Reklam
Bugun...


ARDAHANLI ÇIRAK ATI YÜZDÜRÜRKEN BOĞULDU!
Ardahan merkeze bağlı Dağcı (Tikoş) köylü bir genç bakımını yaptığı atı denizde yüzdürmeye kalkınca hayatından oldu. Alınan bilgilere göre ailesi şu an Ardahan merkeze bağlı Güzçimeni (Kirman) köyünde oturan Uğur Demirbaş'ın Bursa’nın Mudanya ilçesinde denizde at yüzdürürken boğularak hayatını kaybettiği öğrenildi.

ARDAHANLI ÇIRAK ATI YÜZDÜRÜRKEN BOĞULDU!

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz'ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00'da TEMPO TV'de Sundukları Canlı Yayın Programı

Her Pazar günü saat:14.00'da 

Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 

18 yaşındaki Uğurcan Demirbaş'ın CHP Ardahan Merkez İlçe Başkan Yardımcısı Ercan Demirbaş'ın oğlu olduğu öğrenildi.

Olay Eşkel’de sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TJK aprantilerinden (At bakıcısı çırak) Uğurcan Demirbaş, bakımını üstlendiği yarış atını yüzdürdüğü sırada dengesini kaybederek suya düştü. Yüzme bilmediği öğrenilen genç apranti olay yerinde boğularak hayatını kaybetti. Uğurcan Demirbaş’ın cansız bedeninin vatandaşlar tarafından denizden çıkartıldığı öğrenildi. Jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı.
Türkiye Jokey Federasyonu (TJK), Uğurcan Demirbaş için resmi sitesinden bir baş sağlığı mesajı yayınladı.
Yayınlanan mesajda şu ifadelere yer verildi:
“Sahalarımızın genç aprantilerinden Uğurcan Demirbaş'ın, 13 Temmuz Çarşamba günü Bursa'da geçirdiği elim bir kaza sonucu hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
2004 yılında Ardahan'da doğan Demirbaş, Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nden 2020 yılında mezun oldu. İlk yarışına 27 Kasım 2020'de Bursa Osmangazi Hipodromu'nda katılan ve toplam 85 yarışta at binen Demirbaş, ilk ve tek birinciliğini Bursa Osmangazi Hipodromu'nda 13 Haziran 2022'de Kademova isimli safkanla elde etmişti.
Merhuma Allah'tan rahmet, kederli ailesi ve atçılık camiamıza başsağlığı dileriz.
Cenaze bilgileri belli olduğunda bilgilendirme yapılacaktır.”

İNSAN SEVDİĞİNİN ÖLDÜĞÜNÜ YAZAR MI?

Hepimizin er ya da geç kapısını çalacak olan ölümün adını Corona'ya çevirip, ardından getirilen yasaklarla sosyal hayattan koparılıp, adeta zombileştirip, ağızlara takılan maskelerle sağken öldürülen insanlığı, geride kalan iki yıllık bir süreçte birbirinden iyice koparıp, sanal  dünyada, etrafınızın her geçen gün boşaldığı ve yalnız kaldığımızın farkında mısınız?
Bilemiyorum, ama aslında sadece bir gribal durum olan ama kiminin emperyalist güçlerin oyunu, benim gibilerin ise “derdin insanlık değil, sağlık diasporasının, yani örgütün boşalan kasasını doldurma telaşı” diyerek aşısına karşı çıkıp, reddettiği Corona’nın gerek ülkemde, gerekse tüm dünyanın ekonomik enerjisini bitirdiği şu günlerde aldığım iki haberle yerimde kala kalıp bir kez daha yalnız kaldığımı anlıyordum.
Tamda bayram tatili diye kaç gündür dışarı çıkmayıp, evimde, balkonumda işimi, haberciliğimi, gündemi yorumlayan düşüncelerimi aktardığım köşe yazımla baş başa kalıp, “bu sıcak günlerin hemen ardından gelen kışın çok ama çok ağır geçeceğini, buna neden ise bacaları kuşların doldurduğu otlarla tıkanan teneke sobalar başta olmak üzere, tezeklere sahip çıkın!” diye bir yazı yazmaya hazırlanırken, önce sınıf arkadaşım Mikail Kaya’yı ardından dostum Güven Kotan'ı kaybettiğimin haberini aldım...


Çünkü hala devam eden ve Ortadoğu'da, Afrika'dan sonra Kafkasya'daki insan ölümleri ile devam eden savaşı ne Putin ne de ABD ortaklı Avrupa'nın kazanamayacağı, tam aksine başta doğayı katleden HES'lerle açığı kapatmaya çalışan ülkemdeki enerji sorunu olmak üzere, bir çok ekonomik sorun dolayısıyla önümüzdeki kış bir çok insanın Corona'dan değil, boru hatlarından akmayacak olan doğalgaz yüzünden yanmayacak olan kaloriferler yüzünden soğuktan önce hastalanıp, ardından donarak öleceği yönünde onca haber, yorum okuyordum.
Evet, kapımızı çalmadan önce bize doğru geldiğini, her duyduğumuz ölümle yaşarken, bizi sağken öldüren olumsuz haberleri (belki de korkudan) görmezden gelip, anlamak istemesekte bir gerçek olan doğanın değişmez ve önlenemez kuralı ve fiziksel hayatı sonlandıran bu üzücü durumu ve duyumu bu kez de Kocaeli'nin sahil kenti, turistik ilçesi olması gerekirken, gerek gelişi güzel yapılaşma yüzünden, gerekse kent içinde kalan fabrikalar yüzünden iyiden iyiye daralan Darıca'dan alıyorum.
Halbuki beni en son kaç gün önce aradı diye telefonumun rehberine bakıp,  kaybettiklerim gibi bulmadığım dostum, hemşeri canlısı, sosyal hayatın renkli siması, iş insanı, torunlarıyla son günlerini geçiren abim, dostum, arkadaşım, sırdaşım Güven Kotan'ın fiziksel hayata son verip, aramızdan ayrılarak ruhlar dünyasına uçtuğunun kara haberi aldım.
Ve daha üç ay önce hem de ben ve hiç bir kimsenin beklemediği bir yaşta aynı rahatsızlık sonucu, kalbinin durmasıyla  hayata gözlerini yuman kardeşim Deniz'in acısını unutmaya, o atmosferden ayrılmaya çalıştığım bir anda yakınımda, hemen şurada, balkonumun altında geçen trene binsem hemen gideceğim ama “Tamam abi geldiğimde seni arayacağım, çay içeriz” deyip, araya bayramın, seyranın girdiği şu kaç gün önce telefonla görüşüp, sesini duyduğum onca dostumdan biri olan Güven Kotanı, arkadaşım Serhat Kotan'ın babasını çevremde olan sevdiklerimden birini daha üzülerek kaybettiğimi duymuştum.
İşte tam da bu anda babamın ölümünde cenazesinden önce matbaamda gizli, gizli ağlayarak verdiğim ölüm haberini, iki kardeşim Savaş ve Deniz'in beklenmedik anda bizi bırakıp, sonsuz denen dünyaya gitmeleriyle ilgili haber ve yorumları ve bu yaşa gelene kadar, 35 yılı bulan gazetecilik hayatım boyunca nice insanı, yakını, dostu, eşi, arkadaşı kaybettiğimi gözümden akan bir damla yaşı silmeye çalışırken “İnsan sevdiğinin öldüğünü yazar mı?” diye kendi kendime soruyor, cevabını benden daha acılı olan sizlere bırakıyordum...

ARDAHAN BAYRAMIN 3. GÜNÜ
DEPREMLE SABAHA UYANDI!
ARŞİV HABER 11/07/2022 TARİHLİ HABER/YORUM
DEPREM KORKUTTU.. Ardahan'ın sınır olduğu iki ülke de meydana gelen deprem kent merkezinde ve il genelinde de hissedildi.
Alınan bilgilere göre ilk yer sarsıntısı depremin bu sabah saatlerinde yani bu sabah 06:36:22 ve 06:44'da Ardahan'ın Çıldır ilçesine sınır olan Ermenistan'da 4 sarsıntı art art meydana geldi. Bu depremler ardından yine Ardahan iki ilçesi Posof ve Çıldır'da sınır olan Gürcistan'da yeni bir deprem daha meydana geldi.
Ermenistan'da yaşanan 4.7, büyüklüğünde ki depremden sonra aynı ülkede 3 sarsıntının daha yaşandığı depremler ardından bu kez Gürcistan'da, Richter ölçeğine göre 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üssü Ninotsminda kenti olan deprem, Ardahan ve  ilçelerinde de hissedildi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı Deprem Dairesi'nin verilerine göre, saat 06.36'da, merkez üssü Gürcistan'ı Ninotsminda kenti olan deprem meydana geldi. Richter ölçeğine göre 4.5 büyüklüğünde ve Türkiye sınırına yakın bölgede olan deprem,  Ardahan ve ilçelerinde de hissedildi.  İlk bilgilere göre can kaybı ve yaralanmanın olmadığı depremin ardından aynı bölgede saat 06.44'te 1.6 büyüklüğünde yeni bir deprem meydana geldi.
Seni okuyup, anlamayanlar oldukça nafile.. 
Siz şu an bu yazıyı okuyup, ne anlatmak istediğini anlamaya çalıştığınız sırada üzerinizden uçağı, dağları aşmak için çabalayan tırı, okyanusları aşmak için çırpınanın erkek olduğunu unutanlar, sizin güven içinde evinizde oturabilmeniz için caddede, sokakta dolaşan polisin, sınırları bekleyen askerin, büyük bölümünün kimler olduğunu düşündünüz mü hiç?
Belki de öbür dünya diye tabir edilenden önce yaşadığınız bu dünyada doğruyu, güzelliği, ahlakı anlatmaya çalışan, çalışırken yaşarlarken cehennemi yaşatılanların yani peygamberlerin  hepsinin de erkek olduğunu hiç akıl edemediniz... 
Hadi bunları geçelim de Ay'dan bile göründüğü iddia edilen Çin seddi gibi onca kaleyi, kuleyi, camiyi, kiliseyi yapan ve yıkanların da kadın değil, kadına olan sevgisi, sevdası yüzünden yıkanın erkek olduğunu söylesem sakın kadın düşmanı demeyin bana. 
Ana, bacı olan kadını seven, ona âşık olup onca yük yetmezmiş gibi onunla evlenip, eş diye namus deyip yaşamı boyunca onun mutlu olması için başında taşıdığı kadının da bir erkek gibi insan olduğunu ve bu dünyanın erkek ve kadının olduğu kadar tüm canlıların dünyası olduğunu ve hepsinin eşit şartlarda yaşaması için çabalayan bir insan olduğumu unutmayın. 
Ama! Erkeğin suçlandığı, katil ilan edildiği, tek suçlunun erkek değil onu tamamlayan kadının da hiç suçsuz olmadığı ölümler, boşanmalar, aile huzursuzlukları ya da evden, çizgiden çıkıp, başka alanlarda kendini bulması kadın ya da erkek diyerek geçiştirilmeyecek kadar önemli ve önemi anlaşılması gerekmez mi?
Bunca yaşanan ve gazetelerin manşetinden inmeyen, 3. sayfalarını kırmızıya boyayan haber ve yaşanan, yaşatılanlar... (?!)
Şimdi sormak isterim, hiç bir şey yaşanmamış gibi bir gün 'yaşandı bitti' deyip, çekip gitmek isteyenlerin çok olduğu şu yaşanılan sanılan dünya erkeği ya da kadını sağken öldürüp ardından hiç görülmeyen, var olup, olmadığı tartışılan ve “ancak gerçek anlamda öldükten sonra göreceksin” denilen öbür dünyaya işi bırakıp, gerçek insana cehennemi bu dünyada yaşatanlar...
Ve en büyük ölüm de nedir bilir misin?
Sevdim, seviyor sanıp, diye düştüğü aşk ateşinde yanan erkek veya kadın için... 
İşte en zor olanı da budur, senin yazdıklarını, yani içinde için için kanayan volkanın ateşiyle bir anda patlayıp, dışa vurması ya bir cinayetle  ya da bir yol ayrımıyla veyahut da kendi başına kala kaldığı anı hissettiren o duyguyla böyle yazmaktır, ‘seni okuyup mutlu olan kadın’ ya da erkek.
Peki ne yapmalı derseniz? “Bilmem.” derim.
Ben ise kaldığım yerden yeniden ayağa kalkıp, yürümek istesem de korkum odur ki; Fersiz bırakılan ayaklarımın beni değil, ağıran, tekleyen, kansız kalan kalbimi dinleyip yine ona doğru gitmesidir... 
Bu nedenle; En iyisi susup, asıl sevdiğime yapışıp yazmak ve yazarken rahatlamaktır derim işin sırrı.
Öte yandan kendimi olmasa dahi homurdanıp, önce deprem gibi titreten ardından patlayıp göklere saçtığı toz dumanla kimi nefessiz bırakıp, boğacağını bilmeyen bir yanar dağ misali dimdik tutmaya çalışırım başımı. “Oh be! Ne güzel öldürdüm.” diyerek ettikleriyle zafer kazandığını sanan kadın uzaktan izlediği aşık adama kıs kıs gülerek sevine dursun. 
Sana rağmen hala  ayaktayım kadın,  öldürdüğünü sandığın ben değilim, sana olan duygularım.
Nokta..
İşte 'Ne olacak bu yaşanılan, yaşatılanlar' diye bir soru sorduğum soruyu 'Seni anlamak için en azında bir saatlik seans gerek diye cevaplayan kadın, erkek ilişkilerine para ile bakan ilişki uzmanı hanımefendi...
Velhasıl, hasbelkader gelen bir soru üzerine bir soru üzerine verdiği cevapla bir erkeği deli eden kadın tipinden herhangi biri olan sen ve senin gibi, seni okuyup, seni anlamayanlar oldukça ne anlatsan nafile... 
Dip not: Sorum üzerine gecikmeli cumartesi bu son yazıma yinede ilham olan 'ilişkiler uzamanı' hanımefendinin ilhan olduğu yazımı okuyup, bana gönderdiği ikinci cevap notu: Keşke golü bana atmasan, seni anlamam için hikayeni baştan dinlemem lazım dedim. Yazarak da olmaz diye vurguladım..
    arşiv haber 14/10/2019 tarihli haber/yorumPOSOF'TA DEPREM!.. 

Ardahan'ın Posof İlçesinde deprem meydana geldi..

Ardahan'ın Posof ilçesinde meydana gelen deprem heycana neden oldu.
Alınan bilgilere göre Gümrük Kapısı'nın da içinde bulunduğu Türkgözü köyü merkezli deprem saat 20.58'de meydana geldiği ve yaşanan depremin 2.8 büyüklüğünde olduğu bildirildi.
**KRAPAPAKLAR ÇILDIR'DAYDI..
Dünya Karapapak Türkleri Derneği ve Çıldır Belediyesinin ev sahipliğinde, Aşık Şenlik Mahallesi Kültür Evinde Uluslararası Aşık Şenlik'i Anma programı düzenlendi. Progrmam bir çok aşık ve Ardahan protokolü katıldılar.
Nal Toplayanlar..
Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanının 'Akan su değil kandır' diyerek, karşı çıktığı ülkenin diğer sınırında ki gelişmeleri izlediğimiz şu günlerde Kafkaslara açılan diğer bir sınırımız da bulunan kent için verilen mücadeleyi anlamayan nal toplayıcıların bugünlerde yine nal toplamaya çıktıklarını görüp, öğreniyorum.
Hayırlı olsun dediğim ve yaptıklarımızla örnek olmanın haklı gururunu yaşadığım şu günlerde Kocaeli ve Maltepe -'de birilerinin bizim yaptıklarımızı kopyalayıp, sözde iş yapmaya çalışanları da kutlarım.
Ama başta İstanbul'da olmak üzere yurt genelinde bir kenti tanıtma mücadelesi vermeye çalıştığımız şu günlerde tarafımızca bu yönde ortaya konan çabaları anlamayıp, engellemek, gölgelemek için çabalayanların bir araya gelip, topladıkları nalların sayısını saymaya kalkarsak ülkenin en büyük metropolü  İstanbul'dan ülkenin diğer sınırında bulunan Ardahan'a yeni bir yol çizilir..
Başta KAI, KAISİAD saçmalıklarının yanı sıra bizi anlamayıp, bize yönelik özel kıskançlıklarından kurtulamayanların bir kentin geleceği için ortaya konan çabaları anlamayanların kurduğu koalisyon ekibi ile gölgelenmek istenen bir kenti tanıtma, anlatma çabası içinde bulunan bizlerin son 4,5 yıldır ortaya koyduğu çaba ve çalışmalar karşısında yeni bir fikir, öneri ya da etkinlik düşünemeyenlerin yaptıklarımızı, ortaya koyduklarımızı, geride bıraktıklarımızı kopyalayıp, aynısını yapmaya çalışanların nal toplayan jokeyler gibi bir duruma düştüğü şu günlerde yaptıklarımızı kopyalamaları da güzel bir şey..
Evet son olarak ülkenin ve Avrupa'nın en yüksek gökdelenin de düzenlediğimiz ve üniversite öğrencilerine burs katkısı sağlamaya çalıştığımız geceden hemen sonra 20 milyonluk kentte, İstanbul'da adını her tarafa yazdırdığımız ve diğer 80 vilayet gibi tek başına bir vilayet olduğunu, valisi, kaymakamları, belediye başkanları, ilçeleri, köyleri olduğunun anlatmanın yanı sıra 3 gümrük kapısına sahip, iki ülkeye komşu, balı, sütü, et, petrol ve doğal gaz boru hatları ile bu ülkenin stratejik kentlerinden biri olduğunu anlatmaya çalışırken bizim yaptıklarımızı bizi kopyalayıp, yapmaya çalışanların nal toplamaktan öte bir şey yapmadıkları da bir gerçektir.
Olsun hiç yoktan en azından örnek olduğumuz, teşvik ettiğimiz bunlarda iyidir diyerek diyeceğimiz tek şey var oda; daha dün olmaz, yapamaz denenleri olduran, yapan bir ekibin başında olan biri olarak yaptıklarımız ardından bizleri örnek alıp, nal toplasalar da iyi toplamalar derim..
Çoban Bulamayan Posof’a Sığır!
Çoban Bulamayan Posof’a Sığır!
*Arşiv Haber 05/08/2019 Tarihli haber
Ardahan’ın en çok göç veren ilçelerinin başında gelen Gürcistan sınırında ki Posoflular hayvanlarını güdecek çoban bulamıyorlar. İl genelinde yaşanan çoban sorununun Posof’ta had safhaya ulaştığı belirtilirken, aynı ilçeye Sığır desteği yapıldı.

Çobanlık yapan Iğdırlı ailelerin kazançları ile Posof’ta ev, bark sahibi olmasından korkup, Iğdırlı Çoban tutmaktan kaçınan Posofluların yaşadığı çoban sorununu aşmak için devletin kendilerine yardımcı olmasını istemeleri dikkatlerden kaçmadı.

**POSOF TA ÇOBAN SORUNU..

Halil İbrahim ATAMAN
Adeta saklı Cennet Posof ta artık çoban da bulunmuyor. Gençler fabrikalarda çalışmak için sürekli büyük şehirlere göç ettikleri için yaşlılar da yalnız kaldılar.
Az da olsa köylerden yaylalara çıkanlar da oluyor. Ancak danaları da hi otlatacak kimseler bulunamadığı için mal sahipleri sıra ile otlatıyorlar.
İşte bir örnek te Urema yaylasında. 
Posof Yurtbaşı (Sakabol) köyünden olan 69 yaşın da ki İlhan DOĞRU eşiyle yaylaya çıktı ama diğer yaylada olanlar gibi onlarında çobanı yok ve danaları kendileri otlatıyor. Dana otlatma sırası kendisine geldiğinde İNEGÖL deki kızı gelerek kendisine yardım etmek zorunda kalmış.
Tabiatın güzelliği, havanın temizliği ve o danaların sesleri ayrı bir güzellik sergileseler de herkes bu güzelliği göremiyor.

**POSOF TAN GÖÇÜ ÖNLEMEK İÇİN SIĞIR DAĞITILIYOR
Halil İbrahim ATAMAN

Posof tan Sürekli büyük şehirlere göç ederek fabrikalarda çalışmaya başlayınca tarım arazileri de işlenmez oldu.
Her türlü hayvancılığın yapıldığı ve narenciyenin haricinde her türlü meyvenin yetiştiği Ardahan ın Posof ilçesinde tarım tamamen bitti ve Posof ta kalanlar da sadece hayvancılıkla uğraşıyorlar. Serhat ilçe Posof ta nüfus azalınca Gürcistan sınırı adeta boşaltıldı. İşte bu duruma dur demek için devlet isteyen çiftçilere sığır dağıtmaya başladı.
Ücretsiz sığır almak için müracaatçıların 18-40 yaşları arasında olması şartı ile isteyen beş çiftçiye altışar düve dağıtıldı.

**HANAK’A YAZ ASAFALTI

Havaların iyiden iyiye ısınmaya başladığı şu günlerde başta Hanak’ta olmak üzere köy yollarında asfaltlanma çalışmaları başladı. 2017 KÖYDES kapsamında yapılan asfaltlama çalışması başlananan Hanak’ta İlçe Kaymakamı Adem USLAN yapılan çalışmaları yerinde inceledi.

**Posof’a Dev Kepçe..

*31/08/2015 Tarihli Haber

,Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof Belediyesi araç parkına yeni bir araç daha kattı.

Cahit Ulgar’ın Belediye Başkanı olduktan sonra kısa sürede araç parkını yenileyen sınır ilçesi Posof’a yeni bir kepçe alındı.
Belden kırma olarak adlandırılan dev kepçeyi Posof’a kazandıran AK Partili Cahit Başkan Ulgar yaptığı açıklama da ‘Çok şükür hizmet için geldik bu görevi yapmak için gereken araçları sağlamak için çıktığımız yoldan elimiz boş dönmüyoruz.’ dedi.

**AK Parti Ardahan'da Sürpriz Olur mu?

Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay’ın ipini çeken milletvekili ile arası çokta iyi olmayan CHP Ardahan İl Başkanının topun ağzında olduğu yönünde ki tartışma ve beklentiler süre dursun asıl sürpriz Başkan Erdoğan’ın son 3-4 aydır dile getirdiği metal yorgunluğu çeken AK Parti Ardahan İl ve İlçelerinde olabileceğini yazsam şaşırmayın..
Çünkü aldığım son duyumların birinde bende şaşırdım desem inanın..
Bunun nedeni de AK Partinin yanı sıra Başkan Erdoğan’ın bugüne kadar iktidar da kalmasının diğer bir sırrı olan sürprizleri sevmesi ve hayata geçirmesidir..
İşte aynı Erdoğan’ın Yusuf Demirci’nin yerine yeniden görece davet ettiği mevcut İl Başkanı olan Yunsu Baydar’ın istifasını istediği İl ve İlçe Başkanları listesine aldığı yönünde ki duyumum oldu.
Benimde önce inanmadığım ama bir iki telefon görüşmesi ardından ‘gazeteci dediğin aldığı duyumları en iyi değerlendiren ve bu duyumların her an gerçek olma ihtimalini de göz önüne alan analizini yapabilendir’ diyerek ‘AK Parti’de Sürpriz Olur mu?’ sorusunu soran bir yazı yazma gereği duydum..
Evet, AK Parti Ardahan’da beklenmeyen bir sürpriz yaşanırsa ‘Gazeteci Fakir Yılmaz bunu yazmıştı’ demeden önce geçmişe ve yaklaşan 2019 seçimlerine bakmak gerekir..
Geçmişe baktığınız da birinci ve 2. dönemlerde ki heyecanlı kadrodan yoksun olan AK Partinin şu anki İl Başkanı Yunus Baydar’ın istifa edip, milletvekili adayı olduğu gibi bu kez de AK Parti Genel Merkezince kendisine gelen bir telefonla, ‘sen yorgunsun, verdiğimiz şansı da çok iyi değerlendiremedin’ dendiği, dene bileceğini de hesaba katalım..
Kaldı ki Baydar’ı 3. kez göreve çağıran aynı AK Parti Genel Merkezinin Baydar’ın son il başkanlığından önce hiçte akıllara gelmeyen birini, Yaysat Ardahan Başbayii olan, Kırtasiyeci Evsal Nalbant’ın bu görevi yapabileceğine karar kıldığını ve son anda Baydar’a bir şans verdiğini de öğrenmiş bulunuyorum..
Yani Baydar direkten dönerek yeniden İl başkanı oluvermiş..
İşte tam bu sırada yaklaşan AK Parti İl Kongresi öncesinde de bu durumun değerlendirilmeye alındığını öğrenirken yeni Anayasaya göre %51’i alması zor olan başkan Erdoğan’ın gözünü kırlpmadan ve yeni bir görev daha verdiği milletvekili ile belediye başkanı ile araları limonlu olan Ardahan’da ki kadroları da yenilemekte bir hayli kararlı gibi..
Yani CHP’den önce AK Parti’de sürpriz olabilir haberiniz ola..




Kaynak: ardahan haber

Editör: ardahan haberleri

Bu haber 9768 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI