Reklam
Bugun...


Ardahan'da 'Şap' Karantinası
Ardahan dışında ki göçerlerin meralarına hayvan ve arı getirmek istediği ama Ardahanlıların istemediği bir süreçte Ardahan'da alınan onca önlem ve aşılmaya karşın hayvan hastalıkları da baş gösterdi.

Ardahan'da 'Şap' Karantinası

ARDAHAN'da, büyükbaşlarda şap hastalığı görülmesi üzerine kent merkezindeki hayvan pazarında, karantina uygulaması başlatıldı.

Atatürk Mahallesi çevre yolu üzerinde bulunan hayvan pazarındaki büyükbaşlarda, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince şap hastalığı tespit edildi. Ekipler, hayvan pazarında karantina uygulaması başlattı. Karantina, hayvan pazarı ile 10 kilometre yakınında uygulanırken, büyükbaşlardan alınan numuneler, şap enstitüsüne gönderildi. Gerekli dezenfekte ve ilaçlama çalışmalarının ardından hayvan pazarı, 30 gün sonra yeniden açılacak. 

**Vali Her Türlü Önlemi Alıyoruz..

Kış aylarından bu yana başlatıldığı ileri sürülen aşılamaya karşın Şap hastalıpının yeniden başgösterip, hayvan meydanının karantinaya aldırdığı Ardahan'da Vali basın mensupları ile stk başkanları ile bir araya geldikten sonra geçtiğimiz günde il merkezi ve ilçelere bağlı 266 köy ve mahallenin muhtarları ile toplantıda bir araya geldi.

Ardahan Gençlik Merkezi Spor salonunda bir araya geldiği muhtarların, görev yaptıkları köyde devletin temsilcisi olduğunu belirten Ardahan Valisi Masatlı, hayvancılık ve meraların korunması tedbirleri başta olmak üzere, muhtarların görev ve sorumlulukları, özel idare yatırım ve çalışmaları, KÖYDES yatırımları, sağlık, eğitim, tarım, asayiş ve sosyal yardımlar konusunda çeşitli bilgilendirmelerde bulundu.

Türkiye’de 24 Haziran’da seçimler oldu ve milletimizin geleneklerine uygun olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildiğini anlatan Vali Masatlı, “Cumhurbaşkanımız, Türkiye’de ki genel politikaları belirlemekle ilgili en üst mercidir. En üst merci olmakla birlikte onların almış oldukları kararların taşrada uygulanmasını sağlayanlar olarak ilde valiler, ilçede kaymakamlar, köyde de muhtarlar var. Dolayısıyla sizler görevinizi yaparken bu anlayışla hareket edeceksiniz çünkü devletin temsilcilerisiniz. Sizler köyde bir jandarma, bir ormancı, bir sağlıkçı, bir tarımcısınız. Köyünüzdeki her durumdan sorumlusunuz. Kanunlar sizin görev ve yetkinizi açık olarak ortaya koymaktadır. Görev süreniz boyunca yapacağınız işlerde ihtiyar heyetinizle, köydeki öğretmen ve imamla yakın diyalog halinde olmalısınız. Aldığınız kararları muhakkak Kaymakamlığa veya Valiliğe onaylatın. Çünkü onaya tabi kararlar onaylatılmadıkça hiçbir geçerliliği olmuyor. Kurumlarımızla irtibat kurmakta zorlanmayın, gelin her konunuzu rahatlıkla paylaşın. Devletin her malı, her malzemesi, her aracı vatandaşın hizmetinde kullanılır. Her talebiniz gerçekleşmeyebilir ama kurumlarımız tüm imkânlarını kullanarak yardımcı olmaya çalışacaktır” dedi.

Hayvancılığın geliştirilmesi ve mera hayvancılığı yapılabilmesinde meraların korunması ve sürdürülebilirliğinin çok önemli olduğuna değinen Vali, bölge ekonomisinin hayvancılık üzerine kurulu olduğunu, dolayısıyla hayvancılığın geliştirilmesi noktasında meraların korunmasının da önemli olduğuna dikkat çekti.

Vali Mustafa Masatlı, Köy ve ilçe ziyaretlerinde vatandaşların yoğun olarak göçerlerden şikayetçi olması nedeniyle, 226 köy muhtarının ortak talebi soncu ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Arıcılar Birliği, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği ve Ziraat Odası Başkanlarının da katılımıyla toplantı gerçekleştirdiklerini ve toplantı sonucunda meraların öncelikli olarak yerel üreticilere verilmesi kararı alındığını söyledi.

Hayvancılığın ana sorunlarından birisinin meralardaki aşırı baskı ve tahribat olduğunu aktaran Valimiz, “Mera hayvancılığı yapan bölge üreticisini ve meraları korumak, hayvan sayısının artmasına katkı sağlamak, hayvan hastalıklarını ve buzağı atımlarını en aza indirerek bölge hayvancılığını, et ve süt üretimini büyütmek ve geliştirmek istiyoruz. Çünkü ilimizin ana geçim kaynağı hayvancılıktır. Dolayısıyla burada hayvancılığın bitmesi demek, burada ki ekonomik hayatın bittiği anlamına gelir. Özellikle dışarıdan göçer hayvancılığın ilimize alınması, meralarımızın ciddi oranda tahrip olmasına, aynı zamanda bazı hayvan hastalıklarının da ilimizde yaygınlaşmasına, bundan dolayı hayvanlarda buzağı atması başta olmak üzere, değişik hastalıkların ortaya çıkmasına sebep oluyordu. Buna istinaden biz de yeni bir mera kararı yazdık. Bizim burada yürüyen, kendi ayakları üstünde duran bir hayvancılığımız var. Meralarımız müthiş derecede tahrip oldu, bununla beraber hastalık düzeyimizde çok arttı. Bunun önüne geçmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Hayvan hastalıklarıyla mücadele ve köyleri ilgilendiren diğer konulara da değinen Vali, “Hastalıklara karşı aşılama oranımızı yüzde yüzün üstüne çıkardık. Ayrılan ödenek miktarını 30 bin TL’den 300 Bin TL’ye çıkardık. Çoban evi için konteynırlar veriyoruz. Bu yıl işlere yaylalardan başlıyoruz. Yayla yollarını ve hayvan sulaklarını öncelikli olarak yapacağız. Sondajlar ve yaylalara çok sayıda sulak bırakarak sulama konusunda da ilerleme kaydedeceğiz. Çünkü ekonominizi güçlendirmek için üretim altyapısını destekleyeceğiz, iyileştireceğiz.  Siz daha çok üretip, daha çok kazanacaksınız.  Tarımcı arkadaşlarımız da sütle ilgili, hayvan bakımıyla, hayvan hastalıklarıyla ilgili köy köy geziyorlar. Çiftçi eğitimlerimiz de devam ediyor.  Hayvan hastalığıyla yüzde yüz mücadele ediyoruz. Bu sorunu muhakkak çözmemiz gerekiyor.

Ayrıca benim Ardahan’a tayin olmamla birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle 10 milyon lira kaynak geldi. Bu parayla özel idare bünyesinde yeni üretim tesisleri kuruyoruz. Özel İdaremiz, saatte 60 ton asfalt üretirken, yeni devreye aldığımız tesis ile saatte 270 ton asfalt üreteceğiz. Kilit parke üretimimizse 150 bin metrekare parke taşı üretecek. Ayrıca beton santrali de kuruyoruz ve bu sene beton asfalt işine başlayacağız. Yaylalar için beton sulaklarımızda geldi ve 150 adet bu sene dağıtacağız. Yine borularımız hazır, bu sene köylerimizde 200 bin metrelik ana hat değişeceğiz. 500 çöp konteynırı ile 2 kamyon aldık, bunlarda köylerimizde hizmet verecek.

Cumhurbaşkanımızın Köylerin alt yapısını güçlendirmek adına başlattığı en önemli yatırım projelerinden olan KÖYDES’e de 26 milyon lira ödenek geldi. Bu parayla da inşallah köylerimizin önemli altyapı sorunlarını çözmeye çalışacağız. Köylerimizde kullanılmayan okul veya lojman varsa buraları da köy muhtarlığına veriyoruz. İhtiyacı olan muhtarımız, talepte bulunup, köy okulunu muhtarlık, taziye evi olarak kullanabilir. Sosyal yardımlarımız ve sosyal desteklerimiz devam ediyor. Vakfımız ihtiyaç sahibi, düşkün vatandaşlarımıza ulaşarak her türlü ihtiyaçlarını karşılıyor. Sizlerde köyünüzde ihtiyaç sahibi, düşkün, mağdur durumunda olan vatandaşlarımız varsa bizlere mutlaka bildirin. Bir diğer konuda Kene ısırmasına bağlı Kırım Kongo Ateşi hastalığı, bu konuda da gerekli önlem ve çalışmalarımız devam ediyor. Sağlık müdürlüğümüz bu konuda gerekli bilgilendirmeleri yapıyorlar” dedi. Ayrıca, tüm kurum müdürleri kendi konularıyla ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Muhtarlarımızın sorun ve taleplerini dinledi. Muhtarların yaklaşan Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramlarını da tebrik eden Vali Masatlı, görevlerinde başarılar dileyerek, yolcu etti.

**Devlet ve Devlet Adamlığı..

34 yılı bulan gazetecilik hayatımda devlet, devlet adamı ile vatandaşın arasına hep 3. göz olmaya çalıştım.

Tabi bunu yaparken amacım devletin ve onu temsil eden devlet adamının göremediklerini anlatmak ve yaşanan sorunlara çözüm bulmalarına katkı sunmak oldu.

Ama zaman zaman da gerek devletin, gerekse onu temsil edenlerin yada benim çözülmeyecek sorun olmayan irili, ufaklı hatalar denebilir, bilmeden olabilir nedenler dolaysıla karşı karşıya da gelmedim değil..

Belki de 3. gözün kör olmasından yana bir devlet anlayışı ile karşılaşıp, onu temsil eden adamları ile aşağı, yukarı tartışmalara, hatta davalara girip, çıktım..

Bu durum halada devam ediyor..

Ama gerek gazeteci olarak, gerek iki stk başkanı olarak veya bir inan olarak hep bu dünyaya yön veren liderlerin devleti yönetme, vatandaşa bakışlarına yönelik hep araştırmam olmuş ve onlar lider versiyonuna koyan bakışları ile hareket etmeye çalışmış ve karşımda-kilerden de onu beklemişim.

Ve milyonların yakından takip etmeye devam ettiği Atatürk başta olmak üzer bir çok lideri anlamaya, anlatmaya çalışmışım.

İşte aşağıda ki tespitle bir kez daha anlaşılması için çabalanan ve ders alınması gereken yönleri ile Atatürk ve devlet vede develet adamlığı nasıl olmalıya bir bakalım derim;

'Yirminci yüzyılın en etkili devlet adamları ve komutanları arasında ismi daima ön sıralarda yer alan Mustafa Kemal Atatürk, insanlığın en büyük evlatlarından birisidir. Fakat ne yazık ki Mustafa Kemal Atatürk'ün büyüklüğünü sadece kazandığı askeri savaşlarda aramak hatasına düşmektedirler. Ve bu hata da diğer bürokrasi gibi olması gereken askeri kanadı daha güçlü kılıp, hatta ülkemizde yaşanan darbeler gibi hukuk dışına çıkıp bu yönde teşebbüslerde bulunacak kadar cesaretlendirmektedir..

Kuşkusuz ki, uzun süren savaşlarda yorgun ve yoksul düşmüş bir milletin, bağımsızlık fikri etrafında birleştirerek zaferler kazanan Mustafa Kemal büyük bir kumandandır. Yoksunluklar içinden muzaffer bir ordu çıkarmak, tarihin az sayıda büyük kumandanına nasip olabilecek bir ayrıcalıktır.

Ancak, Mustafa Kemal'in asıl büyüklüğü, askeri başarıları heba edecek bir güç sarhoşluğuyla değil, bilinçli bir devlet adamı olarak aklıyla hareket ederek yeni Cumhuriyeti çok güçlü bir biçimde yapılandırmasıdır.'

Kısacası; Mustafa Kemal'in bir devlet adamı olarak portresini çizmeye çalıştık. Hepimizin devlet denen ve onu temsil edenlerden özlemle beklediği 'Kuşatıcı bir dünya görüşüyle hareket eden!' büyük bir liderin devlet adamlığını anlatırken elbette eksik kalan yanlar olacaktır.

Onuda bizler yani başta şu an devlet olan ve onu temsil edenler tamamlamalı diye düşünüyorum..




Kaynak: Ardaha Haberleri

Editör: Ardahan Haber

Bu haber 1749 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI