Reklam
Bugun...


ARDAHAN'DA COVİT DEĞİL, MEMUR SIKINTISI!..
**LÜTFEN 1 TIK İLE KANALIMIZA ABONE OLUN.. Bu Haberimizi YouTybe ArdahanTV kanalımızda görüntülü olarak izleyebilirsiniz..

ARDAHAN'DA COVİT DEĞİL, MEMUR SIKINTISI!..

Başta Gazeteci Fakir Yılmaz olmak üzere kiminin basit bir gripal olay olduğunu, kiminin ise çok tehlikeli bir virüs olduğunu öne sürdüğü, önlemlerin alınmasına devam edilmesi gerektiğini belirttiği Covit-19 paniğinin devam ettiği şu günlerde Ardahan'da başta emekli ve yaşlılara olmak üzere evde maaş ödeme ve hizmet verilmesi olmayınca Ardahanlı yaşlılar hastalık, virüs demeden maaşlarını almak için memur sıkıntısının yaşandığı bilinen ve Covit-19 mana edip, hizmet vermesi gereken memur sıkıntısını saklamaya çalışan Ardahan PTT'si önünde izdiham yarattılar.
Dünyanın başına bela olan, Sosyal hayatı sanallaştırılan Coronavirüs iddiaları ile ilgili Sağlık Bakanı dışında kimsenin resmi bir açıklama yapmadığı bu nedenle de her dakika yayılan dedikodularla artış gösterdiği ileri sürülen Covit-19 paniği ardından Ardahan’da görünen manzaranın aslının memur sıkıntısı dolayısıyla olduğu ileri sürülmekte.
Başta yenilenip, dev bir bina haline getirilen ama yıllardır memur sıkıntısı yaşayan Ardahan PTT'sinin de olmak üzere doktor ve gerekli tıbbı cihazların olmaması nedeniyle tırnağı kanayanın çevre illerde bulunan hastanelere sevk edildiği bilinen Ardahan Devlet Hastanesi gibi bir çok kurumda yaşanan bu sorunun Covit-19 bahane edilerek unutulduğuna dikkat çekilirken maaşların dağıtılması, emekli ve yaşlılara evlerde hizmette unutuldu.
Alınan formalite önlemlerin yüzünden polisiye önlemlerin bile etkili olmadığı görünen manzaraların yaşandığı ülke ve Ardahan'da maske zorunluluğunun ceza yememek için olduğu, sosyal mesafenin ise paradan sonra geldiği dikkat çekilirken asıl sorunun geçici önlemlerle değil, gerçek önlemlerle olacağına dikkat çekilmekte.
**YENİ BİR ÖNLEM GENELGESİ..
Öte yandan Covid-19 salgınının yayılmasını önlemek amacıyla İçişleri Bakanlığı 81 il Valiliğine yeni genelge gönderdi. Genelgeye göre düğünler ve asker uğurlamalarına yeni kurallar getirildi.
Kurallara uymayanlara büyük cezai işlemler uygulanacak..
Bakanlığın kritik genelgesine göre Covid-19´un hızlı yayılmasını önlemek amacıyla düğünler artık tek günde yapılacak.
Düğün sahipleri, Jandarma ve Emniyete dilekçe vererek taahhütte bulunacak. Kolluk birimlerinden izin alamayanlar düğün yapamayacak.
Düğünler, gün içerisinde saat:10.00´da başlayacak, gece 11.00´de sona erecek. Düğünler, görevlendirilecek kolluk birimlerince sürekli olarak denetlenecek, sosyal mesafe ve maske kuralına uymayan düğün sahiplerine ve kurala uymayan davetlilere 900 lira ceza uygulanacak. Öte yandan, Ardahan´da dışarıdan gelen vatandaşlardan kaynaklı Covid-19´un yayılması sebebiyle Tepeler köyü karantinaya alındı. Daha önce de Göle İlçesine bağlı Demirkapı köyü de alınmıştı. Kentte pozitif vaka sayısı 200´ü aştığı öne sürülürken, yaklaşık 70 kişinin tedavisinin devam ettiği ve dün bir kişinin daha Covid-19´dan hayatını kaybettiği iddia edildi.
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpARDAHAN PTT
POLİS BARİYERLERİ İLE
ABLUKAYA ALINDI!
arşiv haber 31/03/2020 tarihli haber/yorum
Corona Virüsü önlemlerinin her geçen gün can sıkmaya başladığı şu günlerde enfeksiyonlardan korunabilmek için başta sağlık alanında olmak üzere sıkça kullanılmaya başlanan ve insan dokularıyla temas eden tüm araç ve gereçlerin mikroplardan arındırılmasına çalışıldığı şu günlerde her tarafta sıkça görülen dezenfeksiyon ve sterilizasyon işlemlerinin yanı sıra polisiye önlemlerde alınıyor.
Ardahan Merkeze bağlı Değirmenli köylü Niyazı Kaya isimli bir vatandaşın yanı sıra Alagöz köyünde, Damal'dan bazı insanların virüs şüphesi ile karantina alındığı yönünde gayri resmi haberlerin mahalle dedikoduları ile gün geçtikçe büyüdüğü şu günlerde Ardahan'da ki resmi kurumlar da adeta ablukaya alınmaya devam ediyor.
Ay başının gelmesi ve yaşlıların yanı sıra emekliler ve çeşitli adlar altına verilen destekleri almak için başta PTT'ye olmak üzere bankalara yönelik yaşanan yoğunluğun önüne geçme amacıyla Ardahan PTT'sinin etrafı da polis bariyerleri ile adeta karantinaya alınmış durumda.
Kent merkezinde yapılan dezenfekte çalışmalarının sürdüğü, vatandaşın maskelerle önlem aldığı şu günlere etkisini gösteren Nisan yağmurları da katla birlikte kent genelini yıkadığı gözlenen Ardahan'da şu ana kadar ciddi bir vaka ortaya çıkmazken Ardahan'ın sınır illeri olan Kars ve Artvin'de yaşanan vakıaların vatandaşı tedirgin ettiği görülürken sağlık sorunu olan bu durum karşısında ortada olması gereken İl Sağlık Müdürlüğü başta olmak üzere diğer tüm yetkilerin Ankara merkezli yasaklar dolaysıyla susup, konu hakkında kamuoyunu bilgilendirmeleri yaşanan panik ve dedikoduları daha da arttırdığı da görülmektedir.
Yazıma başlamadan önce bir anımı sizinle paylaşmak isterim: 
Ki ; bu anım da yine yazdığım ve mahkemelik olduğum unutmadığım ve hala güldüğüm bir yazımdır.
Evet, o günlerde bugünkü panik gibi o gün de iç çatışmalar bir hayli yoğun ve gergindi..
Bugün,'Ha bitti, az kaldı' denen ama buna da inanmadığım gibi o dönem PKK, Askeri ve Kamusal alanlara  bomba yüklü araçlarla saldırılar düzenliyordu. O günlerde de bugün ki gibi kamu ve askeri alanların önleri, girişleri bariyerlerle kapatılarak, önlemler alınıyordu.
Ve zamanın Tugay Komutanı bugünküler gibi yine de içeri kapanmamış, çarşıda gezerdi.. Ama etrafında dört, bilemediniz on tam donanımlı, silahlı askerle birlikle geziyordu..
Yani baba rolünde olan büyüğümüz bile korktuğunu ima ederken, bizim de bugünkü gibi korkmamıza neden oluyordu..
Ama yine o günlerde bunun tam tersi aynı komutanın eşi dikkatimi çekmiş ve  'Yenge senden cesur komutanım' başlığı ile o günkü yazıma konu olmuştu..
Yürekli, halk sever, toplum içinde olmaya özen gösteren komutanın sevgili güzel eşi sabahları kalkar, eşinin korumalarla gezdiği çarşı da aslanlar gibi tek başına hemde yaya yürür, erken açan esnaflarla selamlaşır, sabah siftahını yaparak gününe başlardı. Çarşı da gördüğü bizim mutruf dediğimiz ama bizlerden farkı olmayan arkadaşlarını alıp askeri kuaföre götürür, bakımlarını yaptırırdı. Bende bu durumu “Yenge Senden Cesur Komutanım” başlığı ile yazıya dökmüş, aşağı da bugünü anlatmaya çalıştığım dünü özetleyerek toplum liderlerinin ve ordu komutanlarının durumunu anlatmaya çalışmış ama komutanla mahkemelik olmuştum..
Davanın konusu da, “Devlet Memurunu Aşağılamak” idi! 
Gerçi o dönemin hakimi beni anlayıp , gülümseyerek beraat ettirmişti ya!
Şimdi umarım davalık olmayacağım bugün ki yazıma gelelim ; 
Olağanüstü bir durumun yaşatıldığı, yaşandığı şu  günlerde medya ve internet aracılığıyla pompalanmaya devam eden korkunun ne kadar süreceği ve bu korkunun ne getirip, ne götüreceğini düşündüğümüz şu günlerde benim hala ısrarla bu yaşatılan durumun çok önemsenmediğini ve gün geçtikçe virüsün yayılarak can kaybının büyüdüğü derecesine ulaştığı yönünde ki ısrarım sürmektedir. 
Benim gibi bu duruma tepki gösterenlerde yok değil..
Çünkü kuyuya atılan bir taşın bulandırdığı suyun gün geçtikçe bizleri zifiri karanlık bir atmosferin içine soktuğu şu günlerde toplum lideri, ordu komutanı olmanın sorumluluğunun ne olduğunu da masaya yatırıp, sorgulamak gerekmez mi?.
Bilmem ama bugünkü lider, hatta komutanların evden çıkmadığı şu günler de yaşanan, yaşatılmak istenen atmosferi kırmak için ne yaptıkları tartılışılır.
Geçmişteki liderler ve komutanların yapmış olduklarına bakarak bugünü değerlendirme şansını birlikte yakalayabiliriz.
Geçmişe bakmadan önce kendimizi  aile reisi, annesi olarak değerlendirirsek  anlatmak istediğimi biraz daha iyi anlarız diye düşünüyorum..
Çünkü bugünlerde eve kapanıp, bizi yönetmeye çalışanların bir süre ekranlarda göremediğimiz Başkan bugünlerde ekranlardan sürekli insanlara ,'evde kalın, dışarı çıkmayın' der oldu. 
Toplum liderleri ve ordu komutanları sizlerde birer aile üyeleri olarak kendi ailelerinizle empati yapın derim.. 
Şimdi gelelim toplum liderliğine ve ordu komutanlığına..
Hey sen evinde kaç kişi var ve bunlar sen oldukça 'Dünya gelse bizi yıkamaz' demiyor mu?!
Bilemiyorum ama tüm ailelerde anne, baba nasıl davranırsa diğer  aile bireyleri de öyle  davranış sergileyip, o psikoloji ile hayata devam etmez mi?
Kapısı bir tekme ile açılacak olan kapatıldığınız eve 'virüs girmez' derken o evde anne ve baba varsa kendinizi güvende saymıyor musunuz?
Tabi ki evet..
Çünkü baba evdeyse güvendesiniz, anne yanınızdaysa rahatsınız..
Ve dünyanın en korunaklı evi sizin eviniz değil mi?
Şimdi gelelim geçmişe Peygamberimizden başlayarak, aklınıza gelen tüm liderlere, Mustafa Kemal’e ve bugüne toplum lideri ve ordu komutanlarına..
Bütün Orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi işgal edilmiş olabilir. Silah yok, yiyecek yok ve düşman çok güçlü..
O zaman toplum lideri ve ordu komutanları eve mi kapanmıştılar?!.
Sarıkamış dağlarına 90 bin askeri süren o ordu komutanına inananlar bilmiyorlar mıydı, o karlı dağlar aşılsaydı zafer gelecekti, ölüm değil, mutluluklar yaşanacaktı..
Yunan yetmez bugünkü tüm kapitalistler bir araya gelmiş, İstanbul Boğazı, Çanakkale, İzmir, Ardahan, Samsun, Trakya, Maraş'ı sararken o günkü komutanlar eve mi kaçtılar, liderler toplumu içeri mi kapattı?!.
Tam tersi.. 
Ne diyordu Atatürk?!.. 
O Atatürk Askerlere; "Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum'' dememiş miydi?!.
Peki, bugün insanlara eve kapanın diyen Başkan Recep Tayyip Erdoğan toplumun lideri olarak  15 Temmuz'da halkı sokağa çağırmasaydı kendisinin ve bizim halimiz nice olurdu bilemiyorum. 
Bilmem ama bugün yaşananlar geçmişteki lider ve ordu komutanlarının değerini bir kez daha ortaya çıkardığını görüyoruz...
Arap çöllerinde idealist bir lider olan Peygamberimizin onca saldırı ve yokluk, kıtlık, vebalara karşı 'Hele durun, az evden çıkmayın mı?' diyerek mi liderlik yapmış, Mekke ve Medineyi terk mi etmişti? ..
Bilmem ama kazanılan tüm zafer ve savaşlara liderlik yapmış olanların hiç ama hiç birisinin inandığı davadan geri adım atmadığı ve gelen virüste olsa, bitlenme de olsa, verem, kuduz, açlık, veba, kıtlık aklınıza ne gelirse yaşanan, yaşatılan ve yaşanacak tüm güçlere karşı kurşun yiyen göğsünü germiş, dik durmuş ve direnmiş toplumunu, askerlerini korkutmadan tam tersi cesaret vererek hep bir adım ileri demişler, geçmişin tüm liderleri ve de ordu komutanları..
Camileri kapatarak, insanları evden dışarı çıkartmayarak sanal ve medya illeti ile psikolojisini bozmaya çalışarak, ekonomiyi, sosyal hayatı bitirerek, sanal ortamda 24 saat ölümü hatırlatarak toplum liderliği, ordu komutanlığı yapılır mı?..
Bilemiyorum ama ben yine aynı yerde, aynı alandayım..
Şuna bir kez değinmeden geçemeyeceğim..
Bu ülkenin yeniden doğuşuna liderlik, önderlik, komutanlık yapan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bir çok savaş ve virüs ile hep birlikte savaşarak bu ülkeyi bize bıraktılar. Bugünleri onlara borçluyuz.. 
Ve ben çokta ileri gidemezsem de hiç ama hiç geri çekilmediğim 51 yıl boyunca olduğu gibi bugün de coronaymış, virüsmüş demiyor, 'Korkunun ecele faydası var mı' diyerek herkesin er geç tadacağı ölüm günüme kadar yaşamaya devam ediyor ve diyorum ki; 
Teslim olmak yok, tüm olumsuzluklara rağmen... 
Kısacası Corana virüsünün aşısı bugün, belkide kardelenlerin açtığı Nisan'da yani yarın kendiliğinden hemde doğanın kendisi tarafından bulunacaktır. Kansere çare olmayan insanı beklemeden..
Evet, her virüse inat sağlıklı olmaya, sağlıklı bir kafa ile bu illetten ve gelecek olanlara savaşmaya pardon düşünmeye yaşamaya devam..
ARDAHAN TV İLE YOUTUBEDE'YİZ..
ARDAHAN TV İLE YOUTUBEDE'YİZ..
arşiv haber 24/03/2020 tarihli haber/yorum
ArdahanTV Fakir Yılmaz adresini TIKlayın sizde abone olun Ardahan ve ülke genelinde yaşananları 34 yıldır aktaran ekibimiz şimdide ünlü internet kanalı olan youtebe'de yaşananları anında kamuoyuna duyuracak. ArdahanTV Fakir Yılmaz https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw linkinden Ardahan ve ülkede yaşananları görüntülü olarak vermeye başlayan ekibimizin kanalına abone olmanız yeterli olacak.

SAHİ ÖLENLER, HASTA OLANLAR KİM?!.
Medya aracılığı ile burunlarından soluyan insanların dışarı çıkmaması için yaşatılan virüs korkusu ve paniği ardından adeta hayatın durdurulduğu şu günlerde 'virüste neymiş?' dercesine çok çalışan iktidar HDP yönetiminde bulunan Batman, Silvan, Lice ve Ergani Belediye Başkanlarını görevden alıp, yerine jet hızıyla atama yaptırmayı ihmal etmezken bunca paniğin ve korkunun yaratıldığı ülkede ölenlerin kim, hasta olanların sayısı ve adları da bir devlet sırrı gibi saklanmaya devam ediyor.
Evet, başta İçişleri Bakanımız ile Savunma Bakanımız olmak üzere bazılarının boş durmadığı ve bir taraftan gözaltılar, diğer taraftan havadan operasyonlar ile işine bakmaya devam ettiği şu günlerde ben de her iki bakan gibi inanmadığım virüs saçmalığı karşısında işimize bakıp, bunun bir oyun yani yerel ağızla dalavere olduğunda hala ısrarlıyım..
Bunun birinci nedeni de benim de içinde bulunduğum gazeteciler başta olmak üzere dünya genelinde oynanan bu oyunu çözecek, ortaya çıkaracak birilerini de hala oynanan bu oyuna alet olup, gerçeği bulamayışımız gibi ölenlerin kim, hasta olanların sayısının ne kadar doğru olduğunu ortaya çıkaramamızdır..
Yerel gazetecilik yapanların yaptığı gibi yani internet sayfalarından 'Al/Yapıştır' la habercilik yapanlar gibi ulusalın da 'Başkan ele dedi, bakan bele dedi, Amerika şöyle yaptı, İngilizler böyle' demekten öteye geçmediği bu furyanın adeta kıyamet koptuğunu belirtip, önüne geçmek için 'bez maske yaptık' demekten öteye gitmeyenlerin asıl gittikleri yolun ne olduğu neyin amaçlandığını anlamayan, algılamayanların da uyduğu bu furyayı çözecek, ortaya çıkaracakların bilim adamlarının yanı sıra gazeteciler olduğunu da sorgulamayan  sürü güdüsüyle hareket eden  toplumun bir delinin kuyuya attığı taş misali evlere kapanması ile şu günlerde 'Sahi hangimiz öldük? sorusunu sorarım dakika başı attıkları mesaj, videolarla oynanan oyuna figüranlık yapan topluma..
Evet, çevrenizde ölen biri var mı?
Bir yakınınız, tanıdığınız bahsedilen virüse mi yakalandı?
Haydi söyleyin de inanalım şu furyaya.
Herkes hayatına devam ediyor sanki daha önce ölenler boşuna ve nedensiz ölmüş ve ölmemesi gereken bizler de  dünya döndükçe hep yaşayacakmışız gibi..
Bakın kendinize, etrafınıza, oynanan oyuna gelip, saniye başı korku videolarını, resimleri söylemleri size atıp paylaşanlara..
Onlar değil mi sana, bana, size 'dışarı çıkmayın' derken kendilerinin kaşla göz arasında istediklerine gelip, gittiklerini..
HDP'li Belediye Başkanları dahil tehlikeli gördüklerini alıp yerlerine kendilerinden olanları atayanları..
Ha unutmadan yazımıza başlık olan soruyu bir kez daha sorup, 'Sahi ölenler, hasta olanlar kim?'
Bilen var mı? 
Varsa lütfen bu soruyu sorup, cevabını bulsunlar kendilerince..
Çünkü biz gazeteciler gibi bilim ve tıpla uğraşanlarda bu soruya cevap bulmuş değil şu dakika başı gündemin birilerince evrilip, çevrilmesi gibi..

Arşiv Haberlerimiz İçin

http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/index.php




Kaynak: ardahan tev

Editör: ArdahanTV Fakir Yılmaz

Bu haber 7190 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER

ücretsiz iş ilanları

FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI