Reklam
Bugun...


ARDAHAN'DA Kİ KUYRUKLAR!..
YAŞANAN EKONOMİK SIKINITLAR DOLAYSIYLA YENİDEN GÜNDEME GELEN EKMEK, AKARYAKIT VE DİĞER TÜKETİM MADDELERİ KUYRUKLARINA BENZER KUYRUKLAR DA ARDAHAN'DA YAŞANIYOR. TIR KUYRUĞU, BAŞIBOŞ HAYVAN KUYRUĞU VE GÜMRÜK KAPISINDA TELEFON KUYRUKLARININ YAŞANDIĞI ARDAHAN'DA YAŞANANLAR İÇİN tıkLA..

ARDAHAN'DA Kİ KUYRUKLAR!..

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz'ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00'da TEMPO TV'de Sundukları Canlı Yayın Programı

Her Pazar günü saat:14.00'da 

Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 

https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

TIR yetmedi Çöp kuyruğu!

Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü Gümrük Kapılarının 
yanı sıra Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Gümrük Kapısı olan ancak ithalat/ihracatın sıfır derecede olduğu Ardahan’ın gümrük kapılarında yaşanan tır kuyruğunun ardından oluşan çöpler başta göçmen kuşlarının dinlenme merkezi olan Aktaş Gölün de olmak üzere doğal kirliliğe neden oluyor.
Çıldır Aktaş Sınır Kapısı karayolunda TIR yoğunluğu nedeniyle yaşanan çevre kirliliğinin ortadan kaldırılması amacıyla Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in talimatları doğrultusunda temizlik çalışması başlatıldı.

İl Özel İdaresi, Karayolları, Gümrük Müdürlüğü ve Çıldır Belediyesinin oluşturduğu ekiplerin çalışmalarıyla, sınır kapısına giden karayolun yaklaşık olarak 4 kilometrelik kısmında TIR yoğunluğu sebebiyle biriken katı atık ve çöpler ortadan kaldırıldı.

KÖPEK KUYRUĞU..
Gelen kışla birlikte köylerden getirilip, kent merkezlerine bırakılan köpekler merkezde ve mahalle aralarında sürüler halinde dolaşarak tehlikelri olmaya başladılar.

BU DA TELEFON KUYRUĞU!

Ardahan’a sınır Gürcistan’da iPhone fiyatları vergilerden kaynaklı, 15 bin lira daha uygun olunca Türkiye'den vatandaşlar Gürcistan'ın Batum şehrine akın ediyor. Türkiye dışından getirdikleri telefonu kullanabilmeleri için IMEI kaydını yaptırması gereken vatandaşlar 2023 yılında daha yüksek kayıt ücreti bedeli ödememek için sınır kapısında uzun kuyruklar oluşturuyor.

DONDURAN SOĞUKLAR TIRLARI DONDURDU!

Yağan karla birlikte etkisini her geçen gün arttırarak sürdüren soğuk havaların hüküm sürdüğü Ardahan’da araçlar donarken -16°yi bulmaya başlayan hava tüm canlıları olumsuz yönde etkilemeye başladı.

KARLA BİRLİKTE KAZALARDA GELDİ!

Kuraklık sebebiyle tüm ülkede olduğu gibi Doğu’ya ve Ardahan’a geç gelen kışın getirdiği kar ve soğuk havalarla birlikte kazalarda geldi. Ardahan-Hanak yolunda trafik kazası yaşandı. Buzlanmanın olduğu şehirler arası yolda bir araç elektrik direğine çarptı. Kazada ölen ve yaralanan olmazken maddi hasar meydana geldi.

 

BOLU BEYİNİN BEYİN ÖLÜMÜ!..

İktidar olacağını ve başta demokrasi olmak üzere yaşanan sorunları çözeceğini iddia eden CHP'liler ve onlarla baş edemeyen Kılıçdaroğlu'nun son gurup toplantısında 6 milyon oy almış bir partinin eş genel başkanını 'nasıl olur da kendi partisinin ilçe binasına sokmazsınız' derken, sözde HDP'ye sıcak mesaj gönderirken bir insana tokat atan polise ve polislere de 'onların suçu yok onlara  emir veren iktidar suçludur' deme şirinliğini de ihmal etmiyordu.
Halbuki aynı Kılıçdaroğlu söz konusu kendi İl Başkanı olunca Bursa mitingini iptal edip İstanbul Maltepe'ye gelmesini, İl Başkanı gibi getirilen siyaset yasağıyla sahadan atılmak istenen İBB Belediye Başkanı içinde programını iptal edip, Almanya'dan geri dönmesini biliyordu.
Ama bilmediği bir şey vardı O da; Kendisinin de rahatsız olduğu, partisinin içindeki faşistlerden daha faşist ulusalcı, Kemalist ve o polisten daha çok polisiye romanları okuyan sahte ve adeta beyin ölümü yaşayan Bolu Beylerini görememesiydi...
Bolu Beyi demişken Kürtoğlu pardon Köroğlu'nun beyliğini yerle bir ettiği 'bu Bolu Beyi denen kimdir?' diye bir araştırmada yaptım.
Ve çocukken bir çok hikayesini dinlediğim, okulda basma kalıp, resmi ders kitaplarında okurken birçokları gibi bizlere kahraman diye yutturulanlardan olduğunu gördüğüm bu bey deneni bu kez de googelde araştırdım.
İktidarın etkilediği ileri sürülen mahkemeden önce karar verip, İmamoğlu'na 'eski İBB Başkanı' diyen googelde ki araştırmanın başında ilk gördüğüm şey 'Bey' kelimesine hakaret olan, bu kelimeyi hak etmeyen birini yani bir bölgenin sömürgecisini, halkın malında gözü olan, hakkı olmayana göz koyan bir zulümkâr olduğunu görmemdi.
Yani bey denen Bolulu bu günkü adıyla faşist, baskıcı, kapitalist, sömürgeci ve kendisinden başkasına hayat hakkı tanımayan, insanların dinine, diline düşman biri olduğunu görürken erinmeyip, bunların devrine son veren Kürtoğu yine pardon babasına ve halka yapılanlara isyan edip, dağlara çıkıp, bu faşist beye karşı mücadele eden Köroğlu'na da baktım.
Köroğlu'na bakarken de Yeldeğirmenlerine kafa tutan Donkişot'u, ardından Romalıları dize getiren Spartaküs'ü ve devlere başkaldıran masal kahramanlarından biri olan Güliver'leri de hatırladım.
Yani bugünkü adıyla Deniz Gezmişleri, Hüseyin İnanları andıran Köroğlu'nun babası Koca Yusuf'a yapılan zulme karşı 'Bendem ona selam söyleyin' dediği Bey denen ama beyliği hak etmeyen Bolulunun nasıl olup öldüğünü değil, geberdiğini de öğrendim.
Ve geldik; Kılıçdaroğlu'nun partisi olan CHP'nin içindeki sahte beyleri, o muhteşem dik duruşlarıyla başı göklere değen dağlardan adını alan sahte Boluluyu gördüm.
Ve bu tipin daha önce de yabancı göçmenlere su bile vermek istemediğini, en son marifetinin de HDP İl Başkanına atılan tokadı az bulduğunu söylemesi oldu.


Yani Maltepe, Saraçhane'ye koşarak giden ama konu HDP ve Kürt sorunu olunca bizim Saraçhaneye yakın gökdelenler ilçesi olarak bilinen ve Sarıgül'ün hala konuşulup, arandığı CHP'li, HDP'li seçilmiş yardımcısının görevden alınmasına timsah göz yaşı döken ak saçlı belediye başkanı ve diğerleri gibi işi bir twitle geçiştiren Kılıçdaroğlu'nun son grup toplantısında 'arkadaşlarımız, birlikte seçim kazanacağız' diyerek mavi boncuk uzattığı HDP ile seçimi kazanıp, ülkeye demokrasiyi getireceğini söylerken partisinin içindeki faşoları, ulusalcıları, Kemalist geçinen bu tipler 'onun askeriyiz' diyerek darbeci yönlerini saklamaya çalışıyorlardı.
Aynı KIlıçdaroğlu kendisi gibi eski milletvekili olan 6 milyon oy alan partinin İl başkanının İstanbul Kadıköy'de yaşadıkları ardından faşistçe bir açıklamada bulunan ve "Adam az bile yapmış" diyen partilisi Bolu'nun Belediye Başkanı olduğunu ve Suriyeli göçmenler üzerinden Kürt düşmanı olduğunu saklayanı göremezken bu ve bunun gibi tiplerin 'beyin ölümü' yaşadığını nasıl anlayacak ve bunları ne yapacağını, nereye koyacağını da bilemiyordu..
Ha unutmadan Demirtaş'ın dokunulmazlığını kaldırtan, Kaftancıoğlu'nun İmamoğlu gibi siyasette saha dışına itilmek istenmesinde bu tiplerin baskısı ve oluşturdukları kamuoyu sonucu olduğunu da iyi biliyoruz.
Bunların 'Kürttür anlamaz' dedikleri halkın bunların gerçek yüzlerini çok iyi tanıdığını ve bu nedenle 'Bolu beyine benden selam söyleyin' demediği gibi 'beni zaten döven sizi de dövsün' diyerek onları değil, başkalarını severek değil, bunların yüzünden yıllardır iktidara taşıdığını söylemekte fayda var biline..

arşiv haber 19/08/2019 tarihli haber/yorum/reklamlar

Ardahanlı Bir Biriyle Davalı!
Türkiye genelinde yapılan araştırmaya göre nüfusa oranla en fazla dava dosyası Ardahan’da bulunuyor. Ardahan’ı aynı oran ile Ankara takip ediyor. Ardahan’da ki davaların büyük oranının arazi anlaşmazlığı olduğu belirtiliyor.

Türkiye Adalet Haritalarında yer alan bilgiye göre, nüfusa oranla dava dosyalarında Ardahan, Ankara’yla birlikte ilk sırada yer alıyor. Ülke genelinde 2017 yılı verilerine göre her bin kişi başına ortalama 87 dava dosyası bulunurken, Ardahan ve Ankara 131 dosya ile birinci, Antalya 113 dosya ile ikinci, Muğla 109 dava ile üçüncü, Edirne ise 109 dava ile dördüncü sırada yer alıyor.
Öte yandan, Ardahan’da yine 2017 verilerine göre, aynı yıl içerisinde 12 bin 745 davanın açıldığı kaydedildi. Açılan davaların büyük çoğunluğunun ise arazi anlaşmazlığından kaynaklandığı bilgisi edinildi.Dinçer AKTEMUR

Bugün HDP'ye, Yarın CHP'ye Hatta AK Parti'ye!
 
Haftanın ilk saatlerinde siyasi arenayı olduğu gibi kamuoyunu şok eden gelişme ardından gözlerin döndüğü partilerin başında gelen HDP'den ziyade 31 Mart, 23 Haziran'da HDP'den en büyük desteği alan CHP'dir.
Çünkü, demokrasi denen ama çokta uygulandığı söylenemeyecek olan seçimler de halkın oyları ile seçilen Van, Diyarbakır, Mardin'in HDP'li Belediye Başkanlarının görevlerinden el çektirilip, yerlerine aralarında Ardahan'ın eski Valisi Mehmet Emin Bilmez'in de bulunduğu o bölgelerin valilerinin kayyum olarak atandığını hepimiz öğrendik..
17 Ağustos depreminin sarsıntılarını yeniden his ettiğimiz şu günlerde yaşanan bu siyasi deprem ardından gözler ülkenin en büyük muhalefet partisi ve önceki seçimlerde olduğu gibi son seçimlerde demokrasiye hiç de uygun olmayan yöntemler ile  görevden el çektirilen belediye başkanlarının partisi HDP'den en büyük desteğini alan ve demokrasi, hak, hukuk, eşitlik diyen solcu olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisine dönmesi en doğal şeydir.
Evet, beklenen bir gelişme olarak beklenenin yapıldığı ve halkın oyları ile seçilenlerin içeri atılmasıyla yetinmeyip, siyaset arenasında da devre dışı bırakma operasyonu öncesi bir çok kişinin de gece ve sabah saatlerinde gözaltına alındığını da öğrendiğimiz pazar gecesi ardından başlayan pazartesi ve sonra ki günlerde CHP'nin bu konuda diyeceklerini ben ve herkes büyük bir merakla beklemektedir.
MHP'nin 'Ya bu nasıl iş kardeşim hani dağda değil, ovada siyaset yapın diyorduk. Ve hani demokrasi var diyorduk' demesini beklemediğimiz bu sürecin önemli tarafı olan CHP'nin yapacağı açıklama ve bundan sonra ki atacağı adımı bekliyoruz..
Çünkü bahsedilen parti hem bu ülkenin en büyük muhalefet partisidir, hem bu ülkenin demokrat ve sol partisi olduğunu iddia eder, hemde en son seçimde en büyük desteğini aldığı partiye sahip çıkıp, çıkmayacağını merak etmekteyiz..
Ama ondan önce HDP'ye de bir soru sormak gerekir..
Ve başta şu an bulunduğu mecliste maaşları almak, imkanları yararlanmak için durup, yaşananları yaptığı açıklamalarla mı geçirecek?
Bilmem ama bu ülkede kayyum sopası ile iktidarına devam etmek isteyen bir anlayışın bugün HDP'ye yarın bu gelişmeden sonra atacağı adımı merak edilen CHP'li belediyelere dönebileceğini her iki partide masaya yatırmalı ve atacakları adımı birlikte kararlaştırmalı diye düşünürken bu adımın ülkenin iç huzurunu bozan adımlar  olmamasına dikkat etmelerini bekleyen tedirgin bir kamuoyunun olduğunu da söylemek ve dikkat çekmekte gerekir..
Çünkü yapılanın antidemokratik bir uygulama olduğu kadar, bu antidemokratik gelişmeye karşı gösterilecek tepkinin de demokrasi dışı hareketler olmaması için toplumun büyük kesiminin duacı olduğunu da unutmamak lazım..
Ha bu arada başta CHP'liyim, solcuyum, demokratım diyen ve ülkede ki tüm demokrasi yanlısı insanların da işi ve yükü sadece HDP'ye ve HDP'li seçmene bırakıp, başta sanal ortamda olmak üzere masa başında demokrasi havarisi kesilmeden demokrasiye, hak, hukuka, seçme, seçilme hakkına sahip çıkması da önce kendisi için sonra tüm insanlığa düşen en büyük görevdir..
Aksine, 'bugün bana, yarın sana' Atasözünü değiştirip, bugün HDP'ye yarın CHP'ye hatta İYİ Parti'ye, hatta dün aynı durumları yaşayan AK Parti'ye veya HDP'li başkanların görevden alınıp, yerlerine kayyumlar atanmasına zil çalan MHP'ye diye değiştirebiliriz..

 Ardahan Yusuf Ali'ye Can Olmak için sıraya girdi..

Ardahan Yusuf Ali'ye Can Olmak için sıraya girdi..

Arşiv Haber: 12/01/2018 Tarihli Haber

ARDAHAN'da 3.5 yaşındaki lösemili Yusuf Ali Gökçe için kök hücre bağışı kampanyası başlatıldı. Vali Mehmet Emin Bilmez’in eşi Meral Bilmez, asker, polis ve öğrenciler de kan vererek kampanyaya katıldı.

Melike- Engin Gökçe çiftinin tek çocukları Yusuf Ali Gökçe, Ekim ayında lösemi teşhisi ile tedavi altına alındı. Sosyal medyada başlayan kök hücre çağrısı, Türk Kızılay'ı işbirliği ile kampanyaya dönüştü. Kongre Caddesi’ndeki Kızılay Kan Merkezi'nde gerçekleştirilen kan ve kök hücre kampanyasına büyük ilgi oldu. Ardahanlılar’ın yanı sıra Vali Mehmet Emin Bilmez’in eşi Meral Bilmez, asker, polis ve öğrenciler, Yusuf Ali Gökçe için kan ve kök hücre bağışında bulundu. Yusuf Ali için asılan 'Evimi, odamı ve oyuncaklarımı özledim' yazılı pankart görenleri duygulandırdı.

Küçük Yusuf Ali Gökçe için toplanan kalabalığı gördüğünde duygulandığını söyleyen dedesi Yusuf Gökçe, "Yusufumuza lösemi teşhisi Kars Kafkas Üniversitesi Hastanesi'nde konuldu. Daha sonra Erzurum ve İstanbul’a götürdük. Şuan İstanbul’da tedavisi sürüyor. Acil ilik nakli bekliyor. Yusuf Ali daha çok küçük. Bu insanların desteğine ihtiyacı var. İnşallah bu insanların sayesinde hayata dönecek. Destek veren bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederiz" dedi.

Yusuf Ali Gökçe için sosyal medyada kampanya başlatan ve destek veren avukat Baran Çoban ise "Yusuf Ali kardeşimiz Ekim ayından bu yana lösemi tedavisi görüyor. Kemoterapi tedavisi hastalığına sonuç vermediği için Şubat ayına kadar kök hücre nakli olması gerekiyor. Biz de destek olabilmek için bir kampanya başlattık. Beklediğimizden daha çok ilgi var. Buradan bir kez daha duyuruyoruz. Yusuf Ali kardeşimiz için tüm Türkiye'de Kızılay şubelerine giderek kök hücre bağışında bulunmalarını rica ediyoruz. Evini ve oyuncaklarını özleyen Yusuf’u evine oyuncaklarına ve sevdiklerine kavuşturalım" diye konuştu.

 

İçine kapanmak
  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
12 Eylül cuntasının darbesiyle yerle bir olan ve yıllarca İMF denen faizciye çalışan Türkiye’nin ekonumisinin rahmetli Özal’ la birlikte dış dünyaya açıldığı yılların devamını getirmek isteyen ve bunu büyük ölçüde başarıp, hem iktidarının oyunu, hem de ülkenin bütçesini arttıran Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ a inat birileri de tam tersi içine kapanık, pısırık bir yönetim anlayışıyla kendilerini olduğu gibi başında bulundukları kurumları da dışa kapatmak istediklerini görmekteyiz. 
Hem de iki ülke, 3 gümrük kapısı olup, adeta dünyaya kendisini kapatmış olan Ardahan gibi..
Bu kentin bir taraftan Gürcistan üzerinden dünyaya, Sahara üstünden Karadeniz’e, dernekler, federasyonlar ve basın üzerinden İstanbul başta olmak üzere ülkenin her tarafına açılması gerektiği yönünde tezleri çürütüp, “dediğim dedik, çaldığım düdük” anlayışı bu şehrin önüne takoz koyup “benim olsun, küçük olsun” anlayışı ile büyümediğini tam aksine her geçen gün biraz daha küçüldüğünü ortaya koymaktadır..
Dünya ülkelerinin yanı sıra diğer 80 vilayetin dışardan gelecek olan yatırmaları yapan işadamları olduğunu kavrayıp, o işadamlarının nerede olursa olsun arayıp bulduğu ve baş tacı ettiği bir süreçte yine dışarıdan gelen işadamlarının oluşturduğu iş istihdamı üzerinden “en çok iş istihdamı sağlayan kent” diyerek övünenlerin bu işadamları gibi yeni işadamlarına ulaşılması gerektiği yönündeki öneri ve teklifleri de ret etmesi ilginç bir o kadar da düşündürücüdür. 
Halbuki bu kentli olup, bu kenti göremeyen ama ülkesinin en büyük şehri İstanbul başta olmak üzere diğer batı kentlerinde iş istihdamı sağlayan Ardahan’ lı yada onların çevresini değerlendirmek gerekmez mi? 
Onları alıp getirip onure ederek kenti tanıtmak, şehri gezdirmek burada yatırım yapmasalar da birlikte iş yapabilecekleri ortaklaşa şirketler oluşturabilecekleri ve hiçbir şey olmasa doğduklarından beri görmedikleri bu kenti koklayıp, ata dede yurdunu hissedeceklerini düşünsek bile bu kent için kar değil mi?
Yani bu kış günü kendi etrafımızda dolaşıp, durmaktansa ve içine kapanmaktansa dışarıda bulunan federasyon, dernek yada dışarıdaki işadamlarına ulaşabilecek kaynakları zorlayıp, bu kente gönül köprüsü yaparak Ardahan’ a ulaştırmak, İş İstihdamı sağlamak için yeni yollara başvurmak gerekmez mi?
-Hayır, biz halimizden memnunuz diyecek olursanız vallahi diyeceğimiz olmaz..
Çünkü bir kentin nasıl idare edileceğini, o kentin yöneticileri kara verir diye bir ilke, bir anlayış ve bir yönetim oldukça o kente katkı sunmak isteyenler ancak bu tür önerilerde bulunmaktan öteye gidemez. 
Ama o kentin idarecileri olduğu gibi o kenti yönetiyorum diyenlerde bir yere gidemez.
 
 

**Alihan Akkoç Belediye Başkan Adayı mı?

*20/03/205 Tarihli Haber

Haziran ayının 7'sinde yapılacak olan Genel Seçimlerin gölgesinde kalan Goreveng seçimleri öncesi Göleli İş Adamı Alihan Akkoç'a Belediye Başkanı Adayı Ol Baskısı..

Nüfusu 2 binin altına düştüğü gerekçesiyle belediyesi kapatılan, ancak yapılan itirazlar sonucu belediyelik ünvanını geri alan Ardahan'ın Köprülü (Gorevng) Beldesin de Belediye Başkanlığı seçimi var.

Yeniden belediye olması için karar çıkan Göle Köprülüde kimin belediye başkanı olacağı tartışılmaya başladığı şu günlerde Gorevengli olan Göleli İşadamı Alihan Akkoç'a 'Gel Köprülü Belediye Başkanı Ol' baskısı yapıldığı öğrenildi.

Konu hakkında bir açıklama yapan ve bu yönde gelen teklifleri değerlendirdiğini belirten Göleli Turizmci Belediye Başkanı Alihan Akkoç bu yönde gelen tekliflerin kendisi için şeref olduğunu ancak kendi işlerinin yoğunluğu nedeniyle durumu değerlendirmeye aldığını ve hala karar vermediğini belirtti.




Kaynak: kuzeyanadolugazetesi

Editör: Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi

Bu haber 5933 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI