, derneklerin tam destek vermesi, ilçe belediyelerin ve o dönem Çevre Müdür olan Köksoy'un da katkısıyla Ardahan Bal Festivalinin 9'uncu Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından yapılmıştır.
Yani Ardahan Bal Festival 16 yıl değil, 17 yıldır yapılmakta..
Gelelim yazımızın diğer bir konusuna..

**STK ve Derneklerin içinde olmadığı balın tadı ne olur?

Patos vurup, halkla birlikte çayırda ekmek yine valimizi ziyaretimde yeni valimizin dikkat çektiği bir konuya da bide ben dikkat çekmek isterim.
Çünkü göreve gelir gelmez ilk görüştükleri arasında olan beni kabul ettiğinde ve sonra ki görüşmelerim de Vali Mehmet Emin Bilmez beyin bir sözünü diğerleri kadar önemsedim.
Ardahan'ın gelişmesinin, kalkınmasının diğer önemli bir noktası da İstanbul dışında bulunan Ardahanlılar ile kurulacak diyaloga bağlıdır diyen aynı vali imzaladığı Ardahan Bal Festivalinin davetiyelerinin kaçının Ardahan Derneklerine gittiğini sormalı, sorgulamalıdır..
Yani işn kısası ARDAFED'in yaptığı festivali inkar edip, 8 yıldır kabul etmeyen Belediye veye Valilik İl dışında bulunan hangi dernekleri festivale davet etmiştir.
Hangisine gelin bu festivalde berber yapalım demiştir..
Yoksa her zaman ki gibi bütçesi saklanan, harcamaları kamuoyuna açıklanmayan, Ardahanlılara değil dışarıdan getirilen firmalara organize edilen bu festival ve şenlikler kabarık faturaların elde edilmesi için mi düzenleniyor..
Birde bunu soralım, sorgulayalım..
Ve en önemlisi böyle yapmakla 17 yıldır yerelde kalan festival ve şenliklerin neden medyada, gazetelerde ve dünyada ses getirmediğini merak etsek iyi olacak..

 

 

**Artçı Sarsıntılar..

Bugün 17 Ağustos..
Balık hafızalı toplumun 18 yıl önce 17 Ağustos gecesi, saat 03 02'de yaşanan ve 45 saniye sürüp, binlerce insanın ölümüne bir o kadarının evsiz, barksız ve sakat kaldığını hatırlar mı?
Bilmem ama önüne gelen yemeğin ne olduğunda bakmadan, elinde ki cep telefonunda gördüklerinin okumadan, değerlendirmeden, ne anlatmak istediğini düşünmeden beğenmekten başını kaldırmayan bir toplumun fertleri olarak 18 yıl önce bugün yaşananları hatırlayacağını sanmıyorum..
Çünkü aynı toplumun birer fertleri olarak müteahhitleri zenginleştirip, onlarla ortak olanların gizlice ve gelişi güzel değiştirilen Kent İmar Programlarının birinin de Ardahan'da, Kura Nehrinin yanı başında ki otel arsanın bir çırpıda nasıl olup, konut arsası olduğunu da da sorgulama zahmetinde bulunmayan bir toplum..
Ve aynı toplumun idarecilerin nasıl olup, bir kaç yıl içinde milyonların sahibi olduğunu da merak edip, sorgulamadığını da bilen bir fert olarak 18 yıl önce 17 Ağustos'ta nice binanın yerle bir olduğunu da merak edip, sorgulamaz olduğunu da bilenlerdenim..
Evet, 18 yıl önce bugün yani şu an yine aynı yerde olduğum Marmara'da yaşanan facia öncesi gelen artçıları fark edemediğimiz gibi bugünde başta Ardahan'da temelinde cesetler çıkan Karagöl Mahallesinde olmak üzere, temelinde su fışkıran Kura Nehri yatağına yapımına izin verilen onca binayı hatırlıyorum..
Ve bugün yani 18 yıl önce binlece insanı vuran depremin ardından 'önlem alacağız' deyip, bol kepçeden salladıkları gibi yine bol keseden sallama günü.. Yani göz göre göre gelecek yeni bir depremle yerle bir olması büyük ihtimal olan yeni binalara izin verenler bugün 17 Ağustos Depreminin yaşandığı 18 yıl önce ki gibi yine timsah göz yaşları döküp, önlem alacaklarını söyleyip duracaklar..
Ve bugün yapılacak olan açıklamalarla bir çok insan yine sarsılacak, ağlayacak, üzülecek ve büyük deprem öncesi gelen artçılar gibi sallanacak..
Peki, 'kim suçlu?' diye sorduğunuz da sonuçların açıklanmasıyla adeta bir büyük deprem daha yaşayan yüzlerce öğrencinin dışarıda kalmasına neden olan ve adı yanlış sorular, çalınan sorular, geç açıklanan sonuçlar, ulaşılabilirliği olmayan ve bilgi edinmede yetersiz olmasıyla anılan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), skandalları ardından bir istifanın yaşanmadığı ülkem akla gelir.. Ha birde otel yapılacak denilen şehir planını bir gecede ansızın değiştirip, satışına izin veren Ardahan Belediyesi gelir..
Ne diyelim, 'Bunlar artçılar, umarız daha büyük bir deprem olmaz' demekten öte..

**Yalçın Taştan Bu Alışkanlığını Bırakmalı..

Devrimci geleneğinden geldiğine inandığım Yalçın Taştan'ın mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz'ın istememesine karşın yeniden İl Başkanı olmasından ki bizim payımız var mı bilmem ama çok eleştirip, adeta Ardahan'ı terk ettirdiğimiz ve bugün pişman mısın deseler 'evet' diyeceğim İlimdar Senem'i aratması beni üzmekte..
Çünkü Taştan'da biliyor ki benim bir sol orijinli gazeteci olarak solcu, devrimci olarak bildiklerimden dik duruş bekleyenlerdenim.
Aynı zaman da rahmetli babamında arkadaşı olan ve her Ardahanlının CHP'ye verdiği emeğini inkar etmediği CHP'nin Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan'ın meslektaşımız Özkan Karakaya'ya yaptığı son açıklamasına dayanarak attığımız manşet ardından panik için de 'Ben ele demek istemedim, bele dedim' dercesine yeni bir açıklama yapması ve bu açıklamada üstü kapalı olarak bizim manşetimizi ve kendisinin başında bulunduğu CHP yönetimin eleştirmesi devrimci bir hareket değil.
Çünkü aynı Yalçın Taştan'ın gazeteci Özkan Karakaya'ya verdiği demecinin bir satırını çürütmektense bizim aynı açıklamalarına dayayarak çektiğimiz manşete dem vurması yani işin açıkçası çark etmesi devrimci kültüründen gelen birine hiç yakıştıramadım.
Evet, CHP İl Başkanının Özkan Karakaya'ya verdiği manşette açık açık mevcut Milletvekili hedefe alınmış, Karakaya'ya yazdırdığı her satır mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz'a alenen ve sert mesajlardı.
Bunu kendisi de inkar etmiyor..
Ama ikinci açıklamasında çark etmek istiyor..
Halbuki aynı Yalçın Taştan ile Öztürk Yılmaz'ın arasında ki bağın pamuk ipliğinden daha da çok inceldiğini, bununda 3 seçimin birden yapılacağı 2019' a kadar dayanıp, dayanamayacağını tüm Ardahan biliyor..
Bu nedenle; benim şu anki CHP Ardahan İl Başkanı olan Yalçın Taştan'a bir önerim olacak..
Önce şu ayda yılda yaptığı açıklamalarının hemen ardından çark etmeyecek ve adeta tek başına muhalefet eden DSP İl Başkanı Mustafa Morkoç'u örnek alarak, yerel sorunları ağzından düşürmeyen, iktidar partisinin saha da tek başına cirit atmasının önüne geçecek politikalar geliştirmeli Morkoç ve benim gibi sol tanstanlı insanları da incitmeyecek..
Örnek mi?
Otel yapılacak denilen ve imar edilen arsanın nasıl olup, konut alanına çevrildiğini,
Bir türlü yapılmayan çöp içindeki yolları,
Bir türlü alt yapıdan üst yapıya çıkamayan belediyenin harcadığı milyonları, 
İŞ-KUR ve diğer kurumlara yapılan elaman alımları,
Ardahanlıdan kopuk, kendi başına buyruk Üniversitesinin yaptıkları,
Ve muhalefet için yok yok denilecek şehrin çözüm bekleyen onca sorunları,
Yani bunlar gündeme getirilirse CHP daha iyi olacak, Taştan'da, ekibi de puan toplayacak..
Ama asıl önemlisi ise eski vekilin, vekil olmak isteyenlerin, belediye hesapları içinde olanların uydusundan uzaklaşıp, mevcut milletvekili ile ele yada bele bir yol bulup, gerçek anlamda barışacak, el ele verecek ve 'Evet, biz 2019'da en az bir milletvekili, Ardahan'ın da içinde bulunduğu en az 3-4 belediyeyi alırız. Bunu için de aynı zamanda partimin Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz'a da, Gazeteci Fakir Yılmaz'a da, dün sahip çıkıp, bugün satmaya çalıştığı Sinan Onay'a, CHP'ye çok uzak olmayan politikalara sahip olan DSP'nin Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç'a da, Çıldır'da kenara çekilen İlimdar Senem'e de, İl Başkanları serbest kalan HDP'ye de ihtiyaç var.' diyecek.
Yada; 'Bu vekille, bu basınla, diğer muhalefet güçleri ile değil, şu an uydusundan bir türlü kurtulamadıklarımla ya başarırım, yada batarım' deyip, başta Öztürk Yılmaz'a olmak üzere hepimize rest çekecek..
Bu önerilerimin hepsi de devrimciliktir..
Kimsede çıkıp, 'sen çark ediyorsun' diyemez.
Ama dün dediğini, özelikle de bende manşet olunca yutan, çark eden siyasetle ne vekile, ne bana, nede bir başkasına bir hayrı olmayacağı gibi kayıp eden kendisi olur benden demesi..
Bu arada Öztürk Yılmaz'ın da benim gibi hemen parlama alışkanlığından vazgeçip, önümüzde ki 2019 öncesi kendisini vekil eden herkesle yeniden barışmayı denemeli ve elini uzatmalı..
Yoksa bu tartışmalarla ne kongreler barış içinde olur, nede aday belirlenebilir.. Ortam toz duman olunca birileri de beleşten iktidar olmaya devam eder..
Ve kayıp eden en büyük taraf iste yine o çok özlenen Ardahan'da ki sol olur..




Kaynak: Ardahan Haberleri

Editör: Ardahan Haber

Bu haber 2881 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI