Reklam
Bugun...


ARDAHAN HABERLERİ.. Bağımsız Vekil: Ermeni Soykırımı Enine, Boyuna Tartışmaya Açılmalıdır!
DOĞU KAPISI AÇILMALI!.. Azerbaycan'ın baskısı ile Ermenisttan'ın dünyaya açılmasının engellendiği Doğu Kapısının halen kapalı tutulduğu şu günlerde Ermeni Katliamı İddiası yeniden gündemde.. Türkiye açısından Ermeni halkının dost olduğunu vurgulayan Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz, Ermeni diasporası ile Ermenistan yönetiminin sözde soykırımın tartışılmadan kabul edilmesini talep ettiğini, Türkiye'nin ise bu konuyu enine boyuna tartışma platformlarına taşıması gerektiğini söyledi.

ARDAHAN HABERLERİ.. Bağımsız Vekil: Ermeni Soykırımı Enine, Boyuna Tartışmaya Açılmalıdır!

Başta 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerin de olmak üzere uzun süredir ortalarda görülmeyen Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz 24 Nisan öncesi yaptığı açıklamada hükümeti uyarıd.

Yılmaz, ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosuna sunulan 1915 olaylarının 'Ermeni soykırımı' olarak tanınmasına yönelik tasarılara ilişkin, "S400 konusunu bir kriz haline dönüştüren ABD yönetimindeki bazı çevreler, 24 Nisan'daki sözde soykırımı Türkiye'nin gündemine oturtmak ve bu konuda kendilerince bir gol atmak arayışındalar. Hükümet tarafından ele alınması, bu süre içerisinde diplomatik çabalarını aktif bir şekilde ortaya koyması ve bunu ne pahasına olursa olsun engellenmesi gerekir." dedi. 
Yılmaz, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. 
24 Nisan'ın her yıl sözde Ermeni soykırımını anma günü olarak kutlandığını hatırlatan Yılmaz, hükümetin bu yıl söz konusu iddialara yönelik daha ciddi önlemler alması çağrısında bulundu. 
Yılmaz, Fransa ve İtalya'da bu konuda atılan adımların akabinde ABD Kongresi'ne tasarı sunulduğunu belirterek, daha önce ABD Senatosundan geçmesi engellenen benzer nitelikteki bir tasarının bu yıl kabul edilmesi ihtimali bulunduğunu savundu. 
Tasarıların kabul edilmesi halinde ABD yönetiminin sözde Ermeni soykırımını resmen soykırım olarak tanıyacağını, bunu reddedenlerle iş birliğinin kesileceğini ve soykırımın ABD eğitim kurumlarında öğretilmeye başlanacağını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti: 
"Bu yıl durum farklı ve ciddi. Zira S400, Suriye ve FETÖ ile mücadele konusunda ABD ile farklı bir eksene doğru bir dış politika ayrışması içindeyiz. Kongrede ise Türkiye'ye dönük olumsuz bir hava var. S400 konusunu bir kriz haline dönüştüren ABD yönetimindeki bazı çevreler, 24 Nisan'daki sözde soykırımı Türkiye'nin gündemine oturtmak ve bu konuda kendilerince bir gol atmak arayışındalar. Hükümet tarafından ele alınması, bu süre içerisinde diplomatik çabalarını aktif bir şekilde ortaya koyması ve ne pahasına olursa olsun engellenmesi gerekir." 
Türkiye açısından Ermeni halkının dost olduğunu vurgulayan Yılmaz, Ermeni diasporası ile Ermenistan yönetiminin sözde soykırımın tartışılmadan kabul edilmesini talep ettiğini, Türkiye'nin ise bu konuyu enine boyuna tartışma platformlarına taşıması gerektiğini söyledi. 
Yılmaz, sözde Ermeni soykırım iddialarına ilişkin bir uluslararası mahkeme kararı bulunmadığına işaret ederek, buna karşılık Ermeni diasporasının birçok ülke meclisinde "soykırım" iddialarını kabul eden tasarıların kabul edilmesini sağladığını hatırlattı. 

Bu iddiaların, Ermeni diasporası tarafından her yıl Türkiye'nin gündemine getirildiğini anımsatan Yılmaz, yeni neslin bu konuda bilgi sahibi olabilmesi için 1915 olaylarının gençlere öğretilmesi, ayrıca bu konudaki yayın sayısının artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

**AK Parti İl ve İlçe Bakanları İstifa Edecekler mi! 

Fransa'nın Başkenti Paris'in her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilen en ünlü yapılarından biri olan Notre Dame Katedrali'nde çıkan yangın kadar acıtan ve hala sonuçlanmayan son Mahalli Seçimlerinin tartışıldığı ülkemde asıl tartışılması gereken bir konuda istifa kültürüdür.
İl Başkanı olduktan sonra sakal bırakıp, konuşmalarına cami imamlarının vaizlere başlamadan önce yaptıkları besmele ile söze başlayan AK Parti'nin seçilmiş değil, atanmış onca İl ve İlçe Başkanlarının hala tartışılan seçim sonuçlarında ki paylarının ne olduğu da konuşulan konuların başında gelmektedir. 
Bu İl Başkanlarından olan AK Parti İzmir İl Başkanı ardından AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar'da 31 Mart seçim sonuçlarının tartışmalı hale gelmesine vesile olduklarını düşünüp, istifa eden İl ve İlçe Başkanlarının kervanına katılırken, siyaset'in S'si ile ilgilenmezken kim adını verdiyse beklenmedik bir anda kendini AK Parti Ardahan İl Başkanlığı koltuğunda bulan ve oturduğu koltukta daha önce oturan İl Başkanıdır..
Aynı İl Başkanı kendisinden önce İl Başkanı olan, bu süre içinde 3 Milletvekili, İki Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanan ekibin başında olan AK Parti Ardahan eski İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar'ın aday olduğu seçimlerini kayıp eden teşkilatın başındaki isimdir..
Yani Ardahan Belediyesi seçimlerini büyük bir fark ile kayıp eden AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın ve diğer İl vede İlçe Başkanlarının istifa edip, etmeyecekleri de merak edilmektedir. 
Asıl merak edilen diğer bir İl Başkanı da geçtiğimiz gün düzenlediği toplantı da 31 Mart akşamı seçimleri kazandığını ilan eden ancak kazanmadığı ortaya çıkan ve erkenden zaferini ilan ettiği için bir hayli zorda kalan AK Parti'nin İstanbul Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırm'ın yanında otururken 'İstifa edecek mi?' sorusuyla karşılaşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak'ın konumu ve durumudur. 
Kendisiyle bir kez görüştüğüm ve vatandaşla kendisinden çok militan yardımcılarını görüştüren ve girdiği toplantılarda ayrı havalarda olan bu isimin istifa edip, etmeyeceğini bekleyen kamuoyunun büyük bölümü bu İl Başkanının hala o koltukta olmasına da şaşırdığını görmekteyiz..
Halbuki; AK Parti İzmir İl Başkanı ile AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanının istifa etmeleri istifa kültürünün çok gelişmediği ülkemde en doğru kararlar olarak tarihe geçmiştir.
Çünkü başarısız yada hatalı olduğu halde istifayı düşünmeyen onca idareci anlayışının yerleşik olduğu ülkemde, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini kayıp eden asıl kişilerin seçimleri kazanan Yavaş'ın yetkilerini aldırmaya kalkan Ankara İl Başkanı ve AK Parti kadroları olduğu alenen ortadadır. 
İstanbul başta olmak üzere ülkenin 81 Vilayetinde, İlçe ve Beldelerinde ki tüm AK Parti Teşkilatlarının hemen hepsinin sonucu belli olan ama kabul edilmeyen ve seçimi Başkan Erdoğan'ın omuzları üzerinde kazanacaklarını sanmanın rahatlığı, kabadayılığı ve şımarıklığı ile sözde yönetmeye kalkmışlar ve beklenen sonucu alamamışlardır. 
Ve en önemlisi kendi suçlarını, beceriksizliklerini ve Erdoğan'dan yedikleri,daha da yiyecekleri fırçaları ötelemek için YSK Hakimlerine sığınıp, 'biz alamadık, siz alın' demeye getirdikleri işin sonucunu kabul edip, hala istifa etmemek için 'Az daha kalayım, bana İl, İlçe ve Belde Başkanı desinler' yolunu seçmiştirler. 
Halbuki adı geçenler veya adları kamuoyunda açıkça tartışılan AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanları Valiler ve Kaymakamlar kadar bile çalışmamış, elleri ceplerinde, bıraktıkları sakallarla, İl Başkanı oldukları partinin muhafazakar kesime hitap ettiğini hesaba katıp, normal hayatlarında çokta dillendirmedikleri kurnazlıklarla besmele ile açtıkları konuşmaları ile 'Seçimi nasıl olsa Erdoğan ismi kazanır' diye yan gelip yatmış ve seçimleri asıl kayıp edenler olmuşlardır. 
Bu nedenle; Bugün ülkeyi hem içte hem de dışta gerip, kötü bir imaja sokan ve kabul edilmeyen seçim sonuçlarına sebep olanlar, AK Parti'nin 'Memur' gibi atanmış olan, siyasetin S'si ile alakası olmayan mevcut İl, İlçe ve Belde Başkanlarıdır. 
Ve hepsi Erdoğan'ın kendilerini görevden almasını beklemeden istifa edip, kenara çekilmelidirler. 
Bunu ilk yapacak olanda İstanbul ve Ardahan İl Başkanları ve AK Parti'ye asıl seçimi kayıp ettiren ve hemen istifa etmesi gereken diğer İl, İlçe ve Belde Başkanları, Teşkilatlardır...
 **Mazbatayı Verin Piyasa Rahatlasın.. 
 Damat, Ekonomi Bakanının dolar arayışına çıktığı Okyanus ötesinde Trump ile verdiği fotoğrafın etkisiyle yeniden yükselmeye başlayan ve bu fotoğrafla ateşi düşen dolar ile  diğer bir çok sıkıntının iyiden iyiye daralttığı iç piyasa ve dış ekonominin rahatlaması için birde mazbataya ihtiyaç var. 
Oda İstanbul Büyükşehir Belediyesini kazanan alenen belli olan ama oyların durmadan sayılıp, bir türlü sayılamadığı Ekrem İmamoğlu'nun mazbatasıdır. 
Evet, 31 Mart seçimleri biteli günler geçmesine rağmen bir türlü sonuçlanmayan İstanbul seçimlerini CHP Adayı Ekrem İmamoğlu kazanmış, diğer kazananlar ise mazbataları çeşitli bahaneler uydurulup, verilemeyen ve alakasız bir oy alan 2. seçilenlere verilenlere verilen HDP'nin kazanımlarını görmezden gelen anlayış artık sonucu kabul edip, yani başarısız kalan AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanlarının durumlarının da içinde olduğu gerçek gündeme dönmesi gerekir diye düşünmekteyim. 
Haydi lütfen, ülkem ve İstanbul adına rica ediyorum.. 
Verin şu mazbatayı, sizde bende, ülkemde rahatlasın..



Kaynak: Ardaha Haberleri

Editör: Ardahan Haber

Bu haber 1651 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI