Reklam
Bugun...


Ardahan’ın Adı Yok!
Türkiye’ye giriş noktası olmasına karşın Ardahan’ın adının geçmediği Kars-Tiflis-Bakü Dem iryolu açılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılışını yapacağı Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi’nin 79 kilometresi Türkiye’den, 246 kilometresi Gürcistan’dan, 504 kilometresi ise Azerbaycan’dan geçiyor.

Ardahan’ın Adı Yok!

Alınan bilgiye göre AK Parti Ardahan Milletvekilinin de aralarında bulunduğu heyet ile birlikte Azerbaycan’a giden Cumhurbaşkanı Recep TayyipErdoğan tören nedeniyle 30-31 Ekim’de Azerbaycan’da olacak. Erdoğan tören sonrası Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’le birlikte Türkiye-Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkileri de masaya yatıracak. 31 Ekim’deki toplantıya ilgili bakanlar da katılacak. Ayrıca görüşmelerde, ikili ilişkilerin yanı sıra, Yukarı Karabağ ihtilafı başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeler kapsamlı şekilde ele alınacak.    

Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com**Kars’ın Kurtuluşunu Ardahanlır Kutladı..

Ardahan'a komşu Kars'ın 97. kurtuluş yıl dönümü, '' Cumhuriyetin Kuruluşu Kars'ın Kurtuluşu'' sloganı ile İstanbul Ataşehir ilçesinde yapıldı.

Başkanlığını Ardahanlı, İstanbul Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı olan Orhan Çerkez'in yaptığı Kars ve Yöresi Kültür Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ve Kars-Ardahan-Iğdır Dernekler Platformu tarafından organizayonu yapılan, Kars'ın kurtuluşunun 97. yılının kutlandığı etkinlik, Ataşehir Yeditepe Üniversitesi İnan Kıraç Konferans Salonu'nda 28 Ekim 2017 Saat 19.30 da yapıldı.

Etkinlikte Ardahanlı olan KAR-DER Başkanı ve Ataşehir Belediye Başkan yardımcısı Orhan Çerkez, Kars'ın kurtuluş mücadelesini anlatığı bir konuşma yaptı. Etkinlikte Ataşehir'de yapılan bir Futbol turnuvasında 1.olan Karsspor'a kupasını Ataşehir Belediye Meclis Başkanı Sadi Özata ve CHP'li milletvekileri verdi.

Kars'ın kurtuluşunu kutlama etkinliğine CHP Grup Başkan Vekili M.Atıf Hamzaçebi, CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, KARPAT Başkanı Seyfullah Türksoy,  KAI Vakfı Başkanı Yılmaz Ulubeyi, Maltepe Ardahan İl Derneği Başkanı Yaşar Geler, Sancaktepe Ardahan İl Derneği Başkanı Barış Karahan, Ardahanlı KAISİAD Başkan Yardımcısı Gazi Karakurt, Ataşehir Eğitim Derneği Başkanı Turgay Kılıç, Yazar Neşe Doster, CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, Ataşehir Belediye Meclis Başkanı Sadi Özata, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları Abdullah Der, Hüseyin Hışman, Orhan Çerkez, CHP Ataşehir Meclis üyeleri, Ataşehir Mahalle muhtarları, ve Organizasyonda yer alan dernek başkanları üyeleri ve Kars,Ardahan, Iğdırlılar katıldı.

Organizasyonda yer alan dernekler: Kars ve Yöresi Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Ardahan Çıldır Güvenocak Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Ardahan Merkez Alagöz Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kars-Ardahan-Iğdır ve Yöresi Sanatçılar Derneği, Kars Arpaçay Göldalı Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kars Arpaçay Büyük Çatma Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kars Digor Alemköy Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kars İli ve İlçeleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kars Arpaçay Taşbaşı Köyü Kalkındırma ve Dayanışma Derneği, Kars Merkez Ladikars Kümbetli Köyü Yardımlaşma Derneği, Çekmeköy Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği, Ardahan Köprülü Beldesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kars Kağızman Yağlıca Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Ardahan Çıldır Gençlik Platformu, Kars Karaçoban Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Ardahan Göle Yeniköy Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği etkinliğe katıldılar.

 Etkinlikte sahne alan sanatçılar Türk Halk Müzik Sanatçısı Tekin Büyükkaya, Zilan Avşar, Filiz Kılıç, Gizem Çetin konserleri ve Kars Kafkas Halk Oyunları gösterisi yer aldı.

**DURSUN AKÇAM KÜLTÜREVİ’NDE CUMHURİYET KÜLTÜRÜ

*28/10/2016 Tarihli Haber

Cumhuriyet Bayramı Nedir sorusunun en güzel yanıtlarından birini 1968 yılı Türk Solu dergisinde çıkan yazısında Dr. Hikmet Kıvılcımlı vermişti…

“CUMHURİYET BAYRAMI NEDİR?

Bunu, bize en iyi özetleyen kişi, Cumhuriyet'in ölümsüz kurucusudur.

Mustafa Kemal, Türkiye'yi yüzyıllardan beri iki büyük kahredici gücün, iki büyük lanetleme gücünün ezdiğini haykırdığı gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gönderesine ilk Cumhuriyet bayrağını çekmişti.

Bu iki kahredici, lânetleme, baş belâsı güç neydi?

Mustafa Kemal'e göre birisi Emperyalizm, öteki Saltanat'tı.

Emperyalizm neydi?

Batıda, serbest rekabetçi tasını tarağını toparlamış ve iç çatışmalarını, dünya ölçüsünde kangrenleştirmiş olan, tekelci kapitalizmdi.

Saltanat neydi?

Kadim tefeci-bezirgân sermayenin her türlü gelişimi taşlaştırıp dondurakoymuş olan derebeylik biçimiydi.

Bu iki güç birbirileriyle domuz topu olmuştu. Emperyalizmin yeryüzündeki egemenliğini sağlayan yerli avadanlık, geri ve sömürge ülkelerde emperyalizmin teslim aldığı irili ufaklı saltanatlardı…”

Cumhuriyet’in 93. Yılında Cumhuriyet Kültürü’nü konuşacağız.

Cumhuriyet, kimilerine göre de bir reddiye, geleneksel kültürde bir kesinti, tepeden inme bir hareketti… Peki gelenek neydi? Azınlıkta olmasına karşın egemen olan, baskın olan mı, bastırılmış, küllenmiş, aynı zamanda çoğunluğa ait ve çoğul olan mı?

Başını Orhan Pamuk ve benzer düşünen aydınların çektiği bir kesim, Cumhuriyet’in kültürde bir reddiye olduğunu, geleneksel kültürde bir kesintiye yol açtığını söylediler, liberal aydınlardan H. B. Kahraman’a göre, Cumhuriyet kendi kimliğinden kültürler yaratıyordu, ancak doksanlı yıllardan sonra “Kültürel yapı devletin tercihini aşacak biçimde coğrafya ve yerellikle bütünleşmiştir.” (H. B. Kahraman, Doğu Batı, 9. sayı, s 150) ler de Cumhuriyet ile yozlaşmış Osmanlı saltanatının dışladığı, hatta yasakladığı Türkçe’nin resmi yazı dili kılındığını, bir laboratuvar dilini andıran ve halkın anlayamadığı Divan Edebiyatı ve kültürü baskısının ortadan kalkmasıyla, Köy Enstitüleri ve Halkevleri uygulamasıyla, Anadolu ve Rumeli halk kültürünün küllerinden yeniden doğduğunu, kadın haklarından laik eğitime, özgürlüklerin önünü açan yeni bir yaşam biçiminin ortaya çıktığını ileri sürüyordu. Cumhuriyet sonrasında ancak Karagöz’ün, Köroğlu’nun, Nasreddin Hoca’nın, halk türkülerinin önü açılmış, Köy Enstitülü yazarların, Yaşar Kemal, Orhan Kemal gibi halk kültürünün çoğul gücünü içselleştirmiş yazarlar eliyle çoğulcu, özgürlükçü bir kültür ortamı oluşmuştu. Yüksek Köy Enstitü’nde yayımlanan Köy Enstitüsü dergisinin ikinci sayısında yayımlanan Pertev Naili Boratav’ın “Masallar Nesıl Derlenir” başlıklı yazısı bütün öğretmenler için bir araştırmacı esintisi gibi olmuştu. Cılavuz Köy Enstitüsü çıkışlı Ümit Kaftancıoğlu Türkiye radyo programlarına halk türküleri derlemiş, Köroğlu kollarını yazmış, anasının masallarıyla, kendi kurgusu öykülerle, romanlarla yoksul bir köylü çocuğundan bir yazar ve halkbilimci yetiştiğinin en somut göstergesiydi. Karma, laik ve özgürlükçü eğitimle, Doğu ve Batı kültürleri arasında bir köprü kurulmaya başlanmıştı.    

Ardahan’da, baba ocağında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 73. Yılında bunları konuşacağız…

Orhan Pamuk’un da, Cumhuriyet’in yetiştirdiği, Cumhuriyet’i sevip kucaklamış edebiyatçılarımızın da, Yaşar Kemal’in, Orhan Kemal’in, Köy Enstitülü yazarlarımızın yapıtlarından da örnekler vereceğiz…

Ardahanlı dostları bekliyoruz…

Alper Akçam

*Elde kalan kurbanlıklar alınacak..

Ardahan eski milletvekillerinden olan Ensar Öğüt’ün kurban bayramı öncesi yaptığı çağrısı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından dikkate alındı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, kurban pazarlarında üreticilerin elinde kalan hayvanların, Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla yarından itibaren alınmaya başlanacağını bildirdi.
Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, Kurban Bayramı için hazırlık yapan hayvan üreticilerinin mağdur olmalarına izin vermeyeceklerini vurguladı.
Kurban pazarlarında üreticilerin elinde kalan hayvanların ESK aracılığıyla yarından itibaren alınmaya başlanacağını ifade eden Çelik, "ESK, 320-399 kilogram arası birinci kalite canlı tosunu 13 liradan, 399 kilogram üzeri birinci kalite canlı tosunu ise 13,5 liradan alacak. Kurum, küçükbaş kurbanlıkları da alacak. Toklunun canlı kilogram fiyatı 10,5 lira, koyununki ise 9,5 lira olacak. Elde kalan kurbanlıklarını ESK'ya vermek isteyen üreticilerin yarından itibaren hayvanlarını ESK kombinalarına götürmeleri gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Bilindiği gibi uzun yıllar CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt kurban bayramı öncesi ziyaret ettiği bir hayvan meydanında bu yönde bir açıklama yapmıştı.
İşte Öğüt’ün o açıklaması;

“SATILAMAYAN KURBANLIKLARI

ET VE SÜT  KURUMU SATIN ALSIN”

Ensar Öğüt, “Elde kalan kurbanlıkları Et ve Süt Kurumu satın alarak hayvan üreticilerinin zarar etmelerinin önüne geçmeli, dişi hayvan kesimi önlenmelidir” çağrısında bulundu.

Hayvan ve tarımcılık denilince ilk akla gelen isimlerden CHP 22.23.24 dönem Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, ziyaret ettiği Pendik Kurtköy Kurbanlık Pazarından, hayvan üreticilerinin satılmayıp elinde kalan kurbanlıklar için  hükümete ve Gıda Hayvancılık ve Tarım Bakanına çağrıda bulundu.

Kurtköy’de kurulu bulunan ve başta Kars, Ardahan,  Erzurum gibi Doğu ve Güneydoğu illerinden kurbanlık getiren hayvan yetiştiricilerinin Kurtköy’deki kurban çadırlarını tek tek dolaşan Ensar Öğüt, hem onların sıkıntılarını dinledi hem de hükümete “Elde kalan kurbanlıkları Et ve Süt Kurumu satın alarak hayvan üreticilerinin zarar etmelerinin önüne geçmelidir” çağrısında bulundu. Öğüt, Gıda Hayvancılık ve Tarım Bakanlığının dişi hayvan kesilmemesi konusunda bir genelge çıkarmasını da istedi.

Hayvan ve tarım üreticileri konusunda duyarlılığı ile bilinen Ensar Öğüt, hayvan üreticileri ile birlikte yaptığı açıklamada hükümete ve Tarım bakanına seslenerek şunları söyledi: “15 Temmuz’da yapılmak istenen askeri darbeye karşı canlarını da ortaya koyarak direnen ve devletine sahip çıkan vatandaşlara şimdi de devlet sahip çıkmalıdır. Vatandaşların alım gücü nedeniyle çok sayıda kurbanlık satılamayıp hayvan üreticilerinin elinde kalacak. Oysa, gerek hayvan yetiştirme maliyetleri, gerek uzak yerlerden getirilmesinin yarattığı maliyetler, gerekse yer ve çadır kirası gibi maliyetler dikkate alındığında, hayvanını satamayan yetiştiriciler için zararların doğmasına neden olacaktır. Bir yıl boyunca binbir zahmet ve giderle beslediği hayvanları satamayan üreticiler ne ile geçinecek. Her yıl olduğu gibi, bu yılda satılamayan binlerce kurbanlık ya yok pahasına satılmak zorunda kalacak yada geldikleri yerlere yeni bir maliyetle geri taşınacaktır. Hayvancılığımıza ve çiftçimize yazıktır. Hayvancılığımızın geleceği açısından da zararlıdır. Bunun çözümü ise, hayvan üreticilerinin satılamayan kurbanlıklarını Gıda Hayvancılık ve Tarım Bakanlığına bağlı Et ve Süt Kurumu’nun gerçek fiyatından satın alarak üreticilere sahip çıkmasıdır”dedi.

HAYVAN ÜRETİCİLERİNDEN ÖĞÜT’ÜN ÇAĞRISINA DESTEK

Kurtköy kurban pazarında ülkenin bir çok bölgesinden kurbanlık getirmiş olan hayvan üreticileri ise, “vatandaşlar olarak köylü çiftçi demeden 15 Temmuz’da devletine sahip çıkarak görevlerimizi yaptık. Elbette biz görevimizi yaptık ancak devlette sadece övgü dolu sözlerle yetinmemeli, yaşamımızı sürdürmemiz, hayvancılığı devam ettirebilmemiz, çocuklarımıza ekmek götürebilmemiz  için  bize sahip çıkmalıdır. Satamadığımız hayvanları satın alabilir. Aksi durumda geri götürmek bile büyük bir maliyet”diye açıklamalarda bulunarak Ensar Öğüt’ün çağrısına destek verdiler.

Çadırlardaki hayvan üreticilerinin ilgisi ile karşılanan Ensar Öğüt, hayvancılığın geleceği bakımından dişi hayvanların kesilmemesi konusunda da  konusunda da açıklamalarda bulundu. Gıda Hayvancılık ve Tarım Bakanından bir genelge yayınlanmasını isteyen Öğüt şunları söyledi: “Geçmiş verilere göre, Kurban Bayramında yaklaşık 2 milyon 500 bin küçükbaş, 850 bin büyükbaş hayvan kesileceği öngörülmektedir. Bunun yaklaşık 350 bini dişi hayvandır. Bu ne demektir, zincirleme olarak dişi hayvanın azalması, hayvan üretiminin azalması ve hayvancılığın darbe yemesidir. Gelecekte kurban sıkıntısının yaşanması ve kurban fiyatlarının artması demektir. Bu yüzden bakanlık dişi hayvan kesimi konusunda belli kıstaslar getirmeli, vatandaşların kurban kesiminde erkek hayvanlara yönelmesini sağlamalı, dişi hayvanların kesilmesinin azaltılmasının yollarını bulmalıdır. Bunun için belki bu dönem olmazsa da gelecek dönem için düşünmelidir”diye konuştu.  

**Doğamıza sahip çıkalım..

**Selmi Yılmaz/Gazeteci 

Ozun tabakasının gün geçtikçe inceldiği ve her an delineceği yönünde ki haberlerin ortalıkta görünmediği şu günlerde HES’lerle, Kum ve Taş Ocakları ile doğası alt üst edilemeye devam eden Ardahan’da bu yıl yaşanan hava dengesizliği sizlerin de dikkatini çekti mi?
Bilmeme ama baharda yağmayan, yazın ara vermeyen yağmurların yanı sıra insan dengesini alt üst eden hava durumunun her geçen gün biraz daha bozulduğuna işaret ettiği Ardahan Doğasının da ülkenin diğer birçok bölgesinde olduğu gibi bozulduğunu görmek gerekir..
Altın aramak için Artvin’in yerini bile değiştirmeyi bile göze alanların yönetim anlayışını Ardahan’ın simgesi olan Kura Nehrinin üzerinde ard arda kurdurdukları HES’lerile su yolunu değiştireceklerini unutmadan geçim kaynağımız olan hayvanlarımızın özgürce gezip, otladıkları yaylalarda bile taş ocağı açılmasına izin verildiğini unutmamak gerekir..
Balık dolu Posof deresini kurutan HES’lerin yanı sıra bölgede geçen petrol ve doğalgaz hatları için alt üst edilen Ardahan doğasına sahip çıkmak, Çıldır, Aktaş ve diğer göllere sahip çıkmak, genişletme adı altında kesile yeşil çamlara dur demek için doğamıza sahip çıkmayı unutmayalım.. 

**Ardahan’ı almadın?..

**Fakir Yılmaz/Gazeteci

Dün tüm Ardahanlıları tv başına toplayan ve spikerin her Ardahan deyişinde Ardahanlıları mutlu eden Trabzonspor-Serhat Ardahanspor karşılaşmasını izlerken bir taraftan da Ardahan Valisi, Ardahan Belediye Başkanının orada olup, olmadığını, Ardahanlı stk yöneticileri, dernek başkanları, işadamlarının tribünün protokolünde oturup, oturmadıklarını soruyordum..

Yani Ardahan’ın takımının olduğu bir yerde Ardahan’ın yönetenlerin, Ardahanlıların olup, olmadığını merak ediyordum..
Ve aldığım cevapta parasına güvenerek, HES Barajı hatırı için sözüm ona sahiplenilen takımın bir takımdan çok bir şirketin elamanları gibi Ardahan ve Ardahanlılardan koparıldığını öğreniyordum.
Ardahanlılara bırakın telefonlara cevap vermeyi, bir selam vermeyen bir kişilikle başarılı olacaklarını sananların yönetiminde olan takımın nasıl olup, başarılı olacağını 6 gol ile görük, üzüldük, yıkıldık..
Çünkü birileri Ardahan’ı aldıklarını sanıp, paralarının şımarıklığı ile hareket ediyordular.
Ama bunun öyle olmadığını ortaya koyacak bir Ardahan ve Ardahanlı olduğunu bundan sonra da anlatmaya devam edeceğiz.
Çünkü bu dünyada ilişkilerin kurulması için gurrelık (!) yani parasına, gücüne güvenip, ukalalık yapmanın kimseye hayır getirmediği gibi dost, komşu, arkadaş bilinenlerin kırılmasına da neden olacağı gibi geçen yıl bu tür istenmeyen tatsızlıklar ile kayıp edilen puanlar ile 3. Lig hayalininde suya düşeceği bilinmelidir..
Kısacası Ardahan’ın tek kimsenin değil herkesindir biline.




Kaynak: ARDAHAN HABER

Editör: Ardahan Haberleri

Bu haber 7679 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI