Reklam
Bugun...


AK PARTİ ESKİ KADIN KOLLARI BAŞKANI KANSERE YENİLDİ!..
Bir dönem AK Parti Kadın Kolları eski Başkanı Leyla Kargı (49) yakalandığı hastalığı yenemedi. Alınan bilgilere göre bir dönem Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Kadın Kolları Başkanlığı yapan ve 3 çocuk annesi olduğu öğrenilen Kargı'nın tedavi gördüğü Ankara'da hastanesinde döndükten sonra rahatsızlanıp, gittiği Kars'ta hayata göz yumduğu bilgisi alındı. Hanak'ın kızı, Ardahan'ın gelini pşan Kargı'nın Ardahan'da toprağa verilmesi bekleniyor.

AK PARTİ ESKİ KADIN KOLLARI BAŞKANI KANSERE YENİLDİ!..

MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
Vali Hüseyin Öner ve eşi Zehra Mine Öner, şehit ailesi ziyaretinde bulundu..

Ardahan Valisi Hüseyin Öner, eşi Zehra Mine Öner ile birlikte Ardahan'da ilk ziyaretini bugün şehadet yıl dönümü olan Şehit Gökhan Özdemir'in Çamlıçatak köyünde ki ailesine yaptı.

Ziyaretinde, Şehit Gökhan Özdemir'in anne ve babasıyla yakından ilgilenen Vali Öner ve eşi Zehra Mine Öner, aileyle bir süre sohbet ederek, acılarını paylaştı.

Vali Öner, Devlet olarak her zaman için Şehit ailelerinin yanında olduklarını belirterek, "Ardahan'da ilk ziyaretimizi, bugün aynı zamanda şahadet yıl dönümü olan Şehidimiz Gökhan Özdemir'in ailesine yaptık. Bu millet için, bu devlet için canlarını feda eden Şehidimiz Gökhan Özdemir ve tüm şehitlerimize Allah rahmet eylesin. Şehitlerimizin aziz emanet ve hatıraları bizim için her zaman önceliklidir. Allah Şehitlerimizin ailesine başka keder vermesin. Bizler, Devlet olarak Şehit ailelerimizin, Gazilerimizin ve Gazi ailelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz, onların derdiyle dertlenip, sevinçleriyle mutlu olacağız" dedi. 

İLÇE KONGRSİNİ İL BAŞKANI DEĞİL
GENEL BAŞKANI KAMUOYUNA DUYURDU!
Gelecek Partisi Genel Mwrkezi ve Ardahan İl Örgütü ilk kongresini Ardahan'da gerçekleştirdi.
Konu hakkında bir açıklama yapan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 'teşkilatlanma çalışmaları kapsamında, atanan il başkanı sayısının 59'a, ilçe başkanı sayısının 237'ye yükseldiğini dile getirerek, "Geçen hafta 'ışık doğudan yükselir' diyerek Ardahan'da ilçe kongrelerimizi başlattığımız müjdesini vermiştim. Bu hafta Batman ve Konya'da yapılan kongrelerle kongrelerini yapan ilçe sayımız 11'e ulaştı. Batman ilimiz ise il kongresi yapabilecek yasal zemine kavuştu. Önümüzdeki hafta başta İstanbul, Bartın ve Şanlıurfa olmak üzere ilçe kongrelerimize devam edeceğiz." bilgisini paylaşırkenbu açıklamayı yapması gereken Gelecek Partisi Ardahan İl ve İlçe Örgütünde ne bir açıklama nede kongreye davet yapılmaması dikkatlerden kaçmadı.

Cumartesi, Pazartesi..

Solcuların 'Dinciler' dediği, Dinci denilerin ise 'Muhafazakâr kesim' dediği seçmenin büyük bölümünün sağ düşünceli oldukları ve sucunda çok büyük zorluk olmazsa sol görüşlülere oy vermeyecekleri, vermediklerini bilen olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ile alınan Fatih Sultan Mehmet portesi hakkında ki düşüncelerimi soran okuruma verdiğim cevap aynen şöyle;
 '-Evet, müzesi olmayan, sınırları içinde çıkan, bulunan, yakalanan tarihi eserlerinin başka illerde sergilendiği bir memleketli olarak ülkemin sınırları dışında bulunan eserlerinin toplanması ve ülkeye getirilmesinden yanayım. Ve CHP'li Belediyenin bu tabloyu alması kadar normal bir şey olsa da bunun muhafazakâr kesime bir gol olarak yorumlanması veya oy devşirmesi olarak algılanmaması gerekir.. 
Çünkü istese de zaten onların dinci dediği ama iktidarın muhafazakâr oy deposu olarak gördüğü kesim 'İmam oğlu iyi ettin, Allah senden razı olsun' deyip sola, hele hele CHP'ye oy vermesini beklemeyin' dedim.
Evet, Cumartesi'yi Pazartesi'ne bağlayan günlerin en çok tartışılan bu konunun yine bana göre çok abartıldığı ama başta iktidarın torilleri olarak bilinenlerce sanki gol yemişler, güreş minderinde sırt üstü düşmüşler misali yaşananı kabul etmeyip, olayı Tİ'ye almaları da bu tartışma kadar saçma ve abartılı bir durumdan öte bir şey değil..
Çünkü bu ülkede 'Dağda değil, saha da siyaset yapın' dediklerini sahada hapislere atan, seslerini kısan zihniyetin 'Devlet içinde devlet olmaz' deyip, devletin birer belediyesi olan bir kentin Belediyesinin kendisinden önce davranıp, doğruyu yapması bile saçma hatta vatan hainliği bir durum olmaya başladığı gün geçtikçe daha da net bir durum halini alıyor..
Ailesi ile birlikte Covit-19'a yakalanan Tunceli Belediye Başkanını arayıp, geçmiş olsun demeyi bile kendisine zulh gören bir anlayışın iktidarının Kültür Bakanının da çıkıp, 'İyi ettiniz, biz akıl edemedik ama belediyeniz almış, teşekkür ederim' demeyi düşünmediği aynı ülke de pos bıyıkları altında 'muhafazakâr kesime gol attım' dememesi gerekir bu çok ama çok basit bir o kadarda normal ve olması gereken tablo alımı..
Ha bur arada cumartesi günü ele alamadığım yazımda bahsetmeyi düşündüğüm ise bu ülkede sadece İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeler mi var ki sadece ikisi en çok tartışılan, hatta iktidarın ve Başkan Erdoğan'ın gerilmesine neden olurlar..
Bilmem ama iktidarın da o kadar büyükşehir belediyeninden ses çıkmazken bu iki belediyenin yani İBB ve Ankara'nın tartışılması da alınan tablo kadar değerli demek..

Ha unutmadan tablosu ardından yeniden ve çokça tartışılan İstanbul'u fetheden ve bir çağı açıp diğerini kapatan Fatih Sultan Mehmet Türk ve dünya tarihinin en iyi komutanlarından biri olarak gösterilse de kardeş katlinde acımasızlıkta sınır tanımayan padişahlardan biriydi. Hakimiyetin bölünmezliğini temin, devleti tehlikelerden korumak ve iktidarını güçlendirmek düşüncesiyle, kardeş katline sıcak bakan Fatih henüz kundaktaki 6 aylık kardeşi Şehzade Ahmed'i 1451'de Edirne'deki sarayının hamamında boğdurtarak öldürtmüştür. Daha sonraları halkın büyük tepkisini çeken Fatih, cinayeti işleyen celladı Evranoszade Ali'yi idam ettirerek tepkileri dağıtmıştır. Son olarak Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı tarihinde Fatih Kannunamesiyle kardeş katlini yasallaştıran ilk padişah olmuştur. Kaynak: https://www.mynet.com

 

KANSERDE BİRİNCİ OLDUK!
arşiv haber 21/06/2019n tarhli haber/yorum
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafınca yürütülen toplum tabanlı Serviks Kanseri tarama programı çalışmaları ardından Ardahan İl Sağlık Müdürlüğü ortaya koyduğu performansla Türkiye 1. oldu.

Halk dilinde adı Rahim Kanseri olan hastalığın tespiti ve alınacak önlemlerin anlatılması yönünde yapılan çalışma ardından bir çok kenti geride bırakan bir çalışma performansı ortaya koyan Ardahan İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Halk Sağlık Müdürlüğü Ardahan İl genelinde bulunan kadınlar arasında yapılan Rahim Kanseri araştırmasında en çok kadını araştıran, inceleyen kurum oldu. Yapılan araştırmada Ardahanlı kadınlara Rahim Kanseri konusunda bilgiler verildiği öğrenildi.

Rahim ağzı kanseri kadınlar arasında en sık görülen 2. kanser türü olup, kansere % 98 oranında HPV (İnsan Papilloma Virüsü) neden olmaktadır.  Her 100 kadından en az 2’sinin hayatının bir döneminde rahim ağzı kanseri yakalandığı bilinmektedir. Bununla birlikte rahim ağzı kanserinekarşı alınan önlemlerle ile kadınların hayatları boyunca kanserle karşılaşmama oranı çok yüksektir.

Rahim ağzı kanseri daha çok gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserdir. Her yıl dünyada 500 bin yeni rahim ağzı kanseri tanısı konulmaktadır. Genellikle 50 yaş civarında ortaya çıkan rahim ağzı kanseri son yıllarda genç kadınlarda da görülmeye başlamıştır. Kadınlarda en çok görülen kanser sıralamasında meme kanseri ilk sırada yer almasına rağmen, yaşamı tehdit edici özelliği nedeniyle rahim ağzı kanseri,meme kanserinin önüne geçmektedir.

**Direniş ve Dayanmak..
Bugünkü yazımda pazar günü yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleri öncesi yaşananları uzun uzun anlatmak yerine bir topluluğun, bir ferdin yani insanın yaşadığı sıkıntılar karşında ortaya koyması gereken direnişten, dayanıklıktan bahsetmek istiyorum.
Öncelikle etten, kemikten oluşan insanın, aklın verdiği yönlendirme ile gerek hava koşulları, gerekse fiziki baskılara karşı direnmesi, dayanmasının yoluna bir bakalım.
Yani, aslında diğer adı olan psikolojik baskıların getirisi, götürüsü ile bir hayli yorulan vücudun eğilmeden dik durabileceğini anlatmaya çalışalım.
Çünkü elinde bulundurduğu iktidar gücü ve yanında tuttuğu basın ve medya kanalıyla rakiplere, muhaliflere, karşı görüşlere durmaksızın baskı yapan bir anlayışın altında dik durmaya çalışan, sorunlar karşısında dayanarak direnen bir kişi ve onunla birlikte direnişte,olan bir toplum var şu an.
Adı İmamoğlu'da olsa o kişi aslında her kişinin gerek siyasette, gerek ticarette, hatta sevdada aynı baskı ile karşı karşıya kaldığı şu dünya yaşamında bu baskının panzehir olan direniş ve dayanmayı da unutmamak gerekir.
İnsanın adının, demokrasi, insani ilişki, aşk, sevda yada başka bir şey koyduğu tüm iyi niyetine rağmen aldığı darbe karşısında sarsılsa da, kırılsa da, üzülse de bu baskıyı ve saldırıyı en ucuz şekilde atlatmanın yolu olan direnme ve dayanma silahını kullanmayı akla getirmeli..
Aksine teslim olanlar oldukça zorla, despotlukla, bin bir mana ile kazanmak, teslim almak isteyenlerin dediği olmaya devam eder.
Bu nedenle direnme ve dayanma cephanesini sık sık doldurmak için psikoloji denen ilacı bolca alıp, ona göre adım atmak gerekir.
Yani İmamoğlu gibi 'TV'lere çıkmayacağım' diyerek teslim bayrağını çekmektense yada her hangi birimizin yaşadığı olumsuz bir durum karşısında yelkenleri indirip, içimize kapanmaktansa, ya alan değiştirip, yeni bir psikolojik katkı ile karşı saldırıya geçmeliyiz yada 'sen ettin, ben üzüldüm' hissine kapılıp,  karşıya sezdirmeden direnme ve dayanmalıyız.
Şu pazara kaç gün kaldıysa bugünlerde yaşanan da aynı durumdur..
Evet aşağıda ki şiirin anlattığı gibi yaşamın diğer bir adı olan direnmek karşı tarafa verilecek olan en büyük cezadır..
Ben anlatamadıysam Taki Örs'ün şiir anlatsın derim..
 
Direnmek Yaşamaktır
 
Yaşamı soysuzlar bürümüş 
Dört bir yandan,
İçim, dışım kan ağlar.
Direnmezsen, yaşamak kolay iş değil
Ağla gözlerim ağla.
 
Döktüğün yaşlar 
Kan oluncaya kadar ağla; 
Ama dimdik kalmalısın
Bir başına kalsan dahi
Koca insan deryasında.
İnsan olmanın onuru,
Yüceliğiyle kalmalısın; 
İnadına insan kalmalısın.
 
Gün ışığında kahpece pusularda 
Vurulsa da insanlık
Vurulsa da onur
Vurulsa da özgürlük
Vurulsa da barış
Koparılıp alınsa da yaşamın dalından; 
Sen insan kalmaya yeminli,
Onurlu olmaya sevdalı,
Tepeden tırnağa insan olana aşık,
Güzel yarınlara vurgunsun bir kere.
Yüreğin daralıp kan ağlasa da
Göz pınarlarından oluk oluk kan aksa da
Bir başına ağla kuytuluklarda.
 
Bozuk para gibi harcasalar da 
Sevgiyi, insanlığı
Sevindirme namussuzu, şerefsizi, haini
Sevindirme kan emici keneleri
Sevindirme ezenleri, sömürenleri
Sevindirme insan sıfatındaki zalimleri
 
Besle içindeki sevgiyi, aşkı, sevdayı
Besle büyüt, sevgiyle, inatla
İçinde ki saf -temiz insan gibi insanı,
Besle büyüt ana sevgisinde tadında
 
Teslim olmak yakışmaz sana; 
Bilesin ki eninde sonunda
Er ya da geç,
Zafer sevginin, insanlığın olacak
Sevgi, insanlık filizlenecek yarınlarda.
 
Yürü hep daha ileriye, inatla
Yürü zalimlerin üstüne, üstüne
Sen ölümcülsün, göremesen de
Direnmek yaşamaktır
Diren, direnebildiğince
Bilesin ki yaşam ölümsüzdür,
Ölümsüz olacak; 
Bir de onurlu direnenler.



Kaynak: Ardaha Haberleri

Editör: Ardahan Haber

Bu haber 6236 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER

ücretsiz iş ilanları

FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI