Reklam
Bugun...


Adalet Sarayları Doğurdu!..
Kapatılacağı söylenen Posof Hastanesinin yenilenmesi ardından daha önce sağlık ocağı olan ama bir türlü bitmeyen12 yataklı hastaneye döndüğü Ardahan'da ki gibi bir çok yerde kapatılan ve bir araya toplanan hastanelerden sonra adliyelerde yeniden açılmaya başladı. Başkanlık sistemi ile tüm yetkilerin bir kişinin eline verildiğinin ileri sürülen ülke genelinde bir araya toplanan kamu binaları bekleneni vermeyince yeniden eskisi gibi bölge bölge hizmet vermeye başladığı görülmekte.

Adalet Sarayları Doğurdu!..

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz'ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV'de Sundukları 'Gazetecilerle Gündem' Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV'de 

Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..
 
MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
Başkanlık sistemi ile tüm yetkilerin bir kişinin eline verildiğinin ileri sürülen ülke genelinde bir araya toplanan kamu binaları bekleneni vermeyince yeniden eskisi gibi bölge bölge hizmet vermeye başladığı görülmekte.
İktidara geldikten bu yana başta köy okulları olmak üzere, ilçe ve köylerde ki sağlık ocaklarını, askeri şubelerini, ceza evlerini kaptan, ardından hastane ve adliyeleri bir araya toplayan AK Parti iktidarı saraylar denilen devasa binaların altında topladığı kamuoyuna ait kurumlar bekleneni veremeyince eskiden olduğu gibi yenileri açılmaya başlandı.
Başta Şehir Hastaneleri olmak üzere, Adalet sarayları adı altında bir araya toplanan Adliyelerinin bekleneni vermeyince yerine yenileri açılmaya başladı.
Birçoğu Yap/İşlet modeliyle yapılan hastanelerin yanı sıra birçok kamu kurumunun biraya toplanmasının başta bu kurumlarda yaşanan olağanüstü yoğunluk olmak üzere birçok olumsuzluklara neden olması dolaysıyla eskiye dönüşler başladı.

İstanbul/Küçükçekmece'de kiralanan özel bir binada açılan yeni Adliye bu durumu ortaya koyarken aynı durum hastanesi kapatılan, sağlık ocaklarının bir araya toplandığı ülkenin diğer kentlerinde de yaşanılıyor.
Vatandaşlar, başta 15 Milyon nüfuslu İstanbul'da adliyeleri iki devasa binaya toplayan adına da Saray diyen anlayışın tek adamın karar mercii olması gibi bu uygulamada da çöktüğünü belirtirlerken, yaşanan bu durumun Nasreddin Hoca’nın Kazan Doğurdu Fıkrasından başka bir şey olmadığını söylediler.
10 yataklı hastane bitmezken,
300 kişilik cami için bağış isteniyor!
arşiv haber 01/05/2021 tarihli haber
Başta camilerde topluca namaz kılmaları olmak üzere sosyal yaşamı sanallaştırıp, ekonomiyi durduran ve sokağa çıkma yasaklarını devam ettiren Corona vakalarının devam ettiği şu günlerde 10 yataklı hastanesi bir türlü bitirilemeyen ilçede büyük bütçesi ve başkanının 1 Milyonluk makam aracı sahibi olmasıyla ile sıkça tartışılan Diyanet İşleri Başkanlığı 2 bin 450 nüfuslu yoksul ilçede bağış derdine düştü.
 
Yaklaşık 3 yıldır inşaatı devam eden 10 yataklı Ardahan'ın Gürcistan ve Ermenistan'a sınır ilçesi, 37 köylü Çıldır Devlet Hastanesi'nin ne zaman açılacağı merak konusu olurken Diyanet İşleri Başkanlığı yayınladığı mesajla, aynı ilçe de inşası devam eden ancak yüklenici firmaların işi yarıda bırakması sebebiyle bir türlü bitirilemeyen 10 yataklı hastanenin tam karşında bulunan 6 katlı, dev kubbeli, 300 kişilik cami için 'BAŞLAMAK BİTİRMENİN YARISIDIR. ÇILDIR YENİ CAMİİ İNŞAATI DEVAM EDİYOR. Çıldır Yeni Camii Hayırsever vatandaşlarımızın yardımlarını bekliyor. Türkiye Diyanet Vakfı Çıldır Yeni Camii Hesap Numarası :TR 6600 0100 0349 0000 1975 5084. Çıldır Yeni Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği : TR 4000 0100 0349 6419 6938 5001' diyerek vatandaşlardan yardım istedi.
Bittiğinde ilçe genelinde 38 caminin olacağı ilçede yeni yaptırılan ve 300 kişilik olduğu belirtilen Merkez Cami isimli yeni cami için bağış isteyen ve bu yönde hesap numaralarının yanı sıra ilçe müftülüğüne ait banka hesap numarasını ilan eden Diyanet işler Başkanlığı bağış toplamaya çalıştığı ilçede bulunan bir çok camide imam olmadığı konusunda bir çaba göstermemesi de dikkat çekerken Çıldırlı vatandaşlar, 'resmi kurumlar arasında bulunan ve 11 Milyon 520 Bin TL.'lik bütçeli Diyanetin corona dolayısıyla doğru dürüst camiye gitmeyen bizlerden bağış isteyeceğine önce imamı olmayan ve kendi bağışları ile yapılan camilere imam atasın sonra da bir kez de olsa kendi bütçesinden yeni camilerini yaptırsın' demekteler.

Aynı durumun Ardahan merkezde yaşandığı ve 29 bin merkez nüfusu ile Kura Nehri manzaralı Ardahan'da da bizzat Recep Tayip Erdoğan'ın emri ile 7 bin kişilik bir caminin yanında yeni 3 cami daha yapılıyor.
Erdoğan'ın bir cuma günü ziyaret ettiği Ardahan'da mevcut merkez camisinde namaz kılıp, çıktığında caminin küçük olduğunu belirtip, yetkililerden yeni ve daha büyük bir cami istemesi ardından çevre düzeni hala bitmeyen ve inşası yıllardır hala süren 7 bin kişi kapasiteli yeni bir merkez camisi yapılmakta.
ONCA YENİ CAMİ YAPILAN ARDAHAN'DA CEMEVİ YOK!..
Pandemi başta olmak üzere birçok nedenle gün geçtikçe cemaatleri azalmasına karşın Karadeniz Sahil Yolunda ki Deniz Manzaralı camilerin benzerlerinin yapılmaya devam ettiği Ardahan kent merkezinde hala Cem Evi yok.
Bir ilçesinin (Damal) tümünün, bir ilçesinin (Hanak) yarısının bir ilçesinin bir diğer bir ilçesinde 4 alevi köyünün olduğu bölümünün Alevi inancıyla yoğrulmuş insanların yaşadığı Ardahan'da neden Cem Evi yok diye sorulmaya devam ederken Maraş katliamının 42. yıldönümü dolayısıyla Alevi örgütlerinin bu yönde çağrıları devam etti.
Bir şiirin anlattıkları..

Evet her insan gemi misali onca hafif, çalkantılı, zaman, zamanda tsunamiye dönüşen dalgalar arasında bilinmeze yol alırken, zaman, zaman da Titanik misali buzlara, kayalıklara ya da kanalı kapatıp, tüm dünyanın gidişatını olumsuz etkileyen korona virüsü ile karşılaşır...

Ve bir umut diyerek Karadeniz'de, Akdeniz, Ege'de yer altı kaynakları arıyoruz deyip taaa Libyalara kadar uzanıp, durduk yerde uluslararası sorun ve sıkıntılara neden olan gemiler gibi yeniden yanaştığı limanlarda da karşılaşır yeni sorun ve sıkıntılarla, hatta çek git diye tepkilerle karşılaşır, sevinçle yeni attığını düşündüğü çapanın elinde kaldığını anlayıp, kala kaldığı yerde göğüste bulunan çatlağın verdiği ağrıyı hissederken.
İşte duyguların insanı şairleştirip, şiirler yazdırdığı bir anda o büyük bir umutla yanaşıp, ama beklenmedik bir anda gelen fırtına ile yıkıldığı limana attığı çıpayı çekmeye çalışan kolların koptuğunu, şiirleri yazan parmakların ağrıdığını ve “haydi diren, kalk, yürü, git yeni bilinmeyen bir limana” demek isteyip, gidemeyen ayakların adım atamaz halde kala kaldığı bir andır basitçe, “yaşandı bitti” denen o anlar...
Ve o dağları delip, tüm gücü ile homurdayıp, içindekileri ateşe çevirip hem kendisini hem de limanı, çevresini yakıp, yıkıp, geçtiği andır lav adını alan limanın dirençsizliği, zavallılığı oraya çıkar sarı ışıkların açtığı yoldan kendisine çektiği gemiyi param parça edip, kenara attığını düşünüp, kendisini kandırır, kanattığı yaraların nasıl kapanacağını bilmeden...
Evetle başlayıp, hayırla biten anların insanı şairleştirip, şiirler yazdırdığını bir kez daha anlarken, en güzeli olanın limanın ve gemiyi ona çeken fenerin değil, severek çıktığın bu yolda kendi bildiğinden vazgeçmemek ve tüm tsusinamilere, hatta köpek balıklarına karşın yazmaya, yaşamaya ve şairleşmeye devam demeli insan attığı çıpanın o kadar basit olmadığını ve kopmayacağını hissettirmektir asıl yaşam ve şiirler...


İşte, “benden de bir şiir” diyerek bugünü sakin, yarını fırtınalarla karşılamak adına mücadeleye devam duygularlada son bir yıldır koronanın bagane edilip getirilen tüm yasaklara karşın o yasakları, saçma duyguların esiri olup, “olmaz, buraya kadarmış,” denenleri, yani ufukta da ola, serapta görsen o limanı, adayı ya da volkanlar gibi yanan içini soğutacak suya ulaşmak için umut, sevgi, saygı ve arzu deyip yeniden çıktığın yolda adım atmaya devam etmeli insan...
Hem de yelkenleri yırtılmış, kürekleri kırılmış olsa da, devam diyerek aşağıdaki şiirin yazdırdığı bu yazı gibi yazmaya, yaşamaya, yaşanılması gerekenleri görmeye kalbin bulunduğu göğsü gererek vazgeçmedim demektir, 'limanı terk etmeyen insanın kendi kıyısında acı çekmeye mecburdur' densede yaşamın diğer bir adıda limandır... 

Limandan Ayrılmak...

 

Hiç görmediği Zonguldak'ın
hep o ısıtan kara kömürle
anarken umudun diğer adı olan
mavi denizin yanı başında
bulunan limana ışık veren
ve güneş sarılığı ile
geniye
-Yorgunsun yaklaş şu limana
derken aslında zaten birçok
yara almış, yüreği, kalbi
çatlamış durumda olan
gemiyi karaya oturtup, parçalamak
ve köpek balıklarına yem yapmak
olduğunu nereden bilecekti ki
kendisini usta Kaptan sanan
ve limandan ayrılmak zorunda
bırakılan yara, bere içinde
olan limanı çok seven GEMİ..

ki...

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 

arşiv haberler 19/12/2020 tarihli haberler/yorum

Kahramanmaraş'ta 1978'de yaşanan ve 100'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine, yüzlerce kişininse yaralanmasına sebep olan 'Maraş katliamının' üzerinden 42 yıl geçti.

12 Eylül darbesine yol açan olaylardan biri olarak görülen Maraş katliamında genellikle Alevi kökenliler hedef alındı. Yıllarca süren yargılamalarda 29 idam ve 7 müebbet kararı verildi. Bundan tam 42 yıl önce 19 Aralık 1978'de başlayan ve 7 gün süren Maraş olaylarında neler yaşandı?

**Maraş Katliamı'nda neler olmuştu?

1978'de Maraş'ta yaşanan olaylarda resmi rakamlara göre 100'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı, 210 ev, 70 işyeri tahrip edildi. Resmi olmayan beyanlara göre ise hayatını kaybedenlerin sayısı 500’ün üzerindeydi. Katliamla ilgili 804 kişi hakkında dava açıldı; sanıklardan 29’u idam, 7’si müebbet hapisle, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapisle cezalandırıldı.

Maraş Katliamı, 19 Aralık ile 26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş'ta vuku bulmuş ve saldırılar genel itibariyle Alevilere yönelik yapılmıştır.

Olaylarda Alevilere ait 200'ün üzerinde ev yakıldı, Yüze yakın işyeri tahrip edildi. Yirmi üç yıl süren davalar sonunda 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1–24 yıl arasında ceza aldı. Katliamda önemli rol oynayan 68 kişiye ise ulaşılamadı.

Maraş'ta yaşanan katliam 12 Eylül darbesine sebep olan olaylardan biri olarak görüldü. Millî İstihbarat Teşkilatı'na göre olayların başlamasında "Türk-Kürt meselesi" de etken olmuştur.

**Olaylar nasıl başladı?

Siyasi nedenlerle körüklenen Alevi-Sünni tartışmasının Kahramanmaraş'ta gerginliği tırmandırdığı bir dönemde, 19 Aralık'ta kentteki Çiçek Sineması'na, o dönemin ender milliyetçi filmlerinden biri olan, Cüneyt Arkın'ın başrol oynadığı Güneş Ne Zaman Doğacak'ın gösteriminde, saat 21:00'de patlayıcı madde atılması olayların fitilini ateşledi.

Bu bombanın Ülkücü Gençlik Derneği Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere'nin talimatları ile ülkücü bir genç olan Ökkeş Kenger tarafından atıldığı iddia edildi.

Bunun üzerine kalabalık sağcı bir grup ile Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup ülkücü Cumhuriyet Halk Partisi il merkezine, PTT ve Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) binalarına saldırdı.

Olayların büyümesi üzerine o zamanki Kahramanmaraş valisi Tahsin Soylu kente askeri güç gönderilmesini istemiş, ancak talebi uygun görülmemiştir.

24 Aralık'ta saldırıların güvenlik görevlilerine yönelmesi üzerine, halkla çatışmayı önlemek gerekçesiyle kentteki bütün polisler görev dışı bırakıldı. Sünni kesim bundan istifade ederek Aleviler üzerindeki baskılarını arttırdı. Kentte durum kontrolden çıkarken, il genelinde kaos ortamı oluştu.

Bir hafta süren karşılıklı saldırıları önlemek amacı ile kente, Kayseri ve Gaziantep'ten askeri birlikler gönderildi.

Yargılama süreci nasıl oldu?
Çoğunlukla sağ ve aşırı sağ görüşlü olarak nitelenen toplam 804 kişi hakkında dava açıldı. Sıkıyönetim mahkemelerinde açılan davalar 1991 yılına kadar sürdü. Sanıklardan 29'u idam, 7'si müebbet, 321'i de 1-24 yıl arasında hapis cezalarına çarptırıldı.

İdam ve müebbet dışında hapse mahkûm edilenlere 1/6 oranında indirim uygulanarak cezalar azaltıldı. Sıkı yönetim mahkemesinin idam kararları da Yargıtay tarafından bozuldu.

Üç müdahil avukat öldürüldü

Katliamın müdahil avukatları Ceyhun Can 10 Eylül 1979'da, Halil Sıtkı Güllüoğlu 3 Şubat 1980'de ve Ahmet Albay 3 Mayıs 1980'de öldürüldü.
Hapse mahkûm edilenlerin cezaları ise 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu ile ertelendi. Hükümlülerin cezalarının ertelenmesinin ardından serbest bırakıldı.

Maraş katliamı anması yasaklandı..

Maraş katliamının 42. yıldönümü dolayısıyla Alevi örgütlerinin kentte yapmak istediği anma etkinlikleri Kahramanmaraş Valiliği tarafından yasaklandı.

Valilik açıklamasında koronavirüs tedbirleri kapsamında 15 Aralık’tan itibaren 14 gün süreyle tüm toplantı, bildiri dağıtma, gösteri yürüyüşü etkinliklerinin yasaklandığı belirtildi. 

Düzenleme Kurulu adına açıklama yapan Erenler Kültür ve Dayanışma Dernek Başkanı Müslüm İbili, “Bu yıl salgın nedeniyle sembolik bir anma etkinliği düzenliyoruz. Amacımız sevgi, barış ve kardeşlik içerisinde canlarımızı anmak. Yasak nedeniyle etkinliğimizi, canlarımızın şehit olduğu mahallede yaptırdığımız cemevinde 21 Aralık günü yapacağız. Dua, ardından basın açıklaması ile etkinliğimizi sonlandıracağız. Talebimiz bu olaylardan ders alınarak bir daha yaşanmaması için Alevisi, Sünnisi bu şehrin insanları olarak ortaklaşa düzenlenen etkinliklerin yapılarak katliamın kınanmasıdır” dedi.

Güçlü bir psikoloji nasıl güçsüzleşir?..

Gün boyu yaşadığımız onca sorunun yanında en meraklı, canlı olma hissi ile başta Whatsapı olmak üzere sanal ortamı açarak, 'kimler ne paylaşmış, ne yazmış, ne demiş?' düşüncesiyle günün çoğunu başında geçirdiğimiz sanal ortamda gördüklerimizin psikolojimizi nasıl etkilediğini uzun uzun anlatmaktansa benim yaşadıklarımı sizin de yaşadığınızı bilerek buraya girmek istemiyorum.

Ama şahsımın bizzat yaşadığı bir durumu anlatmak gerekirse ve 'Ya Fakir gerçekten sen mi yazıyorsun onca güzel yazıyı?' diye beni daha da tetikleyen, sorumluluk almama sebep olan ve çok yakından takip eden okurlarımın yeni bir yazımı daha okumaları için başına geçtiğim bilgisayarı dizlerimin üzerine alıp, düşündüklerimi yazıya aktarmaya hazırlanırken her insan gibi bende sanalda yaşananlara göz atma ihtiyacı duymaktayım.
Ve bu ihtiyacı gidermek için girdiğim sanal dünyaya belki de yazılarıma katkı sunacak güzel bir yazıya, habere, fotoğrafa rastlarım düşüncesi ile tarama yaparken aynı anda açtığım whatsapıma, faceme, instagramıma, twittirima, youtubema, linkedinime de bakmadan yazıma, yazılı ve görüntülü haberlerime, günlük yaşadıklarıma geçemiyorum.
Tabi çok yararlı şeylerin yanında insanın psikolojisini alt üst eden ve zevkle başına geçtiğiniz bir işte yaşandığı gibi sanal ortamda da tatsız şeylerde olmuyor değil ve bir anda büyük bir şevkle başına geçtiğiniz sanal ortamı size sunan bilgisayarı ya da cep telefonunu kırmanız geliyor.
Evet, bu haberle, 'Üniversiteler fuhuş yuvası' gibi satırlar söyleyen sözde okumuşların salakça paylaşımları ya da özelden gelen bir mesajla bir anda allak-bullak olan psikolojinizi alt-üst eden saçmalıkları en çok yaşayan biriyim desem inanın.. Ki bunu sana, bana yapanların en yakının, en tanıdığın ve seni, beni çok ama çok yakından bilmesine rağmen saçma takıntılarının esiri olmasının verdiği psikolojisi ile senin olduğu gibi benimde psikolojimi alt üst etmeye yetiyor, artıyor bile.
İşte bu yazımı yazdığım anda böyle salakça, saçma, takıntılı, ön yargılı, empati yapıldığında kendisinin yaptığını sanki karşısındaki de yapıyormuş gibi düşünen birinin yazdığı mesajlarına bakınca insanın 'Ulan senin de, yaptığının da, yapacağını da' demesi geliyor veya engelliyorsun ya da cevap verirken daha gerilip, belki de onun istediği gibi psikolojik olarak darmadağın olduğunu fark ederek lanet ediyorsun.
Bu yönde birçok yazı yazan biri olarak bugünde yaşadığımın nedenine 'Psikolojinizi güçlü tutmak için neler yapabilirsiniz?' baktığım da okuduğum bir yazıda karşıma ilginç bir satır çıkıyor..
Birincisi bir yandan kulak ucuyla dinleyip, izlediğim tv kanalını değiştirip, ruh veren belgesel kanalını seçiyorum.
İkincisi 'Güçlü psikolojiye sahip olmayan bireylerin düştüğü en büyük hatalardan bir tanesi morallerini ve duygularını başkalarının belirlemesine izin vermeleridir.' satırlarını okurken, nerede hata yaptığımı anlıyorum. Yani dost, arkadaş, eş, sırdaş diye bildiklerinle açık verip, 'O anlık moralini ve duygularını karşı tarafın belirlemesine izin verdiğimi anlıyorum, 'O beni daha iyi anlar diyerek salakça düşünürken..
Çünkü, insan psikolojisinde duyguları meydana getiren güç bireyin kendi düşünceleridir. Dolayısıyla bu olumsuzlukları sağlıklı şekilde düşünerek çözebilir, olumsuz duygularınızın üstesinden mantıklı bir şekilde düşünerek gelebilirsiniz. Çevrenizdeki bireylerin sizin üzerinizde güç sahibi olmasına ve davranışlarıyla sizi kötü hissetmeye itmelerine engel olmalısınız. Bunu, bağımsız ve özgür bir birey olduğunuzu göz önünde bulundurarak, başkalarının düşüncelerini ya da davranışlarını değiştiremeseniz de kendinizinkileri değiştirebileceğinizin bilincinde olarak yapabilirsiniz.' diyordu psikoloji ile ilgili yazıyı okurken..
Ve kendinize olan güveniniz yetersizse veya kendi duygu ve düşünceleriniz, değerleriniz net değilse çevrenizdeki kişilerin sizi etkilemesi oldukça kolaydır. Başkalarının sizin üzerinizde güç sahibi olması ve ruh halinizi etkilemesi sizi depresyona itebilecek en büyük olumsuzluklar arasında yer alır. Her bireyin birbirinden farklı olduğunu kabullenmeli, başkalarına göre yaşamaktan kesinlikle kaçınmalı ve kendi doğrularınıza göre tutarlı bir şekilde yaşamalısınız. Bunun yanı sıra başarılı bir insan olmak için çevrenizdeki bireylerin onayını ve takdirini kazanmanın gerekli olmadığını da bilmelisiniz. Elbette yapıcı eleştirilere kulak vermekte ve bunlar arasından size de mantıklı gelenlere yönelik önlem almakta fayda vardır. Fakat kendinize olan inancınız ve kendinize verdiğiniz değer kesinlikle başkalarının sizin hakkınızdaki düşüncelerine bağlı olmamalıdır.' satırlarının ne kadar önemli olduğunu anlıyor, hatanın karşıdaki psikoloji yıkanın değil, kendimin olduğunu anlıyordum.
Yani yakın bir arkadaşınız, bir aile bireyiniz veya iş arkadaşınız sizi kırmış veya üzmüş olabilir. Bu kişiye karşı büyük bir öfke duymak, giderek çoğalan bir kin beslemek aslında karşıdaki kişiden çok sizi olumsuz etkileyecektir. Bu kişiye karşı beslediğiniz öfke, sizin kendi vaktinizden çalarak bir olumsuzluğa odaklanmanıza neden olur. Dolayısıyla bu vaktinizi ve enerjinizi geri alabilmek adına yapabileceğiniz en yararlı davranış affetmektir. Sizi kıran kişiyi affetmeniz bu kişiye hayatınızda yeniden yer vereceğiniz, geçmişi tamamen unutacağınız ya da hatalarıyla birlikte kabul edeceğiniz anlamına gelmez. Burada bahsedilen affetme, karşınızdaki kişinin sizi üzmüş olan davranışlarının kendi hatalarından kaynaklı olduğunu kabul etmek ve bunların sizin ruh halinizi olumsuz etkilemesine izin vermemek anlamına gelir.' diyen bu satırları kendi iç dünyamla karşılaştırıp, insanı sosyallikten uzaklaştıran sanaldan uzaklaşıp, yazımı bitirirken belgeseldeki yılanın güzelliğinin yanında adı üzerine olan bir canlı olduğunu ve bin bir sorun, sıkıntı, engel ve takıntı aşan güçlü bir psikolojiye sahip bir insanın nasıl bir anda güçsüzleştirildiğini unutmamam gerektiğini de not ediyordum.

Çünkü o belgeselde ki yılanın uyuyan bir Sincabın evine girip, onun uyanmasına fırsat vermeden sarıp, boğuyordu, o sıcak ev bir anda soğuk bir mezara dönerken..

ARDAFED ERENLERLE ORUÇ AÇTI...

arşiv haber 22/08/2020 tarihi haber/yorum
Gazeteci Fakir Yılmaz'ın başkanlığını yaptığı ve son yıllarda ortaya koyduğu çalışmaları ile adından sıkça bahsettiren Ardahan Dernekler Federasyonu yine bir ilke daha imza attı. Başkan Fakir Yılmaz'ın Ardahan'dan İstanbul'a dönmesi ile yeniden hareketli günler yaşayan ARDAFED son 10 gün içinde 4 önemli etkinlik yaptı.
Geçtiğimiz yıl Aşure dağıtımı gerçekleştiren ARDAFED bu yılda Mübarek Muharrem Ayının içinde olunduğumuz şu günlerde nüfusunun 4'te biri Alevi insanlarımızın bulunduğu Ardahan'lılarla birlikte İstanbul/Şişli'de bulunan Genel Merkezinde 12 İmam posteri altında oruç açma yemeği verdi.

Ardahanlı İşadamı Erdem Uygur'un katkıları ile Ardahanlı Erenler ile merkezinde bir araya gelen ARDAFED'in düzenlediği Oruç açma törenine Ataşehir CHP İlçe Başkan Yardımcısı Bayram Çağlayan, Damal Dernekler Federasyonu da destek verdi. Yukarı Gündeş Köyü Dernek Başkanı, Damal Dernekler Federasyon Başkan Yardımcısı Güvenç İkto'nun yani sıra Ardahan'lı kadınlar ve yanısıra iş adamları da katıldı.
Ardahanlı genç sanatçı Yağmur Gündoğar'ın sazı ve deyişleri eşliğinde oruçlarını açan erenlerin katıldığı ARDAFED'in bu anlamlı etkinliğine ARDAFED Kadın Komisyonu üyesi Elvan Baran Evcil'in Alevi giyim kültürünü yansıtan Damal Bebeği kıyafeti ile katıldığı etkinliğe Senhur Şen gibi birçok Ardahanlı kadında destek verdi.
MUHARREM ORUCU ARDAFED'DE AÇILACAK.. Sizde davetlisiniz..
arşiv haber 22/08/2020 tarihli haber/yorumlar
SİZDE DAVETLİSİNİZ.. ALEVİLER ARDAHAN'DA CEM EVİ İSTİYOR... 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' parolası ile yoluna devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu peygamber efendimizin ''Allah'ın ayı'' olarak nitelendirdiği muharrem ayını merkezinde vereceği oruç açma yemeği ile anacak. Sizlerde davetlisiniz.
BUGÜN.. Ardahan'ın Damal ilçesinin yanı sıra Hanak ve Göle'deki Alevi hemşerilerimiz gibi Alevi inancı ile yoğrulmuş olan insanlarımızın oruç tutmaya başladığı ve Ramazan ayından sonra en faziletli ay ve orucun değerli olduğunu ifade edilen Muharrem ayı, ARDAFED tarafından verilecek bir iftar yemeği ile anılacak.

Ardahanlı İşadamı Erdem Uygur'un katkıları ile bugün Saat 19.00'da İstanbul Şişli'de bulunan ARDAFED Genel Merkezinde verilecek Muharrem Ayı İftar yemeğine herkesin davetli olduğu bilgisi verildi.
Yer: ARDAFED Genel Merkezi Şişli Saat: 19.00
ALEVİLER ARDAHAN'DA CEM EVİ İSTİYOR
arşiv haber 20/04/2015 tarihli haber
Hani Alevi Açılımı genel İktidar, YEREL MUHALEFET?
Ardahan'ın nüfusunun büyük bir kısmını oluşturan Aleviler Ardahan kent merkezinde Cem Evi yapılmasını istiyorlar.

Konu hakkında gazetemize bir açıklama yapan Ardahan'da ki Aleviler onca caminin olduğu Ardahan merkez de neden bir Cem Evi'nin olmadığını sorarlarken, Alevi Açılımı yaptığını belirten iktidarın bu yönde adım atmasını beklediklerini açıkladılar.
Damal'ın tümü, Hanak'ın yarısı, Göle'nin 4 köyünün Alevi olduğunu belirten Aleviler vilayet olan Ardahan'da yaşayan Aleviler olarak bir Cem Evi istiyoruz' diyerek bu yönde ki isteklerinin dikkate alınmasını bekliyorlar.

HEMŞEHRİ LOBİSİ MİRASINI YİYENLER..

Sürekli gece gündüz dönen bir dünya üzerinde bulunan insanların, var oluşlarından bu yana devamlı hareket halinde ve kendilerine sürekli yeni yer, yeni arayışlar içinde oldukları bir gerçektir.

Yuvasına ulaşmak için sürekli akan nehirler gibi zaman zaman çağlayarak, kışın başka yere, yazın başka yere kanat çırpan kuşlar gibi o diyardan bu diyara süzülen kuşlar misali devamlı hareket halinde olan insanların bu hareketi esnasında buluştukları merkezlerde de birbirlerinden ayrılmayıp, oba, mahalle, belde, ilçe ve vilayet adı altında yeniden bir yerde bir araya gelirler ve hemşeri adı altında, sosyal hayatta, siyasal alanda, ekonomik alanda birbirilerine sarılırlar.
Dün adına birçok şey denilen bugün ise dernekler, federasyonlar, konfederasyonlar ve resmi adıyla Sivil Toplum Örgütü olan bu örgütlemenin baş aktörlüğünü de hemşehri dernekleri çeker ve diğer adıyla hemşeri lobisini oluşturmaya çalışırlar.
Ve bu çalışma süreci içinde biriktirdikleri tek sermayeleri de hemşehri oluşumlarıdır ve bu birlikteliğin oluşturduğu enerji ile sosyal hayatta olduğu gibi siyasal ve ekonomik hayatta da sermaye yer almaktır.
Bunların başını da siyasiler çekerler...
Örnek mi?..
 En son yapılan seçimde yerelde seçilenlere bakmak yeter, artarken hemşeri olgusunu, damarını, sevgisini, enerjisinin kanalıyla seçilenlerin hemşerilerine verdiklerinden çok götürdükleri yani erittikleri sermayeleridir...
Kısacası ve özeti benim anlatmak istediğim birileri son bir iki yıl içinde sanki hemşeri mirasını erkenden yemeye, hatta bitirmeye başladılar gibi.
Peki, 'kim onlar?' mı..

Ben biliyorum ve tek tek anlatmaya, yazmaya da devam edeceğim, siz okurlarında bu miras yedilerin kimler olduğunu düşünüp, o bizim olan ama bir iki kişinin yiyip, tükettiği mirasyedileri bulmam için bana yardımcı olmalarını beklerken.

arşiv haber 09/08/07/06/02/2007 tarihli haber/yorum/reklamlar
Ardahan kent içinden bir görünüm 
Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 
sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.
Radyomuzu dinliyormusunuz? 
YÖRE TÜRKÜLERİYLE DOP DOLU RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?

09/08/07/06/-02/2007 Günlerinin haberleri için DEVAMI tıklayın
ve Diğer Haberler için DEVAMLARI tıklayın

 

Ardahan kent içinden bir görünüm 
Radyomuzu dinliyormusunuz? 
KUŞ GRİBİ POSOF’TA MI?

 

Kuş gribi tehlikesi şimdi Posof'ta mı? **Geçen yıl Çıldır’da görülen kuş gribinin yeniden ortaya çıktığı şu günlerde Posof’ta yaşanan kanatlı hayvan ölümleri tedirginliğe neden oldu.
Ardahan'ın Posof İlçesi'nin bazı köylerinde meydana gelen tavuk ölümleri vatandaşları tedirgin etti ..  
Kuş gribinin yeniden tartışlmaya başlandığı şu günlerde Ardahan’ın Posof ilçesinde meydana gelen kümes hayvanlarının ölümü heycana neden olurken, İl Tarım Müdürlüğü yetkilileri haberimiz yok diyorlar.
Geçen yıl Çıldır ilçesinde görülen ve ardından bir çok kanatlı hayvanın telef edildiği kuş gribinin şu günlerde Ardahan'ın Posof ilçesinde görüldüğü öne sürülürken, Posof’un Al ve Çambeli köylerinde aralıklarla tavuk ölümlerinin yaşandığını ifade eden Salih Aydın, "Köyümüzde son zamanlarda hane başı 2 ila 3'er tavuk olmak üzere yaklaşık 40 tavuk ölümü meydana geldi. Neden dolayı telef olduğunu bilemiyoruz. Yetkililerin biran önce bu konu üzerinde durmalarını istiyoruz. Ölüm nedeni hastalık insanlara bulaşır mı? Veya kuş gribi nedeniyle mi olduğunu öğrenmek istiyoruz" dedi. Öte yandan, İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri, konudan haberdar edilmediklerini söylediler. 
Haber ekleme saati: 12.06-09/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

Günün Karikatürü 
Tren gitti, Türkgözü bitti AKTAŞ İçin kollar sıvanmalıdır!..

 

İmza töreni Bakü-Tiflis-Kars Demiryolunun güzergâhının değiştirilmesiyle bir kez daha baypas edilerek, kenara itilen Ardahan ve Ardahanlının Çıldır Aktaş sınır kapısı için kolları sıvaması gerektiğine dikkat çekildi.
Ardahan’ın geleceği ve hızla devam eden göç sorununun önüne geçilmesi için Aktaş Sınır Kapsının mutlaka açılmasına dikkat çeken Ardahanlılar,  bu sınır kapısının sürekli gündemde tutulması için başta sivil toplum örgütleri olmak üzere herkese büyük görevler düştüğünü belirtirlerken, kulağımızın dibinde olanve 200 milyonluk Kafkasya’ya açılan bu yolun mutlaka açılması ve bu yönde gerekirse ciddi eylemler yapılmasına işaret etmekteler.

***Yanlızçam-Ardanuç Yolu bitirilmeli ..

Ardahan’a büyük fayda sağlayacağı beklentisiyle Çıldır Gölü’nün batı yakasında geçmesi için hazırlanan projenin son anda değiştirilerek, Ardahan ve Çıldır’a hiçbir fayda getirmeyecek olan gölün doğu yakasına kaydırılmasıyla bu umudunu kayıp eden Ardahanlılar, Ardahan’ın Kafkaslar da rahat ticaret yapması için Çıldır Aktaş sınır kapısının açılmasını sağlayıp, Ardahan’ı olduğu gibi Kafkasları karayolu ile Karadeniz’e bağlayacak olan Yanlızçam-Ardanuç yolunun bitirilmesi için hükümete baskı kurulması gerektiğine de dikkat çekerlerken, herkesin bu iki önemli gündeme kilitlenip, yıllardır açılmayan Aktaş sınır kapısının açılmasını, Yanlızçam-Ardanuç yolunun bitirilmesini sağlamalıdır diyorlar.

***Boş nutuklar değil, gerçek eylemler istiyoruz ..

Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi’nin imza töreni ardından yapılan açıklamaların kamuoyu nezlinde ciddiye alınmadığının bilinmesini belirten Ardahanlılar, asıl bu çıkışları ve bundan daha ötesi girişimleri yerel gazetelerin aylar önce tren yolu projesinin değiştiğini ve Ardahanlı siyasi ve de sivil toplum kuruluşlarının nerede olduğunu sorduğu zaman ve ardından yapılmalıydı.
Şimdi olan oldu diyerek, bunu unutup, istenen eylemlerin Aktaş için, Yanlızçam-Ardanuç yolu için, PosoF/Türkgözü sınır kapısı için, bitmeye yüz tutan hayvancılık için, hızla yaşanan göç için, açılması planlanan fakülte için ve diğer sorunlar için yapılması gerekliliğine dikkat çekildi.

***Türkgözü’ne formalite ithal izni!

İlk açıldığı yıllarda başta akaryakıt ithali olmak üzere bir çok malın giriş ve çıkışına izin verilen, ancak her geçen gün bu iznin kısıtlamasıyla önemini kayıp eden Ardahan’ın Posof ilçesinde bulunan Türkgözü sınır kapısın da 2007 yılı içinde ithal edilecek mal sayısı yine 5 maddeyle sınırlı tutuldu.
Bu sınır kapısında ithalat yapacakların sadece bin 500 ton demir, 2 bin ton suni gübre, bin 500 m2 kereste, 10 bin ton kömür (Petro-kok hariç) ve 20 bin ton ağaç (Yakmaya mahsus) ithal edilebileceğinin duyuran Ardahan Valiliği Sınır Ticaret Bürosu ithalatçı firmaların uygunluk belgesi almaları için çağrıda bulundu.
Türkgözü’nde izin verilen ithal mal sayısının bölge esnafının yapamadığı işler olduğu gibi, tüketici piyasasında çokta lazım olmayan mallar olduğuna dikkat çeken Ardahanlı esnaflar, ‘bu sınırlı ithalat izninin sınır ticaretine getirilmiş sınırdan öte bir şey değildir.’ diyerek, ‘Posof Türkgözü sınır kapısında başta akaryakıt olmak üzere daha çok malın ithal ve ihracına izin verilmelidir.’ diyerek tepkilerini ortaya koymaktalar.
Haber ekleme saati: 09.53-09/02/2007
Haber/Analiz: Fakir Yılmaz/Ardahan
Arazi davasında tutuklu bulunan muhtar serbest kaldı

Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı K. Altunbulak ve Çullu köyü arasında geçtiğimiz yıl yaşanan olay ardından tutuklanan 6 kişi serbest bırakıldılar.
Çullu köyü muhtarı Musa Musaoğlu’nun da tutuklu olduğu olay geçtiğimiz yıl bölge de yapılan Kadastro çalışmaları esnasında iki köyün sınır ve arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkmış, olayların büyümesi üzerine bir kişi öldürülmüştü.

Barıştırılsınlar!

İki köyün arasında yaşanan tatsız olayların yeniden yaşanmaması ve istenmeyen olayların yeniden çıkmaması için iki köy halkının bir araya getirilip, barıştırılması gerektiğine dikkat çeken Göleliler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasilerin, kaymakamlığın ve de belediyenin bu yönde adım atmasını istemekteler.
Haber ekleme saati: 00.06-09/02/2007
Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Boşanmak için Kocasını arıyor

Eşine arıyor, boşanmak için 14 yıl önce görücü usulü ile evlendirildiği kocasından boşanmak isteyen Ardahan’ın Göle ilçesi Kayaaltı (Poladik) köylü Saray Bakar (30) kendisini 11 yıl önce terk eden kocasını arıyor.
Kocasının kendisini 11 yıl önce terk edip kayıplara karıştığını belirten Saray Bakar, eğer kocasının bulabilirse boşanıp, kendi hayatını kuracak. Ancak bugüne kadar bundan başarılı olmadığı gibi, açtığı boşanma davasını da kocasının adresini tespit ettiremediği için kayıp etti.
Perişan ve sahipsiz olduğunu belirten Saray bakar, 14 yıl önce İstanbul’da görücü usulü ile evlendirildiği Kastamonu ili Kozköylü eşinin kendisini terk edip, kayıplara karıştığını, babasının evine sığınıp, Ardahan’a döndüğünü belirtirken, şimdi boşanmak istediği kocasının tüm aramalara karşın bulamadığından yakındı.
Bakar, evli göründüğü için başta Yeşil kart olmak üzere birçok imkândan yararlanamadığını da belirtirken, eşinden boşanmak için Göle Adliyesinde açtığı davayı da kocasının adresini tespit ettiremediği için kayıp ettiğini sözlerine ekledi.
Haber ekleme saati: 14.03-08/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
İl Genel Meclis Üyeleri, 
Belediye Başkanı ve Gazeteciler Kaymakamlarla davalık oldular,
Müteahitler paralarını alıp gittiler!

Kar eridi, gerçekler ortaya çıktı Ardahan’da uygulamaya konulan KÖY/DES Projesi ardından yaşanan tartışma ve iddialar üzerine İl Genel Meclis Üyeleri ile Hanak Belediye Başkanı ve Gazeteciler Kaymakamlarla davalık olurlarken, işi yapamadıkları ileri sürülen müteahitler yarım yamalak yaptıkları yolların paralarının büyük bölümünü alıp gittiler.
Kaymakamların İl Genel meclis Üyelerini ve Gazetecileri, İl Genel ve Gazetecilerin Kaymakamları dava ettiği gelişme Hanak Belediye Başkanı Harun tankoç ile kaymakamın davasıyla ayrı bir seyir kazanırken, valilik ve bakanlıklarında olayı diğer yandan araştırdıkları biliniyor.
Haber ekleme saati: 12.49-08/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
KEŞKE HİÇ ERİMİZSE!..

Kar eridi, gerçekler ortaya çıktı Ardahan'da iki gündür etkili olan sıcak havalar karların erimesine neden olurken eriyen karın altından şehrin eksikleri ortaya çıkmaya başladı. Yollardaki karların erimesiyle birlikte kasis ve çukurların yüzeye çıkması araç sahiplerinin tepkilerine neden olurken yollarda biriken kar suları da yayaların korkusu olmaya başladı. 
İki yıl önce yapılan ve belediye valilik arasında biz yaptık tartışmasına neden olan kilit parke yol kullanılmaz hale gelmesine rağmen onarım ve tadilat yapılmazken şehrin alt yapısı eksik olduğundan eriyen kar suları da yol artasında birikiyor.
Sürücüler yaz gelmeden kışı arar oldu.
Kışın, dondurucu soğuklara rağmen, soğukları arar olduklarını ifade eden sürücüler, yollardaki çukurların onarılmasını istediler. Sürücüler, "Kışın dondurucu soğuk ve karla mücadele ediyoruz. İki gündür soğuklar yerini sıcak havaya bıraktı. Ancak, bu durum bizim için daha kötü oldu. Çünkü çukurlar ortaya çıktı. Araçlar bundan dolayı zarar görüyorlar. Bu çukurlar ortaya çıktıktan sonra, soğuk ve karları arar olduk" dediler. Merkez Karagöl Mahallesi ile Atatürk Mahallesi'nin birleştiği Kars Köprüsü mevkiinde, kış boyunca buzların geçit vermediğini hatırlatan sürücüler, yolda şimdi ise çukurların geçit verdiğini söylediler. Sürücüler söz konusu yolda gerekli çalışma yapılmaması halinde kazaların kaçınılmaz olacağını söylediler. 
Haber ekleme saati: 12.45-08/02/2007
Haber: Bülent kılıç Fotolar: Barış Bilgin
Belediye Başkanının İşsizlik İsyanı

Ailbeyoğlu Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Kentte İşsizlik Oranının Yüzde 50'nin Üzerinde Olduğunu ve Her Gün İş İçin Belediyeye Yüzlerce Kişinin Geldiğini Belirterek, "Geceleri Sabaha Kadar Kıvranmaktan Yatamıyorum" dedi. 
Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, kentte işsizlik oranının yüzde 50'nin üzerinde olduğunu ve her gün iş için belediyeye yüzlerce kişinin geldiğini belirterek, "Geceleri sabaha kadar kıvranmaktan yatamıyorum" dedi. 
Başkan Alibeyoğlu, Türkiye'de işsizliğin yoğun olduğu illerden birinin Kars olduğunu ve her gün iş için kapısını çalanlara imkan sağlayamadığı için üzüldüğünü ifade etti. Alibeyoğlu, "Günde yüzlerce hemşehrimiz oğluna, kızına iş bulmak için kapımızı aşındırıyor. Hal böyle olunca da bizler iş veremediğimiz için çaresizliği yaşıyoruz. Kars'ta işsizlik oranı yüzde 50'den fazla. Çünkü bunu en acı şekilde yaşayanlardan birisiyim. Bırakın Kars kent merkezini artık köylerden ve ilçelerden bile insanlarımız belediyemize bir umutla geliyorlar. Bizim bu çalışmalarımızı ve çabalarımızı görüp belki de, 'Bu her şeyin üstesinden gelir, bunu da çözer' umuduyla geliyor. Ama biz bu çaresizliği yaşıyoruz ve sıkıntılarımız gün geçtikte artıyor. İşsizlikten dolayı bu talepler gün geçtikçe de katmerli bir şekilde çoğalıyor. Ankara ve İstanbul'dan bile iş için arayanlar var. Hatta oralardan iş umuduyla Kars'a gelenler bile var. Gerçekten belediyemizde işe alım yok. Zaten belediyemizin belli bir kapasitesi var. 8 yıldır görevdeyiz ve alacaklar da alınmıştır. Lütfen bizi anlayışla karşılasınlar çok zor durumdayız" diye konuştu. 
Başkan Alibeyoğlu, belediye başkanı olmadan önce kendisine ait 12 işyerinin olduğunu fakat başkan olduktan sonra işlerle ilgilenemediği için bu işyerlerinin bir çocuğunu kaybettiğini de vurguladı. Alibeyoğlu, daha sonra şunları söyledi: 
"Son derece zor durumdayız. Başka belediyelerde doğal olarak bu kıyaslama yapıldığı için bizden de aynı beklenti içine giriyor olabilirler. Ama nihayetinde 8 yıl içinde herkes bizim ne olduğumuzu öğrendi. Gönlümüzü ve umutlarımızı Kars'a bağlamışız. Belediye, işimiz, aşımız, aşkımız, ailemiz her şeyimiz olmuş. Yaptığımız eserler bize gerçekten mutluluk veriyor. Halkımızla dayanışma, paylaşım ama acz içinde kalmak da üzüntü ve kedere boğmakta. Geceleri sabaha kadar kıvranmaktan yatamıyorum. Gerçekten sıkıntılarla dolu problemli bir kent. Maalesef bunu acı bir şekilde yaşıyoruz". 
Haber ekleme saati: 12.38/08/02/2007
Haber/Foto: O bir kral
TÜRK EĞİTİM-SEN, MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ CEVDET AYDIN’IN TAVRINA SERT ÇIKTI:NEZAKETSİZLİK!

O şimdi zorda .. Türk Eğitim-Sen Kars Şubesi, Kars İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’dan, personelin maaşı karşılığında bankadan alınan promosyon paralarının nerelere harcandığını kamuoyuna açıklamasını istedi.
Türk Eğitim-Sen Kars Şubesi Yönetim Kurulu adına Şube Başkanı Fahrettin Şimşekler imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, “Sayın Cevdet Aydın’a 370 bin YTL (370 milyar) promosyonun bizlere verilmesini istediğimizde nerelere harcandığını gösteren bir belge ile karşımıza çıktı. Biz şimdi o belgelerin, bilgi edinme yasasına da dayanarak, harcama listesini ve nerelere harcandığını kalem kalem ve faturalarıyla birlikte bilgi vererek, tüm eğitiml çalışanlarının ‘370 bin YTL nereye gitti?’ sorusunun cevabını vermesini istiyoruz. Bu açıklama, üyelerimizi de bizleri de rahatlatacaktır.” denildi.
İl Milli Eğitim Müdürü için “nezaketsizlik” ifadesinin de kullanıldığı açıklamada, “Biz Türk Eğitim-Sen olarak kendilerinden promosyonun  dağıtılması hakkında yazılı cevap istediğimizde, Türkiye’nin en büyük eğitim çalışanlarının sendikasını gözünün görmediğini, bu yüzden yazılı cevap hakkını da Türk Eğitim-Sen’e değil, tüm il, ilçedeki okullara ve tüm sendika okullara ve tüm sendika şubelerine diye sanki soruyu soran onlarmış gibi cevaplayarak, sendikamızı muhatap almama nezaketsizliğini de göstermiştir.” görüşü yer aldı.
Sağlık Müdürlüğü’nün bir çok sorunu olduğunu, buna karşın, Vali Mehmet Ufuk Erden’in daire müdürleriyle yaptığı konuşmada alınan “promosyon paralarının yüzde 70’inin çalışanlara dağıtılması” kararına uyarak, her çalışanına 400 ile 600 YTL civarında ödeme yaptığına dikkat çekilen açıklamada, daha sonra şu görüşlere yer verildi:
“Milli Eğitim Müdürü’yle yaptığımız son görüşmede, 370 bin YTL’den geriye 103 bin YTL kaldığı, bunun 30 bin YTL’sinin de yine harcamalara ayrıldığını, geriye 70 bin YTL kaldığını öğrendik. Sayın Valimizin tüm kurum müdürleriyle yaptığı toplantı sonucunda alınan karar üzerine üyelere dağıtılacağını, bu paranın da her üyeye düşen payın kendi ifadesiyle 40-50 YTL civarında olduğu söylenmiştir. Oysa, Sağlık Müdürlüğü’nün kendi personeline dağıtmış olduğu pay 400 ile 600 YTL civarındadır. 
Demek ki, Sağlık Müdürlüğü’nün, sağlık ocaklarının boyanması, fotokopi makinası alınması, ambulans veya köylerdeki sağlık ocaklarını dolaşması için pikap alınması gibi sorunu yok. Şimdi bizler, eğitim çalışanları olarak o paranın da harcanmasını istiyoruz.”
Haber ekleme saati: 12.29-08/02/2007
Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ
ALINAK’A “SİVİL DEVRİM” DAVASI

Mahmut Alınak AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan'ın "yeşil devrimden yanayım" şeklindeki sözleri kamuoyunda tartışılırken, DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak'a "sivil devrim" istemekten dava açıldı. 
Kars Cumhuriyet Savcısı Hikmet Gürbüz, Alınak hakkında "Suçu ve suçluyu övme, kanunlara uymamaya tahrik" suçlamasıyla hazırladığı iddianameyi, Kars Sulh Ceza Mahkemesi'ne sundu.   
İddianamede, Alınak'ın 4 Haziran 2006'da Kafkas Öğrenci Derneği'nin düzenlediği "Demokrasi" konulu konferansta dile getirdiği sözleri nedeniyle cezalandırılması istendi. Alınak'ın adı geçen konferansta dile getirdiği sözleri şöyle: 
"Kabul edilen sivil itaatsizlik, düzenin kapısına kilit vuracak, düzeni teslim alacak. İran Şahı'nı gördük. Biz o koca imparatorluğun nasıl tuzla buz olduğunu gördük, bunlar bu kadar güçlü falan da değiller. Biz halkı yüklersek ve güçlü bir sivil itaatsizlik gerçekleştirirsek, bunlar dayanamazlar bize, 2 yıl fazla değil, çocuklarımızı; doğan çocuklarımızı nüfusa kaydetmezseniz, ben kaydettirmiyorum, torunum oldu diyelim kaydetmiyorum, çocuklarınızı nüfusa kaydettirmeyin, nüfus sayımı yapılıyor, nüfus sayımını kabul etmiyorlar ve kimlik taşımıyorlar, düşünün ki Amed'den İstanbul'a, oradan Dersim'e Kars'a, Iğdır'a, Ardahan'a binlerce onbinlerce yüzbinlerce milyonlarca insan, kimliksiz bir şekilde sokağa akmışsa… Yargıya gitmiyorum, okula göndermiyorum, nüfusa gitmiyorum, tapuya gitmiyorum. Ne oldu, iflas etti orada. Çark; bu sistemin çarkı kendiliğinden felç oldu. Hiç kimse bundan çıkmadan, kendini tehlikeye atmadan, hiç aslında kendi çocuğu var şimdi kullanılmakta olan, polisle vuruşmadan, askerle vuruşmadan, sivil devrimse… İşte o günlere hazırlıklı olun."
Haber/ ekleme saati: 12.17-08/02/2007
Haber: Gümüşpala Kortağ/Kars
DTP'li Alınak: Şeker Komasındaki Annem Solunum Cihazı Olmadığı için öldÜ

Alınak'ın annesi.. DEP eski Milletvekili ve DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak, annesi Emine Alınak'ın şeker komasına girdikten sonra kaldırıldığı Kars Devlet Hastanesi'nde solunum cihazı olmadığı için öldüğünü ileri sürdü. 
Mahmut Alınak yaptığı açıklamada, annesi Emine Alınak'ın (87) dün yürüyerek gittiği Kars Devlet Hastanesi'nde şeker komasına girdiğini belirtti. Annesinin nefes alma güçlüğü çekince solunum cihazına bağlanması gerektiğini kaydeden Alınak, ''Ancak Kars Devlet Hastanesi'nde solunum cihazı yoktu. Doktorlar büyük bir gayretle annemi kurtarmaya çalıştı ancak çaresiz kaldılar. Bunun üzerine 200 kilometre yol katederek annemi Erzurum'a götürdük. Ama canım annemi kurtaramadık. İnsan hayatı için bu kadar önemli bir cihazın Kars Devlet Hastanesi'nde olmayışı acıdır. Bundan, ülkeyi güllük gülistanlık gösteren Başbakan utansın. Biz annemizi kaybettik. Bu tıbbi imkansızlıklar yüzünden hiç değilse başkaları ölmesin'' diye konuştu. 8 çocuk ve 60 torun sahibi Emine Alınak'ın, Kars'ın Digor ilçesinde yarın toprağa verileceği bildirildi.
Haber ekleme saati: 12.15-08/02/2007
Haber/Foto: Mukadder Yardımcıel Gönderen: O bir kral 
BARİ ASAYDINIZ!

O şimdi zorda .. Türbanlı öğretmeni, “okul lojmanına erkek arkadaşını alma” diye uyardığı için, görevden alınarak Erzurum’a öğretmen olarak atanan, ardından da birikmiş izninin kullanılmasına izin verilmeyen Atatürkçü ve laik düşünceli İlköğretim Müfettişi Hayrullah Armağan’ı bir asmadıkları kaldı.  Armağan’ın bu kez Öğretmen evi’ne girmesi de yasaklanmak istendi.
İddiaya göre, dün Kars Öğretmen evi’nde görevden alınan İlköğretim Müfettişi Hayrullah Armağan’ı gören İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’ın morali bozuldu. Öğretmen evi Müdürü’nü çağıran İl Milli Eğitim Müdürü Aydın, önce, Armağan’ı kastederek, “Onun ne işi var burda?” diye sordu. Ardından da, “Onu bir daha burada görmeyeceğim” diye uyardı.
Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’ın uyarısı iletilen Hayrullah Armağan’ın ise, uyarıya tepki göstererek, “Ne demek buraya gelmesin! Ben sonuçta Milli Eğitim Bakanlığı personeliyim ve Türkiye’nin bütün illerindeki öğretmen evine girmek hakkım var. Kaldı ki, buraya öğretmenden çok öğretmen olmayanlar giriyor. Ayrıca, Benim buraya girmeme yasak koymaya çalışan Milli Eğitim Müdürü önce 15 Eylül’den beri kaldığı 303 nolu odanın hesabını versin. Kaç lira ödemiş şu ana kadar kaldığı suit oda için. Yediği yemekler için para ödemiş mi? Bu konuda Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağım.” dediği ileri sürüldü.  
Haber ekleme saati: 12.14-08/02/2007
Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ Kars
1 YTL ödeyerek tapularını alıyorlar..

Tapularını alan Ardahanlılar Tapu Kadastro Genel müdürlüğü tarafından Ardahan ili, ilçe ve köylerde mevcut hazine arazilerin belirlenmesi, sınır anlaşmazlıklarının ortadan kaldırması için başlatmış olduğu çalışmalar sonuç vermeye başlamıştır. 
Özellikle köylerde yaşanan sınır anlaşmazlıklarının ortadan kaldırılması konusunda belirleyici bir çalışma programı izleyen Tapu Kadastro Ardahan İl Müdürlüğü yetkilileri, sınır ve statü belirleme konusunda ihtilafa düşerken, bireysel alanda yapmış olduğu çalışmalar sonucunda vatandaşlara tapularını 1 YTL karşılığında vermeye başlamıştır.
Yapılan çalışma sonucunda tapularına kavuşan vatandaşlar, büyük mücadeleler sonucu haklarını elde etmekten de memnunluk duyduklarını belirtmişlerdir.   
Haber ekleme saati: 12.07-08/02/2007
Haber/Foto: Özkan Karakaya
Ardahanlı İş Adamı Cavit Çetin:“Çıldır ilçesinde bir istasyonun kurulmasıyla Ardahan’lının trene arkadan bakan değil, treninin nimetlerinden faydalanan bir il olmasını istiyoruz” dedi.

Cavit Çetin Avrupa ile Asya arasında ulaşım problemini en ekonomik düzeye indirilmesi gerektiğine değinen Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin, “Ardahan ve Serhat bölgesi için son derece önemli olan bu proje, bölgenin geri kalmışlığını da ber taraf edecektir. Kars-Tiflis Demiryolu Projesi'nin hayata geçmesiyle Türki Cumhuriyetler ve Gürcistan üzerinden trenle gelen yolcuların Ardahan'a girişi ekonomide canlılık yaratacağı, bir nebzede olsa istihdam artırılacaktır. Bölgemizde turist yoğunluğu söz konusu olacağı gibi, gerçek anlamda ipek yolu dediğimiz ithalat ve ihracat söz konusu olacaktır. Bu da mağdur olan Serhat bölgesine yansıyacaktır. Çıldır ilçesinde bir istasyonun kurulmasıyla Ardahanlı trene arkadan bakmadan,  trene arkadan bakan değil, treninin nimetlerinden faydalanan bir il olmasını istiyoruz” dedi.
Kars-Bakü-Tiflis demiryolu projesi yöremizin temel sorunlarından biri olan ulaşım problemi olduğuna değinen iş adamı Cavit Çetin, “Kars-Bakü-Tiflis demiryoluyla ilgili olarak nihayetinde bir gelişme yaşanmakta ve 07.02.07 tarihi itibariyle, projenin başlaması için antlaşma imzalanacaktır. Bu antlaşma yöre halkı ve bölgemiz için tarihi bir olay ve uzun zamandan beri heyecanla beklediğimiz bir gelişmedir. Allah emeği geçen herkesten razı olsun diyerek iyi niyet duygularımızı belirtelim ve olayı daha ayrıntılı incelemeye, eksik yanlarını demiyelim de, beklentilerimizi sırayalım ve ilgililere duyuralım.
Öncelikle bir önceki yazımda neler belirtmiştim onu hatırlayalım. Şöyle demişiz:
Diğer önemli konu ise İlimizin komşu ülkelere ve yurtiçi ulaşımını ilgilendiren, bölgemize hem ekonomik hem de turizm açısından canlılık getireceğine inandığımız Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu bağlantılarından birisinin de ilimiz sınırları içersinde olmasıdır. Bu istek bölge halkımızın şimdiye kadarki kötü talihini bir nebze olsun değiştirecek bir istektir. ‘’ 
Değerli hemşehrilerim, okuduğunuz gibi ve benim de üstüne basa basa söylediğim, bu proje elbetteki bölgemiz için çok önemlidir ve uzun zamandan beri beklediğimiz, talihimizi değiştirecek bir olaydır. Ama bizim Ardahan’ lılar olarak isteğimiz, duraklardan birisinin de Ardahan sınırları içersinde olmasıdır. Şu an için projenin detaylarını bilemiyorum belki de, belirttiğim gibi yakınlarımızda bir durak olacaktır ama bunu yetkililerden duymak istiyoruz. Acaba il sınırlarımız içersinde herhangi bir durak olacak mı olmayacak mı? Özellikle buradan Ardahan milletvekillerine sesleniyorum; Bu proje için sayısız soru önergeleri vermiş ve bu işin takibini yapan siz değerli vekillerim, bu projenin Ardahan’ a katkısı net olarak ne olacaktır. Yol güzergâhı Ardahan’ a yakın bir ilçe veya Ardahan sınırları içinde herhangi bir yerden geçecek mi? Sorum net ve çok açık. Ben ve yöre halkımız bu sorunun cevabını merak etmekteyiz. Çıkın ve açık yüreklilikle bu projenin Ardahan’ a katkısı şunlardır diye sıralayın ve hepimizin takdirini kazanın. 
Umarım bu proje Ardahan’ ı komşularından soyutlamaz ve sınır kapılarının önemi azalmaz. Değerli dostlarım açıkcası benim bu konuyla ilgili bazı çekincelerim mevcuttur. Sanki bu projede Ardahan devre dışı bırakılmış gibi hissetmekteyim. İnşallah bu hissiyatımda yanılırım. Bunu anlamanın tek yolu da vekillerimizin vereceği cevapların içimize sinmesi ve Ardahan’ ımızın çok şey kazanacağı müjdesidir. Bekleyip hep birlikte göreceğiz değerli dostlarım, şimdilik sağlıcakla kalın” dedi. 
Haber ekleme saati: 11.47-08/02/2007
Haber/Foto: Özkan Karakaya
Herkesin kurtuluşu kendisine!...

Ardahan kalesi 23 Şubat Cuma günü, düşmandan kurtuluşunun 84. yıl dönümünü kutlayacak olan Ardahan’ın Metropollerde ve de diğer illerde bulunan dernekleri kurtuluşu ayrı ayrı kutlamaya hazırlanıyorlar.
Başta İstanbul’da olmak üzere birçok kentte birden fazla bulunan Ardahan Dernekleri Ardahan’ın Düşmandan Kurtuluşunun gününü aynı günde ayrı yerlerde kutlayacaklarını ilan etmeye başladılar.
 İstanbul’un hemen her ilçesinde, hatta beldesinde bulunan derneklerin bir birleriyle olduğu gibi vakıflarla kurtuluş günü dolaysıyla yarışıp, düzenleyecekleri KAZLI/RAKILI Geceleri için bilet satışına başladıkları gözlenirken, sitemiz okurlarından bu durumun birlik beraberliği değil, dağılmayı sağladığını ileri sürdüler.
Derneklerin bir araya gelerek ses getirecek bir yerde ve de etkinlikle kurtuluş gününü kutlaması gerektiğini belirten Ardahan’ın dışında bulunan hemşerilerimiz, böyle bölük-pörçük etkinliklerin kimseye hayrı olmadığı gibi, kendilerinde zorda bıraktığını belirttiler.

***ARDAHAN’A FAYDASI NE OLUYOR?

Derneklerin kurtuluş gününde olduğu gibi birçok konuda söz birliği yapamadığını da belirten Ardahanlı hemşerilerimiz, birçoğunun ÇANTA DERNEK olarak isimlendirilen Ardahan Derneklerinin gurbette bulunan Ardahanlılara olduğu gibi Ardahan’a da hiçbir katkısının olmadığını en son olarak Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolunun değiştirilen projesinde görüldüğünü dile getiren Ardahanlılar, lobi gücü olmayan, ancak Ardahan ismini kullanıp hiçbir iş yapmayan derneklerin yılda bir bilet satmak ve rakılı/kazlı gece yapmalarından öte bir iş yapmadığını da öne sürdüler.
Haber ekleme saati: 01.20-08/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

Atatürk doğu gezisinde 
Orhan Pamuk Türkiye'yi terk mi etti?!...

 

Gazetenin sitesi Fransa'da yayınlanan LE FIGARO.fr isimli gazete Nobel Ödüllü Türk yazar Orhan Pamuk'un Türkiye'ye terk ettiğini yazdı.
Fransa'nın ciddi ve büyük trajlı gazetelerinden olan  LE FIGARO gazetesinin bugünkü sayısında, "Edebiyat ödülü alan Pamuk sürgünde" başlığıyla verdiği haberde, Orhan Pamuk'un Türkiye'yi gizlice terk ettiğini öne sürdü.
Gazete'nin bu haberinin ne kadar ciddi ve doğru olduğu bilgisi tam olarak alınmazken, haberin içeriğinde Pamuk'un Türkiye'de yaşadıklarını düşünceli bir fotoğrafıyla vererek,  uzun uzun anlatılmış.
Haber ekleme saati: 01.10-08/02/2007
Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Musul ve Kerkük sorunu
Atatürk’ün Ardahan’a gelişini engellemiş ..

Atatürk doğu gezisinde Bugün yeniden gündeme gelen ve Irak Kürtleri, Amerika ve Türk Hükümeti arasında tartışma konusu olan Musul ve Kerkük olayının bir örneği de 1923 yılında yaşanmış.
Ardahan’ın düşmandan kurtuluşunun ardından bir yıl sonra bölgeye gelen ve bölgede yaptığı gezi programına Ardahan’ı da ekleyen Atatürk’ün, bu sırada çıkan Musul-Kerkük hadiseleri nedeniyle programını tamamlamadan ve son anda bu kararından vazgeçip, Ankara’ya dönmek zorunda kaldığı, Ardahan’ın 2001 yılında hazırlanan yıllığında kayıtlar altına alınmış.
Haber ekleme saati: 23.01-07/02/2007
Haber/Araştırma: Fakir Yılmaz
ARVAK Başkanı Faruk Demir soyuldu ...

Faruk Demir Ardahan Eski Milletvekillerinden Faruk Demir’in aracının arka camının geçtiğimiz gün arkadan kırılıp, içinde ki eşyalar çalındığı öğrenildi. Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gece hırsız yada hırsızların demir’e ait aracın arka camını kırarak içinde ki lap top bilgisayarı, bir çok önemli eşyasını alıp kayıplara karıştığı bilgisi alınırken, konuyu sorduğumuz Faruk Demir olayı doğrularken, bu durum karşısında şaşırıp kaldığını, çalınan eşyalarına değil, bir çok manevi değer taşıyan eşyalarına üzüldüğünü söyledi.
Haber ekleme saati: 22.22-07/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Ardahan baypas edildi, İmzalar atıldı!..

Tran Ardahan'ı ti geçti Ardahan’a komşu olan ve Aktaş sınır kapısıyla kapalı bir gümrüğü bulunan Gürcistan’da bir araya gelen Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye liderleri Kars-Bakü-Tiflis Demiryolu için imzaları attılar. Önce Çıldır Gölünün doğusunda geçeceği ve bu yönde hazırlanan bir projesi olan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun projesi, Ardahan’ın sahipsizliği, Karslı politikacıların uyanıklığı ardından değiştirilmiş, son anda gölün Ardahan’la alakası olmayan yönü olan batısında geçirilmişti.

***Aktaş’ın lafı edilmedi, Ardahan’ın ismi ağza alınmadı

Üç liderin imza töreni için bir araya geldiği Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu imza töreni sırasında ilginç bir durum daha yaşandı. 
Gerek gezi sırasında, gerekse de imza töreni boyunca Aktaş sınır kapısından bahsedilmezken, imza töreni sonrası üç liderin açacağı havaalanıyla Gürcistan’dan Karadeniz’e direk ulaşım sağlanacağı belirtilerek, Ardahan’ın adeta baypas edildiği ima edildi.
Karadenizli Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, açılacak olan havaalanı ile Artvin’in daha da canlanacağını belirtirken, konuşması boyunca Ardahanlının yılardır açılmasını beklediği Çıldır Aktaş Sınır Kapısından ve de Ardahan’ın ismiyle ilgili bir kelime bile etmedi. 

***Karslı vekiller gülüyordu, Ardahan vekiller poz veriyordu ..

Dünya medyasının canlı olarak yayınladığı bu önemli gelişme sırasında Ardahan ve Ardahan’ın sınırlarından bahsedilmezken Karslı politikacıların yüzleri ve de gözleri gülüyordu. Gürcistan’a sınırı olmamasına rağmen yapılacak olan demiryolunda en iyi faydalanacak olan il olma konumunun zevkini yaşayan Karslı politikacılar imza törenini ayakta alkışladılar.
Gazetelerimiz ve de sitelerimizin, ‘Başbakan komşuda, vekiller uykuda’ haberinde sonra uyanıp, son anda gezi programına kendilerini aldırmaları hiçbir fayda sağlamazken, her iki vekilimizde sanki büyük iş yapıyorlarmış gibi fotoğraf ve tv görüntülerine girmek için büyük çaba sarf ettikleri gözlendi.
Haber ekleme saati: 19.13-07/02/2007
Haber: Fakir Yılmaz
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Biz yazarken ..


Fakir Yılmaz Yukarıda ki manşeti okuyorum da kendi kendime gülüyorum.. Aslında ağlıyorum desem daha yerinde olur...
Çünkü; Dün Başbakan Erdoğan’ın da imzaladığı Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi’ni TV’de canlı izlerken gözlerim doldu.
Ardahan’ın baypas edileceğini aylar önce yazarken, birilerinin bizi dava edip, mahkeme kapılarına düşürdüğüne mi, yoksa üç liderin konuşmalarında Gürcistan’a komşu olan Ardahan’ın isminin geçmemesindenmiydi bilemiyorum.
Belki’de yukarıda ki ve de aşağıda ki manşet haberlerimize konu olanlaraydı ..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58
ATSO, Ardahan Milletvekilleri
ile Karslıları Ardahan’a ihanetlikle suçladı ..

Latif Tosunoğlu Bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle yapımı için anlaşması imzalanacak olan Kars-Tiflis Demiryolu Projesi’nin, Çıldır Ardahan güzergâhının iptal edilmesi ve Kars sınırları içinde olan Çıldır Gölünün batısında geçmesine Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığından çok sert tepki geldi.
Ardahanlı Milletvekilleri Kenan Alun’a ile Esnan Öğüt’e   ve Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğulu’nu  Ardahan’a ihanetlikle suçlayan ATSO’nun konuyla ilgili açıklaması şöyle;

**BASIN YAYIN KURULUŞLARINA

 1999 yılında ihalesi yapılan Kars-Tiflis demiryolu projesinin Ardahan güzergâhının iptal edilmesi Sınır ili olan biz Ardahanlıları çok üzmüştür. Ardahan güzergahının iptal edilmesi 80 yıllık göç veren ve sınır ilini beklemekte olan Ardahan halkının tamamen devre dışı bırakılması sebebiyle ülke ekonomisine ve metropol şehirlerde nüfus patlamasına sebep olacaktır.
Cumhuriyet döneminden bu güne kadar göç veren bir ilin kalkınması için ilk ve son şans olan Kars – Tiflis Demir yolu projesi Karsta ki art niyetli üç beş bürokratın ve bunlara alet olan Kars Belediye Başkanının kurbanı olmuştur.
Ne acı ki bu vahim ve o kadar da üzücü olayın sonuçlarını düşünmeden ve tutarsız davranışlar içerisinde bulunan Ardahan milletvekilleri sayın Kenan ALTUN ve Ensar ÖĞÜT de isteyerek veya istemeyerek bu ihanettin içine girerek bu projenin baş mimarları olmuşlardır.
Bugün Sayın Başbakanımızla birlikte bu proje için Tifliste bulunan sayın millet vekillerimize Basın yayın aracılığı ile sesleniyorum;
 Ardahanlıların tamamının göç etme niyetinde olduğunu  ve vekillerinin Ardahan a döndüğünde bunun bedelini ve cezasını çok ağır bir şekilde ödeyeceklerini ve bu seslenişten sonra geri adım atmaması durumunda milletsiz bir ilin millet vekilleri olacaklarını ve Ardahan tarihinde iline ihanet etmiş millet vekilleri olarak tarihe gececiklerini hatırlatır.Vekili oldukları ilin yok edilmesine  katkıda bulunan sayın millet vekillerimize şahsım , temsilcisi olduğum Tacir ve Sanayiciler ile Ardahan halkı adına kınıyorum.
Saygılarımla;
Latif TOSUNOĞLU/Yön Kur Başkanı 
Kaçak elektrik kullandı öğretmen olamadı ..

Kaçak elektrik kullanımı yaptı hayatı karardı Örenğincilinde kaçak elektrik kullanmaktan ceza alınca öğretmenliğe kabul edilmedi. Kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle 6 ay hapis cezasına çarptırılan öğretmen meslekten men edildi.
Son yapılan öğretmen atamalarında Ağrıya tayini çıkan öğretmen E. C. Göreve başlayacağı sırada atamasının iptal olduğunu öğrendi. Bu durumun sebebini soran öğretmen adayına kaçak elektrik kullandığına dair 3 yıl önce aldığı ceza hatırlatıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı, elektrik hırsızlığı yapan bir kişinin devlet memurluğu kanun gereği memur olamayacağı kaydetti.
Ağrı doğumlu E.C 2001 yılında Kars ili Sarıkamış Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Yüksek Okurken Sarıkamış ilçesinde kiralık olarak oturduğu evde kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılmış, elektrik hırsızlığı suçundan 6 ay hapis cezası almış. Para cezasına çevrilen ceza ertelenmişti. Bu cezanın sabıkasına işlendiğinden haberi olmayan E.C. 2006 yılı öğretmen atamalarına başvurdu. Ve Ağrıya Beden Eğitimi Öğretmeni olarak atandı. Ancak 6 ay hapis cezası aldığı için göreve başlatılmadı.
Haber ekleme saati: 15.40-07/02/2007
Haber/Foto: Fakir Yılmaz
Gök yüzü değil, GÖL yüzü ..

Çıldır gölü Birçok doğa harikasına sahip olmasına karşın gerektiği gibi tanıtılıp, turizme kazandırılmayan Ardahan ve ilçelerinde ki güzelliklerden olan Çıldır Gölü’nün donmuş yüzüyle ortaya koyduğu olağanüstü güzel manzara, görenleri şaşırtıyor.
Her yıl kış ayları boyunca donan ve tüm gölün üzerine kaplayan buz tabakasının ortaya koyduğu bu muhteşem görünümle adeta devası doğal bir buz patent sahası halini alan Çıldır Gölü’nde balık tutmak için mücadele eden bölge balıkçıları da bu güzelliği ayrı bir güzellik katıyorlar.
Buz tabakasının 70 santime kadar kalınlaştığı ve çevresinde bulunan köylerin yaz aylarında etrafını dolaşarak gittikleri Çıldır ilçesine kışın üzerinde yaya geçip geldikleri Çıldır Gölünün buz tutmuş tabakasını delerek balık tutmaya çalışan Çıldırlı balıkçılar hem gölün doğal güzelliğini, hem de ekmek parası kazanmanın zevkini yaşıyorlar.
Haber ekleme saati: 14.45/07/02/2007
Haber: Fakir Yılmaz Foto: Ümit Kılıç
Sarıkamışlılar, kaymak için Norveç'e gidiyorlar!

Fır fır ve çocuklarıda modaya uydu Norveç’in Kirkenes kenti ile Kars Belediyesi arasındaki kardeşlik ilişkisi çerçevesinde Kirkenes Belediyesi’nin daveti ile Sarıkamış Belediye Başkanı İlhan ÖZBİLEN, Sarıkamış Kaymakamı Rahmi KÖSE, Kars Belediye Başkan Yardımcısı Dünyamalı DEMİR ve Kars Belediyesi Özel Kalem Mensubu İhsan KARAYAZI  Kirkenes Kış Festivali’ne katılmak üzere Norveç’e gidiyorlar. 
Başlangıçta  söz konusu programa Kars Belediye Başkanı Naif ALİBEYOĞLU ve Başkan Yardımcısı Saffet ÖZDEMİR davet edilmişlerdi. Ancak, Kirkenes’in kış turizmi açısından son derece gelişmiş olması ve Kars ile Sarıkamış’ın da Kirkenes benzeri bir turizm kenti olmaları özlemi nedeniyle, Naif ALİBEYOĞLU söz konusu davetten sarf-ı nazar etmiş ve yukarıda adı verilen heyetin Kirkenes’in turizm deneyimlerinden faydalanmak üzere adı geçen kente gitmeleri hususuna karar vermiştir. Tüm yol ve konaklama masrafları Kirkenes kentince karşılanan heyetin edineceği deneyimlerin Sarıkamış ve Kars’ın turizm merkezli kalkınmasına ışık tutması temenni edilmektedir. 
Haber ekleme saati: 14.43/07/02/2007
Haber: O bir kral
Kartvizitine lakabını yazdı

Fır fır ve çocuklarıda modaya uydu Ardahan’da davul ve zurna çalarak geçimlerini kazanan Şemsettin Şimşek ve oğullarının kartvizit bastırırken isim yerine fırfır lakabını kullanmaları dikkat çekti. 
Ardahan’da düğün ve törenlerde davul ve zurna çalarak geçimlerini sağlayan Şimşek ailesinin çocukları, babalarının lakabı olan fırfır’ı kar vizite de yahsıttılar. 
Ardahan Halk Eğitim Müdürlüğü’nde davul ustası olarak görev yapan Ender Şimşek, “Ardahan’da herkes babamın fırfır olarak tanıdığı ve gerçek isminin kimsenin bilmediği için kartvizit bastırırken babamın lakabını kullandık. Babam kartvizitteki lakabını görünce kızmadı aksine çok sevindi” dedi. 
Haber ekleme saati: 14.36-07/02/2007
Haber: O bir kral
Yol açma çalışmaları sürüyor

Yollar açılmaya çalışılıyor Ardahan'ın yüksek kesimlerinde etkili olar kar yağışı sonrası ulaşıma kapanan Damal-Posof Karayolu ulaşıma açıldı. 
Ardahan'ın Posof İlçesi sınırları içerisindeki 2 bin 540 rakımlı Ilgar Dağı'nda gece etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan yolda Karayolları ekipleri tarafından yapılan çalışma sonrasında ulaşım tekrar açıldı. 
Ilgar Dağı Geçidi'nde zaman zaman etkili olan sis nedeniyle görüş mesafesi bazı bölgelerde 1 metrenin altına düşmesiyle sürücüler zor anlar yaşıyor.
Haber ekleme saati: 14.36-07/02/2007
Haber: O bir kral
2006 yılında Ardahan, Kars ve Iğdır'da neler yapıldı, neler yaşandı kısaca hatırlayalım

*3. Kafkas Festivali yapıldı 
*1. Altın Kaz Festivali yapıldı 
*Kafkas Üniversitesi Rektörü Necati Kaya'nın rektörlük süresi dolunca İzmir'e göç etti 
*Kafkas üniversitesine yeni Rektör olarak Abamüslüm Güven atandı. 
*Vatan Gazetesi "Ardahanlılar Türkiye'nin en geniş ili" dedi. 
*Göle Kaşar Festivali yapıldı 
*Atatürk'ün Gölgesinde Damal Müzik Festivali yapıldı 
*Ardahan Bal Festivali yapıldı 
*Çıldır Festivali yapıldı. 
*Posof Aşıklar Şenliği yapıldı. 
*Kars'ta Ermenilerle tartışan Azeriler festivali terk etti 
*Yapılan Operasyonlarda Ardahan, Kars ve Iğdır'da 45 otel kapandı 
*Iğdır Kayısı Festivali yapıldı 
*1.Tuzluca Kayısı festivali yapıldı 
*Sarıkamış Harekâtı'nın 93. yılı devlet töreniyle anıldı. 
*Tiflis Demiryolunun ihalesi için verilecek krediyi Ermeni lobisi engelleyince demiryolunun yapımı durduruldu. 
*Esenyurt'ta Kars Ardahan Iğdır Derneği kuruldu. 
*Anadolu Yakası Kars Ardahan Iğdır Derneği kuruldu 
*Ardahan'da Kar ve Buz Festivali yapıldı 
*Kars Ardahan Iğdır Vakfı Kongre yaptı. 
*Yıldız Laçinel başkan seçildi. 
*Köprülü Derneği Anadolu Yakasında şube açtı 
*Kars'ın Merkez Ölçülü Köy Derneği kuruldu 
*Sarıkamış'ta Toprak Otel hizmete başladı 
*Siyaset Meydanı Sarıkamış'tan canlı yayınladı 
*Kars'ta Yunus Emre gecesi yapıldı. 
*Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Anadolu'da  yılın belediye başkanı seçildi. 
*Türkiye'de Yılın İşadamı IAğdırlı Celal Aras (Aras Holding) seçildi 
*2.Murat Çobanoğlu Aşıklar Şenliği yapıldı 
*AB heyeti Kars'ı ziyaret etti 
*Kars Kalesi çevresinde bulunan gecekondular kentsel düzenlemeler kapsamında yıkıldı 
*İbrahim Tatlıses 26 yıl sonra Kars'a geldi ve Kars kalesinde konser verdi 
*Oktay Ekinci "Kars" kitabını çıkardı 
*Kars'ta 8 yıl süren kan davası barışla sona erdi 
*Kars'ta özürlülere tekerlekli sandalye dağıtıldı 
*AB'den Kars'a hibe olarak Gezici Hastane verilecek. 
*Naif Alibeyoğlu "Doğa tarih ve kültürel  çalışmalar" dalında yılın belediye başkanı seçildi 
Haber ekleme saati: 14.30/07/02/2007
Araştırma: O bir kral
Bir damla su nöbeti

Su bekliyorlar Kars'ın merkeze bağlı Karacaören köyü sakinleri, 50 yıldır bir damla su için çeşme başında nöbet tutuyor. Isınmak için çeşme başında ateş yakan köylüler, komşu köyler tarafından sularının kesildiğini ileri sürdü. 
Kent merkezine 12 kilometre mesafedeki 300 nüfuslu Karacaören köyünde susuzluk çilesi yaşanıyor. İki çeşmeden birinin tamamen kuruduğu, diğerinin ise sızıntı şeklinde aktığı köyde, Karacaören'e 7 kilometre mesafedeki Azat köyünden gelen suların yaz-kış Azatlılar tarafından kesildiğini ileri süren ve bu çileyi 50 yıldır çektiklerini söyleyen köylüler, bir damla su alabilmek için çeşmeyi mesken tuttu. Zaman zaman su almak için aralarında tartışmaların ve hatta kavgaların yaşandığını ifade eden köylüler, "Korkuyoruz ki su yüzünden dostlukların arasına küskünlükler girecek" dedi. 
Her gün bir ailenin odun ve tezek getirmesiyle çeşme başında ateş yakarak gece-gündüz tutulan bir damla su nöbetinin yıllardır devam ettiğini belirten köylüler, susuzluklarına çare bulunmasını istedi. 
Karacaören köyü muhtarı Rıza Yiğit, sularının Azat köyünden geldiğini fakat o köyde suların aşırı kullanılmasıyla kendilerine suyun yetmediğini ve bir de bazı köylülerin suları kestiklerini ileri sürdü. Muhtar Yiğit, "Bundan 15 yıl önce su bize örtülü şebeke halinde getirilmiş görülüyor. 15 yıl önceki Köy Hizmetleri ile müteahhidin arasında örtülü şebeke olarak kayıtlara geçilmiş şimdi ise evlerimizde sularımız olmadığı için çok sıkıntılar çekiyoruz. Ben bunun üzerine hangi daireye dilekçemle gittiysem köyümüzün örtülü şebeke olarak görüldüğünü söylüyorlar. Fakat ne gariptir ki benim köyümde örtülü şebeke şeklinde su gelmiyor" diye konuştu.
Ardahan'da da aynı sorun!

Ardahan'da susuz Ardahan’ın Atatürk Mahallesi’nde şehir şebeke suyu olmayan kadınlar su ihtiyaçlarını yakınlardaki şehir su deposunun tahliye borusundan akan suyla karşılıyor. Şehir şebeke suyunun olmaması sebebiyle kadınlar evlerinde kullanacakları su ihtiyaçlarını ya eşek sırtında, yada omuzluk kullanarak taşıdıkları sularla gidermeye çalışıyorlar. Hediye Avcı, “Bize su vermiyorlar, bizde suyumuzu eşekle taşıyoruz. Perişan olduk. Bize kimse su vermiyor” dedi. 
Evlerinde su olmadığı için çamaşırları eksi 15 derece soğukta hayvan sulağında yıkayan bayanlar, “Evimizde su olsaydı, bizimi derdimiz neydi bu soğukta hasta olalım.”şeklinde konuştu. 
Haber ekleme saati: 14.28/07/02/2007
Haber: O bir kral
Tuncer Dağ bu kez büyük oynayacak

Tuncer Dağ ***Belde başkanlığında alınan Dağ İlçe Başkanlığı için kolları sıvadı ..

Uzun yıllardır İstanbul ili Büyükçekmece İlçesinde siyaset sahnesinde etkili roller oynayan Ardahan/Göleli Muhasebeci hemşerimiz Tuncer Dağ tabandan geldiği siyasetin tavanına aday olduğunu açıkladı.
Uzun yıllar CHP’de politika yapan hemşerimiz bir süre önce başında bulunduğu İstanbul/Kıraç CHP Belde Başkanlığı görevinde alınması üzerine çalışmalarına hız vererek, yeni bir girişim başlattı.
Kıraç Beldesi’nin bağlı bulunduğu İstanbul Büyükçekmece İlçesi CHP İlçe Başkanlığına aday olacağını belirten Dağ yaptığı açıklamada arkadaşlarının vereceği destekle bir süre önce alındığı belde başkanlığından ilçe başkanlığına aday olduğunu belirtti.
Haber ekleme saati: 14.25/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Damlıcalılar kaz yiyecek!..

Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan ili Çıldır İlçesi Damlıca (Kodamıh) Derneği önümüzdeki günlerde bir gece düzenliyor.
Merkezi İstanbul Üsküdar/Yavuztürk Mahallesinde bulunan ve başkanlığını Muhtesim Sarıkaya’nın yaptığı Damlıcalı köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 11/02/2007 günü saat 18.00-23.00 saatlerinde, İstanbul/Ümraniye İlçesinde bulunan Şark Düğün Salonunda Dayanışma ve kaynaşma adı altında bir gece hazırlığına başladı.
Kaz gecesine tüm köylülerini davet eden dernek yöneticileri, birlik beraberliğin pekişmesi için verilen çabaya bu tür organizasyonlar yaptıklarını belirttiler.
Haber ekleme saati: 14.21/07/02/2007
Haber: Namık Avcı/İstanbul
Atalarının kan akıtarak, kazandıkları topraklarının kurtuluşunu kan vererek kutlayacaklar!

Ardahanlılar kan verecek 40 yılın üzerinde Rus işgalinde kalıp, bir çok kanlı olayların yaşandığı Ardahan’ın, 23 Şubat 1923 yılanda yeniden vatan topraklarına katılması üzerine yapılan kurtuluş törenlerinin 84. yıl dönümü dolaysıyla bir araya gelen Ardahan dernekleri kurtuluş günü Kızılay(a kan verme kararı aldılar.
Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya bağlı Doğu ordusu 30 Ekim 1920’de Kars’a girip, TBMM.22 Şubat’ta yaptığı toplantı’da Artvin ve Ardahan’ın yeniden vatan topraklarına katılması için SSBC’ye ve Ardahan Topraklarında bulunan Gürcü ile Ermeni çetelerine nota çekmesi üzerine boşaltılma kararı alınan kentten çekilen Ermeni ve Gürcü çetelerinin giderken şehri yıkıp, yakarak kan döktüğü günü kan vererek can kurtarma kararı alan Ardahan’ın İstanbul’da bulunan dernekleri 23 Şubat Günü Bakırköy Özgürlük Meydanında başlatacakları kampanya ile topluca Kızılay’a kan bağışında bulunacaklarını ilan ettiler.
Konu hakkında yapılan yazılı açıklama aynen şöyle;
İstanbul’da Kurulu bulunan Ardahan Derneklerinin birlik ve beraberlik bağlamında üçüncü kez toplandı. Ev sahipliğini Kağıthane Ardahanlılar Derneğinin yaptığı toplantıya Beykoz, Kartal, Kıraç Ardahan İl dernekleri, Hanak, Göle, Posof, Çıldır ilçe Derneklerinin yanı sıra varlığından haberdar olduğumuz Merkeze bağlı köy Derneklerinden Bağdeşen, Açıkyazı, Çataldere, Çeğilli, Çetinsu, Değirmenliköy, Yalnızçam Hasköy, Kazlıköy, Sulakyurt, Yokuşdibi, Nebioğlu, Hoçvan Hasköy, Kartalpınar, Binbaşarköyü, Çıldır Köy Derneklerinden Akçilköyü, Aşağıcanbaz, Aşıkşenlik, Damlıca, Eşmepınar, Gölebakan, Güvenocak, Meredis, Meryemköy, Övündü, Semihaşakir, Taşköprü, Yukarıcanbaz, Bayrahatun, Damal İkizdere, Göle Köprülüköyü, Hanak Çayağzı ve Geçköyü Dernek yöneticileri aranmıştır. Kâğıthane Ardahanlılar Derneği Y.K.Başkanı Güven DOĞRUYOL ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Beykoz Ardahanlılar Derneği Y.K.Başkanı Alaattin KILIÇ, Kartal Ardahanlılar Derneği Y.K.Başkanı Salih KÜÇÜK,  Göle Dernek Başkanı Hayrettin HEVEŞ, Çataldere Köyü D.Başkanı Selahattin BİLGİN, Çeğilli Dernek Başkanı Turgut DURSUN, Değirmenliköy Dernek Başkanı Reis ŞİMŞEK, Y.Hasköy Dernek Başkanı Hafız ÖZTÜRK, Kazlıköy Dernek Başkanı Ekrem TAŞDEMİR, Sulakyurt Dernek Başkanı Mustafa POLAT, Yokuşdibi Derneği 2. Başkanı İlkay ÇİMEN, Hoçvan Hasköy D.Başkanı Osman AVŞAR, Binbaşar köyü D.Başkanı Önder AKTÜRK ve Meredis Köyü D.Başkanı Ülfet AKTAŞ ve Burhan ÇİMEN bizzat katılım göstermişlerdir. Kıraç Ardahanlılar D.Bşk. Nihat TOYCİ, Bağdeşen D.Bşk. Şemsettin ŞENEL, Akçilköyü D.Bşk. Günay TAŞTEKİN, Çayağzı D.Bşk. Ensar KAMACI, Aşıkşenlik D.Bşk. Özdal GÜNDÜZ ve Geçköyü D.Bşk. Öztürk DEMİRTAŞ telefon ile katılım sağlayarak bu toplantıda çıkacak bütün kararlara riayet edeceklerini belirtmişlerdir.  Toplantı da Derneklerin Birlik ve beraber hareket etmeleri ve Ardahan’ın kurtuluş yıldönümü münasebetiyle yapılacak faaliyetler tartışılmıştır.Ardahanlılar toplantıda Gündem maddeleri hakkında yapılan görüşmelerde ağırlık olarak Derneklerin birlik içinde olması bakımından çok geç kalındığı ve bunun biran evvel faaliyete geçirilmesi üzerinde durulmuştur. Bunun için iki seçenek etrafında görüşler belirtilmiştir. Dernekler birliği veya federasyon çatısı altında görüş belirten dernek başkanları son kararın birlik ve federasyonun gereklerinin neler olduğunun bilgilerinin derlenerek bir sonraki toplantı gündeminde açıklanması ve buna göre karar alınması konusunda hemfikir olunmuştur. 
Gündemin ikinci maddesinde Ardahan’ın kurtuluş yıldönümü nedeniyle yapılacak faaliyetler tartışılmış olup, 25 ŞUBAT 2007 PAZAR GÜNÜ SAAT 09:00 da başlayarak BAKIRKÖY ÖZGÜRLÜK MEYDANIN DA Kızılay’a Kan Kampanyası düzenlenmesine karar verilmiştir. Kızılay içinde kurulacak Ardahan Kan Bankası ile kampanyanın bütünleşmesine ve kan ihtiyacı olan hemşerilerimize bu konuda gerekli kolaylığın sağlanmasının toplumsal bir hizmet olduğu konusunda bileşilmiştir. Kampanya ile ilgili katılımcı derneklerin isimlerinin yer alacağı afiş ve pankartların basımı yapılarak gerekli yerlere ve derneklere dağıtımı yapılacaktır. 
Basın ve Ardahan kamuoyuna duyurulur. 
İstanbul Ardahan Dernekler Birliği 
Not: Kampanya ile ilgili slogan olarak;
1-              “Kanımızla CAN verelim, Ardahan’a HAZ verelim”
2-              “İklimi soğuk Ardahanlılardan, sıcak KAN kampanyası”
3-              “Ardahan-Kızılay KAN bağışında el ele”
4-              “Kan vermek bir hayattır. Ardahanlılar hayat kurtarıyor”
5-              “Ardahan için bir saat ayırın, kan bağışında bulunun”
Sloganlarından bir veya bir kaçını kullanabiliriz. 
Haber ekleme saati: 03.22-07/02/2007
Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Kar mücadelesi çatıda da devam ediyor ..

Göleli esnaf çatıda Kar yağışının en çok hissedildiği Ardahan’ın Göle ilçesinde esnaf boş zamanını iş yerlerinin üzerinde karları temizlemekle meşgul olmaya başladı.
Bir çok köy yolunun kar dolaysıyla kapalı olduğu bölgede iki gündür yaşanan sıcak havalar dolaysıyla erimeye başlayan karların çatı ve damlarının akmasına neden olduğunu belirten vatandaşlar, kendi imkânlarıyla yaptıkları kar temizliğiyle kendilerinde önlem almaya çalıştıklarını dile getirirlerken, belediyelerde kent içinde ki kar ve buzları toplamaya çalıştığı gözlendi.
Haber ekleme saati: 00.40-07/02/2007
Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle

Öğretmeni uyaran müfettiş görevden alındı!
O, ŞİMDİ ÖĞRETMEN!

Hayrullah Armağan 3 yıldır Kars’ta ilköğretim müfettişi olarak görev yapan Hayrullah Armağan, babası imam olan türbanlı öğretmenin şikâyeti üzerine görevden alındı. Müfettişlikten alınarak Erzurum’a öğretmen olarak atanan Armağan, yapılanın hukuki olmadığını ileri sürerek, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açtı.
Edinilen bilgilere göre, Selim’in bir köyünde görev yapan F.A. adlı türbanlı bayan öğretmenin, akşamları lojmanına erkek arkadaşını aldığı yönünde Kars Valiliği’ne yazılı ihbarda bulunuldu. Gelen ihbar yazısı, Vali Yardımcısı Doğan Demirdaş imzasıyla, gereğinin yapılması üzerine Selim Kaymakamlığı’na gönderildi. Aynı şikâyet kendisine ulaşan İlköğretim Müfettişi Hayrullah Aslan, Kars Öğretmen evi’nde Müdür Yardımcısı Osman Şebiman’ın yanından önce, adı geçen öğretmenin görev yaptığı okul müdürünü aradı. 




Kaynak: Ardahan Haber

Editör: ardahan haberleri

Bu haber 18600 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI