Reklam
Bugun...


ARDAHAN KARANTİNAYA ALINDI!..
**Yasaklar Yine Fos Çıktı!.. Başta Ardahan'da olmak üzere yurt genelinde vaka sayıları yeniden artışa geçen Koronavirüs belasıyla uğraşılan şu günlerde Düz Ardahan olarak bilinen büyük bir alanda karantina ilan edildi.

ARDAHAN KARANTİNAYA ALINDI!..

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..

'Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası' Yaşam TV'de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00'da Yeniden Başlıyor..

İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
Alınan bilgilere göre Yanlızçam ile Bağdeşen (Kinzodamal) köylerinde ortaya çıkan ve bilinenden daha ağır olduğu belirtilen yeni bir hayvan hastalığı dolayısıyla Düz Ardahan olarak bilinen alanda ŞAP karantinası uygulanmaya başlandı.
Konu hakkında alınan bilgilere göre Ardahan Merkez Halilefendi Mahallesinin de içinde olduğu bölgede etkisi çok ağır olan ve türü anlaşılamayan bir ŞAP hastalığının artması üzerine hayata geçirilen karantina uygulamasının il genelinin tümüne yayılmaması için 'şimdilik' 20'ye yakın köyün karantinaya alındığı öğrenildi.
400 Bin büyükbaş hayvanın olduğu Ardahan'da dışarıdan getirilen 40 hayvan ile 440 bine ulaştığı bu artışa neden olan hayvanların üzerinde bölgeye geldiği düşünülen yeni ve türü bilinmeyen ŞAP virüsünün birçok hayvanı telef ettiği de alınan diğer bilgiler arasında oldu.
Ardahan İl Tarım Müdürlüğünün bu yıl %104 gibi büyük bir çalışma ile ŞAP ve diğer hayvan hastalıkları için aşılama çalışması yapmasına karşın Korona virüsü gibi türü bilinmeyen yeni ŞAP vakasının ne olduğu konusunda araştırma yapıldığı ve bu yönde alınan tahlillerin incelenmeye alındığı da öğrenilirken Göle Kalecik'te ortaya çıktığı belirtildi.
Yeni Şap hastalığı türünün ne olduğunu araştıran Tarım Müdürlüğünün alarma geçtiği Ardahan'da son yıllarda büyük bir hayvan hareketliliğinin yaşandığı bununda kendisiyle birlikte yeni tür hastalıkları bölgeye taşıdığı da belirtildi.
**Yasaklar Yine Fos Çıktı!..
Başta Gazeteci Fakir Yılmaz olmak üzere birçok Ardahan'lının kent ekonomisine büyük zarar verdiğini belirterek karşı olmasına rağmen valiliğin, mera ve yaylası bol olan bölgelerde birkaç köy muhtarı iş yapmasın diye ve birilerinin de kendi hayvanları para etsin diye yaptıkları baskı ardından Valiliğin masa başında aldığı sözde mera ve yayla yasakları yine fayda etmedi.
Üniversitesi olmasına rağmen Veterinerlik Fakültesi, Hayvan Hastalıkları Araştırma Hastanesinin olmadığı Ardahan'da bilinmeyen bir yeni hastalık türü kentin büyük bölümünün karantinaya aldırmasına tepki gösteren Ardahan'lı hayvan yetiştiricileri her yıl uygulandığı iddia edilen ancak gelişi güzel ve etkisiz aşı çeşitleri ile bu durum karşısında mağdur olduklarını belirterek küçük baş hayvanı bahane edip, uygulamaya sokulan yasakların hastalıkları değil kendi ekonomilerini hasta edip, çökerttiğini bununda bölgenin olduğu gibi ülke ekonomisine büyük zarar verdiğini bir kez daha görmenin üzüntüsünü yaşıyoruz dediler.
82 MİLYON İKİMİLYONA ÇALIŞIRSA!..
Ülke yöneticilerinin zaman zaman kimini vatansever, kiminiyse vatan haini ilan ettiği konuşmalarına şahit olup dinlerken bu yöneticilerin aynı konuşmalarının sonunda "82 milyon hep birlikte bu ülkede yaşıyoruz, kardeşim kimse bizi bölemez" demelerine de şaşarım.
Bu şaşkınlığımın nedeni, "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?"diyerek beni düşündürmesidir. Zira bir taraftan bu ülkede yaşayanların bir bölümünü "vatan haini" ilan edip diğer bölümünü de sözde kendileri gibi "vatansever" ilan ederlerken ardından da "82 milyon hepimiz kardeşiz" edebiyatı yaparlar.
Peki bu durum sadece bizim ülkemizde mi yaşanmakta? 
Tabi ki hayır. Dünyanın bir kuralı olan "Eşeğin çalıştığı at içindir" atasözünü de hatırlatır. Yani gerek ülkemizde gerekse bütün dünyada birileri çalışır, çırpınır küçük bir bölümü de dünyanın keyfini çıkarır. Hem de "Vatan, Millet, Sakarya" edebiyatı ile.. 
Bu yazıyı hiç dolandırmadan, siyasallaştırmadan son mahalli seçimleri örnek vererek anlatabiliriz. Birilerinin, "kazandık ötekilerininse üzüldük" dedikleri bu seçimin kazananları yine hep aynı kişilerdir. İnanmıyorsanız ülke genelinde olduğu gibi şu anda yaşadığımız kente çevrenize bakmanız yeterlidir.
Göreceğiniz tek şey kazananların hep aynı azınlık, kaybedenlerin aynı büyüklükte topluluğun kendisi olduğunu anlarsınız. Çünkü siz de o büyük topluluğun içindesiniz...
Bunun diğer bir örneği iş adamı statüsünde ya da bürokrat geçinen ama "gelen ağam giden paşam" dır diyerek gelen iktidarda da, giden iktidarda da gemisini yürüten az sayılardaki kaptanlardır. Ve bunların devamlı kazanmasına oy vererek vesile olan biz çoğunluklarız.
Yani Aydın Doğan gider Albayrak gelir, Nadir gider Uzan gelir veya Artvinli Kadir Topbaş gider Trabzonlu İmamoğlu gelir. Ve sahil boyları ana arterler, park bahçeler, gökdelenler hep aynı isimlerle yoluna devam eder.
Hatta mafya diye adlandırılanlar bile yol alır ve kazananlar hep onlar olurken kaybetmese de kazanmayı uzaktan seyreden çoğunluk olur. 
Vatan da bölünmez, Sakarya'da bir yere gitmez hain denilenlerin adı ya orta direk olur ya da işsizler ordusu...
Bu yazıyı yazmama kaynak olan ise Yaşam TV'de tv yayıncılığına yeniden başlama hazırlığı yaptığım İstanbul/Sirkeci tren garı karşısında arabalı vapur yani feribot iskelesinin yanında bulunan ve devlete mi yoksa özel şahsa mı ait olduğu pekte bilinmeyen denize sıfır milyonluk arazinin dün Topbaş'ın bu gün İmamoğlu'nun yönetiminde olan belediyenin sınırları içinde olmasına rağmen kimilerinin mafya dediği kimilerinin vale dediği aynı kişiler tarafından matbaada rast gele basılmış numarasız, mühürsüz fişlerle aracımı park ettiğim alanın etkisi oldu.
Siz de şu an bulunduğunuz yerde bu tür küçük azınlıkların mutluluklarını çeneniz düşene kadar düşünüp konuşun yoksul çoğunluğun içinde sizin de olduğunuzu akıl etmeden..
40 Gün Sonra Kaldırılan Karantina
400 Bin TL.'ye Mal Oldu!
arşiv haber 04/07/2019 tarihli haber
Başta Iğdırlı göçerler olmak üzere İl dışında ki hayvan yetiştiricilerine getirilen yasakların destek bulması adına konulduğu ileri sürülen karantina Ardahanlı hayvan yetiştiricilerine 400 Bin TL. zarara soktuğu öne sürüldü.

Ardahan’da yaklaşık 40 gündür uygulanan karantina nihayet kaldırıldı. Bölgede Şap hastalığı var denilerek konulan karantina dolaysıyla 40 gündür kapalı olan Ardahan Hayvan Pazarı dünden itibaren açıldı.

Konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Ardahan’da 10 kilometre çapında yaklaşık 40 gün önce hepimizin bildiği Şap hastalığı tespit edilmişti. Bu durum hayvancılık anlamında ilimizi olumsuz yönde etkilemiştir. Hayvan Sağlığı Müdürlüğü tarafından bugün itibariyle 40 gün süren karantina uygulaması kaldırılmıştır. Halkımızdan ricamız hastalığı devam eden hayvanlarımızı satmaya çalışmayın. Veteriner arkadaşlar hayvan pazarında aktif olarak görev yapacaklar. Hasta hayvanlarımızı pazarımıza sokmayalım. Pazartesi gününden itibaren Hayvan Pazar’ı açılacaktır, Halkımıza duyurulur”denildi. 

Öte yandan bu yasaklamanın Ardahan en ekonomisine ortalama 300 Bin TL. zarar verdiği de belirtildi.

Göle Kaymakamlığı Muhtarlar Toplantısı

Ardahan Göle Kaymakamı Cevat Gün başkanlığında Feride Karabacak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi çok amaçlı toplantı salonunda muhtarlar toplantısı yapıldı.

Toplantısında Muhtarların talep, görüş ve önerilerini dinlemek üzere Kaymakam Gün tarafından düzenli olarak yapılan toplantıya kurum amirleri, İl Genel Meclis Üyeleri ve mahalle ve köy muhtarları katıldı.

Toplantıda Göle Kaymakamı Cevat Gün, halkımıza daha iyi hizmet verebilmek, vatandaşın talep ve sorunların değerlendirilmesi amacıyla, zaman zaman muhtarlar ve idareciler ile bir araya geldiklerini belirterek; “Muhtar köyde, mahallede önderlik yapan, iyi şeyler için halkın önünü açan kişidir. Yani devletin temsilcisi ve aynı zamanda halkında temsilcisidir. Bu anlamda muhtarların, vatandaşlarımızın ihtiyaç ve sıkıntılarının tespitinde önemli rolleri vardır. Bu rollerden biri de gençlerimizle yakın ilgi içerisinde olup onlara sahip çıkmaktır. Muhtar, gençlerle ilgilenerek, gençlerin dertleriyle, neler istediğiyle ilgilenerek; gençliğimizi kötü alışkanlıklardan korumak üzere çalışmalar yapmalıdır” dedi.

Toplantının devamında yaz aylarında köylerde yapılacak çalışmalar hakkında bilgiler veren Sayın GÜN; muhtarların taleplerini dinleyerek, sorularını tek tek cevaplandırdı. Daha sonra Kaymakam GÜN muhtarlarla birlikte Feride Karabacak Uygulama Oteli’nde verilen yemeğe katıldı.

Hanaklılar yine Çoban dedi..

Merkezi İstanbul Esenyurt’ta bulunan, Ardahan Hanak ve Çevre Köyleri Derneği 3. olağan kongresini 30 Haziran Pazar günü gerçekleştirdi.

Hanak ve Çevre Köyleri Derneği, Ardahan Kültürevi konferans salonunda gerçekleştirilen genel kurulda üyelerin tamamının desteğini alan Ak Parti Esenyurt Belediye Meclis üyesi Togay Çoban, yeniden başkan seçildi. Kongreye Ardahan Kültürevi Başkanı Efrail Çiftçi ve Sanatçı Murat Aydın’da katıldı.

Hanak ve Çevre Köyleri Derneği Yeni Yönetim:

Togay Çoban – Başkan Lemyaz Koçak, Tuncer Çelik, Sıtkı Dursun, Turgay Öztürk, Güven Yurtsever, Paşalı Beşli, Alibey Göğyıldız, Şahattin Çoban, Çetin Işık, Ergül Aydın, Varol Ataman, Hakan Keskin, Mehmet Yılmaz, Yaşar Aydın

Haber/Foto: Erkan Sarıkaya

Kimler sorumlu?
 
Gözlere pembe gözlüklerin takılıp gezilerek gazeteciliğin yapıldığı memlekette var olan sorunların dile gelmesi ve çözümüne katkı sunmak için görevin sadece bir iki kişiye mi düşer bilmem ama bu kişilerin sadece vali, kaymakam, belediye başkanı veya her sıkıştığın da ‘Alo Gazeteci’ diye aranan duyarlı gazetecilerin olmadığını düşünenlerdenim..
Suyu kesildiğin de gazeteciyi arayan, yolu, suyu, elektriği olmayan organize sanayi de, küçük sanayi de iş yapamıyorum diyerken, 'beni yazma ama sorunlarımızı mutlaka yaz' diyenlerin bu bir türlü çözüm bulmayan sorunlarda ne kadar payları var?
Nüfus kimliğinin kayıp etmeyene kadar matbaa, gazeteci nedir'i bilmeyen, hatırlamayan köylünün hayvanlarımız şaptan telef oldu, kaba yem sıkıntısı çekiyoruz, suyumuz gibi köy ve yayla yolumuz yok demeye ne kadar hakkı olabilir?
Kendi sorunlarının çözümünde kendisinin rolünün ne kadar olduğunu düşünmeden yaylamız da elektrik yok demeye kimin hakkı olabilir?
Seçimlere iki ay kala ortaya çıkıp, ‘Ben bu memleketi kurtaracağım’ diyenler ne kadar halkı ve beni ikna edebilir?
'Efendim biz seçtik, o yapmalı' deyip, yan gelerek yatarak, çözüm bekleyenlerin sayısının bir hayli fazla olduğu bir memlekette evinin önünde ki çöplerin neden günlerce toplanmadığını sorma gibi bir hakkı olabilir mi?
Ardahan’da 10 değil, 13 leylek yuvası diye yazıp, gazeteci diye ortalıkta gezenleri tutup, ‘Ula hele gel buraya, bu toz, toprağı görmüyor musun, çukurlarda nasıl geziyorsun?’ diye sorma-yanların aydın, toplum önderi, adam diye bilindiği memlekette valiyi, belediye başkanını, kaymakamı hatta seçildikten sonra beline taktığı tabanca ile, aldığı minibüsle köyün, öğrencinin HES’in barajını almaktan öte bir iş yaptıkları görülmeyen muhtara, sözde gazetecilere bir şey demeye hakkınız var mı?
Evet, var olan sorunlara manalar çözümler üretmeden, çeper diplerin de dedikodu yaparak muhalefet yapanların siyaset yaptığı memlekette var olan sorunların çözümün de kimler sorumludur?
Örnek olarak memleketim Ardahan'ın yıllardır kampüsleri bitiremeyen birinin işe aldığı yakını dolaysıyla ‘çalışkan, iyi adam olduğu’ bu memlekette kim soracak Güzel Sanatlar Fakültesi, yetmedi İlahiyat Fakültesi, Hanak, Damal ve Posof’a açılacağı söylenen Yüksek Okullar ne oldu diye?
Onca Avukatı, doktoru, eczacısı, siyasetçisi, meclis üyesi, mahalle, köy muhtarını olduğu bu kentte kim soracak bu memleketin sorunlarından kim, kimler sorumlu diye?..



Kaynak: Ardaha Haberleri

Editör: Ardahan Haber

Bu haber 6922 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER

ücretsiz iş ilanları

FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI