Bursa Escort
Reklam
Bugun...


Ardahan Yusuf Ali'ye Can Olmak için sıraya girdi..
ARDAHAN'da 3.5 yaşındaki lösemili Yusuf Ali Gökçe için kök hücre bağışı kampanyası başlatıldı. Vali Mehmet Emin Bilmez’in eşi Meral Bilmez, asker, polis ve öğrenciler de kan vererek kampanyaya katıldı.

 Ardahan Yusuf Ali'ye Can Olmak için sıraya girdi..

Melike- Engin Gökçe çiftinin tek çocukları Yusuf Ali Gökçe, Ekim ayında lösemi teşhisi ile tedavi altına alındı. Sosyal medyada başlayan kök hücre çağrısı, Türk Kızılay'ı işbirliği ile kampanyaya dönüştü. Kongre Caddesi’ndeki Kızılay Kan Merkezi'nde gerçekleştirilen kan ve kök hücre kampanyasına büyük ilgi oldu. Ardahanlılar’ın yanı sıra Vali Mehmet Emin Bilmez’in eşi Meral Bilmez, asker, polis ve öğrenciler, Yusuf Ali Gökçe için kan ve kök hücre bağışında bulundu. Yusuf Ali için asılan 'Evimi, odamı ve oyuncaklarımı özledim' yazılı pankart görenleri duygulandırdı.

Küçük Yusuf Ali Gökçe için toplanan kalabalığı gördüğünde duygulandığını söyleyen dedesi Yusuf Gökçe, "Yusufumuza lösemi teşhisi Kars Kafkas Üniversitesi Hastanesi'nde konuldu. Daha sonra Erzurum ve İstanbul’a götürdük. Şuan İstanbul’da tedavisi sürüyor. Acil ilik nakli bekliyor. Yusuf Ali daha çok küçük. Bu insanların desteğine ihtiyacı var. İnşallah bu insanların sayesinde hayata dönecek. Destek veren bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederiz" dedi.

Yusuf Ali Gökçe için sosyal medyada kampanya başlatan ve destek veren avukat Baran Çoban ise "Yusuf Ali kardeşimiz Ekim ayından bu yana lösemi tedavisi görüyor. Kemoterapi tedavisi hastalığına sonuç vermediği için Şubat ayına kadar kök hücre nakli olması gerekiyor. Biz de destek olabilmek için bir kampanya başlattık. Beklediğimizden daha çok ilgi var. Buradan bir kez daha duyuruyoruz. Yusuf Ali kardeşimiz için tüm Türkiye'de Kızılay şubelerine giderek kök hücre bağışında bulunmalarını rica ediyoruz. Evini ve oyuncaklarını özleyen Yusuf’u evine oyuncaklarına ve sevdiklerine kavuşturalım" diye konuştu.

 

İçine kapanmak
  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
12 Eylül cuntasının darbesiyle yerle bir olan ve yıllarca İMF denen faizciye çalışan Türkiye’nin ekonumisinin rahmetli Özal’ la birlikte dış dünyaya açıldığı yılların devamını getirmek isteyen ve bunu büyük ölçüde başarıp, hem iktidarının oyunu, hem de ülkenin bütçesini arttıran Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ a inat birileri de tam tersi içine kapanık, pısırık bir yönetim anlayışıyla kendilerini olduğu gibi başında bulundukları kurumları da dışa kapatmak istediklerini görmekteyiz. 
Hem de iki ülke, 3 gümrük kapısı olup, adeta dünyaya kendisini kapatmış olan Ardahan gibi..
Bu kentin bir taraftan Gürcistan üzerinden dünyaya, Sahara üstünden Karadeniz’e, dernekler, federasyonlar ve basın üzerinden İstanbul başta olmak üzere ülkenin her tarafına açılması gerektiği yönünde tezleri çürütüp, “dediğim dedik, çaldığım düdük” anlayışı bu şehrin önüne takoz koyup “benim olsun, küçük olsun” anlayışı ile büyümediğini tam aksine her geçen gün biraz daha küçüldüğünü ortaya koymaktadır..
Dünya ülkelerinin yanı sıra diğer 80 vilayetin dışardan gelecek olan yatırmaları yapan işadamları olduğunu kavrayıp, o işadamlarının nerede olursa olsun arayıp bulduğu ve baş tacı ettiği bir süreçte yine dışarıdan gelen işadamlarının oluşturduğu iş istihdamı üzerinden “en çok iş istihdamı sağlayan kent” diyerek övünenlerin bu işadamları gibi yeni işadamlarına ulaşılması gerektiği yönündeki öneri ve teklifleri de ret etmesi ilginç bir o kadar da düşündürücüdür. 
Halbuki bu kentli olup, bu kenti göremeyen ama ülkesinin en büyük şehri İstanbul başta olmak üzere diğer batı kentlerinde iş istihdamı sağlayan Ardahan’ lı yada onların çevresini değerlendirmek gerekmez mi? 
Onları alıp getirip onure ederek kenti tanıtmak, şehri gezdirmek burada yatırım yapmasalar da birlikte iş yapabilecekleri ortaklaşa şirketler oluşturabilecekleri ve hiçbir şey olmasa doğduklarından beri görmedikleri bu kenti koklayıp, ata dede yurdunu hissedeceklerini düşünsek bile bu kent için kar değil mi?
Yani bu kış günü kendi etrafımızda dolaşıp, durmaktansa ve içine kapanmaktansa dışarıda bulunan federasyon, dernek yada dışarıdaki işadamlarına ulaşabilecek kaynakları zorlayıp, bu kente gönül köprüsü yaparak Ardahan’ a ulaştırmak, İş İstihdamı sağlamak için yeni yollara başvurmak gerekmez mi?
-Hayır, biz halimizden memnunuz diyecek olursanız vallahi diyeceğimiz olmaz..
Çünkü bir kentin nasıl idare edileceğini, o kentin yöneticileri kara verir diye bir ilke, bir anlayış ve bir yönetim oldukça o kente katkı sunmak isteyenler ancak bu tür önerilerde bulunmaktan öteye gidemez. 
Ama o kentin idarecileri olduğu gibi o kenti yönetiyorum diyenlerde bir yere gidemez.
 
 

**Alihan Akkoç Belediye Başkan Adayı mı?

*20/03/205 Tarihli Haber

Haziran ayının 7'sinde yapılacak olan Genel Seçimlerin gölgesinde kalan Goreveng seçimleri öncesi Göleli İş Adamı Alihan Akkoç'a Belediye Başkanı Adayı Ol Baskısı..

Nüfusu 2 binin altına düştüğü gerekçesiyle belediyesi kapatılan, ancak yapılan itirazlar sonucu belediyelik ünvanını geri alan Ardahan'ın Köprülü (Gorevng) Beldesin de Belediye Başkanlığı seçimi var.

Yeniden belediye olması için karar çıkan Göle Köprülüde kimin belediye başkanı olacağı tartışılmaya başladığı şu günlerde Gorevengli olan Göleli İşadamı Alihan Akkoç'a 'Gel Köprülü Belediye Başkanı Ol' baskısı yapıldığı öğrenildi.

Konu hakkında bir açıklama yapan ve bu yönde gelen teklifleri değerlendirdiğini belirten Göleli Turizmci Belediye Başkanı Alihan Akkoç bu yönde gelen tekliflerin kendisi için şeref olduğunu ancak kendi işlerinin yoğunluğu nedeniyle durumu değerlendirmeye aldığını ve hala karar vermediğini belirtti.




Kaynak: kuzeyanadolugazetesi

Editör: Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi

Bu haber 2179 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI