Bugun...


ARDAFED'DEN TBB'YE ARDAHAN BAROSU RAPORU..
Merkez İstanbul Şişli'de bulunan ve yurt genelinde 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' oluşturma çalışmalarına ara vermeden devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahan'da Baro açılması için verdiği mücadelesine katkı sunan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nu ikinci kez ziyaret etti. Gazeteci Fakir Yılmaz'ın başkanlığını yaptığı ARDAFED'in bu kez teşekkür için ziyaret ettiği TBB'ye başta Ardahan'da kurulmasına karar kılınan baronun binası ve Ardahan hakkında bir dosya sunuldu.

ARDAFED'DEN TBB'YE ARDAHAN BAROSU RAPORU..

Ardahanlı Avukatların bir araya gelip, sağladıkları çoğunluk ardından yapılan başvuru ile kurulması için gerekli olan çoğunluğun sağlandığı Ardahan Barosu için gerekli izinin çıktığı şu günlerde Türkiye Barolar Birliğini ziyaret eden Ardahan Dernekler Federasyonu Türkiye Barolar Birliğine birde rapor sunud.
İşte mesajı;
*Sizinde Davetli olduğunuz;
ARDA FED'DEN BAROLAR BİRLİĞİNE ARDAHAN RAPORU ..

Sayın Porf. Dr. Av. Metin Feyzioğlı
1992 yılında yeniden vilayet olmasına karşın o yıldan bugüne kadar olmayan ve kurulması için mücadelesini verdiğimiz Ardahan Barosu için 2 yıl önce ziyaret ettiğimiz ve bu yönde bir dosya sunup, katkılarını istediğimiz Türkiye Barolar Birliği Ardahan'a Baro kurulması için yapılan başvuruyu kabul etmiştir.
Ardahanlı Hemşehrimizin de desteği ile 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' çalışmalarına devam eden biz, ARDAFED'in girişimleri ardından bu kabulü yapan ve Ardahan'a Baro kurulmasına gerekli izni veren Türkiye Barolar Birliğine ve Başkanı Sayın Av. Metin Feyzioğlu'na öncelikle teşekkür ederiz.
Fakir Yılmaz
Ardahan Dernekler Federasyonu
Genel Başkanı/Gazeteci

Ardahan Dernekler Federasyonun

Türkiye Barolar Birliğine Raporudur

TBB Ardahan’ın Tarihini Baro'ya Hediye Etmeli..

2010 Yılında kurulan ve o günden bu güne kadar 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' diyerek yol alan ve son Mahalli Seçimler de bu süre içinde ortaya koyduğu performansıyla 31 Mart'ta yapılan Mahalli İdareler Seçimlerine damgasını vuran bir çalışma ile başta İstanbul Bakırköy'de sonrasında Ardahanlıların yoğun yaşadığı ve son yerel seçimlerinde 100 bin seçmenin sandık başına gitmediği de ortaya çıkan Esenyurt'ta ve zenginler kenti olarak bilinen gökdelenler şehri Şişli'de, bunların yanı sıra ülkenin önemli sanayi kuruluşlarının bulunan Kocaeli Dilovası'nda, Çanakale iline bağlı Geyikl ilçesinde Ardahanlı Belediye Başkanlarının seçilmesine, yine İstanbul Sancaktepe'de Ardahanlı Belediye Başkan Yardımcısının yanında Ankara'nın da içinde olduğu yurt genelinde çeşitli partilerde 150'e yakın Belediye Meclis Üyesinin seçilmesine karınca kararınca katkı sunmuş önemli bir Sivil Toplu Örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonu kuruluşundan bu yana ortaya koyduğu etkinliklerle de önemli çalışmalara imza atmıştır.

Kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu Türkiye de bir ilk olan ve Ardahan Balının başını çektiği Bal Festivalini İstanbul'un Avrupa yakasında düzenlemiştir.

ARDAFED İstanbul Maltepe'de İstanbul Bakırköy Bortanikpark'ta düzenlediği iki önemli etkinlikle de kendisini bir kez daha his ettirmiş bir Sivil Toplum Örgütüdür.

Resmi rakamlarda İstanbul'da 270 bine yakın ama İstanbul ve ona komşu olan önemli kentleri Kocaeli ve Bursa'da vede İzmir de ki Ardahanlılar ile batıda ki 1 Milyon 500 bine yakın Ardahanlıya hitap eden derneklerin çatısı altında bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonun hedefi ülke genelinde 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' oluşturmak ve bunu yaparken de 5 İlçesi, 1 Beldesi, 234 köyü olan ve Gürcistan ile Ermenistan'a komşu Ardahan'ın 2 Milletvekili ile TBMM'sinde temsi edilirken, Başkan Erdoğan'ın Ardahanlı iki danışmanı başta haber programı en çok izlenen olmak üzere FOX TV'nin Ardahanlı Genel Yayın Yönetmeni gibi bir çok yerel ve ulusal basın temsilcisi ile ülke genelinde 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' parolası ile siyasi parti gözetmeksizin ama ülkenin serhat kenti ve bir çok yatırıma ihtiyaç duyan Ardahan'ın yanı sıra onu temsil eden stk'ları olarak iktidarın nimetlerinden, yatırımlarında da faydalanmak istemektedir.

**TBB'den Beklentilerimiz..

Sayın Türkiye Barolar Birliği..

Sizin de katkılarınızla kurulması için çalışılan ve TBB'nin verdiği müsaade ile kuruluş çalışmalarına başlanan Ardahan Barosu'nun hizmet vermesi için kendisine ait bir binasının olması gerektiğini ve bu binanın sağlanacak olan bir arazi üzerinde yeniden yapılması yerine Ardahan'ın yapı kültürünün simgeleyen eski bir tarihi binanın alınıp, onarıldıktan sonra Ardahan Barosuna tahsisi en büyük dileğimizdir.

Ardahan kent merkezinde bulunan tarih, binaların yanı sıra Halilefendi Mahallesinde ki tarihi binada Ardahan Barosu olarak alınıp, TBB tarafından katkı sunularak onarılıp, hizmete sokulabilir.

Baromuzun kurulup, resmi olarak harekete geçmesinin onuruna TBB tarafından yapılacak olan ilk geniş kapsamlı bir toplantısının tanınmaya, anlatılmaya ihtiyaç duyan Serhat Şehrimiz Ardahan'a en büyük katkılardan biri olacaktır.

Ardahan'ın yanı sıra Ardahan'a yakın Erzurum, Artvin ve Kars illerine de hizmet veren Ardahan Adliyesi binası artık yeterli gelemediği gibi başta Hukukçularımız ile Avukatlarımız olmak üzere tasarrufu ve bir arada hizmet anlayışı ile bir araya toplatılan Adliyelere gelen insanların oturacağı yer sıkıntısı bile yaşanmaktadır. Bu nedenle birlikte çalıştığınız Adalet Bakanlığı ile birlikte hareketle Ardahan'a yeni bir Adliye'nin yapılması gerekmektedir.

Ardahanlı yeni Avukatlarında içinde olduğu bir çok meslektaşınızın başta TBB'nin yüksek olduğu iddia edilen Sağlık Fonu pirimi vermekten zorlandığı gibi 'Yeni' veya 'Stajyer' avukat adı altında işe yeni başlayan genç meslektaşlarınızın büyükleri, ağabeyleri tarafından çok düşük fiyatlarca çalıştırılmasının önüne geçilmesi için TBB olarak bu önemli sorunu da gözden geçirilmesidir.

Avukatların Adliyelere girerlerken üst arama sorununu hala yaşandığı Ardahan ve ülke genelinde ki bu uygulamanın İçişleri Bakanlığı ile kurulacak yeni bir ilişki çözülmesi istenmektedir.

Hukuku adeta devrede çıkarmış olan Arabulucu ve çoğu Hukukçu ve Avukat olmayan Uzlaşmacılar sorunu bir çok vatandaşı mağdur ettiği gibi şu anki uygulama 'Zayıfı değil, Güçlüyü koruyan' bir sistem haline gelmiştir..

Bu nedenle suçlu bir çok insanı temize çıkarmasının önüne geçilmesi ve haklı vatandaşa yönelik yasaların güçlendirilmesi gerekmektedir.

Ceza Mahkemeler Usul Kanunun yani CMK tarafından daha önce sağlanan imkanlara geri dönülmesi gerekmektedir. Dada zaten ekonomik sıkıntılar içinde olan vatandaşları rahatlatacaktır.

Özel Üniversitelerin açılması ile her alanda olduğu gibi Avukatlık mesleğinde ki eğitimini de kalitesizleştirmiştir.

**Ardahan'ı Tanıyalı mı?

Ülkemizin Kafkaslara açılan kapısı ve Gürcistan ve Ermenistan'a komşu olan Ardahan Türkiye'nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır. Ardahan Türkiye'nin kuzey doğusunda yer alan stratejik öneme sahip dünyada nadir görülen, biri demir yolu, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gümrük kapısı olmak üzere üç sınır kapısı bulunan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan kozmopolitlik bir ildir.

Ardahan deyince; Tarım,Hayvancılık, Arıcılık, Kaleler ve Kuleler şehri akla gelir.

Kısacası Rutin cevap verecek olursak; Ardahan Türkiye'nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır.

Ama Ardahan'ı bize tanıtın derseniz ben Ardahan'ın ülkenin en stratejik bir vilayeti olarak adlandırırım.

Bunu da, savaş karşıtı biri olarak eğer çıkarsa tek bombalanmayacak bir bölge olmasına bağlıyorum.. Çünkü Ardahan denilince Kafkasların yer altı zenginliklerinden olan petrol ve doğal gazını taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hatlarının yanı sıra yapımı sona eren Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, TANAP petrol ve doğal gaz boru hatları Ardahan’dan ülkemiz üzerinde batıya aktarılıyor.

Yani çıkacak bir savaşta Rusya ve Kafkas ülkeleri Ardahan'ı bombalayamaz, çünkü petrol ve doğal gaz boru hatları Ardahan'dan geçiyor.

Yunanistan, Fransa, Almanya vb. ülkeler Ardahan'ı bombalayamaz. Çünkü kendilerine lazım olan petrol ve doğal gaz bor hatları Ardahan’dan geçiyor. Posof Türkgözü (Badele) ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapıları ile Türkiye'nin Kafkaslara açılan kapısı Ardahan’dır derim.. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'nun Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e giden yolu Ardahan’dan geçmektedir.

Bugün dünyanın gözünün diktiği Ortadoğu’da ki siyah petrol kadar değerli olan Kırmızı et deposu olan Ardahan'da yıllık 350 bin büyükbaş, 170 bin küçükbaş hayvan yetiştirilir..

7 yıl önce döşenen şehir içi doğalgaz hattıyla kent merkezi doğalgazla ısınmaya başlayan Ardahan’a sınır olan Kafkasya da adını aşılayan ve 6-7 santimlik uzun iğnesiyle ile bir çoğu endemik olan çiçekler ile donatılan Ardahan yaylasında derde deva olan balı toplayan Kafkas Arısı denilince Serhat Ardahan akla gelir..

Üzerine birçok HES yapılmasına karşın sularına gem vurulamayan ve yeşilim Göle, Ardahan, Hanak, Çıldır ovalarıına can veren Kura Nehrinin ve üzerinde ki Rus Demir Köprüsünün simgesi olduğu Ardahan tamamı Alevi olan Damal ilçesi ile tamamına yakını Kürt olan Göle ile barışık, tümü Ahıskalı olan Posof’a komşu olan ve yarısı alevi yarısı suni olan Hanak ile kardeş, nüfusunun hepsinin Terekeme olan Çıldır ilçesi ile bacı, 21 köyün bulunduğu Kürt Hoçvanla dosttur..

Ardahan, ‘Işığa Karışın’ sloganı ile bugün 5 bin öğrencisi olan ‘Kafkasya Üniversiteler Birliği’ ni kuran ve yeri ve mimarisiyle müthiş bir kampüse kavuşan Ardahan Üniversitesi ile adından söz ettirmeye başlamasıyla ülke genelinde tanınmaya başlarken, 25 bin ilk ve orta öğretim öğrencisiyle İstanbul başta olmak üzere bir çok kentte örnek olan eğitim altyapısına karşın ÖSS, LYS gibi sınavlarda 81 Vilayet içinde sonlarda kalmanın üzüntüsü yaşayan bir şehir akıllara getirir..

İsveç ve Norveç ve Avusturya karlarından daha kristal bir kar ile bir gelinlik gibi 6 ay kış altında kalan Ardahan’da kış turizmine ve son yılların vazgeçilmez yayla turizmine uygun yeşilim yaylalarına yönelik başta Ardahan’dan göç etmiş olan ve İstanbul başta olmak üzere batı kentlerinde iş adamı, iş kadını olmuş olan iş sektöründe yönelik yatırımlar beklenir..

**Ardahan'ın kent kimliği ve tarihsel özellikleri..

İlimiz Türk, Kürt, Terekeme, Alevi, Ahıskalı insanların kardeşçe yaşadığı ve özellikle ortak yaşama kültürü en etkin şekilde gösteren kardeşlik duygusu içinde yaşayan model bir şehirdir.

Kurtuluş Savaşı başlaması öncesi Kafkas-ı Cumhuriyeti adlı bir meclis kurup, ilk meclisi kuran ve kongresini yapan Ardahan Cumhuriyetin ilanından sonra il olan Ardahan 1926 yılında İlçe yapılarak idari yönden Kars İline bağlanmıştır. 1992 yılında yeniden İl statüsüne kavuşmuştur. Köklü bir tarihe sahip olan serhat şehrimiz işgal dönemlerinde de bağımsızlık mücadelesini en etkin şekilde yürütmüştür.

Ardahan ili yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, M.S. 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Gürcüce bir isim olan Arda adını alarak Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almış, Daha sonra M.S. 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan Ardahan’ı da içine alan bütün Aras ve Kür boylarını fethedip Cengiz İmparatorluğuna tabi kılınmıştır.

Ardahan 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya Ant. ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dâhil edilmiştir.

Bundan sonra kurulup gelişen Ardahan medreselerinden birçok şairler, bilginler, paşalar yetişmiştir. Bu durum 1828 deki Rus istilasına kadar sürmüştür. 1876 -1877 Osmanlı- Rus Savaşı sonunda savaş tazminatı olarak Kars ve Batum ile birlikte 13 Temmuz 1878 Ayastefanos Antlaşması ile Ruslara bırakılan Ardahan 1918 yılında Brest – Litowski Antlaşması ile geri alınmıştır. Yerleşim, 26 Nisan 1919’ da Gürcülerin işgaline uğramış, 23 Şubat 1921’ de Türkiye topraklarına katılmıştır. 1992 yılında Türkiye’nin 75. ili olmuştur.

**Ardahan'ın sosyoekonomik durumu..

Ülkemizin gelir seviyesi bakımından en düşük illerinden biridir. Ekonomisi daha çok büyükbaş hayvancılığa dayanır. Bunun yanında süt ürünlerinin üretimi özelikle kaşar peyniri üretimi yapılmaktadır. Kaz yetiştiriciliği ve Kafkas Arısının ürettiği Ardahan Balı olsada Ardahan ekonomik olarak sağlam bir yapıda olmadığı için daha çok göç veren bir şehir modelindedir. Her ne kadar göçü engellemek amacıyla hibe ve teşvik programları olsa da göçün önüne geçememektedir. Ardahan ili sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 81 ilde 71. Sırada yer almaktadır.

**Ardahan yatırımcısına ne tür imkanlar sunar..

Bu anlamda gerek devlet teşvikleri gerekse belirlenen organize saniye bölgesi yatırımcıya yeterince cazip gelmiyor bu anlamda saha çalışmaları yapılarak daha planlı teşvik ve alanlar belirlenmelidir.

Ardahan ili 6. Bölge teşvik kapsamındaki teşvikler ile Kırsal kalkınma, kalkınma ajansları teşviklerden de faydalanmaktadır.

Ardahan'ın ne tür yatırımlara ihtiyacı var, devletten beklentileri nelerdir?

İlimizin özellikle yaz aylarında sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklerinin ekolojik turizm ve yayla turizmi ve kış sporları konusunda daha çok yatırıma ihtiyacı vardır. Devlet teşviklerinin özellikle bu alanlar bürokrasi kısmının hafifletilerek ciddi teşviklerle desteklenmesi beklenmektedir. Ardahan ili Havaalanında içinde olduğu büyük ölçekli yatırım ile stratejik yatırımlar ihtiyaç duymaktadır. 

Bunun yanı sıra;

Madencilik yatırımları, Demiryolu ve Denizyolu ile yük veya yolcu taşımacılığına yönelik yatırımlar. Test merkezleri, rüzgar tüneli ve benzeri nitelikteki yatırımlar, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde yapılacak turizm yatırımları (TRA2’de yok), Özel sektör tarafından gerçekleştirilecek ilk, orta ve lise eğitim yatırımları, yatırım tutarı 20 milyon TL’nin üzerindeki belirli ilaç yatırımları ve savunma sanayi yatırımları..

**Ardahan'ın ayrıca yarattığı ekosistemi..

* Bölgede;

 • 15 Adet Anonim Şirketi,

• 30 Adet Akaryakıt İstasyonu,

• 5 Adet Oda,

• 18 Adet Taşıyıcılar Kooperatifi,

• 24 Adet Sanayi Sicil Belgesi Alan İşletme,

• 132 Dükkanlı Küçük Sanayi Sitesi,

• 3 Adet Sınır Ticaret Belgesi Mevcuttur.

• ATSO Üye Sayısı 560 (Tüzel kişi sayısı: 226  - Gerçek kişi sayısı: 334 )

• Sektörel anlamada süt ve süt ürünleri imalatı: 27 işletme bulunmaktadır. 

7- Bölgenizde istihdam yapısı nedir? Mevsimlik istihdam yapısı söz konusu İstihdam   7.145 79. sıra da Kadın İstihdamı 1.456 80. sıra da Kadın İstihdamının Oranı % 20,4 43. sırada İşsizlik Oranı % 5,8 7. sırada yer almaktadır. TUİK verilerine göre Ardahan istihdam oranı en yüksek ildir. Bu Toplum yaranına yapılan iş kur programları kapsamında işe alımlardan kaynaklanmaktadır. 2015 yılı itibariyle 4200 kişi İş-Kur aracılığıyla kurumlara Toplum yararına çalışma programı kapsamında yerleştirilmiştir.

**Ardahan'ın yıllık ihracat ve ithalat rakamları..

İhracat : 1600.000 $, İthalat 450.000 $ Yapılan ihracat : çimento, tuz, inşaat malzemesi İthalat: Gübre

**Ardahan Dernekler Federasyonunun

çalışmaları ve kuruluş bilgileri..

 Umuyorum ki bugün Yunanistan'ın ayakta tutan ve oluşturdukları ciddi stk örnekleri ile hazırladıkları projeler ile batmak üzere olan Yunanistan'ı kurtaran Avrupa Birliğinden fonlar koparan güçlü stk'lar Ardahan ve ülkede de oluşturmak, buna da Ardahanlı iş kadınları önderlik yapar. Bu nedenle burada tüm Ardahanlı iş kadınlarını ARDA/FED çatısı altında toplanıp, oluşturmak istediğimiz güçlü bir Ardahan Lobisine katkı sunarlar..

Sonuç: ARDAFED, bu misyon ve vizyonu gerçekleştirmek için, Federasyon olarak yurt içi ve yurt dışındaki ilgili kurumlar ve benzer STK’larla işbirliği halinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir…

Proudhon’un dediği gibi; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’

Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır..

**ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri ..

Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Merkezi Hazırlattığı, ‘ARDA/FED’in Vizyon, Misyonu, Hedefleri’ adlı rapor kamuoyuna sunuldu.

Proudhon’un; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’ Sözü ile yola çıkan ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri başlıklı raporu şöyle;

**ARDA/FED MİSYONUMUZ;

Ardahan iş ve siyaset dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek, Bölgesel ve sektörel politikalar, projeler üretmek, üyelerin, bölgenin ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunacak faaliyetleriyle Ardahan’ın da içinde bulunduğu Türkiye’nin ulusal ekonomik hedeflerine ulaşmasında öncü bir çatı kuruluş olmak ARDAFED'in temel misyonudur.

**VİZYONUMUZ;

Bölge insanının ortak sesi olan, Türkiye genelindeki en saygın, en etkin ve temsil tabanı en geniş, lider, bölgesel yerel değerlerle başta; yaşadıkları iller olmak üzere Türkiye ve küresel dünyada yer almak.

**HEDEFLERİ;

1) Ardahan'ın ve Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak üzere, Atatürk’ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti vizyonu ve çağdaş uygarlık hedefini esas almak,

2) Ardahan derneklerini ve Ardahan'ı temsil etmek,

3) Ardahanlılar arasında yakın bağlar kurarak, iletişimi güçlendirmek,

4) Bünyesindeki tüzel kişilikler arasındaki koordinasyon ve ortak projeler geliştirilmesini temin etmek, derneklerin belirli alanlarda ihtisaslaşmasını sağlamak,

5) Siyasi İşler komitesi, İş Adamları Komitesi, Bürokratlar Komitesi, Sosyal Faaliyetler Komitesi, Eğitim ve Kültür Komitesi, Kadın Komitesi, Ar-Ge Komitesi gibi komiteler aracılığıyla faaliyetler yapmak..

6) İşverenlerin ve bürokratların ticari ve mesleki gelişimine katkıda bulunmak..

7) Siyaseti etkileyen güç merkezi olmak..

8) Yurt içi ve yurt dışı tanıtım faaliyetlerine öncülük etmek..

9) Marka şehir, marka şirketler oluşturulmasına destek vermek..

10) Başta Avrupa Birliği ve diğer sosyal fonlardan yararlanarak projeler üretmek, bünyesindeki derneklerin bu yöndeki çabalarını desteklemek

11) Doğu Anadolu iş dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek..

**HAKKIMIZDA

2010'dan beri birlikteliklerini güçlendirip yeni boyutlar katarak geliştiren ve merkezi İstanbul Şişli'de bulunan ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu Gazeteci Fakir Yılmaz'ın Genel Başkanlığına gelmesinden sonra 19 Kişilik yöneticileri ile hareketli günler yaşamaya başlamış ve kısa sürede çatısı altında 64 Ardahan Deneğinin bir araya getirerek, son 4,5 yıl  için de ayrı ayrı gruplardan oluşan bugüne kadar bir çok, 'Ardahanlı İş Adamları Buluşuyor' adlı toplantılar düzenlemiş ve medyaya duyuruda bulunmuştur..

Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz'ın başkanlığını yaptığı ve 'İSTANBUL'DA GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ' sloganı ile yola çıkan ARDA/FED kısa sürede birçok Ardahanlı iş adamları ile bir istendiğinde ve samimi çabaların ortaya konulması halinde bir araya gelen, Ardahanlılar gibi tüm Ardahanlı gençleri spora çekmek için 'Ardahanlılar İstanbul'da Top Koşturuyor' adlı bir futbol turnuvalar düzenleyen, İSO gibi önemli kurumlara ziyaretler yapan, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Muhalefet Parti başkanlarından, İstanbul Ticaret ve Sanayi Odalarından randevular talep etmiş ve görüşmüş, TBMM'sinde grubu bulunan siyasi partilerin İstanbul'un 39 ilçelerinde ziyaret edip, bu partilerin yöneticilerine ülke ve Ardahan hakkında raporlar sunan, İstanbul 'un diğer ilçelerinde ki siyasi parti ve idarecilerini de en kısa süre de ziyaret etmek için randevular alan, ‘İstanbul'un 39 ilçesinde 39 Ardahan İl Derneği’ kurma çalışmaları başlatıp, kurulu olan ancak çantalarda, tabelalarda, sanal sayfalarda, yazın festivaller de boy göstermekten, kışları kaz geceleri düzenlemekten öteye gitmeyen derneklerin yanında gerçek anlamda çalışacak ve örnek stk olacak birçok yeni dernek kurdurmuştur.

ARDA/FED bu süre içinde, 'Ardahanlı ve Yöresi Sanatçılar Derneği', '3. Bölge Ardahanlılar Derneği', 'Güngören Ardahan İl Derneği' , ‘Pendik Ardahan İl Derneği’ Ardahanlı İş Adamları Derneği kurduran, kurulu olup, bugüne kadar federasyona katılmayan Damal Dernekleri, birilerinin adeta Ardahan üstü görüp, kendi dar alanlarında tutmak istediği, Göle’de Göle Merkez Derneği ile Hoçvan’da Samanbeyli (Sığırpert) Derneği' ile 'Ardahan Gençlik Derneği'nin yanı sıra 'Ardahan’ı Tanıtma ve Geliştirme Derneği', 'Ardahan Uğurlu Dağ Kayak Spor’unu Geliştirme ve Yaşatma Derneği' ve 'Ardahan-Gürcistan İş Adamları Derneği' gibi birçok Ardahan İl, İlçe, Köy derneğini de bünyesine katan ve teşvik amacıyla ‘Yılın Ardahan Derneği Yarışması’ başlatan, diğer illerinin federasyonları ile konfederasyon oluşumu için başlatılan girişimlerine destek sunan, 14 İl Federasyonunun buluştuğu Anadolu Konfederasyonunu kurduran Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı engellilere kurdurmaya çalıştığı, ‘ÖZEL İNSANLAR DERNEĞİ’ ardından şimdi de, ‘ARDAHANLI İŞ KADINLARI’ oluşumu için yola çıkmıştır…

ARDA-FED Ardahanlı İş Adamları Konseyi veya Ardahan Vakıf'ı için yaptıkları çalışmalarla esnasında bu ülkede olduğu gibi Ardahan STK'larında da kadınların arka plana itildiğini görmüştür.. Bunun için hep , 'ş adamları' denilip, durulan bir ülkede iş kadınlarının da olduğunu ve ülke ve Ardahan ekonomisine büyük katkısı olan kadınlarında da mutlaka bir araya gelip, 'bizde varız' demeleri gerektiğini düşünerek, 20 Milyonluk bir İstanbul'da yaşayan yaklaşık 600 bin Ardahanlıdan biri olan Hülya Avşar dâhil tüm Ardahanlı iş kadınları tespit edip, onlara yönelik bir çağrı mesajı hazırlayıp, ulaşabildiklerimizin telefonlarına, ‘Merhaba! 'İstanbul'da Güçlü Bir Ardahan Lobisi' oluşturma çabası içinde olan Ardahan Dernekler Federasyonu,

Siz Sayın Ardahanlı İş Kadınlarının Sahaya İnip, 'Sadece İş Adamları' değil, 'Biz Ardahanlı İş Kadınları da Varız' demelerini ve 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi Ardahanlı Kadınlar Olmazsa Olmaz' Demelerini Bekliyoruz.. Ardahanlı Kadınlar Komisyonu İçin Var mısınız?.' demiştir.

Saygılarımla..

Fakir Yılmaz

Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci

05322678015

**Devlet olmak..
Bir birlerine demediklerini bırakmayan ama her konuşmalarında 'Ben bunu söylerken 82 Milyon insanıma diyorum' diyerek, demediklerini bırakmadıkları da dahil nüfusun tümünü içine alan, güzel sözlerden bahseden siyasilerden çok bürokrasi denen iktidarın içinde olanların yönettiği devlet denen kavramın önemi ve anlamı nedire baktığımız da eskisi gibi kalın, sararmış ve bugün unutulan sözlüklere değil yine google amcaya başvuruyoruz.
Peki o zaman devlet nedir, kimdir diye bir soralım google amcaya..
Bu sorumuzu sorup, cevabını öğrenmeden önce, yarın ki yazımında devlet adamlarının ne olduğunu soracağımı da şimdiden belirteyim..
Şimdi geçelim devletin ne olduğunun cevabına;
**Devlet Nedir, Ne Demektir? 
Devlet; tarihin ilk dönemlerinde ortaya çıkan bir kavramdır. Devlet; zaman içinde insanın kendi varlığını sürdürmesi, güçlünün güçsüze baskı kurmasını engellemesi ve varlığını sürdürebilmesi için kendi oluşturduğu bir kavramdır.
Pek çok sosyal ve siyasal konuda olduğu gibi devlet konusunda da herkesin üzerinde ittifak ettiği kesin ve tek bir tanım bulmak mümkün değildir. Bunda muhtemelen devlet kurumunun zaman ve mekân değişkenleri açısından gösterdiği farklılıklar etkili olmaktadır. 
Bugünkü anlamda devlet genel olarak 17. yüzyıldan bu yana yaşanan değişimler nedeniyle eski dönemlerdeki devletten oldukça farklı özellikler taşımaktadır. Devletin yapısındaki faklılaşmalar onun tanımı ve analizi ile ilgili çalışmalarda da kendini göstermiştir. Mesela, İslam dünyasında devletin siyasal bir kavram olarak kullanılmaya başlanmasından itibaren birbirini izleyen üç ayrı dönemde üç ayrı anlamda kullanıldığı gözlenmektedir. Buna göre ilk dönemde zafer, güç veya egemenliğin dönüşümlü olarak el değiştirmesi anlamında kullanılmıştır. Ardından gelen ikinci dönemde bir hanedanın egemenliği veya onun siyasal iktidarını ifade etmiştir. Devleti Âl-i Osman dendiğinde Osmanlı hanedanın egemenliği ve siyasal iktidarı anlatılmıştır. Üçüncü dönemde ise ulus temelinde en yüksek seviyede örgütlenmiş ve uluslararası sistem tarafından tanınmış siyasal yapı anlamında kullanılmıştır.
Batıda da benzer bir durum gözlemlenmektedir. Eski Yunan’da devlet (polis), ortak “iyi hayatı” gerçekleştirmek amacıyla bir şehir düzeyinde örgütlenmiş organik bütünlüğü ifade ederken Roma İmparatorluğu’nda hukuki olarak birbirinden ayrılan bölgeleri kapsayan geniş bir coğrafi alanda siyasi düzeni sağlamaya yönelik bir örgütlenmeyi anlatıyordu. Böylece hukuk ve düzen fikri devletin temelini oluşturmaya başlamış, bu süreçte hukuk ve bürokrasiye dair düzenlemeler çeşitli kurumların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Daha sonra imparatorlukların parçalanmasıyla birlikte ulus temelinde örgütlenmiş yeni bir devlet formu ortaya çıkmıştır.

Siyasal iktidarın ulus temelinde örgütlenmesiyle ortaya çıkan modern ulus devlet formu 1648 Vestfalya Antlaşması’yla Avrupa’daki uluslararası sistemin temel birimi hâline gelmiş bulunmaktadır. Bu tarihten itibaren devlet kavramı ulus kavramıyla birlikte siyasal iktidarın en yüksek düzeydeki örgütlenmesi anlamında kullanılmaya başlanmıştır.
Birinci ve klasik devlet tanımı, onu oldukça geniş ve genel bir biçimde bir toplumdaki egemen yönetim örgütü olarak tarif eder. Böyle bir genel durumda, devlet, ister Yunan kent devleti ister Roma İmparatorluğu isterse İslam cemaati veya bir Afrika kabilesi olsun, her tür yönetim biçimini veya bu yönetim formlarını hayata geçiren organizasyonu ifade eder. Söz konusu geniş devlet tanımında meşruiyet biçimleri arasında bir ayrım yapılmadığı gibi, yönetim yapısının genel doğası üzerine de herhangi bir şey söylenmez. Genel anlamıyla devlet, bu yüzden seküler ilkelere dayanabildiği gibi teokratik ilkelere de dayanabilir, geleneksel veya modern devlet de olabilir. Devletin ikinci ve daha özel bir tanımı, Orta Çağdan sonra, özellikle bireyciliğin doğuşuyla birlikte ortaya çıkmış, belli bir coğrafya üzerinde mutlak bir kontrole sahip seküler ve ulusal örgüte gönderme yapar. Nitekim Max Weber’e göre, devletin en önemli veya yegâne özelliği, güç kullanımını otorite ile bütünleştirmiş olmasıdır. Söz konusu devlet, her şeyden önce on beşinci yüzyıldan itibaren ortaya çıkmaya başlayan modern devlettir. O, dahası seküler bir devlet olmak durumun dadır. Çünkü ister Yunan kent devleti ister Yahudi cemaatinin devleti olsun,geleneksel devlet dinî diye nitelenebilecek yönetim biçimlerini ifade eder. Buna göre, söz gelimi Yunan’da her kent devletinin bir Tanrı’sı olmak durumundaydı.
Böyle bir durumda devlete sadakat içinde olmak aslında kent devletinin Tanrı’sına sadık kalmak, Tanrı’ya itaat etmek ise devlete itaat etmek anlamına gelmekteydi.Oysa modern devlet, otorite veya işlevinin Tanrı’dan türetilememesi veya yüksek bir amaçtan çıkarılmaması anlamında seküler bir gücü temsil eder. Öte yandan modern devlet mutlak bir egemenliğe sahip olan bir güç ya da kurumlar bütününü ifade eder. Buna göre salt hükümetten ibaret olmayan, sivil topluma karşıt durumda bulunan ve insanları son tahlilde kontrol edip düzene sokan meşru roller kümesinin belirlediği sabit politik sistem olarak devlet, toplumdaki bütün topluluk ve grupların üzerinde yer alan mutlak ve sınırlanmamış iktidarı ifade eder. Gerçekten de modern devlet çok merkezli ve çoğulcu iktidar yapısından tek, bölünmemiş, merkezi bir iktidar yapısına geçişi ifade eder. Bu ise elbette, egemenliğin devletin mutlak ve sınırsız gücünü ifade eden en belirleyici unsur olduğu, devletin toplumdaki bütün diğer grup ve organizasyonların üzerinde olan en üst güç ya da otorite olduğu anlamına gelir.
Devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayan bireyler için bir düzen tesis eden siyasal örgüttür. Bu yüzden onun bir başka temel özelliği coğrafi alan özelliği olmak durumundadır. Yani devletin nüfuz alanı, coğrafi olarak tanımlanmış olup şemsiyesi altında yer alan herkesi kuşatır. Buna göre coğrafi alan özelliği onun otoritesinin belli bir coğrafya üzerinde yaşayan herkesi kapsadığını ortaya koyar. O, ayrıca yurttaşlarını kontrol etme araçlarına sahip olur. Bu yüzden devlet halk, ülke ve politik otorite gibi üç temel öğeyi ihtiva eden siyasi örgütlenmeyi ifade eder.
Devlet, sosyal hayatın örgütlenmesinden sorumlu kurumlar bütününü ifade eder. O, bundan dolayı sivil toplumdan ayrılır. İşte buradan hareketle devletin bir başka temel özelliğinin kamusallık olduğu söylenebilir. Bu özellik, devletin ya da kamusal organların, sivil toplumdaki bireysel ihtiyaçları karşılamaya yönelen aile benzeri özel ya da sivil kurumların tam tersine, kolektif kararlar alıp uyguladığını ortaya koyar. Başka bir deyişle, devlet, özel ilişkiler alanından farklı olarak kamusal bir alan yaratıp burada etkili bir yönetim sağlayabilmek ve vergi toplayabilmek için bürokratik kaynaklara sahip olur.
Devleti belirleyen bir başka temel özellik hükmetme özelliğidir. Bu özellik, devlet otoritesinin “zor”la desteklenmesini, onun yasalarına itaat edilmesini ve yasaların ihlalinin cezalandırılmasının sağlanmasını ifade eder. Devlet, buna göre hukuk alanını yaratan, yönetimi altında yaşayan herkes için yasa koyan, pozitif hukukun yaratıcısı olan güçtür. Sınırları içinde devletin hukuku evrensel olup orada yaşayan herkes onun otoritesine tabi olur. Başka bir deyişle, o zorunlu yargı gücüne sahiptir. Devletin sınırları içinde yaşayanlar onun otoritesini kabul edip etmeme konusunda tercih hakkına sahip değildir. O, dahası güç kullanımı tekeline sahip olan, otorite ve iktidarını silahlı güçle tesis eden bir üstün iradeyi temsil eder.Bu yüzden, onun bir başka özelliği meşruluktur. Meşruluk,devletin toplumun daimi çıkarlarını ve “ortak iyi”yi yansıtma özelliğini tanımlar. Gerçekten de “Devlet belli bir toprak parçasında meşru fiziki güç kullanma tekeline sahip olduğunu iddia eden örgüttür” diyen Weber, bununla devletin sadece yurttaşların itaatini sağlama yeteneğine değil, aynı zamanda böyle davranma hususunda tanınmış bir hakka da sahip olduğunu anlatmak ister.



Kaynak: Ardaha Haberleri

Editör: Ardahan Haberi

Bu haber 1825 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI