http://www.google.com/analytics
Reklam
Bugun...


Rektör Korkmaz: Birliğimiz, Diriliğimizdir
Kendisini ziyaret eden ARDAFED yöneticileriyle görüşen Ardahan Üniversitesinin Kurucu Rektörü Porf. Dr. Ramazan Korkmaz’dan önemli açıklamalar.

Rektör Korkmaz: Birliğimiz, Diriliğimizdir

Kendisini ziyaret eden Ardahan Dernekler Federasyonu yöneticilerinin verdiği birlik, beraberlik mücadelesini takdirle takip ettiğini belirten ARÜ’nün Kurucu Rektörü, İstanbul Maltepe Üniversitesinin Eğitim Fakültesinin Dekanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ülkenin önemli bir süreçte geçtiği şu günlerde ARDAFED’in Türkiye'nin mozaiği olan Ardahanlıların birlik ve berberliği için verdiği mücadeleyi takdirle takip ettiğini belrtii.

Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkan yardımcılarından Name Yılmaz Fidan ve Selvi zenginle birlikte makamında ziyaret edip, bir süre sohbet ettiği Korkmaz ARDAFED aracılığı ile Ardahan'a selamlarını da iletti.
Başta güney sınırlarımızda yaşanan gelişmeler olmak üzere dünyada gelişen olayların Avrup ve Asya’yı bir birine bağlayan Türkiyeyi hemen etkilediğini ve en önemlisi dış güçlerin Ortadoğu’da ki ince hesaplarını hayata geçirmeye çalıştığı şu günlerde ülke içinde yaşayan toplumların birlik, beraberlik içinde olmasının çok önemli bir değer olduğunun unutulmamasını isteyen ARÜnün Kurucusu Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ‘bu birliğin, berberliğin korunması için atılan her adımın başta Ardahanlılar olmak üzere herkesçe çok ama çok önemsenmelidir.’ dedi.
Her görenin takdir ettiği ARÜ’nün Kampüsün de okuyan öğrencilere ve Ardahanlılara selamlarını ileten Korkmaz, Ardahan Dernekler Federasyonun birlik, berberlik çabalarına destek verilmesinin önemli bir konu olduğunu bilen olarak kendisine bu yönde düşen her göreve hazır olduğunu da belirtti.
Kendilerini kabul eden ve deneyimlerini aktaran Korkmaz’a teşekkürlerini ileten ARDAFED Yöneticileri Korkmaz ve Korkmaz gibi önemli değerlerin var olması ARDAFED’in var olması olduğunu belirttiler.

**Kayıp Dilleri Kitaplaştırdı..

Sekiz yıl boyunca verdiği mücadele ile bugün takdir edilen bir üniversiteyi Ardahan ve Ardahanlılara hediye eden ARÜ’nün Kurucu Rektörü, İstanbul Maltepe Üniversitesinin Eğitim Fakültesinin Dekanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz öğretim üyeliğinin yanı sıra Ardahan Üniversitesi Rektörüyken başlattığı bilimsel çalışmalarında devam ediyor.
Rektör Korkmaz’ın içinde Kürtçenin de bulunduğu ve kayıp olmaya yüz tutan dillerle ilgili çalışmasının uluslararası kitap evi aracılığı ile kitaplaştırıldığını da öğrenen ARDAFED Yöneticileri yine Korkmaz’ın kuruculuğunu yaptığı KUNİP’inde devam ettiğini de öğrendiler.

**9 Köyümüzü Geri Alalım!..

*10/07/2017 Tarihli Haber

1992 Yılında yenden vilayet olan Ardahan’ın 9 Köyünün Kars’a bağlayan siyasilere tepkiler her geçen gün artarak devam ediyor.
Ardahan’dan alınarak Kars’ın Arpaçay ilçesine bağlanan ve o günden bugüne yeterli hizmet göremeyen 9 köyün yenden Ardahan’a bağlanmasını isteyen bölgede ki köyler bu konuda yapılacak olan bir referandumla yeniden Ardahan’a bağlanmak istediklerini yüksek dille dile getirmeye başladılar.

Konu hakkında bir yazı ele alan Kars, Arpaçay, Doğruyol ve Kakaç Köyleri Kalkınma Kooparatifi Başkanı Gazeteci Suat İncedere’de ele aldığı yazısında 
Ardahan’dan alınıp, Kars’a bağlatılan ve bugün yeniden Ardahan’a bağlanılmak istenen Kakaç, Doğruyol (Cala), Çanaksu (Kamarvam) Göldalı (İrişti), Gülyüzü (Pehrişen), Bozyiğit (Geğreşen) Taşköprü, Dağ Köyü, ve Aydıngün (Kızıvirane) köyleri konusunda bir yazı ele alan Gazeetci İnceder de referandum yapılmasının istedi.

**İşte O Yazı;

Türkiye´nin birkaç ilinde coğrafya ile idari harita uyum içerisinde değildir. Örneğin; Erzurum´un Şenkaya´sı ile Tortum´u, Ordu´nun Mesudiye´si ile Ünye´sini bir kefeye koyamazsınız. Farklı kültürlerin yanı sıra birbirinden kopuk coğrafya sadece insanları değil, idari coğrafyanın da kopuk olmasına sebep olmuştur. Çıldır için Hak Aşık Şenlik Baba, ‘edep erkan ordadır´ demiş. Doğrudur da. Çıldır ne Kars´tır, ne de Ardahan….

KAĞIZMAN KARS´A NİYE BAĞLANDI?

       Kars idari haritası iki il doğurtularak, Ardahan ve Iğdır illeri kurulurken, Kağızman “az gelişmiş ülkenin çok değişmiş siyasetçileri” yüzünden Iğdır yerine Kars´a bağlandı. Çıldır da Ardahan´a.. Çünkü iktidar partisinin bir milletvekili, Sabri Güner Kağızman ilçesindendi. Abdulkerim Doğru da Ardahan merkezden. Sabri Güner´in isteği, idari haritayı değiştirdi. Dönemin içişleri bakanı İsmet Sezgin´in sihirli eli bu tercihi, olmaz´ı ‘olur´ yaptı.

 “ÇILDIR HALKI KAZ OLMAYI SEVMEZ, KAZ YEMEĞİ SEVER”

      Çıldır ise bu konuda çelişme konusu oldu. SHP´li Zeki Naci Tarhan Bey etkin olamadı. Abdulkerim Doğru Bey ‘sinirli´ bir insandır. Emir-komuta arar. Çıldır halkı ise ‘ikna edilmeyi´ arar. Söz bilir, büyük sözü dinler ama ikna edilmeyi ister. Sakindir. Kaz´ın tandırda olanını sever, kaz gibi yonulmayı sevmez. Sonuç. Çıldır´a bağlı dokuz köyde oylama yapıldı. Aradan yıllar geçti. Kars Arpaçay´a bağlanan bu köyleri ‘hizmet açısından´ ikinci sınıf muamelesi yaparak, “üvey evlat” gibi görmeye devam etti.

DOKUZ KÖY ÜVEY EVLAT MI?

     Siyasi çıkarcıların egolarının tatmin sembolü olan halk, gelişmişlikte bu anlayış sahibi siyasetçilerin ve bürokrasinin ayakları altında “unu fak” olup gittiler, gitmeye de devam edecekler. Buna karşı idari haritada bölünen Çıldır köylerinde ve yine Çıldır´lı Aşık Şenlik gibi hak aşığı, bir çok İl, İlçe hatta Ülkeyi gezip gördükten sonra şu dizeleri dile getirmiştir; "Can kurban bizim ellere edep erkân buradadır, Diyarı gurbet ellerde Kadir bilen görmedim". Kadrin ve kıymetin yüz yıllar evvel bilindiği Çıldır ve köylerinde halk bir birine “kurban olurum” diyecek kadar aile ve komşuluk ilişkileri “etle tırnak” misali, hala sımsıkı bağlıdır. Cala´yı, Suhara´dan, Cambaz´ı Taşbaşı´ndan ayırmak ne mümkündür? Kimin haddinedir…

Buna karşılık Çıldır´ın köyleri, ya Ardahan´ın ya Kars´ın ‘uzak eli ve üvey evladı´ uygulaması ile karşı karşıyadır. Uzatmayalım. “Ya Çıldır Kars´a Bağlanmalıydı, Ya da Dokuz Köy Çıldır´dan Alınmamalıydı”.

OYLAMAYA VAR MISINIZ? “DİKEN BATTIĞI YERDEN ÇIKAR”

      Bölgemizin güya siyasi ve bürokrasi liderleri tarihinin belki de en büyük hatasını, oylamayla da olsa Çıldır´ın 9 köyünü Arpaçay´a bağlamakla yapmıştır. Bu ihanet sadece dokuz köye yapılmamış, aynı zamanda Osmanlı zamanında kurtuluş beşiği ve sancak beyliği yapmış Âşık Şenlik 93 Harbi olarak bilinen (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) yaşandığı yıllarda, 93 koçaklamasını yazarak; “Ehli İslam olan eşitsin bilsin, Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana” diyerek kurtuluş savaşı fitilini ateşleyen Çıldır sancak beyliğine ve Şenlik Baba torunlarına yapılmıştır. Çıldır´ın en büyük köyü hatta daha öncesi tek nahiyesi konumundan, Kars´ın en son, el yetişmez köyü konumuna getirilen Doğruyol köyü, Ermenistan, Gürcistan, sınırında, sınır bekçiliğinde, diğer köyler gibi öksüz ve kimsesiz bırakılmıştır. Kars´ın Arpaçay ilçesi ile hiç bir ideolojik ve sosyolojik bağı bulunmayan, dokuz köy, vilayet olarak Kars´ı benimsemiş olsalar bile, Çıldır özlemini dilinden düşürmemiştir. Çıldır ilçesi ve köyleri ile 400-500 yıllık dede baba dostlukları bulunan dokuz köy, Kars´ın ve Arpaçay´ın kaderine terk edilen hizmetler noktasında geri bırakılan köyleri olmaktan derhal kurtulması gerekmiyor mu?

         Bu sebeple; kavgasız dövüşsüz şunu teklif ediyorum. Bu dokuz köye bir daha soralım mı?. Arpaçay´da mı kalmak istiyorsunuz? Yoksa Çıldır´da mı? Ne dersiniz? “Diken battığı yerden çıkıyorsa… “Dikeni battığı yerden çıkarmanın zamanı gelmedi mi?
Suat İncedere

**Çıldır'a tekne fikri kimindi?

*30/06/2017 Tarihli Haber 

Çevresine konulan SINIR ÇİZGİSİ engeli dolaysıyla özel sektörün yatırım yapması engellenen Ardahan'ın Çıldır İlçesinde ki göle indirilen tekne fikrini 5 yıl önce manşetinde gündeme taşıyan ve bu yönde ki haber ve yorumlarımızı ısrarla gündemde tutan gazetelerimiz Ardahan ve ilçelerinin gündemini tutmaya devam ediyor.

**Sıra Çıldır Gölü Sahilin de..

Bu kentin gelişmesi için var olan sorunların da içinde bulunduğu her konuyu çekinmeden Ardahan'ın ve ülkenin gündemine taşımayı kendisine ilke edinen yayın grubumun 5 yıl önce manşetten ‘Gölün ortasına bir vapur konulamaz mı?’ diyerek dikkat çektiği Çıldır Gölünün başta yayla turizmine olmak üzere ülke turizmine katkı sunabileceğine dikkat çektiği Çıldır Gölüne indirilen iki tekne bölgeye ilgiyi daha da arttıracak.
Yönetimi Ardahan’da olan Kars’ın da kullandığı Çıldır Gölüne indirilen iki teknenin yanında İl Özel İdareler tarafından göl kenarına yaptırılan iki yeni tesis Çıldır Gölünün ve bölgenin tanıtımına daha büyük katkı sunması beklenmektedir.
Ardahan ve Kars il Özel İdareleri tarafından dinlenme tesislerinin yapılmaya devam ettiği, iki teknenin indirildiği Çıldır Gölünün bölge turizmi ve ekonomisine gerekli katkıyı sunması için KENAR ÇİZGİSİ  denen engelin bir an önce kaldırılması gerektiğini, bunun yanı sıra gölün yüzdürülebilecek bir alanına dökülecek kumlarla sahil oluşturulması gereğine de dikkat çekilirken yeni valinin Çıldır Gölü gibi Aktaş gölüne de özel ilgi göstermesi beklenmektedir.

**Yelkenler Yüzecek..

2 Temmuz’da Kabotaj Bayramının bir bölümünün bu yıl Çıldır Gölünde yapılacağını belirten Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu gölün ve bölgenin tanıtımı için büyük mücadele içinde olduklarını belirtti.
Azizoğlu bu yıl tekne indirlen ve dinlenme tesislerinin yapıldığı Çıldır Gölün de yelkenlerin de yüzdürüleceğini de açıkladı.
22 Temmuz’da yapacakları Çıldır Gölü Festivali öncesi tekneyi gölde yüzdürecek ekibin hazırlığına devam ettiklerini belirten Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizioğlu tatile gelen hemşerileir,mi başta olmak üzere herkesi Çıldır’a, Çıldır ve Aktaş Göllerini, Şeytan Kalesini, Kurt Kale Ovasını, Bölgede ki Barajları, Aktaş Gümrük Kapısını görmeye, gezmeye davet ediyorum dedi.

**5 Yıl önceki manşetimiz ve yazımız.. 

Bu kentin sahipsiz güzellikleri..

Selmiş Yılmaz/Gazeteci 

Projesi ve parası olmasına karşın 7. aya girdiğimiz şu günlerde halen yolu yapılmayan Çıldır Şeytan Kalesi gibi nice doğal güzelliklerimizin olduğunu hiç düşündünüz mü?.
Başta dünyanın her geçen gün ısındığı bir zamanda serin yaylaları, Karadenizli arıcıların balını yediği bin bir çiçeklerimiz, Damal'a yansıyan Atatürk silüeti, Vali'nin Davos dediği ve sit alanı olmasına karşın o güzellik çamları kesilerek, derelerinin suyu kurutulan Posof'un olağan üstü doğası, sınır kapısı, Çıldır'ın Türkiye ve Gürcistan sınırını belirleyen Aktaş gölü, Göle'de ki onca kale ve türbeler, yetmedi o insanın üzerinde uzanması gelen güzelim çiçeklerle donanmış ovası, suyu çalınıp, Karadeniz'e akıtılmak istenen Kurası, kent kanalizasyonu ve çöplerinin içine atıldığı için artık adını aldığı balıkların yaşamadığı Alabalık deresi, Bülbilan yaylası, Hoçvan yaylasıyla Ardahan'ın güzelliklerini saymakla bitirebilir misiniz?..
Bilmiyorum ama irili ufaklı onca gölleri olan Posof'un, Ardahan'ın en büyük dağının sınırları içinde bulunan Hoçvan Kısır'ın, Göle'nin, Hanak'ın, Damal'ın doğasında şırıl şırıl boşa akan billur gibi sularını, Aktaş gölüne konan kuşlarını, yangında yanmayan sarı çamlarını, insan için olmazsa olmaz yeşilim çayırlarla beslenen hayvanlarını, güler yüzlü, İstanbul dilli insanlarının güzelliklerini saymakla bitirebilir miyiz?
Damal Bebeği, Çıldır balığı, Posof Hıngalı, Göle'nin Çağı, Hanak'ın Gagalası..
Evet sayın sayabildiğiniz kadar, ne kadar güzellik ararsanız var olan Ardahan'da bunları ne kadar tanıtıyor, bunlara ne kadar sahip çıkıyoruz bilemiyorum..
İşte size yıllardır yararlanılamayan, hatta yüzülenemeyen Çıldır gölü size..
Etrafına TOKİ tarafından yeni konutlar yapılması beklenen, ama bir evin bile olmadığı Çıldır gölünü, Ağca kala adasını bilir misiniz..
Gölelinin Çıldır'ı, Hanaklının Posof'u, Damallının Göle'yi, Hoçvanlının hiç birisini bilmediği,g örmediği o güzelliklere nasıl olurda sahip çıkar, hem kendimiz tanır görür, hem de tüm dünyaya tanıtırız?
İzi boş festival, şenlik, şölen düzenleyip bal olmayan Ardahan Festivali ile mi yoksa balığı olmayan Göl festivali ile mi?
Belki de Goreveng ile Bülbilan çağı ile, yada Hoçvan'ın kaymağı ile.. 
Bilemiyorum ama bildiğim bir gerçek biz bizim olan onca güzelliği sanırım ne kendimize,nede dünyaya tanıtamıyoruz, 'bu işte bir eksiklik var' diyerek..                       www.kzueyanadolugazetesi.com

**OTOPARK SEVDASI KİMİN KARA SEVDASI?
 
26/05/2017 Tarihli Haberler
“Evet, Ardahan’ın bir kapalı otoparka ihtiyacı var” diyen Türkoğlu, otoparkın yer olarak Milli Egemenlik Parkına yapılmasının ağaçları yok etmek anlamına geldiğini, şehrin simgesi yeşil alanın korunmasının önemli olduğunu kaydetti.
NEREYE GİDECEK?
Milli Egemenlik Parkına gelerek ağaçların söküldüğü yerde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Mali Müşavir ve siyasetçi Ömer Türkoğlu, Parkın yok edilmesine müsaade etmeyeceklerini, Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un bu projeden vazgeçmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Milli Egemenlik Parkının altına yapılacak olan kapalı otopark projesiyle sökülen ağaçların bu kapalı otoparkın üzerine dikildiğinde bu ağaçların kökleri nereye gidecek” diye soran Türkoğlu, Yağan yağmur ve sular yaptığın otoparkı yıkmayacak mı? Ardahan’ın elde kalmış tek yeşil alanı olan Milli Egemenlik Parkına hiç kimsenin dokunma hakkı yoktur. Şehrimizde onca sorun varken yollar kaldırımlar caddeler bitmemişken, yangından mal kaçırırcasına ağaçların sökülmesi neyin telaşı?
Sayın Köksoy, bu park için kaç defa proje hazırlandı, kaç defa ihale edilmeye çalışıldı. Kaç defa beton döküldü? Kaç defa havuz yapıldı? Havuz yapılırken borusu neden unutuldu? Şimdi Sayın Köksoy’a soruyorum; bu parka bu kadar ameliyat neden yapıldı? Bu kapalı otopark sevdası, kimlerin kara sevdası? Kimlerin çıkarları doğrultusunda hareket ediyorsun? “ diye konuştu.
KAPALI OTOPARK BENİM PROJEMDİ
Ardahan’da ilk kapalı otopark projesinin kendisine ait olduğunu vurgulayan Türkoğlu, “ Ardahan’da Kapalı Otopark yapılacaksa Hasan Sabri Kışlasının bulunduğu alanda İş Merkezi ve Kapalı otopark projesi için bu yer oldukça uygun. Zaten söz konusu kışla belediyeye tahsis edilmiş durumdadır. Buraya kapalı otopark yapılabilir. Neden Milli Egemenlik Parkına yapılması dayatılıyor? Burası her Ardahanlının gelip oturup dinlediği yılların yeşil bir alanıdır. Bu duruma her Ardahanlının karşı çıkması lazım” ifadelerine yer verdi.
OTOPARKSIZ BİNALARIN RUHSATINI BELEDİYE VERMEDİ Mİ?
Son yıllarda inşaat sektöründe yaşanan hızlı gelişmelere de değinen Türkoğlu, “Kaptanpaşa ve Karagöl’de yapılan onca çarpık inşaatın altına kapalı otopark yapılmazken bu inşaatlara nasıl ruhsat verdiniz? Eğer o binaların altında kapalı otopark olsaydı, şimdi bu fidanlar katledilmezdi ve Ardahan gündemi de bu sorun da olmazdı, asıl gündemimize dönerdik. Bunun yanında Ardahan’da yaşanan trafik sorunun çözülmesi için düz Ardahan köyleri ve Göle’nin mevcut otogarda toplanması elzemdir. Hoçvan, Hanak, Çıldır bölgesinin araçları Kuruçam’ların mevcut otoparkına alınabilir. Bu park kiralanabilir ya da satın alınabilir” dedi.
KİMİNE 3, KİMİNE 5, KİMİNE 8 KAT RUHSATI
Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un mahalleler ve kişiler arasında ayrımcılık yaptığını iddia eden Türkoğlu, “Karagöl Mahallesinde başlatılan 18. Madde uygulanmasında bazı evlerin içinde yol geçiyor. Bazı evlerde kanalizasyon geçiyor. Vatandaşın evi bu uygulama nedeniyle yerinde olmadığı gibi nerede olduğu da belli değildir. Yine elinizde nasıl bir deprem haritası varsa Karagöl, Kaptanpaşa Mahallelerinde kat ruhsatı 6 kat, Tekel 75. İlköğretim okulunun bulunduğu cadde ve bölgesinde 5 kat, Halilefendi Mahallesinde 3 kat, Yeni Mahallede 3 kat, ancak aynı mahallede yapılan TOKİ 8 Kat ruhsatı verilmiş. Yine Atatürk Mahallesinde 3. Kat, kimi yerde 5 kat, AVM kat ruhsatı 9 kat olarak verilmiş. Bu neye ve kime göre verilmiş belli değil. Başkan Köksoy’un bu durumu izahat etmesi lazım” diye konuştu.
KONGRE CADDESİNİN TEK YÖN YAPILMASININ AMACI NEDİR?
Ardahan’ın diğer sorunlarına temas eden Türkoğlu sözlerini şöyle noktaladı: “Kongre Caddesinin tek yön yapılmasının amacı nedir? Niye Kongre caddesi için böyle bir proje uygulanmak isteniyor? Kongre caddesinin ne özelliği var? Diğer caddelerdeki esnafların günahı nedir? Tek yön Ardahan için iyi bir uygulama ise ve Kongre caddesi için düşünülüyorsa, Atatürk, İnönü ve Kars Caddesi için neden tek yön proje çalışması yapılmıyor? Bunun yanında şehrin içme suyu kimi yerde tazyik olarak neden az akıyor? Hayvancılık bölgesi olan Yenimahalle ve Atatürk Mahallesine ait yayla yolu neden yapılmıyor. Sözde bu yayla yolu için kurban kesilip çalışmalar başlatılmıştı.
Örnek olarak Belediyenin yanındaki iş hanında neden kapalı otoparkı yok? 18. Maddenin akıbeti ne olacak? Ardahan’ın önemli simgesi olan bu parkın adı daha önce Milli Egemenlik parkıydı. Köksoy, daha sonra bu parkın ismini Kent Parkı olarak değiştirdi. Köksoy, Milli Egemenlik parkının adını değiştirerek hangi amaca hizmet etmeye çalışıyor.Ardahan’ın onca sorunu dururken, Faruk Köksoy’un yeşil alanımız Parkımızın altına yapmak istediği bu kapalı otopark sevgisi nerden ortaya çıkmıştır? “
**Vali Özefe, kamu yatırımlarını denetledi..
Ardahan Valisi İbrahim Özefe, il merkezinde yapımı devam eden 23 Şubat Ortaokul binası, Şehir Stadyumunun yeni tribün ve tesisleri ile yeni sentetik çim halı saha inşaatlarını ve İl Özel İdaresi’nin asfalt üretim tesisini denetledi. Vali Özefe, denetlediği inşaatların durumu hakkında yetkililerden bilgi aldı.
 
**Ardahan'da Engelliler Haftası kutlandı..
 
Engelsiz Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Rehabilitasyon Merkezi ve Eğitim Uygulama Okulundan faydalanan engelliler tarafından şiir, dans, tiyatro, müzik dinletisi ve halk oyunları gösterileri sunuldu. Etkinlikte konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Metin Ürgün, engelli bireylerin toplumun bir parçası olduğunu belirterek, “Onlara hizmet etmek, onları sevgiyle kucaklamak her bireyin insani vazifesidir. Engelli vatandaşlarımıza rahat ve huzurlu bir yaşam sunmak için herkese önemli görevler düşmektedir. Birer engelli adayı olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Bu bilinçle hareket ettiğimiz takdirde 'engelleri' ortandan kaldırabiliriz” diye konuştu.
Etkinliğe, Vali İbrahim Özefe, Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Kaymaz, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Belediye Başkan Vekili İlhan Özgür, İl Jandarma Komutanı Albay Garip Gümüş, İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, engelli bireyler ve aileler katıldı.
 
*Kent Konseyleri Birliği’nden Ardahan’a ziyaret..
 
TÜRKİYE Kent Konseyleri Birliği heyeti, Ardahan’a bir gezi düzenledi.
Birliğin Dönem Başkanı Necati Binici öncülüğünde bir heyet, Kent Konseyi tarafından düzenlenecek olan toplantı ve programlara katılmak üzere Ardahan’a geldi. Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan’ın eşlik ettiği heyet ilk olarak Vali İbrahim Özefe'yi ziyaret etti. Vali İbrahim Özefe ile görüşen heyet adına konuşan Dönem Başkanı Necati Binici “Ardahan Kent Konseyimizin daveti üzerine birliğimizin yönetim kurulu üyeleri ve bazı illerimizin Kent Konseyi Başkanlarıyla birlikte Ardahan’a geldik. Burada toplantı ve programlar gerçekleştireceğiz. Kent Konseyleri arasında birliğin ve fikir alışverişinin daha yaygın kullanılması noktasında istişarelerde bulunacağız" dedi.
 
**İHH’dan 'Medeniyet Öncüleri' konferansı..
 
HH İnsani Yardım Vakfı tarafından Ardahan’da 'Medeniyet Öncülerimiz' adlı konferans düzenlendi.
Ardahan Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi konferans salonundaki programa Vali İbrahim Özefe, İHH Ardahan Şube Başkanı Hüseyin Ceven, kurum müdürleri, öğrenciler ve davetliler katıldı. Programda, TRT Diyanet kanalında yayınlanan 'Kitap Oku-Yorum' programının yorumcularından Mustafa Toprak ve Halil İbrahim Uzun tarafından konferans verildi. Konferansta, Türk medeniyet öncüsü şair, yazar ve edebiyatçıların hayatından kesitler ile eserleri hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Konferansa öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
 
**Ardahan’da arazide insan kemikleri bulundu..
 
Rus generalin cesedinin ortaya çıktığı alanda bulunan inşaatıın devamı için çıkan insan kemiklerini çöpe attılar!..
ARDAHAN merkeze 10 kilometre uzaklıktaki Sulakyurt Köyü mevkisinde çok sayıda insan kafatası ve kemik bulundu.
Yörede hayvan otlatan vatandaşlar toprak alan üzerinde insan kemikleri ile karşılaştı. Durumun bildirilmesinin ardından, bölgeye giden Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkilileri incelemelerde bulundu. Yetkililer, Kars Müze Müdürlüğünden uzman bulundu. Konu hakkında henüz bilgi vermenin erken olacağını belirten Kültür ve Turizm Müdürü Efsal Alantar şöyle dedi:
"Bu konuda şimdilik açıklama yapmam doğru değil. Kars Müze Müdürlüğü'nde görevli uzmanlar gerekli incelemeyi yaptıktan sonra o zaman bilgi verebiliriz. Daha önceden bir yerleşim alanı olan bölgede kemiklerin nasıl ortaya çıktığı ise ilerleyen zamanlarda netlik kazanacak."
Ardahan kent merkezinde 25 Nisan'da yapılan inşaat kazısında da bir tabut bulundu, tabuttaki cesedin Rus generale ait olduğu iddia edildi.
Öte yandan bulunan kemiklerin Rus Generalin tabut içinde çıkan cesedin ortaya çıktığı alandaki diğer ölülere ait olduğu ve General olduğu ileri sürülen cesedin ortaya çıktığı inşaatın devamı için gece toplanarak Sarzep köyünün yakınlarına bırakıldığı ileri sürüldü.
Müzesi olmayan kentte tarih fışkırıyor!
  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 

Bu yaşa gelene kadar hep dinlemiş, duymuş ve hikayeler edilerek bugüne kadar gelmiş ‘Gömü’ masalları bir yenisi daha yaşanacakken teknoloji miretti cep telefonları yüzünden bir hikaye daha başlamadan sona erdi.. 

Halbuki geçtiğimiz referandum öncesi ağbunların içinde, al acele hak sahiplerine teslim edildiği ileri sürülen Yeni Mahalle de ki TOKİ’lerin kazısı sırasında da bir küp değil, bir helikopter hazine bulunduğu ve kaşla ile göz arasında ortadan kayıp edildiği hikayesinin bir yenisini daha yaşayacaktık..
Ancak bir günde hemde tarihçi, insan kemiği incelemesi yapan bilim adamları olmadan Rus Subayına ait olduğu hemen açıklanan lahit hikaye olamadı...
Neyse burayı geçip, ölünün reklamı da güzel diyerek asıl konumuza, Müze yapılın diye yıllarca mücadele ettiğimiz binanın nasıl olup ta valinin, belediye başkanının dinlenme konağı olduğuna gelmek isterim..
Çünkü Müzesi olmayan kent Ardahan’ın altında tarih fışkırırken, başta bakan olsun dediğimiz Atalay ve diğerleri niye bir müze yaptırmazlar?

**Esenyurt’ta ki Sahte Rantçı AKP’liler..

Ardahan’da olduğu gibi başta bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinin de içinde bulunduğu bir çok yerde referandumu kayıp eden AKP’nin bunun nedenini araştırdığı görüyor ve izliyoruz.
16 Nisan Referandumunun sonuçlarını değerlendiren ve kayıp edilen yerde ki nedenleri araştıran AKP ve Başkan Erdoğan’ın önünde ki sonuçlara bakarken bizim gördüğümüzü görüp, görmediklerini, de merak etmiyor değilim. Çünkü bizim önümüzde ki raporda bu kaybın başlıca neden ve sebebinin sahte ve rantçı AKP’lilerin AKP’ye oy kayıp ettirdikleri gerçeği var.
Yani başta çok kültürlü stk’lar olmak üzere sözüm ona kanaat önderi geçinen rantçıların AKP iktidarı sayesinde rantlarına rant kazanırken AKP’ye büyük kapılar verdiğini belirtmekte fayda var..
Çünkü bunların çoğunun mutfaktan gelen AKP’li olmadıkları gibi eskiden sözde solcu, Ecevitçi, Demirelci ülkücü ve en önemli rantçı olduklarını biliyoruz..

**Müdürsüz Bayram..

Vekilin vekili ile idare edilmeye alıştırılan Ardahan’da 23 Nisan etkinliklerine katılan öğrenciler ile ilgili haberi hazırlarken önüme bir rapor düşüyordu.
O Raporda Ardahan’da ki gibi ülkede ki diğer öğrencilerin aileleri gibi mutsuz olduğunu belirtiyordu.
Yani OECD'nin uluslararası öğrenci değerlendirme programı, PISA, "Öğrenci ferahı" araştırmasının sonuçlarını yayınladı. 72 ülkeden 540 bin öğrencinin katıldığı çalışmaya göre, en mutsuz öğrenciler Türkiye'de.
OECD ülkeleri içinde öğrencileri en mutsuz ülke Türkiye olduğu belirtiliyordu.
Halbuki bir bayram hediye edilen öğrencileri olan ülke de çocukların çok mutlu olduğunu, hatta yılda bir Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanı oluveriyordurlar.
Ama kendilerine yakın sanal gazeteciler ile Ardahan'ı kalkındırdıklarını belirtip, her gün üfleyen siyasileri de takip ederken hala İl Milli Eğitim Müdür olmadığını hatırladım..




Kaynak: Çıldırı Haberleri

Editör: Çıldır Haber

Bu haber 4541 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI