Reklam
Bugun...


ARDAHAN BAROSU: BAROLARIN PARÇALANMASI YARGIYA GÜVENİ BİTİRECEKTİR!
Hükumetin bazı illerde birden fazla baro kurulmasına ve baroların seçim sisteminin değiştirilmesine yönelik girişimine tepkiler sürüyor. Ardahan Barosunun çağrısıyla Avukatlık Kanununda yapılmak istenen değişiklikleri protesto etmek isteyen avukatlar, Ardahan Adliyesinden Milli Egemenli Parkına kadar yürüyerek topluca bir basın açıklaması yaptılar. Ardahan Baro Başkanı Av. Osman Yıldız ile 40'a yakın avukatın ellerinde çeşitli dövizlerle katıldılar.

ARDAHAN BAROSU: BAROLARIN PARÇALANMASI YARGIYA GÜVENİ BİTİRECEKTİR!

 
MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
Bugün meclise gelen bu yasa teklifi; Baroların bölünmesi, parçalanması, bağımsız savunma yerine siyasete ya da başka ortaklaşmalara dayalı, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklar yaratacaktır. Cumhuriyet’in ve elbette yargının vazgeçilmez kurumları olan barolar da “çoklu baro” kisvesi altında yıkıldığında, bu ülke üzerinde yaşayan ve adalete ihtiyaç duyan istisnasız herkes, artık sessiz ve kimsesiz kalacaktır. Dileyen hâkimlerin, savcıların bir araya gelip kendi mahkemesini, kendi başsavcılığını, kendi adliyesini kurabilmesini sağlayabilecek bir düzenleme ülkemiz, devletimiz ve milletimiz için ne kadar zararlı ve tehlikeli sonuçlar doğuracak ise dileyen avukatların bir araya gelip kendi barolarını kurmaları ondan daha zararlı ve tehlikeli sonuçlar doğuracaktır. Uyarıyoruz!!! Baroların parçalanması adalet sistemimize yapılacak en büyük kötülük olacaktır. Barolar parçalandığında tarumar edilen adalet olacaktır. Barolar bölündüğünde yargıya güven tamamen ortadan kalkacaktır. Her fırsatta bir olalım, iri olalım, diri olalım diye haykıran iktidar sahipleri, mevzu bahis barolar olunca niye bölmeyi ve parçalamayı düşünürler? Bu sorunun cevabı çok açıktır. Çünkü barolar, otoriteye karşı vatandaşın tek sığınağıdır. Mücadelemiz kendi ikbalimiz için değil, hakkını savunduğumuz vatandaşın istikbali içindir. Bizler, meslek değerlerimizden vazgeçmeyeceğimizi; meslek örgütümüzün içi boş, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklara indirgenmesine izin vermeyeceğimizi, tarihi bir sorumluluk olarak ilan ediyor, hükumeti bu yanlıştan dönmeye, halkımızı sesimize ses vermeye davet ediyoruz. Ardahan Barosu
ARDAHANLI AVUKATLAR
ARDAHAN'DA YÜRÜYECEK!
İktidarın hazırladığı yasa ile getirmek istediği uygulamaya karşı tepkilerini sürdüren Avukatlar Baro Başkanlarının Ankara yürüyüşü ardından şimdi de bulundukları kentlerde tüm Avukat meslektaşları ile birlikte yürüme kararı aldılar.
Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Barosu Başkanı Av. Osman Yıldız şu açıklamayla yapacakları eylemlerini kamuoyuna ve gazetecilere duyurdular.
'Değerli basın mensubu arkadaşlar, çoklu baroya ilişkin yasa çalışması nedeniyle yarın saat 12:30 da adliyeden milli egemenlik parkına cübbeli yürüyüş yapıp açıklama yapacağız. Katılımınızdan memnuniyet duyarız. Ardahan Baro Başkanı Av. Osman Yıldız'
Çoklu Baro pratikte neleri değiştirecektir..?
1-Avukatlık mesleğinin etnik, ideolojik ve kimlikler üzerinden ayrışması kaçınılmazdır.
2-Siyasal iktidara eklenecek Yandaş Barolar ortaya çıkacaktır.
3-Yüksek Mahkeme ve Kamu Kurumlarına avukatlardan yapılacak seçim ve atamalarda seçimlerde yandaş baroya mensuplar ön alacaktır.
4-Kamu kurumlarına yapılacak avukat alımlarında yandaş barolar öncelik alacaktır. Örneğin Kamu Bankalarının sözleşmeli avukatları, Sgk sözleşmeli avukatları v.b. seçimlerinde yandaş baro mensuplarına öncelik verilecektir.
5-Av.Meslek kuralları, etik kurallar ve disiplin uygulamaları farklı olarak uygulanacak yandaş taraf avukata müeyyide uygulanmayacaktır. Meslek denetimsiz kalacaktır.
6-Avukatlık mesleği vahşi ticari rekabetin alanı olacaktır. Ekonomik gücü arkasına alan,yabancı avukat temsilciliği yapan bürolar ve guruplar tekelleşecektir.
7-Siyasal iktidara yakın olan baroların mahkemeler ve yargısal kurumlarda gölgeleri eksik olmayacak, güçlüden yana kararlar ortaya çıkacaktır. Yargı küçük gurupların, ideolojilerin, tarikatların paylaşım alanına çevrilecektir.
8- Bunun doğal sonucu bu gün dahi büyük ölçüde örselenmiş olan bağımsızlık ve tarafsızlık tümüyle yok olacak HUKUK DEVLETİ ortadan kalkacaktır.
9-En güçlünün hukuku yargıya egemen olduğunda rejimin adı çoktan konmuştur. Polis devleti.....
10- EN TEHLİKELİ SONUÇ ÇOKLU HUKUKUN KAPISI ARALANACAKTIR. Bir kez daha düşünün... 
Ardahan Barosu
Feyzioğlu'nun Başarısı..

Hala ve AYM'nin bile hak ihlaline uğradığı kararları olmasına karşın neden hala hapiste olduğu tartışılan Selehattin Demirtaş'ın başında bulunduğu HDP'nin o süreçte başlattığı değişimin 'Türkiye Partisi olacak, solu toparlayacak ve başta CHP olmak üzere Çin meşeli İşçi Partisi gibi sözde solcuların ekmek, pardon oy alamayıp, 'tarih olacağız' düşüncesi ile Demirtaş korkusu yaşayan CHP'nin tetiklemesi ile dokunulmazlığı kaldırılıp, hapse atıldığı ülkede hak savunucuları olduklarını ileri süren avukatlar da CHP gibi yollara düşüp, 'adalet değil, baromuza dokunma, dokunacaksan da bizim de fikrimiz al' dedikleri şu günlerde gözden kaçan bir durumun farkında mısınız?..

Evet, Başkan Erdoğan ile arasının iyi olmadığı dönemlerde kimsenin yanına gidip, resim bile çektirmekten korktuğu bir süreçte ben kalkıp yanına giderek, Ardahan'a baro kurulmasını istediğim ve bugün yanında olan Ardahan Barosunun kurulmasında büyük emeği olan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Metin Feyzioğlu hükümet adına, iktidar için ve insan hakları, adalet, hukuk, ekonomi yetmedi Almanya başta olmak üzere bir çok ülkenin, 'Corona bilgilerini saklıyor, siyasette olduğu gibi pandemi konusunda da şeffaf değil' diyerek suçlaması gibi hayati konularda dünya kamuoyu gözünde bir hayli zorda olan ülke adına bir başarıya daha imza attı..
Feyzioğlu'nun bu başarısının ne olduğunu düşünmeniz ve size biraz zaman kazandırmak adına şu an Başkan olan Erdoğan'ın, Feyzioğlu'nun ve benimde içinde bulunduğum başkanların neler yaşadığını biraz açmak istiyorum..
Çünkü Behice Boran döneminde İşci Partisinde Kars Milletvekilliği için yapılan delege yarışta birinci gelen ama partililerin araya girmesi ile bu birinciliğini geçtiğimiz günlerde hayata göz yuman Dr. Bedrettin Kurtel'in abisi Avukat Adil Kurtel'e devreden rahmetli babam Fevzi Yılmaz'ın da mutlaka desteklenmesi gerektiğini belirtip, bugün yarım yamalak da olsa hayata geçmesine katkı sunduğu başkanlık sisteminin uygulamaya geçmesinin önünü açan Başkan Erdoğan ve diğer başkanların başta yönetimlerinden olmak üzere kendilerini 7 sülale iktidar, bürokrat, DMO sayesinde milyarder olan Koç'lar gibi iş adamı yapan sistem koruyucularından neler çektiğini başkan olan bende iyi biliyor ve anlıyorum..
Benim de şu an hala başında bulunduğum federasyonda estirdiğim rüzgarın silip, süpürdüğü sahte dernekçilik yapanların foyası ortaya çıkınca bana etmediklerini bırakmayan değişmez (!) başkanlar gibi bugünde aynı durumu yaşıyor ben,başkan Erdoğan ve Feyzioğlu gibileri..
Buna neden olanda onların yani sitem dedikleri adına da yalandan parlementer, halkçı, eşitçi dedikleri kendi sistemlerini bozan bir anlayıştan rahatsızlıklarıdır.
Bu nedenle; Bugün Başkan Erdoğan'a ve Feyzioğlu'na yaşatılanlar konusunda yani başkanlık sistemi konusunda tarafım ve bu tarafımda Erdoğan ve Feyzioğlu hatta başkan olmasına karşın yine aynı sistemcilerin, bugün başkan olan Erdoğan'a 'Muhtar bile olamaz' diyen anlayışın okyanus ötesi koruyucuları tarafından sözüm ona Tİ'ye alınan Trump'un tarafıdır..
Çünkü başkanlık sisteminde başkan söz sahibidir, başkanlık ise eyalet başta olmak üzere gerçek eşitliği, kendi yerel sistemini, hukukunu, anlayışını, dilini, dinini seçmeye izin veren sistemdir..
Evet yazımın ana konusunu çok dağıtmadan yeniden başa dönecek olursak bugün yapılan Avukatlar Yürüyüşünde de tarafım..
Ve bir arada hareket edemeyen, kimi yaya 2 km, kimi 200 metre sonra arabayla, kimi ise uçakla yürüsede ve muhalefet gibi darmadağın olsalar da Avukatlar tarafındayım diyeceğim...


Ama aynı avukatların başta adına Kürt Sorunu denen soruna, Cumhurbaşkanı adayı olmuş, 8 milyon oya hitap eden bir partinin eş başkanının şu an hala hapiste olmasına ve en önemlisi bu partinin yani HDP'nin 'Demokrasi, barış ve adalet, hak ve hukuk' adına yaptığı yürüyüşü gölgeledikleri için kınadığım, hatta bununda bir ulusalcı ayak oyunu olduğunu düşündüğüm ve asıl amacın HDP'nin haklı yürüyüşünü gölgelemek olduğunu bunu da başardıklarını gördüğüm için yazıma, 'Feyzioğlu'nun başarısı..' başlığını koyuyorum..
 Bunu yani HDP'nin yürüyüşünü gölgeleyip, gündemden düşürmesi ile başarılı olmuş olan aynı Feyzioğlu bu ülkede yaşanan onca hak, hukuk sorununa karşı bürolarından dışarı çıkmayan toplumun aydın, hak savunucusu olarak bilinip, sahada göremediğimiz avukatları yollara düşürmesi ile hatta bu sözüm ona 'hak savucularıyız' diyen ama başta Kürt sorunu için yollara, sahalara düşüp polis engellemesi ile karşılaşan hatta tokat yiyerek yere düşürülen avukatlar da gördük!..  
Kısacası Feyzioğlu çok ama çok başarılı olmuş, başta yakınlaştığı iddia edilen iktidar tarafından kutlanacak derecede büyük bir iş başarmıştır..
Bugün benimde mücadelemin ardından kuruculuğunda büyük rol oynadığı Ardahan Barosunun da yanında yer aldığı ve meslektaşları yollarda iken o soruna çözümün masa başında olması gerektiğini anlatıp, bir taraftan hükumetle diğer taraftan ulusalcıların ve milliyetçilerin gazını almak adına Anıtkabir'i ziyaretle meşgul olan kendisini, Avukatlık mesleği yanında ders veren Profesör Doktor Metin Feyzioğlu'nu Başkan Erdoğan'da kutlar mı bilmem ama ben kutluyorum!..
Çünkü eylemlerine devam eden meslektaşlarını ziyaret ederken meslektaşları kendisine sırtlarını dönsede en azından hayatlarında eyleme, sahaya, mitinge katılmayanları yürüttü, jopu tattırdı 'savunmanın savunucularıyız' deyip, bugüne kadar hak, hukuk konusunda çok ciddi bir eylem yaptırdı meslektaşlarına..
Ve diğer önemli bir başarısı da; 40 yıldan fazladır çözüm bekleyen ve yeniden dünya gündemine girmişken çoğu ulusalcı olan avukatların bu eylemleriyle bir anda gölgelettiği HDP'nin demokrasi, barış, adalet, hak, hukuk yürüyüşünü gündemden düşürmeyi başardı...

Veteriner Hekimleri Odasının Olmadığı
Ardahan'da Baro Çalışıyor!
arşiv haber 20/02/2020 tarihli haber/yorum
50'nin üzerinden Ardahanlı Veteriner hekimi olmasına karşın Veteriner Odası olmayan Ardahan'da kısa bir süre önce kurulan Ardahan Barosu bir hayli aktif.
1992 Yılında ayrıldığı Kars'ın hala ilçesi muamelesi gören, Çıldır Gölünü kendisinin sanan  ve KAI, KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkların üzerine yarattığı gölgeden kurtulmak için aralarında Ardahan Dernekler Federasyonunun da çabası ile bir süre önce başlatılan çalışma ardından kurulan Ardahan Barosu ikinci kez Türkiye Barolar Başkanının misafir etti.
'Doğu Expresinin Son Durağı Ardahan Olsun' Kampanyasına destek amacıyla Ardahan Platformuna öncülük eden Ardahan Barosu TBB Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'nu evinde misafir etti.
 Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Yargı Reformu Paketi" içinde önemli bir başlık olan "Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Usulü" konusunda hakim, savcı ve avukatların bilgilenmesi gerektiğini söyledi.

SEMİNERE HAKİM VE SAVCILAR KATILMADI..

Ardahan Veteriner Odasının neden kurulmadığı ve hala Kars Ardahan Iğdır Bölge Veteriner Hekimleri Odası adıyla Serka gibi Kars merkezli odaya bağlı olan 50'ye yakın veterinerin olduğu Ardahan'a gelen TBB Avukat Metin Feyzioğlu,  Baro Başkanı Osman Nuri Yıldız'ı makamında ziyaretinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Yıldız ve ekibinin gayretle, heyecanla çalıştığını dile getiren Feyzioğlu, çok kısa süre içinde bina kiraladıklarını kaydetti.

Uygun bir yerin bulunmasıyla Ardahan Barosu'nun kendine ait tahsisli sosyal tesisleri olacağını belirten Feyzioğlu, "Bina sadece baromuza değil, Ardahan'a da büyük katkıda bulunmuş olacak. Türkiye'nin farklı yerlerinde 600 bin Ardahanlı var. Burada yaşayan Ardahanlı sayısı daha az. Onlardan destek almaya hazırız. veya aile isimlerini yaşatacak Ardahanlı varsa, kurulacak olan binaya kendi isimlerini de verebiliriz. Ardahan'a özgü eski taş ev şeklinde." dedi.

Ardahan'daki "Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Usulü" konulu seminerin çok önemli olduğuna işaret eden Feyzioğlu, söz konusu seminere yargıçların da katılmasını beklediğini, ancak kimsenin katılmadığını dile getirdi.

"Yargı reformu paketi içinde yer alan önemli bir başlık. Meslektaşlarımızın bu konuda muhakkak suretle bilgilenmesi lazım, o amaçla geldim." diyen Feyzioğlu, şöyle konuştu:

"Sizin vasıtanızla bir talebim var, öncelikle Ardahan emniyetine tabi teşekkür ederim. Bu konuyu izlemeye gelmiş çok sayıda emniyet mensubu var. Ben 30 yıllık bir ceza hocasıyım. Bildiğim bir konu. Hakim ve savcılarımız daha önce de yapılan bir seminere iltifat etmediler. Şu anda da bir tek hakim, bir tek savcı yok. Bilgi edinmek gayret gerektirir. Bilmeden öz güven sahibi olmakta çok tehlikelidir. Biliyorlarsa hiçbir itirazım yok. Fakat uygulaması yeni başlayan bir husus... Kanunun yazımında bulunmuş bir kişinin, geçtim TBB başkanını, bir ceza profesörün geldiği bir toplantıya ya da 2 hafta önce yargıtay üyelerinin Ardahan'a kadar gelip verdiği bir seminere 'hakimlerimiz katılmalıydı' diye düşünürüm. Buradan da bu mesajı ben ileteyim. Hiç kuşku yok ki aynı mesajı hakimler savcılar kurulumuza da ileteceğim."

Feyzioğlu, ziyaretlerinin ardından, Ardahan Barosunca düzenlenen "Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Usulü" konulu seminer verdi.

Tarım Müdürünün Abisi Hayatını Kayıp Etti..
arşiv haber 29/07/2018 tarihli haber
Ardahan İl Tarım Müdürü Ertan Ağtürk’ün Abisi Ersin Ağtürk geçirmiş olduğu kalp krizi sonucu hayata göz yumdu.

Alınan bilgilere göre evli bir çocuk babası olduğu öğrenilen Ağtürk’ün yaşadığı Göle’de kalp krizi geçirdiği ve Göle Devlet Hastanesine kaldırıldığı burada yapılan ilk müdahale ardından Kars Devlet Hastanesine gönderildiği ancak kurtarılamadığı öğrenildi.

Göle Dereyolu köyünde defin edileceği öğrenilen Ersin Ağtürk’ün ani vefatı sevenlerini derinden üzdü.

**Sebahattin Hanoğlu ve Dostları..

Ülkem gibi bir durumda olan ve adeta değil gerçekten baştan aşağıya yeniden ayağa kaldırmaya çalıştığımız Serhat Ardahan Spor’a yönelik başlatılan ekonomik yardım kampanyası için yollara düştüğümüz bugünlerde samimi dostlukların önemini bir kez daha görmenin hazını yaşadım.
Buna neden olan kişi ise hiç işi olmamasına karşın yaşadığı kentin gençlerine katkı sunmak, sosyal sorumluluğunu yerine getirmek adına Serhat Ardahan Spor’un yönetiminde yer alan ve Başkan Yardımcılığı üstelenen isimlerden olan Ardahanlı İşadamı, Hayvan Tüccarı Sabahattin Hanoğlu ve onun dostlar oldu.
İstanbul’dan beni Ankara’ya çağıran ve Ankara’da ki hayvan besicisi dostları Cavit Çomak, Kenan Tekin gibi dostları ile tanıştıran Sabahattin Hanoğlu’nın daha ağzını açmadan dostlarından gördüğü maddi ve manevi destekler gerçekten çok anlamlı bir durumdu.
Ve bu durum ülkeler arasında olduğu gibi insanlar arasında ki ilişkilerin nasıl olması gerektiğini de ortaya koymaktaydı.
Evet, Sabahattin Hanoğlu ve dostlarının geçtiğimiz hafta Ankara’da ortaya koydukları ulvi davranışları bana bir kez daha gösterdiği şeyin baki kalan dostlukların er ya da geç olumlu olarak gerek şahsi ilişkilere gerekse topluma yansıdığıdır.
Bu nedenle; Bura da bizi Ankara’da karşılayan ve yakın ilgilerini esirgemeyen Sabahattin Hanoğlu ve dostlarına bir kez daha hem şahsi olarak, hem de maddi desteklerinizi bekleyen Serhat Ardahan Spor adına bir kez daha teşekkür ediyorum.

**Gerilen Diş İlişkiler, Batan İç ilişkiler..

Ermenistan’ın Türkiye ile yeniden ilişkiler kurabileceğini açıkladığı şu günlerde ABD’nin kış kışlaması ile gaza gelen Mısır ve İsrail gerekirse Türkiye’ye yönelik askeri güç kullanacaklarını beyan ediyorlar.
Bunlar yetmez gibi başta S-400 Füzeleri ve İran’a ambargo konusu yetmez gibi bir de Papaz sorunu dolaysıyla dünyanın jandarması olan ABD ile gün geçtikçe gerilen dış ilişkilerimizin nereye varacağını ve bu gerilmenin başta dolar olmak üzere diğer ilişkiler üzerinde yaratacağı yan etkileri zaten iyi olmayan ekonomiye çokta katkısı olmayacağı bir gerçektir.
ABD’nin İran, Rusya ilişkilerini ve ev hapsine aldığı papaz konusunu üstü kapalı tehditlere çevirirken Başkan Erdoğan’ın da reste rest diyerek elinde ki kartları Rusya ve Asya’ya dönderildiğini de gördüğümüz şu günlerde iyide iyiye ısınan havalar gibi diş ilişkilerde ısınıyor hatta yanıcı hala geliyor.
İlişkilerin nereye varacağı yönünde tereddüt için de olan iş adamlarının da yaşanan bu durumdan hiç memnun olmadığı ve ve bir mağazasını kapatan TEKZEN gibi birçoklarının gün geçtikçe fabrikalarının önüne, ‘Satılık’ ya da ‘Kiralık’ pankartları astığını görürken bunun nasıl olup aşılacağı da diğer bir merak konusudur.
Başkan’ın son Afrika turunda çoğu kuyruklarında değil, boyunlarında batı ülkelerine bağlı olan Afrikalı iş adamlarını Türkiye’ye yatırım yapmaya davet ederken, ülkemize yatırıma davet edilen iş adamlarının yanı sıra Afrikalı öğrencilerin Türkiye’de okumaya davet eden Başkan Erdoğan’ın yaptığı bu çağrının çoğu hala ABD, Fransa, İngiltere ve Avrupa ülkelerinin sömürgeleri olan ülkelerde nasıl bir yankı bulacağı da merak edilen diğer önemli bir konudur.
Güney Kıbrıs’ın yanı sıra bu aralar ne Esed, ne de Esad diye dile getirilmediği tam aksine adeta unutturulduğu, parçalanacak denilen Irak’ın da Suriye gibi gündemden düşürülüp, ne durumda olduğundan çok haber alamadığımız şu günlerde yanan Yunanistan’ın yardım talebimizi bile kabul etmediği, her gün 10-15’nin imha edildiği PKK’ye ne olduğu, Öcalan gibi ‘öldü, mezarı bile belli’ denilen Feto’nun sus/pus olduğu şu günlerde dişilikler de yaşanan durumun içişlerine yansıması da bir o kadar yakıcı ve can alıcı gibi ve bu durumda devam edecek gibi..
Başkan’ın ve kendisinin kurduğu ekibin nasıl bir yol bulup, iç işleri bozan dış ilişkiler düzelteceğini de merak ederken asıl tusinaminin ekonomiye yönelik olduğu da gün geçtikçe daha iyi anlaşılırken doların ve ambargo tehditlerinin gün geçtikçe ağırlaştığı da diğer bir gerçektir.
Ekonominin başına getirilen Damadın yaşanan bu durumu hafifletmek için Çin’de 3.6 Milyar dolarlık bir destek kredisi sağladığı müjdesinin de ekonomide ki yüksek ateşi düşüremediğini de gördüğümüz şu günlerde ülke olarak işimizin hiçte kolay olmadığı ve gerilen dış ilişkilerle birlikte iç ilişkilerin battığı da ve diğer acil çözüm bulunması gereken bir durum olarak karşımızda durmaktadır.
Çözüm!..
Vallahi bilmem ama şu günlerde ülkemin sınır kenti, Serhat Ardahan’ın BAL ligi ekibi Serhat Ardahan Spor Futbol Kulübü için Ardahan dışında kapı kapı gezen benim anladığım ve tek diyeceğim şey; dış ilişkilerin çok önemli olduğunu ve bunun artı bir durumdaysa paranın geldiğini görüyorum derim o kadar..

MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Kaynak: ardahan haber

Editör: Ardahan Haberleri

Bu haber 6663 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER

ücretsiz iş ilanları

FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI